Amiga Dünyası sayı 10, sayfa 72

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 72

FRP (Fantasy Role Playing), günümüzde bilgisayar programcılarının ve büyük firmaların vazgeçemediği konuların başında geliyor. Bunun en büyük nedeni, bilgisayar kullanıcılarının artık joystick kabiliyetine dayalı oyunlara rağbet etmemesi. Artık insanlar oyun oynarken, sadece reflekslerini değil, kafalarını da kullanmak istiyorlar. 20 sterlin verip, bir defa bitirdikten sonra bir daha oynamayacakları, Arcade ve Shoot-em Up oyunları yerine, bir-iki ay boyunca uğraşıp zorlu bir oyunla uğraşmayı yeğliyorlar. Bu bence FRP'lere büyük bir ilgi duyulmasının birinci nedeni. İkinci nedense çok daha eskilere dayanıyor. Bundan yaklaşık olarak 15 yıl önce, bütün dünya masa üstünde bu oyunları oynamaya başladı. Biz evlerimizde iki, üç arkadaş buluştuğumuzda Gizli Hedef, Büyük Taktik gibi ilkel ve her şeyin şansa kaldığı oyunları oynarken, dünya FRP'leri mektup aracılığıyla ülkeler arası oynuyordu. Şu anda ülkemizde yavaş yavaş tanınmaya başlayan FRP'leri dünya bir adım daha ileri giderek geliştirdi. Artık LRP'ler (Live Role Playing) oynanmaya başladı, insanlar haftada bir gün toplanıp, ormanlara gidip bu oyunu yaşayarak oynuyorlar. Bu iş için kostümler, maskeler, evler, kasaba ve şatolar bulunmakta. Sadece LRP'ler sayesinde hayatını kazanan dükkanlar bulunmakta. İngiltere'de 5 tane kulüpte, dönüşümlü olarak bu oyunu oynayan 100.000'e yakın insan var. Çoğunuza bu okuduklarınız saçma gelebilir. Fakat herkesin içinde biraz Conan'lık, biraz da Rambo'luk vardır. Macera filmleri seyrederken veya kitapları okurken, herkes roman veya film kahramanlarına özenip, gıpta edebilir. Bunun da nedeni, bu kahramanların, bizim hiçbir zaman yapamayacağımız işleri yapmalarıdır. Bir de olaya şu açıdan bakın: bütün bir hafta çalışmışsınız, bütün bir haftanın stres ve yorgunluğu hafta sonuna taşınmış. Bu stresi nasıl atabilirsiniz, televizyon seyrederek mi? Hayır, bu hafta sonu değişik bir şey yapmak istiyorsunuz. Sonra hayal gücünüz çalışmaya başlıyor. Elinize bir gazete alıp, ilanlar sayfasına baktıktan sonra da düşünmeye başlıyorsunuz, acaba kimin rolünü oynasam? 25. yy'da Buck Rogers'ı mı, yoksa nükleer savaş sonrası bir ranger tim üyesini mi? Hayır bu hafta bir değişiklik yapacaksınız, eski çağlara gidip, kayıp bir yüzüğü bulmaya çalışan maceracı bir grubun, savaşçısını oynayacaksınız. Telefon edip, yerinizi ayarlıyorsunuz. Ardından da kulübe gidip, gerekli olan malzemeleri alarak, sizin gibi 5, 6 kişiyle çıkıyorsunuz yollara. Zorlu bir yolculuktan sonra, karşınıza çıkan birçok düşmanı yenip, kötü büyücünün şatosuna ulaşacaksınız. Büyünün, büyücülerin, canavarların, kısacası maceranın olduğu bir filmde başrol oynamışçasına zevk aldığınız bir şeyden daha fazla zevki hiçbir kitap ya da film vermez. Nedeni ise basittir, kitap ya da filmlerdeki kahramanlar size yabancı olan şahsiyetlerdir, fakat LRP'lerde kahraman sizsiniz. Gelelim FRP'lere, aslında FRP'ler içinde sadece bir oyundan ibaret değillerdir. Bir insan doğduktan sonra başarılı olmak için çalışır. İlkokula, liseye ve üniversiteye gider. Bütün bunları sadece bir branşta başarılı olmak için yapar, ardından çeşitli konularla ilgilenir. Vücudunu geliştirmek için spor yapar, tarihle ilgilenir, müzik dinler. FRP'lerde ise durum bundan farklı değildir. Yönettiğiniz kişi ya da kişiler belli özelliklere sahiptirler. Eski çağda geçen bir FRP'de karakterlerin özellikleri birbirlerinden farklıdır. Onlar da çeşitli konularda gelişirler, normal insanlar gibi yapamadıkları bazı şeyler vardır. Bazı özelliklerini geliştirip çeşitli aletleri kullanabilirler. Gelecek çağda veya günümüzde geçen FRP'lerde ise karakterlerin bir özgeçmişleri ve tahsil durumları vardır. Özelliklerinin arasında hızlı düşünmekten, alerjiye kadar birçok detay bulunur. Bütün bunları siz belirlersiniz. Bu sebeple oluşturduğunuz karakterler sizin birer aynanızdır. Bu karakterlerle bütünleşirsiniz. Onlar zor durumda iken üzülür, öldüklerinde bir yakınınızı kaybetmiş gibi olursunuz. En eski ve ünlü FRP'ler bizim televizyonda film ya da dizi olarak seyrettiklerimizdir. Uzay Yolu, James Bond ve Conan bunlardan bazılarıdır. Bilgisayardaki FRP'lerin diğer oyunlara nazaran bazı avantajları vardır. Bir adventure'da sözlük karıştırmanız gerekebilir, oyunu bitirmeniz için de yapmanız gereken sadece bir görev vardır. Bir arcade'i ise bir kere oynadıktan sonra bir daha oynayamazsınız. Fakat bir FRP konu olarak çok geniş olduğundan, oyunu bitirmeniz 1, 2 ayınızı alabilir. Bu sebeple sadece ULTIMA Amerika'da 1 milyona yakın satmıştır. Bilgisayarda

FRP oynamak için tek kişi yeterlidir, fakat masa üstünde oynamak için en az 4 kişi gerekir. FRP'lerde hiçbir şey şansa kalmış değildir. Her şey matematiksel hesaplarla yapılır. Bu nedenle her zaman iyi bir taktikle, bilinçli bir oyun oynamak zorundasınız. FRP'ler kendi kurallarıyla oynanır. Kendi tarihleri vardır. FRP dünyasında yüzlerce ırk ve binlerce canlı vardır. Yani her şeyi ile günümüz dünyasından farklı fantastik bir dünyadır. Fakat temelde bizim dünyamızdan bir farkı yoktur. Bizim bu ay inceleyeceğimiz FRP, SSI firmasının, TSR'nin kitaplarından uyarladığı ve POOL OF RADIANCE'ın devamı olan CURSE OF THE AZURE BONDS.

Pool of Radiance, Moonsea ve çevresinde geçiyordu. Moonsea oldukça önemli bir yerleşim yeri. Günümüz Akdenizi gibi birçok medeniyetin doğduğu ve battığı bir yer. Bu sebeple buraya birçok ırk hükmetmek istemiş. Elf'ler, Dwarf'lar ve insanlar bunlardan bazıları. İnsanlar sonunda savaşı kazanmışlar ve bölgenin tek hakimi olmuşlar. Fakat zaman içerisinde insanlık birçok kere yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya geldi. Bunlardan en önemlisi Tyranthraxus zamanında oldu. Büyük bir büyücü olan Tyranthraxus insanlığı yok edip, dünyaya karanlık güçleri getirecekti. Fakat 6 kahraman bunu engellediler ve Tyranthraxus'u yenmeyi başardılar. Daha sonra bu 6 kahraman, maceranın sesine kulak verip, Moonsea'nin güneybatısına doğru yola çıktılar. Amaçları uzun süredir kayıp olan prenses Nacacia'yı bulmaktı. Prensesin babası, kızını bulana büyük bir ödül vadetmişti. Haftalar süren zorlu bir yolculuktan sonra grup, Tilverton yakınlarında konak kurdu. İşte ne olduysa bundan sonra oldu. Kalabalık ve kimliği meçhul başka bir grup, gece yarısını biraz geçe, ani bir baskınla kamp yerini bastı. Hazırlıksız yakalanan kahramanlar ne olduğunu anlayamadan, etkisiz duruma getirildiler. Sabah uyandıklarında tamamen soyulmuş olduklarını fark eden kahramanlar, bir de kollarına işlenmiş olan 5 adet sembolle karşılaştılar. Grubun büyücüsü, bu sembollerin lanetli olduğunu keşfetti. Büyük acı veren bu sembollerden ve lanetten kurtulmak zorunda olan grup, artık görevlerinin sadece prensesi kurtarmakla kalmayacağını biliyordu.

Curse of the Azure Bonds'u ilk defa oynayanlar, kendilerine çeşitli karakterler yaratmak zorundadır. Daha evvelden Hillsfar veya Pool of Radiance ile oynamış olanlar varsa, bu oyunlardan Curse'e karakter nakil edebilirler. Karakter yaratmak için ilk olarak bir ırk, ardından da karakterin olacağı sınıfı belirlemeniz gerekecektir.

IRKLAR HUMAN: İnsan ırkıdır. Her ırkta olduğu gibi, çeşitli avantaj ve dezavantajlara sahiptir, insanlar geceleri göremezler. Diğer ırklar geceleri görebilirler. Fakat buna karşın bütün ırkların yükselebilecekleri bir sınır noktası varken, insan ırkının gelişme sınırı yoktur. Diğer ırklar karışık sınıflardan oluşmuş olabilirler. Fakat insan ırkı sadece tek sınıf olabilir. İnsan ırkının ömürleri kısadır. Fakat bünye olarak sağlamdırlar. Birçok ara ırka sahiptirler.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.