CURSE OF THE AZURE BONDS

FRP (Fantasy Role Playing), günümüzde bilgisayar programcılarının ve büyük firmaların vazgeçemediği konuların başında geliyor. Bunun en büyük nedeni, bilgisayar kullanıcılarının artık joystick kabiliyetine dayalı oyunlara rağbet etmemesi. Artık insanlar oyun oynarken, sadece reflekslerini değil, kafalarını da kullanmak istiyorlar. 20 sterlin verip, bir defa bitirdikten sonra bir daha oynamayacakları, Arcade ve Shoot-em Up oyunları yerine, bir-iki ay boyunca uğraşıp zorlu bir oyunla uğraşmayı yeğliyorlar. Bu bence FRP'lere büyük bir ilgi duyulmasının birinci nedeni. İkinci nedense çok daha eskilere dayanıyor. Bundan yaklaşık olarak 15 yıl önce, bütün dünya masa üstünde bu oyunları oynamaya başladı. Biz evlerimizde iki, üç arkadaş buluştuğumuzda Gizli Hedef, Büyük Taktik gibi ilkel ve her şeyin şansa kaldığı oyunları oynarken, dünya FRP'leri mektup aracılığıyla ülkeler arası oynuyordu. Şu anda ülkemizde yavaş yavaş tanınmaya başlayan FRP'leri dünya bir adım daha ileri giderek geliştirdi. Artık LRP'ler (Live Role Playing) oynanmaya başladı, insanlar haftada bir gün toplanıp, ormanlara gidip bu oyunu yaşayarak oynuyorlar. Bu iş için kostümler, maskeler, evler, kasaba ve şatolar bulunmakta. Sadece LRP'ler sayesinde hayatını kazanan dükkanlar bulunmakta. İngiltere'de 5 tane kulüpte, dönüşümlü olarak bu oyunu oynayan 100.000'e yakın insan var. Çoğunuza bu okuduklarınız saçma gelebilir. Fakat herkesin içinde biraz Conan'lık, biraz da Rambo'luk vardır. Macera filmleri seyrederken veya kitapları okurken, herkes roman veya film kahramanlarına özenip, gıpta edebilir. Bunun da nedeni, bu kahramanların, bizim hiçbir zaman yapamayacağımız işleri yapmalarıdır. Bir de olaya şu açıdan bakın: bütün bir hafta çalışmışsınız, bütün bir haftanın stres ve yorgunluğu hafta sonuna taşınmış. Bu stresi nasıl atabilirsiniz, televizyon seyrederek mi? Hayır, bu hafta sonu değişik bir şey yapmak istiyorsunuz. Sonra hayal gücünüz çalışmaya başlıyor. Elinize bir gazete alıp, ilanlar sayfasına baktıktan sonra da düşünmeye başlıyorsunuz, acaba kimin rolünü oynasam? 25. yy'da Buck Rogers'ı mı, yoksa nükleer savaş sonrası bir ranger tim üyesini mi? Hayır bu hafta bir değişiklik yapacaksınız, eski çağlara gidip, kayıp bir yüzüğü bulmaya çalışan maceracı bir grubun, savaşçısını oynayacaksınız. Telefon edip, yerinizi ayarlıyorsunuz. Ardından da kulübe gidip, gerekli olan malzemeleri alarak, sizin gibi 5, 6 kişiyle çıkıyorsunuz yollara. Zorlu bir yolculuktan sonra, karşınıza çıkan birçok düşmanı yenip, kötü büyücünün şatosuna ulaşacaksınız. Büyünün, büyücülerin, canavarların, kısacası maceranın olduğu bir filmde başrol oynamışçasına zevk aldığınız bir şeyden daha fazla zevki hiçbir kitap ya da film vermez. Nedeni ise basittir, kitap ya da filmlerdeki kahramanlar size yabancı olan şahsiyetlerdir, fakat LRP'lerde kahraman sizsiniz. Gelelim FRP'lere, aslında FRP'ler içinde sadece bir oyundan ibaret değillerdir. Bir insan doğduktan sonra başarılı olmak için çalışır. İlkokula, liseye ve üniversiteye gider. Bütün bunları sadece bir branşta başarılı olmak için yapar, ardından çeşitli konularla ilgilenir. Vücudunu geliştirmek için spor yapar, tarihle ilgilenir, müzik dinler. FRP'lerde ise durum bundan farklı değildir. Yönettiğiniz kişi ya da kişiler belli özelliklere sahiptirler. Eski çağda geçen bir FRP'de karakterlerin özellikleri birbirlerinden farklıdır. Onlar da çeşitli konularda gelişirler, normal insanlar gibi yapamadıkları bazı şeyler vardır. Bazı özelliklerini geliştirip çeşitli aletleri kullanabilirler. Gelecek çağda veya günümüzde geçen FRP'lerde ise karakterlerin bir özgeçmişleri ve tahsil durumları vardır. Özelliklerinin arasında hızlı düşünmekten, alerjiye kadar birçok detay bulunur. Bütün bunları siz belirlersiniz. Bu sebeple oluşturduğunuz karakterler sizin birer aynanızdır. Bu karakterlerle bütünleşirsiniz. Onlar zor durumda iken üzülür, öldüklerinde bir yakınınızı kaybetmiş gibi olursunuz. En eski ve ünlü FRP'ler bizim televizyonda film ya da dizi olarak seyrettiklerimizdir. Uzay Yolu, James Bond ve Conan bunlardan bazılarıdır. Bilgisayardaki FRP'lerin diğer oyunlara nazaran bazı avantajları vardır. Bir adventure'da sözlük karıştırmanız gerekebilir, oyunu bitirmeniz için de yapmanız gereken sadece bir görev vardır. Bir arcade'i ise bir kere oynadıktan sonra bir daha oynayamazsınız. Fakat bir FRP konu olarak çok geniş olduğundan, oyunu bitirmeniz 1, 2 ayınızı alabilir. Bu sebeple sadece ULTIMA Amerika'da 1 milyona yakın satmıştır. Bilgisayarda

FRP oynamak için tek kişi yeterlidir, fakat masa üstünde oynamak için en az 4 kişi gerekir. FRP'lerde hiçbir şey şansa kalmış değildir. Her şey matematiksel hesaplarla yapılır. Bu nedenle her zaman iyi bir taktikle, bilinçli bir oyun oynamak zorundasınız. FRP'ler kendi kurallarıyla oynanır. Kendi tarihleri vardır. FRP dünyasında yüzlerce ırk ve binlerce canlı vardır. Yani her şeyi ile günümüz dünyasından farklı fantastik bir dünyadır. Fakat temelde bizim dünyamızdan bir farkı yoktur. Bizim bu ay inceleyeceğimiz FRP, SSI firmasının, TSR'nin kitaplarından uyarladığı ve POOL OF RADIANCE'ın devamı olan CURSE OF THE AZURE BONDS.

Pool of Radiance, Moonsea ve çevresinde geçiyordu. Moonsea oldukça önemli bir yerleşim yeri. Günümüz Akdenizi gibi birçok medeniyetin doğduğu ve battığı bir yer. Bu sebeple buraya birçok ırk hükmetmek istemiş. Elf'ler, Dwarf'lar ve insanlar bunlardan bazıları. İnsanlar sonunda savaşı kazanmışlar ve bölgenin tek hakimi olmuşlar. Fakat zaman içerisinde insanlık birçok kere yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya geldi. Bunlardan en önemlisi Tyranthraxus zamanında oldu. Büyük bir büyücü olan Tyranthraxus insanlığı yok edip, dünyaya karanlık güçleri getirecekti. Fakat 6 kahraman bunu engellediler ve Tyranthraxus'u yenmeyi başardılar. Daha sonra bu 6 kahraman, maceranın sesine kulak verip, Moonsea'nin güneybatısına doğru yola çıktılar. Amaçları uzun süredir kayıp olan prenses Nacacia'yı bulmaktı. Prensesin babası, kızını bulana büyük bir ödül vadetmişti. Haftalar süren zorlu bir yolculuktan sonra grup, Tilverton yakınlarında konak kurdu. İşte ne olduysa bundan sonra oldu. Kalabalık ve kimliği meçhul başka bir grup, gece yarısını biraz geçe, ani bir baskınla kamp yerini bastı. Hazırlıksız yakalanan kahramanlar ne olduğunu anlayamadan, etkisiz duruma getirildiler. Sabah uyandıklarında tamamen soyulmuş olduklarını fark eden kahramanlar, bir de kollarına işlenmiş olan 5 adet sembolle karşılaştılar. Grubun büyücüsü, bu sembollerin lanetli olduğunu keşfetti. Büyük acı veren bu sembollerden ve lanetten kurtulmak zorunda olan grup, artık görevlerinin sadece prensesi kurtarmakla kalmayacağını biliyordu.

Curse of the Azure Bonds'u ilk defa oynayanlar, kendilerine çeşitli karakterler yaratmak zorundadır. Daha evvelden Hillsfar veya Pool of Radiance ile oynamış olanlar varsa, bu oyunlardan Curse'e karakter nakil edebilirler. Karakter yaratmak için ilk olarak bir ırk, ardından da karakterin olacağı sınıfı belirlemeniz gerekecektir.

IRKLAR HUMAN: İnsan ırkıdır. Her ırkta olduğu gibi, çeşitli avantaj ve dezavantajlara sahiptir, insanlar geceleri göremezler. Diğer ırklar geceleri görebilirler. Fakat buna karşın bütün ırkların yükselebilecekleri bir sınır noktası varken, insan ırkının gelişme sınırı yoktur. Diğer ırklar karışık sınıflardan oluşmuş olabilirler. Fakat insan ırkı sadece tek sınıf olabilir. İnsan ırkının ömürleri kısadır. Fakat bünye olarak sağlamdırlar. Birçok ara ırka sahiptirler.

ELF: Bilinen en eski ırktır. Çok uzun ömürlü bir ırk olan elfler, doğayla iç içe oldukları için, büyüye çok yatkındırlar. FRP'lerde olabilecek en iyi büyücüler bu ırktandır. İnsandan daha uzun boylu ve daha incedirler, bünyeleri zayıftır. Öldükten sonra hayata döndürülemeyen tek ırktır. Genelde şehirleri ormanların içindedir. Geceleri görebilme yeteneğine sahiptirler. Karışık sınıflar olabilirler.

DWARF: Cüce bir ırktır. Fakat boyları kısa olmasına rağmen, oldukça güçlüdürler. Altını çok severler. Bu sebeple büyük madenler kazarlar ve genelde bu madenlerde yaşarlar. Madenciliğin getirdiği birikimle, oldukça iyi birer demircidirler. Savaşlarda kendilerinden büyük varlıklarla savaştıklarında ekstra puan alırlar. Hırsız, savaşçı ya da hırsız/savaşçı olabilirler.

GNOME: Dwarflardan daha kısa ve daha zayıf bir bünyeye sahip olan bir ırktır. Bunun dışında Dwarflardan bir farkları yoktur.

HALF-ELFEN: İnsan ve elflerin karışımından oluşmuş olan bir melez ırktır. İki tarafın da bazı özelliklerini almışlardır. Geceleri görebilirler. Bütün sınıfları olabilirler.

SINIFLAR CLERIC: Kendilerini tanrılarına adamış olan, savaşçı rahiplerdir. Felsefeleri icabı kesici silahlar kullanmazlar. Grubu iyileştirici büyüler yaparlar. Bütün zırh ve kalkanları kullanabilirler. İskelet veya zombi gibi ölümsüz varlıklarla karşılaştıklarında, seçtikleri felsefeye göre, onları yok edebilir ya da gruba dahil edebilirler. Cleric için gerekli olan en önemli özellik, Wisdom'dır.

FIGHTER: Grubun savaşçılarıdır. Her türlü zırh, silah ve kalkanı kullanabilirler. Bir savaşçı güçlü olmak zorundadır. Bu sebeple, en önemli özellikleri Strength'dir.

RANGER: Bütün silah, zırh ve kalkanları kullanabilirler. Aslen izci oldukları için, yüksek level'larda Druid büyüleri kullanabilirler. Druid büyüleri özünü doğa ve hayvanlardan alan büyülerdir. Bir grupta 3'ten fazla Ranger olmaz. En önemli özellikleri, Strength, Intelligence ve Wisdom'dır.

PALADIN: Bütün silahları, zırh ve kalkanları kullanabilirler. Bir Paladin kutsal savaşçı olduğu için, felsefesi 'iyi' olmak zorundadır. Ayrıca yüksek seviyedeki Paladin'ler basit Cleric büyüleri yapabilirler. En önemli özellikleri Strength ve Wisdom'dır.

MAGIC-USER: Tam anlamı, büyücüdür. FRP'lerin en önemli sınıfıdır. Büyücüler çok güçsüzdür. Bu sebeple ölmeleri oldukça kolaydır. Her zaman grubun en gerisinde bulunmaları gerekir. Fakat yaptıkları büyülerle, büyük bir düşman grubunu rahatça yok edebilirler. Büyücüler büyülerinin gücünü ateşten aldıkları için, özünde demir olan eşyaları giymez, silah ve kalkanları kullanmazlar. Tek giyebildikleri kumaştan basit bir giyecektir. En önemli özellikleri Intelligence'dır.

THIEF: Hırsızlardır. Kapalı kapı ve kasaları açarlar, tuzakları önceden görüp etkisiz duruma getirebilirler. Sadece hırsızların ulaşabildikleri yerler vardır. Hafif elbiseler giyebilirler. Kalkan kullanamazlar. Yüksek seviyedeki hırsızlar, büyülü parşömenleri kullanabilirler. En önemli özellikleri Dexterity'dir.

KARAKTER FELSEFELERİ Her oyunda bir karakterin seçmesi gereken bir felsefe vardır. Karakterin seçtiği bu felsefe, savaşlarda etkili olur. Örneğin kendini düşünen bir karakter, grup kötü bir durumda iken kaçabilir. Fakat yasalara bağlı bir karakter, ölümü pahasına savaşır.

FRP'lerde KULLANACAĞINIZ BAZI TERİMLER

Level: Her karakter oyuna 1. level'da başlar. Savaştıkça ya da görevleri başarıyla tamamladıkça puan kazanır. Yeterli puana eriştiğinde ise bir üst level'a geçer. Bunun neticesinde birtakım özellikleri gelişir, HP'si (Hit Points) artar. Büyücü ya da Cleric ise yeni büyüler öğrenir.

Experience Points: Her savaştan ya da başarılı bir görevden sonra alınan puanlardır.

HP (Hit points): Her karakterin sahip olduğu bir hayat puanı vardır. Bu puan 0 olduğunda karakter savaşamayacak durumda olur, diğer bir deyişle bayılır. Savaşlarda her turn'de bu puan 0'dan '-' ye doğru gider. Eğer bandaj yapılmazsa (tedavi edilmezse) karakter ölür. Ölü bir karakter de, elf ırkı hariç, tekrar canlandırılabilir, level atlandıkça HP artar.

Monster Level: Sizin karakterlerinizin olduğu gibi karşınıza çıkan ve savaşacağınız canlıların da bir level'ları vardır. Düşük level'dakiler yok edilmesi kolay olan varlıklardır. Level arttıkça rakibinizi yok etmeniz de zorlaşacaktır.

Dungeon Level: Her FRP'de mutlaka bir yer altı ya da kule labirenti vardır. Bu labirentler çeşitli katlardan oluşur. Giriş katı düşük level'dan rakiplerle karşılaşacağınız yerdir. Labirentin yukarı ya da aşağı katlarına inildikçe, karşılaştığınız varlıklar da daha yüksek level'lardan olmaya başlar.

NPC (Non Player Character): Oyunda karşılaştığınız ve bilgisayar tarafından yönetilen tüm karakterler NPC'lerdir. Bunlardan çoğu ile savaşmak zorunda kalabilirsiniz. Fakat bazıları da sizin gruba katılmak ister. Her zaman grubunuzda 2 adet NPC alacak yer vardır. Bu karakterler çeşitli konularda size yardımcı olabilirken, başınıza büyük dertler de açabilirler. NPC'ler savaşlarda doğrudan bilgisayar tarafından yönetilirler.

AC (Armour Class): Her karakter üzerine giydiği zırhla, kullandığı kalkan veya büyülü eşyalarla, kendini belli ölçülerde koruyabilir. Kendini ne kadar fazla koruyabilirse, AC puanı da o ölçüde düşer. Yani AC puanı ne kadar '-' ise karakterin savaşlarda darbe alması da o derece zordur.

Çift-sınıflar: Bir karakter hem hırsız, hem de savaşçı olabilir. Bunun getirdiği avantaj, bir hırsızın savaşçının teçhizatını kullanabilmesidir. Fakat çift sınıfa mensup karakterler, tek sınıflara nazaran daha zor level atlarlar. Bunun nedeni aldıkları puanın ikiye bölünmesidir. Bir sınıfta olabilecekleri max. level'a geldikten sonra, diğer sınıfın level'larını atlamaya başlarlar.

ÖZELLİKLER Strength: Karakterin taşıyabileceği ağırlığı ve savaşlardaki darbe gücünü belirler. Intelligence: Karakterin öğrenebilme ve ezberleme derecesidir. Wisdom: Karakterin zeka derecesidir. Dexterity: Karakterin çevikliğidir. Constitution: Karakterin dayanıklılığıdır. Charisma: Karakterin karşısındakini etkileyebilme derecesidir.

Bu ay Curse of the Azure Bonds'tan ziyade genel FRP oyunlarının neler olduğunu anlattım, gelecek ay Curse'ün daha geniş kapsamlı ve detaylı bir açıklaması ile devam edeceğiz. Bu aydan itibaren, her ay yeni bir FRP oyununu bu sayfalardan bulabilirsiniz. Gelecek ay buluşmak üzere.