Amiga Dünyası sayı 9, sayfa 51

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 51

Listedeki ilk isim Tom Griffith'ti. Tom şu anda MTC'nin başında bulunan adam ve sanırım Overlord projesinin de başı.

Fakat tahmin ettiklerimin aksine Tom MTC hakkında bana bir yığın palavra attı. Overlord'un da microchip ve uydularla tüm dünyada gözlem ağı kuracak olan bir sistem olduğunu uzun uzun anlattı. Tom Frank ile ve daha birçok insan ile çok iyi anlaşan bir melekmiş. Law and Order ile beraber çalıştıklarını ve endüstriyel ürünlerinin başarılı olduğu takdirde grubun dünyanın en güçlü grubu olacağını da söylemeden edemedi. Ardı ardına gelen ölümlerden çok şaşıran Tom, bunu büyük bir şanssızlık olarak görüyor. Bosworth Clark'ın kendileri ile çalıştığını, fakat bundan pek memnun olmadığını da açıkça belirtmekten geri kalmıyor.

Tom tam anlamıyla bir üçkağıtçı ve aynı zamanda da kafasız bir maşa, fakat bu maşayı tutan elin kim olduğunu bilmiyorum. Listedeki diğer ad Sandra Larsen. Sandra, Carl'ın sevgilisi ve benim için de iyi bir ipucu olabilir.

Sandra ve Carl tam iki ay önce çıkmaya başlamışlar. Carl, Sandra'ya Delores'ten ayrılacağını söylemiş. Fakat bir taraftan da Delores'in üzülmesini istemiyormuş. Beni şaşırtmakla birlikte Sandra'nın MTC hakkında biraz bilgisi vardı. Fakat Overlord konusunda konuşmak istemiyordu. Pek umduğumu bulamamakla birlikte Sandra'nın yanından ayrıldım.

Sıradaki isim Robert Knott'tu. Robert Law and Order'ın başındaki büyük patron. Ancak o, bana grubun gerçek amacını açıklayabilirdi. Tam tahmin ettiğim gibi Robert çok iyi korunuyordu. Onunla konuşmak hiç de kolay olmadı.

Robert Knott beni görünce oldukça şaşırdı. Herhalde sağ olarak karşısına çıkacağımı tahmin etmiyordu. Robert'ten ilk öğrendiğim Law and Order'ın Los Angeles'teki genel merkezinin adresi oldu. MTC şirketi bundan tam 1 yıl önce Law and Order'a gelip beraber iş yapmayı teklif etmiş. Grup da bunu düşünmeden kabul etmiş. MTC'nin parasal desteğini arkasına alan grup, 1 yıl içinde organize olmuş ve çok güçlenmiş. Bu sayede grup, MTC'nin silahlı gücü olmuş. Grup Overlord projesine ve bu proje sayesinde dünyanın en güçlü grubu olacaklarına çok inanıyor. Carl ise MTC ile Law and Order arasındaki bağlantıyı araştırdığı için öldürülmüş. Emir Robert'a çok yüksek bir yerden gelmiş. Pek fazla zor olmamış. Carl'ın beynine bir microchip yerleştirmişler. Bilgisayarda gerekli emirleri vermiş. Big Jim Slade ise Carl'ın kendini köprüden atıp atmadığını kontrol etmiş. Lola Lovetoy çok şey bildiği için öldürüleceklerin başında geliyormuş. Fakat ne yazık ki Robert ile muhabbetimiz fazla uzun sürmedi. Nerden geldiğini anlamadığım bir kurşun, Robert'in beynini dağıttı. Anlaşılan birileri Robert'in konuşmasından korkuyordu. Fakat ben gerekli bilgiyi almıştım. Hemen dışarı çıktım, fakat dışarısı boştu. Burada oyalanmanın sağlık açısından pek iyi olmayacağını düşünerek ben de araziye uydum.

Araba ile Lola Lovetoy'a gitmeye karar vermişken birden faxım çalıştı ve bir mesaj geldi. Oldukça şaşırdığımı itiraf etmeliyim. Mesajda bu olayı fazla soruşturmamamı, bunun sağlığım açısından pek iyi olamayacağını yazıyordu. Ayrıca mesajda Jim Slade'in adresi vardı. Buluşma ertesi günü yalnız gelmem şartıyla olabilirdi. İşte ilk tehdidimi almıştım. Bu da benim yakından takip edildiğimi kanıtlıyordu. Big Jim Slade'den önce Lola'ya gitmeye karar verdim.

Lola parası olana göre bir kızdı ve pek namuslu olduğu da söylenemezdi. Lola'yı Tom Griffith, Frank Schimming'i kontrol etmesi için tutmuştu. Tom MTC ve bağlı bulunduğu şirketin tam yönetimini istiyordu. Tom, Frank'ın MTC'nin projesinden haberi olmasını istemiyor. Bunun kontrolünü de Lola ile yapıyormuş. Lola Frank ile buluşmalarını bir apartman dairesinde yapıyormuş. Evin adres ve anahtarını aldıktan sonra konuşmaya devam ettik. Lola bundan birkaç hafta önce bu işten sıkılarak, artık bu oyunu daha fazla sürdürmek istememiş. Bu da Lola'nın neden ölüm listesine girdiğini açıklıyordu. Lola Tom'un bürosunda iken Tom'a bir telefon gelmiş. Telefonda Tom saygılı olduğu kadar da korkarak konuşmuş. Tom'un telefonda konuştuğu, Gideon'dan başkası değilmiş. İşte bu da tahminlerimi doğruluyordu. Lola'ya değerli yardımlarından dolayı teşekkür edip, dışarı çıktım.

Lola'nın bana verdiği adrese gitmeye karar verdim, belki faydalı ipuçları bulabilirdim. Ev fazla uzak olmadığı için birkaç dakikada oraya vardım.

Oldukça ince bir zevkle döşenmiş bir garsoniyerdi burası. Odanın baş köşesinde ise büyük bir yatak vardı. Etrafı iyice aramaya karar verdim. Aynanın arkasında bir düğme buldum. Düğmeye bastığımda odanın bir köşesinde bir panel ortaya çıktı. Kültablalarında Camel marka sigaralar vardı. Bu da Clark'ın laboratuvarındaki sigaraların eşiydi. Demek ki Jim burada kalmıştı. Fazla aramadan, resmin arkasındaki alarmı kapatan düğmeyi de buldum. Kültablasının yanındaki kibrit kutusunu açtığımda, Los Angeles'teki bir otobüs garının kasasına ait anahtarı buldum. Kitabın içinde ise Law and Order'ın genel merkezinin adresi vardı. Bundan başka Jim için bir ölüm listesi vardı. Bu listede kendi adımı gördüğümde pek şaşırmadım. Gözüme son çarpan şey Ron Morgan tarafından imzalanmış bir kitaptı. Artık Jim'in işine yaramayacak olan 5.000 $'ı da aldıktan sonra evi terk ettim.

Jim benim de tahmin ettiğim gibi bana bir tuzak hazırlamıştı. Sıkı bir silahlı çatışmadan sonra, onu ölmek üzereyken yakaladım. Jim hiçbir konuda bilgisi olmayan, sadece verilen işi yapan ve karşılığında parasını alan kiralık bir katildi. Ölmeden önce son sözleri yakında görüşeceğimizdi.

Artık finale yaklaştığımızı hissediyordum. Lola'nın evinde bulduğum anahtarı kullanarak, LA'taki otobüs garında bulunan kasayı açtım. İçinde siyah giriş kartı vardı.

Ardından bağlantılarımın da yardımıyla Ron Morgan'ı ziyarete gittim. Evde kimse yoktu.

Burası Morgan'ın dinlenmek için kullandığı ufak bir evdi. Etrafı karıştırdığımda bir yığın işe yaramaz şey buldum. Fakat bunların içinde işime en fazla yarayanı kuşkusuz, Morgan'ın yazlık evinin adresiydi. Halının altını kontrol ettiğimde, ufak bir bölme ile karşılaştım. Bölmenin içinde cephane, para ve bir arsanın tapusu vardı. Son olarak koltuğun altındaki Screwdriver'ı alarak evden ayrıldım.

Morgan'ın evinden aldığım, ikinci adrese doğru yola koyuldum. Gideceğim yer Morgan'ın yazlık eviydi. Ron Morgan da proje üzerinde çalışan bir bilim adamı olduğuna göre onda da bir giriş kartı olması gerekirdi.

İçeri girmemle alarmın çalması bir oldu. Alarmı fazla zorlanmadan, masanın üzerindeki kumanda ile susturdum. Aynı kontrol cihazı ile kahve masasındaki gizli paneli ortaya çıkardım. Akvaryumun yanındaki anahtarı alıp, dolabı açtım. İçinde bir saat vardı. Sonra giriş kartını aramaya koyuldum. Kart ne yazık ki içinde piranhaların olduğu akvaryumdaydı. Balıklara biraz yem vererek bu sorunu hallettim ve kartı aldım. Bilgisayara girdiğimde, Morgan'ın MTC'deki görevi ile ilgili bilgiler edindim.

Ron Morgan'ın adresini nasıl bulduğumu yazmayı unutmuşum. Adresi sevgilisi olan Della Lang'tan aldım. Della'nın adını ise Arnold Dweeb'ten öğrenmiştim. Şimdi proje üzerinde çalışan diğer bir bilim adamına, Greg Call'a gidiyorum. Greg evde yoktu. Fakat laboratuvarının adresini buldum ve doğruca bu adrese hareket ettim.

Burası........ Günlük maalesef buraya kadar. Ben geri kalanını ele geçiremedim. Fakat umarım bu kadarı sizin işinizi görmeye yarar.

Takıldığınız yerler olursa çekinmeden bizi arayın. Yön kodlarını geçen sayımızda, SALATA'da vermiştik. Takılanlar buradan faydalanabilirler. Geçen sayımızda iki adet kod yanlış basılmıştı. Özür dileyerek düzeltiyoruz.

Sonny Fletcher-5170, Jim Slade-4921. Mean Streets tam anlamıyla mükemmel bir oyun. Her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. Grafikleri, müzik ve efektleri kusursuz. Sizin açınızdan tek sorun, oyunu oynayabilmek için orijinalini almanız. Oyun kırığında maalesef oynanamıyor. Oyunun orijinali 2 disket. Mean Streets'i kaçırmayın....

GRAFİK................................... : %95 MÜZİK.....................................: %90 IQ.......................................: %90 GENEL ................................... : %95

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.