Amiga Dünyası sayı 9, sayfa 52

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 52

TUNÇ DİNDAŞ

Geçen aylarda demosu gelen oyunun oynanabilen bir versiyonu nihayet ülkemize geldi. Oyunu daha önce DRAGON'S LAIR ve SPACE ACE ile adını duyuran READY SOFT yapmış. Bildiğiniz gibi bu oyunların hepsi çizgi film kalitesinde animasyonlara sahipti. Ama oyunlar ne kadar muhteşem grafik ve sesler içersede yurt dışında fazla tutulmadı. Bunun sebebi de oyunun oynanabilirliğinin çok az olması. Bu oyunları oynamak o kadar zordu ki bir ekranı geçmek saatler sürüyordu. Hareketlerin animasyonlarındaki detaydan dolayı hızlı joystick hareketlerinde bilgisayar hareketleri algılayamıyordu. Oyunun kademelerini geçmek için mükemmel bir zamanlama gerektiriyordu. Bu da oyunu oynayan için büyük zorluk oluyordu. Hele ki oyunu kaybeden kişi oyun baştan başladığı için geldiği yerlere tekrar gelebilmek için çok uğraşıyordu.

READY SOFT, DRAGON'S LAIR ve SPACE ACE'de yapılan bu hatayı ALL DOGS GO TO HEAVEN'da da yapınca bu oyun zarar etti. Bu sebeplerden dolayı READY SOFT türünü değiştirmeye karar verdi. Çok kaliteli detaylı grafiklerle çok kademeli oyunlar yapmaya başlayacaktı. İşte bunun ilk örneği 'WRAITH OF THE DEMON' karşınızda. Bu oyun genel açıdan PSYGNOSIS'in SHADOW OF THE BEAST'ine çok benziyor.

PIERRE PROULX tarafından programlanan oyunun grafiklerini de CLAUDE PELLETIER ve MARTIN ROSS yapmış. SHADOW OF THE BEAST'in müziklerine çok benzeyen müziklerini de DAVID WHITTAKER hazırlamış. Hatta oyunun efektleri bile BEAST'le aynı. Oyun yüklenmeden önce mükemmel bir açılış demosu seyrediyoruz. Özellikle kamera oyunlarıyla mükemmel efektler elde edilmiş.

Demoda esrarengiz bir şatonun penceresinden bir baykuş uçuyor. Issız bir kasabada bir evin çatısına konuyor. Bu arada kahramanımız gözüküyor. Hiçbir şeyden habersiz yürürken birden garip sesler duyuyor. Kaçarak gizleniyor. Gözükmeden ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Görünüşte insana benzeyen biri koşarak yanından geçiyor ve işte kahramanımızı olaya sürükleyen ses duyuluyor. Bu bir kadın çığlığı. Kahramanımız sesin geldiği yöne gidiyor ve bir kadın cesediyle karşılaşıyor. Geç kalmıştı. Kadın ölmüş ama elindeki kağıdı kaptırmamıştı. Kağıdı okuyan kahramanımız artık olayın içine girmişti bile. Kağıt bir haber pusulasıydı. Yazan kişi de ülkeyi huzur ve mutluluk içinde yöneten Kral LUTHER'di. Pusula kağıdında kısaca şunlar anlatılıyordu.

KRALLIĞIM ŞEYTAN TARAFINDAN İŞGAL EDİLDİ. ŞEYTAN, GÜCÜ SAYESİNDE BİRÇOK YARATIĞI YÖNETEBİLİYOR. ÜLKENİN BU DERTTEN KURTARILMASI GEREK. ŞEYTANIN GÜÇLERİYLE SAVAŞACAK ONURLU VE GÜÇLÜ BİR SAVAŞÇI BULUNMALI. YOKSA HER ŞEY YOK OLACAK!'

Oyun klasik bir konuya sahip. Kötü güçler tarafından istila edilen bir ülkeyi kurtaracağız. Tabii ki olaylar sadece böyle sürmüyor. Oyunda ilerledikçe yeni olayları duyacağız. Böylece oyun daha sürükleyici oluyor. Bu sadece olayın başlangıcı. Neyse biz oyunumuza dönelim.

Oyunumuzun birinci kademesinde şeytanın güçleri fazla etkili olamasa bile bizi durdurmaya çalışıyor. Atımızla yol alırken ufak da olsa bazı yaratıklarla savaşmak zorunda kalıyoruz. Bu kısım BEAST I'in ilk kademesine çok benziyor. Burada koşarak değil de at ile ilerliyoruz.

Bu kısmı geçebilmek için yapacağımız üç hareket var:

1- Yerdeki engellerin üzerinden atlamak: Bu engeller kimi zaman mezar taşlarıyken kimi zaman da iskeletler oluyor. Atı zıplatmak için joystick'i yukarı itin.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.