Amiga Dünyası sayı 9, sayfa 48

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 48

Galiba işin iç yüzü ortaya çıkıyor. Carl'ın ölümü halinde sigortadan para alacak olan Sylvia, babasının intihar etmesi sebebiyle tek kuruş alamıyor. Bu yüzden bana geliyor ve babasının ölümünün bir intihar değil de bir cinayet olduğunu kanıtlamamı istiyor. Bu sayede sigortadan para alabilecek.

Sigorta işi midemi bulandırdığı için Peter Dull'a kısa bir ziyaret yapıyorum. Peter Dull Trans America Sigorta şirketinin başındaki büyük patronlardan biri. Aylar önce de Carl için bir sigorta poliçesi hazırlamış. Fakat nedendir bilinmez ölümünden birkaç hafta önce Carl sigorta poliçesinde bir değişiklik yapmış ve ölümü halinde tüm haklarını kızına devretmiş. Fakat ne yazık ki poliçedeki ufak bir şık Sylvia'nın parayı almasını engellemiş. Ölüm halinde Sylvia'nın eline geçecek olan 1.000.000 $, ne yazık ki intiharı kapsamıyor. Babasının ölümünden birkaç gün sonra Sylvia parayı almaya gelmiş. Peter'de durumu açıklayarak, sigortadan tek kuruş alamayacağını belirtmiş. Sylvia'da beklendiği üzere aşırı bir tepki göstermiş ve ortalığı birbirine katmış. Peter Dull sadece Carl'a sigorta poliçesi yazmamış, müşterileri arasında başka bilim adamları da var. Bunlardan biri de Bosworth Clark. Death Valley'de oturan ve aynı zamanda çalışmalarını da burada yapan bilim adamı da Carl gibi aynı proje üzerinde çalışıyor ve o da Carl gibi ölümü halinde kendini 1.000.000 $'a sigorta etmiş. Bosworth'un branşı ise uydu sistemleri.

İşte bu yeni bir şey. Eğer Sylvia para için babasını öldürdüyse, Bosworth Clark ile ilişkisi ne olabilirdi. Her iki adamında birçok ortak özellikleri var. Sanırım Bosworth Clark Sylvia'yı temize çıkarıyor. İlk başta kolayca 10.000 $ kazandığımı düşünürken bunun o kadar kolay olmadığını anlamaya başladım. Ortada basit bir cinayet ya da intihardan daha başka şeyler vardı ve ben de bunu aydınlatmak için para almıştım.

Şimdi önümde çok bilinmeyenli bir denklem vardı. Benim matematiğim de her zaman kötüydü. Kendime gidileceklerin bir listesini yaptım. Sırada Cari vardı. Carl'ın bende iki tane adresi vardı. Biri üniversite odasının, diğeri de kızından aldığım evinin adresi.

Carl'ın üniversitedeki odası oldukça derli topluydu. Ya biri benden önce buraya gelmiş ve ortalığı düzeltmişti ya da burada birşey yoktu. Her iki seçenekte de elime elle tutulur bir delil geçmiyordu. Bu sebeple burada fazla oyalanmadım ve doğruca ikinci adrese gittim. Carl'ın evi de üniversitedeki odası gibi oldukça derli topluydu. Bir hırsız gibi kapıyı maymuncukla açtım. Aslında bu oldukça tehlikeliydi, herhangi bir yerde bir alarm olabilirdi. Alarm bir kere çalmaya başladı mı, genelde beş dakika içerisinde polisler olay yerine gelirdi. Siz ise bu süre içinde alarm'ı susturmanın yolunu arardınız, çünkü tüm kapı ve pencereler kapanırdı. Dikkatlice ilk olarak kapının hemen yanındaki fax makinasını inceledim. Makinanın yanında Sandra Larsen'e bir mesaj vardı. Ardından dolabı açtım. Dolapta bir kitap buldum, ne ile ilgili olduğuna bakarken, birden içinden bir kağıt çıktı. Kağıtta bir kasanın şifre numarası olduğunu sandığım numaralar yazılıydı. Araştırmamı derinleştirince, kilitli dosya dolabının anahtarını bulmakta güçlük çekmedim. Daha sonra Delores'in bana bahsettiği gizli laboratuvar'ın adresinin bulunduğu bir kağıt parçası gözüme ilişti. Adresi hemen not ettim (4675). Çöpte her zaman birşeyler bulunur. Carl'ın çöpünde de Delores için yazılmış bir mektup vardı. Mektup Carl'ın Delores'ten sıkıldığı ve artık ayrılmak istediği ile ilgiliydi. Çekmecede bir psikoloji kursuna ait bir serifika buldum. Sertifikanın üzerinde Blaze Wiener adı yuvarlak içine alınmış ve yanmada bir 'E' harfi konulmuş. Anlaşılan Wiener pek başarılı bir öğrenci değil. Kahve masasının üzerindeki satranç tahtasında bir fil eksikti. Bunun üzerinde pek durmadım ve araştırmamı sürdürdüm. Display Cabinet' manyetik bir alanla korunmakta bu sebeple buna fazla ilişmedim, ne de olsa 10.000 voltla çarpılmak pek iyi bir şey değildir. Her evde olduğu gibi burada da küçük, şirin bir bar vardı. Fakat barın dekoruna pek uymayan bir ayakkabı kutusu dikkatimi çekti. Kutuyu kaldırınca alarmı kapatan bir düğme keşfettim. Oldukça amatörce bir gizleme yoluydu. Son olarak da sandalyenin üzerinde bir anahtar vardı. Laboratuvar ile ilgi olabileceği için, anahtarı yanıma.aldım ve Carl'ın evini terkettim.

Şimdi karşıma ikinci bir seçenek çıkıyordu. Belki de katil notundan memnun olmayan, biraz asabi bir öğrenciydi ve bu sebeple Carl'ı öldürmüştü. Blaze Wiener adını not edip, gizli laboratuvarın yolunu tuttum.

Limanın yanında bulunan eski bir yapıydı, Carl'ın laboratuvarı. İçeri girmek pek o kadar kolay olmadı. Limanlar her zaman çeşitli tiplerde serserilerle doludur. Bu sebeple bir iki tanesini temizlemem gerekti. Fazla zorlanmadan kapıyı açtım ve içeri girdim. Üstüste sandıkların olduğu, oldukça karışık bir odada buldum kendimi. Burası Carl'ın evindeki düzenle pek ilişkisi olmayan dağınık bir yerdi. Yerde bir gazete duruyordu. Gazete eski bir tarihe aitti. Cari Davis adlı bilim adamının ölüm haberi yuvarlak içine alınmıştı. Sonra fax makinesini araştırdım. Sonny Flatcher adlı birisinden bir mesaj vardı. Mesajda Carl'ın hemen saklanması gerektiği yazıyordu. Ardından MTC şirketi tarafından personellerine verilmiş olan bir çek koçanı buldum. Son sayfası Sonny Flatcher'a kesilmişti. Üstüste yığılı kutuları araştırmaya karar verdim. Odada herhangi birşeyi saklayabilecek en iyi yer bu kutulardı. Bu tezimde yanılmadığımda ortaya çıktı. Bir anahtar, yağ ve biraz cephane buldum. Masanın üzerindeki notta mavi ve fil ile ilgili zırvalar vardı. Ne olduğunu daha sonra anladım. Mavi, giriş kartının rengiydi ve fil'de onun şifre adıydı. Dolapta bulduğum ilkyardım çantasının içindeki mavi giriş kartı sayesinde bu notu çözdüm. Bu kartı kullanarak bilgisayarı açtım. Şifresini de verdikten sonra, karşıma hayli şaşırtıcı yazılar çıktı. Cari anlaşılan daha sonradan tasvip etmediği bir projede çalışıyormuş. Car'a göre proje durdurulması gerekecek kadar tehlikeli. Projenin adı Overlord ve Cari ölümünden kısa bir süre önce bu projedeki işini bitirmiş. Fakat bir türlü içi rahat olmadığı için, daimi bir şüphe içindeymiş. Sürekli başağrıları çekiyor ve yapmadığı şeyleri yapıyormuş. Carl'a göre Overlord'u durdurmak için 8 adet giriş kartı ve bunların şifreleri gerekiyor. Bilgisayarda başka birşey yazmıyordu. Kapalı olan dosya dolabını, Carl'ın evinden bulduğum anahtarla açtım. İçinde bilimadamlarının bir listesinin bulunduğu bir kağıt vardı. Önemli olduğunu düşünerek bu listeyi aldım. Kapalı olan kasanın şifresini de Carl'ın evinde bulduğum kağıttan yararlanarak açtım. İçinde sigorta şirketinin poliçesi vardı. En sonunda herkesin bahsettiği meşhur sigorta poliçesini bulmuştum. Tam çıkmak üzereyken, gözüm takvime takıldı. Takvimde 3 ekim yuvarlak içine alınmış ve yanına 'kıyamet günü' yazılmıştı. Ne olduğunu daha sonra anlarım diyerek dışarı çıktım.

İşler iyice sarpa sarıyordu. Artık bunun bir intihar olmadığına inanmaya başlıyordum. Fakat katil kesinlikle notunu beğenmeyen bir öğrenci ya da para için babasını öldüren bir kız değildi. Hayır, bu tahminlerimi de aşan daha büyük bir organizasyonun işiydi ve anladığım kadarıyla bu gibi işleri biraz fazla araştırdığınızda fazla yaşamazsınız.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.