Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 69
Days of Thunder, yalnızca bir oyun değil. Aynı zamanda Tom Cruise'un başrolünü oynadığı ve önümüzdeki aylarda sinemalarda gösterime girecek olan güzel bir film. Film, konusunu Thunder lakabıyla tanınan eski bir araba yarışçısının hayatından alıyor. Yarış dünyasının o hızlı, heyecan verici ve güzel temposunun yanında; olayların arkasında dönen dolaplar, yarışçıların her an yüz yüze oldukları risk ve tehlikeler... Filmin size hissettirerek öğreteceği şeyler bunlardan ibaret. Tabii bütün bunlara kaliteli çekimler ve iyi efektler eklenince ortaya önce harika bir film, ardından da nefis bir oyun çıkmış. Gerçi oyunu bu filmi izlemeden oynamak büyük bir eksiklik sayılır, ama biz "kendilerinden ümit kesilmiş olan" ileri derecedeki bilgisayar hastaları, bunu fazla önemsemeden de oyuna dalabiliriz. Yalnız size hemen bir uyarıda bulunmalıyım. Oyun genel olarak bir simülasyon havasında, o yüzden simülasyon tipi oyunlardan hoşlanmayanlar, bu oyunu görünce hayal kırıklığına uğrayabilirler.
Şimdiye dek bilgisayarı olan herkes, hiç olmazsa bir tane araba yarışıyla oynamıştır. Days of Thunder, sizin şimdiye dek gördüğünüz araba yarışlarından oldukça farklı. Pistin çevresi, tribünler, arabalar gerçeğe oldukça yakın yapılmış. Bu da kimi zaman sizi gerçek bir yarış heyecanının içine sokuyor. Aynı zamanda oyun gerçek yarış kurallarıyla oynanıyor. Yarışı kazanmak için sadece hızlı gitmeniz yetmeyecektir. Kurallara uyarsanız, yarışı kazanma şansına sahipsiniz. Uymazsanız diskalifiye olursunuz. Kısacası bu oyun, PC için yapılan INDY 500 kadar gerçeğe yakın ve zevkli bir yarış simülasyonu.
Oyun yüklendiğinde karşınıza bir menü çıkıyor. Bu menüden;
1- Number of Cars: Yarışa katılacak olan arabaların sayısını belirler. En az 5, en çok 20 araba yarışabilir.
2- Number of Laps: Oyundaki parkuru kaç turda bitireceğinizi belirler. En az 10 turdur ve sıkılabileceğiniz kadar fazla sayıya kadar çıkabilir.
3- Detail Level: Eğer oyunu fazla detaylı oynamak istiyorsanız, bunu buradan belirleyebilirsiniz. Detay fazla olduğu zaman, yol kenarlarındaki lambaları, kameraman odalarını ve hınca hınç tribünleri görebilirsiniz. Az detayda ise bunların hiçbiri yoktur.
4- Parade Lap: Yukarıda oyunun oldukça gerçekçi olduğunu yazmıştım. Bu seçenek de, bunun en güzel kanıtı. 'Parade Lap' yarışlarda, sıralamalar belli olduktan sonra arabaların belli aralıklarla start yapmalarıdır. Yani arabaların toplu olarak hareket ettikleri bir nevi geçit törenidir. Bu geçit töreni bir ya da yarım tur olabilir. Amaç arabanın motorunu ısıtmaktır. Sıralamada birinci bile olsanız, sizin önünüzde bir araba gider ve startı bu araba verir. Burada kural önünüzdeki arabayı geçmeden starta kadar belli bir mesafeyi korumaktır. Bu seçenekle, bu turu tam ya da yarım atacağınızı belirlersiniz.
5- Go Trail: Oyuna, daha doğrusu yarışa ilk adım. Her gerçek yarışta olduğu gibi, bu oyunda da yarış öncesi, yarıştaki start sıranızı belirlemek için zamana karşı 5, 6 tur atarsınız. En iyi zamanınız göz önüne alınarak sıralamadaki yeriniz belirlenir. Bu yarışı her araba tek tek yapar. Eğer sıralamaya girerseniz yarışmaya hak kazanırsınız. Yarışmaya hak kazanırsanız, bu seçenekle önceden sizin belirlediğiniz adet turdan oluşan yarışa katılacaksınız. Bu yarışmayı da kazanırsanız, bir başka eyalete gidecek ve orada yarışmaya devam edeceksiniz. Fakat oyunun kötü tarafı, ‘save’ edilememesi. Yani saatlerce oynayıp 4, 5 eyalette yarıştıktan sonra, talihsiz bir kazaya uğrarsanız, oyuna tekrar baştan başlamak zorundasınız.
6- Player vs Player: İşte oyunun kötü taraflarını bir çırpıda yok eden bir özellik. İki kişi aynı anda farklı arabalarla, ekranı ikiye bölmeden ölesiye yarışabilir. Gerekli olan yegane şey bir modem ara kablosudur (ve tabii 2 adet de Amiga). İşte tek kişi oynuyormuşçasına, iki kişi için ideal bir yarış. Ben daha iyisini düşünemiyorum.
Bu seçeneklerin neler olduklarına baktıktan sonra, Go to Trail seçeneğiyle oyuna başlıyoruz, ilk olarak amacınız sıralamaya girmek. Bunun için 51 saniyelik bir zaman sizin için yeterli (tabii ilk yarış pisti için). Oyunun bir simülasyon havasında olduğunu yazmıştım. Tuş kontrolleri de bunu kanıtlıyor.
F1: Arabanın içinden ön tarafa bakış. F2: Arabanın içinden arka tarafa bakış. F3: Arabanın içerisinden yanlara bakış. F4: Viraj öncesi kamera. Bu kamera, sadece virajın önünü gösterdiği için, kameranın görüş alanına ancak viraj öncesi girebilirsiniz.
F5: Viraj esnasında görüntü veren kamera. F6: Düz alanı, iki viraj arasını gösteren kamera.
F7: Tribünleri gösteren kamera. Bu kamera pisti göstermez.
F8: Tribünlerden pisti gösteren kamera. F9: Helikopterden kuşbakışı olarak arabayı gösteren kamera. Bu kamera sizin arabanızı devamlı takip eder ve +,- ile zoom yapar. Burası gerçekten oldukça iyi düşünülmüş. Kamerayı zoom yaparken, arabaya yaklaştıkça arabanın sesini yavaş yavaş duymaya başlıyorsunuz. Aynı zamanda helikopter hareket halinde olduğu için, görüntü hiçbir zaman sabit kalmıyor.
F10: Arabayı sürerken, pistin neresinde olduğunuzu, en iyi zamanınızı ve şu andaki zamanınızı gösteren ufak bir pencere çıkar.
RETURN: Yarış anında genel sıralamayı verir.
Arabada 5 ileri, 1 de geri vites var. Geri vitesi kullanmanızı pek tavsiye etmem, diskalifiye olabilirsiniz. Kontroller her araba yarışında olduğu gibi aynı. Vitesi, ateş tuşuna basarak değiştirebilirsiniz. Uzun olan yarışlarda ya da arabanız hasar gördüğünde (yanan kırmızı ışıktan anlayabilirsiniz), arabanızı PITSTOP'a sokmanız gerekecektir. Pitstop her yarışta bulunan ve sizin takım elemanlarınca gerekli bakım ve onarımın yapıldığı yerdir. Pitstop'a giren araç, 1 tur fazladan atması gerekir. Burada arabanızı doğru yere çekip durdurmalısınız. Sadece size ait olan park yerinde gerekli müdahale yapılacaktır. Burada karşınıza yeni bir ekran çıkacaktır. Gerekli gördüğünüz parçaların ve tamir olunması gereken yerin üzerine gidin ve ateş tuşuna basın. O bölge kırmızı olduktan sonra, 'exit' ile buradan çıkın. Ekip arkadaşlarınız gerekli müdahaleyi yapacaktır. Buradaki parçalar.
Lastik: 3 tip lastik vardır. Bu lastikler kalınlıklarına göre ayrılırlar. Kalın lastik (enli) virajlar için bir avantajdır, fakat sizin hızınızı düşürür.
Broken Panels: Diğer arabalara veya duvarlara çarptığınız zaman en fazla hasar gören bölümlerdir. Bu bölümler hem motoru, hem de sizleri korurlar. Buradan zarar görmüş parçaları değiştirebilirsiniz.
Cleans Windscreen: Türbülansı sağlayan rüzgarlıklarınızın düzeltilmesi.
Fixing Engine Trouble: Fazla çarpıştıkça ya da fazla tur attığınızda motor gücü düşer. Bu da sizin yavaşlamanıza yol açar. Motordaki arızaları buradan çözebilirsiniz.
Breaks: Virajlara girdikçe hız keseceğinizden, bir süre sonra frenler boşalmaya başlayacaklardır. Bu da sizin virajlarda savrulmanıza yol açacaktır. Bunu buradan engelleyebilirsiniz.
Refuel: Azalan yakıtı tamamlama. Tabii bütün bunları yaparken zaman geçecektir. Yarışlarda önemli olan birinci olarak bitirmek değil. En iyi zamanlama ve genel zamanınız önemli. Bu nedenle, birincilikten ziyade zamanınıza dikkat edin. Bir başka şehirde yarışmak için, illa da birinci olmanıza gerek yok. Kimi zaman yarışı bitirmeniz de yeterli olacaktır.
Oyun, genelde yüksek tempoda geçiyor. Kalitesine diyecek yok, ne de olsa bir MINDSCAPE (sanırım çoğunuz HARLEY DAVIDSON'u biliyorsunuz) ürünü. Fakat oyunu 'save' edememeniz büyük bir dezavantaj. Bunun yanında direksiyon kontrolü kimi zaman insanı delirtebiliyor, fakat biraz tecrübeyle üstesinden gelebiliyorsunuz. Uzun lafın kısası bu ay gelen oyunlar içerisinde en iyilerinden biri de bu oyun, kaçırırsanız yazık olur. Unutmayın ki sonuçta bu aracı yapan da bir insan, onu alt edecek olan da. Hızlı dakikalar...
GRAFİK % 85 SES % 65 OYNANABİLİRLİK % 60 GENEL % 90
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 68
Knowledge: Silah sistemleri ve çeşitli özel araç ve gereçleri kullanma özelliğiniz. Bu özelliğiniz yüksekse, attığınızı vurursunuz.
Intuition: Bir cins 6. histir. Eğer bu özelliğiniz yüksekse, size karşı hazırlanan bir tuzağı, ya da saldırıyı önceden sezebilirsiniz.
Health: İşte oyunun en önemli özelliği. Sağlık durumu anlamına gelen bu özellik 0 olduğu zaman komaya girersiniz. Diğer bir deyişle oyun sizin için biter. Oyun esnasında kavgalarda aldığınız darbelerle bu özellik azalır. Dinlenme ya da MISSION SUPPORT'ta bir tedavi ile tekrar eski halini alır.
Bütün bu özellikler level atladıkça artar.
Oyun esnasında sıkça kullanacağınız bir de menü var. Dış dünya ile ilgili bütün işleri bu menüden yapacaksınız.
ARM: Yanınızda silah taşıyorsanız bu seçenekle silahı hazır duruma getirebilirsiniz. Silahla işiniz bittiği vakitte, gene bu seçenekle silahı paltonuzun cebine sokup, saklarsınız.
BRIBE: Karşınızdakine para verme. Bazı kişilerden bilgi alabilmek için onlara rüşvet vermek zorundasınız.
BUY: Herhangi bir eşyayı satın alma. DROP: Elinizde bulunan bir eşyayı bırakma. Eğer kendi odanız dışında bir yerde bir eşya bırakırsanız, o eşyayı bir daha bulamazsınız.
HAIL CAB: Berlin büyük bir şehir olduğu için, her zaman bir yerden, başka bir yere yürüyerek gidemezsiniz. Bu sebeple zamandan tasarruf etmek için taksiye binebilirsiniz.
LISTEN: Bir lokanta ya da barda ilginizi çekebilecek olan konuşmaları dinlemenize yarar.
SEARCH: Bir yeri ya da bir kişinin üzerini araştırmak.
SELL: Bir eşyayı satma. SNEAK: Bu seçenekle normale nazaran daha yavaş hareket edersiniz, fakat buna karşı hiçbir zaman düşmanlarınız tarafından sürprize uğratılamazsınız.
STAKE OUT: Sizin seçtiğiniz bir yeri periyodik olarak, belli zaman aralıklarıyla gözetleme.
TAKE: Bir eşyayı alma. USE: Bir alet ya da silahı kullanma. SAVE: Oyunu boş bir diskete kaydetme. RESTORE: Oyuna en son 'save' ettiğiniz yerden başlama.
QUIT: Oyuna yeniden başlama. QUIT GAME: Oyunu bitirme. Bu menüden başka bir de oyunda biriyle karşılaştığınız zaman karşınıza çıkan bir menü vardır.
CHAT (sohbet): Bilgi almanın güzel ve kolay bir yoludur. Size saldıran insanlar dışında hemen hemen herkesle sohbet edebilirsiniz. Tabi cevap alır mısınız, onu bilemem.
RUN (koşma): Zor bir durumdasınız ve kavga da ederseniz durum ümitsiz. Böyle bir durumda kahramanlık yapmanın alemi yok. Sadece film ve kitaplarda kahramanlar ölümsüzdür. Siz oldukça kolay ölebilirsiniz. Bu seçenekle olay yerinden, ya da başka bir kişiden güvenli bir yere dek kaçabilirsiniz.
FIGHT (dövüşme) : Eğer direkt bu seçeneği seçerseniz, karşınızdakiyle ölümüne bir kavganın içine girersiniz. Kavga sırasında bütün vuruşlar sırayla olur. Fakat bütün hamleler isabet kaydetmeyebilir. Eğer rakibinizi alt edebilirseniz, üzerinde taşıdığı eşyaları alabilirsiniz, eğer siz kaybederseniz, oyuna tekrar başlamaktan başka çareniz yok.
THREATEN (tehdit etme) : Eğer birisi size musallat olursa, ve siz dövüşmek istemiyorsanız, bu seçenekle karşınızdakini tehdit edebilirsiniz. Kimi zaman işe yarar ve karşınızdaki kaçar, fakat bazen işe yaramayabilir, bu durumda da kavga kaçınılmazdır.
SEARCH (araştırma) : Birini yendiğiniz zaman üzerini arama.
Oyuna kendi odanızda başlıyorsunuz. Burada kullanabileceğiniz bir bilgisayar, bir posta kutusu ve photo fax bulunmakta. İlk bilgileri buradan alabilirsiniz. Ardından bir taksi tutup MISSION SUPPORT'a gidin. Burası CIA'in gizli bir üssüdür. İhtiyacınız olan para ve aletleri buradan sağlayabilirsiniz. Buradan size her gün para verilecektir, bu nedenle buraya her gün uğramanızda fayda var. Ayrıca buranın şefi de oldukça sevimli biri, size faydalı olabiliyor. İsterseniz bir de buradan alacağınız aletlerin neler olduklarına kısa bir göz atalım. Fakat unutmadan, bazı aletleri ancak belirli level'lara geldiğinizde alabilirsiniz.
BOMB SNIFFER: 50 m içerisindeki standart sınıf patlayıcıları tespit eder. BUG FINDER: Gizli mikrofonları tespit eder. BUG KILLER: Gizli mikrofonları, elektromanyetik dalgalar yayarak bozar.
BUG RECORDER: Bir yere yerleştirdiğiniz bir mikrofondan gelen sesleri kaydeder.
FERAT: Bu infrared (kızılötesi) bir dalga tarayıcıdır. NATO'da kullanılan (floppy disk gibi) bir maddenin frekansına ayarlıdır ve 10 m yaklaşınca sinyal vermeye başlar. PHOTO FAX: Şüpheli şahıs ya da kontak kuracağınız bazı ajanların resimlerini, Langley'e gönderen ve anında bu şahıslar hakkında bilgi almanıza yarayan bir araçtır. Bu sizin CIA ile tek direkt bağlantınızdır.
SÜPER BUG: Çok güçlü bir dinleme cihazıdır.
GAS MASK: Gazdan koruyan gaz maskesi.
MK 1 VEST: 100 m'den atılan kurşunları geçirmeyen bir yelek.
AMLY NITRATE AND TANNIC ACID: Zehirlendiğiniz zaman kullanacağınız bir ilaçtır.
LOCK PICKS: Kapalı olan kapıları açmak için gerekli olan maymuncuk.
FLASH LIGHT: El feneri. Bunların dışında oyunda kullanabileceğiniz birçok silah vardır. Birçok tabanca cinsi vardır, fakat aralarında büyük bir fark yoktur. Gece dolaşan ve size saldıran insanlar genelde tüfek taşırlar. Bu tabancadan daha etkili bir silahtır. Bir de çok tehlikeli olan otomatik tüfekler vardır. Bu silahlar oldukça tehlikeli ve öldürücüdür. Kimi zaman size ateşli olmayan yakın dövüş silahlarıyla saldıracaklardır. Bunlar, bıçak, sustalı ya da sopa olabilir. Bu silahlar ateşli silahlara nazaran daha tehlikesizdirler, fakat gene de öldürücü olabilirler.
Eğer heyecanlı bir macerayı arıyorsanız, sinirleriniz de sağlamsa işte sizin oyununuz. Genelde fazla zor olmayan, hatta basit sayılabilecek bir modern FRP. Zor oyunların adamıyım diyorsanız, bu sizin oyununuz değildir, paranızı sokağa atmayın. Gelecek ay bir başka FRP'de buluşmak üzere hoşça kalın.
GRAFİK ........................ %80 MÜZİK % .. EFEKT %30 OYNANABİLİRLİK %45 GENEL %75