DAYS OF THUNDER
Retro bilgisayarDays of Thunder, yalnızca bir oyun değil. Aynı zamanda Tom Cruise'un başrolünü oynadığı ve önümüzdeki aylarda sinemalarda gösterime girecek olan güzel bir film. Film, konusunu Thunder lakabıyla tanınan eski bir araba yarışçısının hayatından alıyor. Yarış dünyasının o hızlı, heyecan verici ve güzel temposunun yanında; olayların arkasında dönen dolaplar, yarışçıların her an yüz yüze oldukları risk ve tehlikeler... Filmin size hissettirerek öğreteceği şeyler bunlardan ibaret. Tabii bütün bunlara kaliteli çekimler ve iyi efektler eklenince ortaya önce harika bir film, ardından da nefis bir oyun çıkmış. Gerçi oyunu bu filmi izlemeden oynamak büyük bir eksiklik sayılır, ama biz "kendilerinden ümit kesilmiş olan" ileri derecedeki bilgisayar hastaları, bunu fazla önemsemeden de oyuna dalabiliriz. Yalnız size hemen bir uyarıda bulunmalıyım. Oyun genel olarak bir simülasyon havasında, o yüzden simülasyon tipi oyunlardan hoşlanmayanlar, bu oyunu görünce hayal kırıklığına uğrayabilirler.
Şimdiye dek bilgisayarı olan herkes, hiç olmazsa bir tane araba yarışıyla oynamıştır. Days of Thunder, sizin şimdiye dek gördüğünüz araba yarışlarından oldukça farklı. Pistin çevresi, tribünler, arabalar gerçeğe oldukça yakın yapılmış. Bu da kimi zaman sizi gerçek bir yarış heyecanının içine sokuyor. Aynı zamanda oyun gerçek yarış kurallarıyla oynanıyor. Yarışı kazanmak için sadece hızlı gitmeniz yetmeyecektir. Kurallara uyarsanız, yarışı kazanma şansına sahipsiniz. Uymazsanız diskalifiye olursunuz. Kısacası bu oyun, PC için yapılan INDY 500 kadar gerçeğe yakın ve zevkli bir yarış simülasyonu.
Oyun yüklendiğinde karşınıza bir menü çıkıyor. Bu menüden;
1- Number of Cars: Yarışa katılacak olan arabaların sayısını belirler. En az 5, en çok 20 araba yarışabilir.
2- Number of Laps: Oyundaki parkuru kaç turda bitireceğinizi belirler. En az 10 turdur ve sıkılabileceğiniz kadar fazla sayıya kadar çıkabilir.
3- Detail Level: Eğer oyunu fazla detaylı oynamak istiyorsanız, bunu buradan belirleyebilirsiniz. Detay fazla olduğu zaman, yol kenarlarındaki lambaları, kameraman odalarını ve hınca hınç tribünleri görebilirsiniz. Az detayda ise bunların hiçbiri yoktur.
4- Parade Lap: Yukarıda oyunun oldukça gerçekçi olduğunu yazmıştım. Bu seçenek de, bunun en güzel kanıtı. 'Parade Lap' yarışlarda, sıralamalar belli olduktan sonra arabaların belli aralıklarla start yapmalarıdır. Yani arabaların toplu olarak hareket ettikleri bir nevi geçit törenidir. Bu geçit töreni bir ya da yarım tur olabilir. Amaç arabanın motorunu ısıtmaktır. Sıralamada birinci bile olsanız, sizin önünüzde bir araba gider ve startı bu araba verir. Burada kural önünüzdeki arabayı geçmeden starta kadar belli bir mesafeyi korumaktır. Bu seçenekle, bu turu tam ya da yarım atacağınızı belirlersiniz.
5- Go Trail: Oyuna, daha doğrusu yarışa ilk adım. Her gerçek yarışta olduğu gibi, bu oyunda da yarış öncesi, yarıştaki start sıranızı belirlemek için zamana karşı 5, 6 tur atarsınız. En iyi zamanınız göz önüne alınarak sıralamadaki yeriniz belirlenir. Bu yarışı her araba tek tek yapar. Eğer sıralamaya girerseniz yarışmaya hak kazanırsınız. Yarışmaya hak kazanırsanız, bu seçenekle önceden sizin belirlediğiniz adet turdan oluşan yarışa katılacaksınız. Bu yarışmayı da kazanırsanız, bir başka eyalete gidecek ve orada yarışmaya devam edeceksiniz. Fakat oyunun kötü tarafı, ‘save’ edilememesi. Yani saatlerce oynayıp 4, 5 eyalette yarıştıktan sonra, talihsiz bir kazaya uğrarsanız, oyuna tekrar baştan başlamak zorundasınız.
6- Player vs Player: İşte oyunun kötü taraflarını bir çırpıda yok eden bir özellik. İki kişi aynı anda farklı arabalarla, ekranı ikiye bölmeden ölesiye yarışabilir. Gerekli olan yegane şey bir modem ara kablosudur (ve tabii 2 adet de Amiga). İşte tek kişi oynuyormuşçasına, iki kişi için ideal bir yarış. Ben daha iyisini düşünemiyorum.
Bu seçeneklerin neler olduklarına baktıktan sonra, Go to Trail seçeneğiyle oyuna başlıyoruz, ilk olarak amacınız sıralamaya girmek. Bunun için 51 saniyelik bir zaman sizin için yeterli (tabii ilk yarış pisti için). Oyunun bir simülasyon havasında olduğunu yazmıştım. Tuş kontrolleri de bunu kanıtlıyor.
F1: Arabanın içinden ön tarafa bakış. F2: Arabanın içinden arka tarafa bakış. F3: Arabanın içerisinden yanlara bakış. F4: Viraj öncesi kamera. Bu kamera, sadece virajın önünü gösterdiği için, kameranın görüş alanına ancak viraj öncesi girebilirsiniz.
F5: Viraj esnasında görüntü veren kamera. F6: Düz alanı, iki viraj arasını gösteren kamera.
F7: Tribünleri gösteren kamera. Bu kamera pisti göstermez.
F8: Tribünlerden pisti gösteren kamera. F9: Helikopterden kuşbakışı olarak arabayı gösteren kamera. Bu kamera sizin arabanızı devamlı takip eder ve +,- ile zoom yapar. Burası gerçekten oldukça iyi düşünülmüş. Kamerayı zoom yaparken, arabaya yaklaştıkça arabanın sesini yavaş yavaş duymaya başlıyorsunuz. Aynı zamanda helikopter hareket halinde olduğu için, görüntü hiçbir zaman sabit kalmıyor.
F10: Arabayı sürerken, pistin neresinde olduğunuzu, en iyi zamanınızı ve şu andaki zamanınızı gösteren ufak bir pencere çıkar.
RETURN: Yarış anında genel sıralamayı verir.
Arabada 5 ileri, 1 de geri vites var. Geri vitesi kullanmanızı pek tavsiye etmem, diskalifiye olabilirsiniz. Kontroller her araba yarışında olduğu gibi aynı. Vitesi, ateş tuşuna basarak değiştirebilirsiniz. Uzun olan yarışlarda ya da arabanız hasar gördüğünde (yanan kırmızı ışıktan anlayabilirsiniz), arabanızı PITSTOP'a sokmanız gerekecektir. Pitstop her yarışta bulunan ve sizin takım elemanlarınca gerekli bakım ve onarımın yapıldığı yerdir. Pitstop'a giren araç, 1 tur fazladan atması gerekir. Burada arabanızı doğru yere çekip durdurmalısınız. Sadece size ait olan park yerinde gerekli müdahale yapılacaktır. Burada karşınıza yeni bir ekran çıkacaktır. Gerekli gördüğünüz parçaların ve tamir olunması gereken yerin üzerine gidin ve ateş tuşuna basın. O bölge kırmızı olduktan sonra, 'exit' ile buradan çıkın. Ekip arkadaşlarınız gerekli müdahaleyi yapacaktır. Buradaki parçalar.

Lastik: 3 tip lastik vardır. Bu lastikler kalınlıklarına göre ayrılırlar. Kalın lastik (enli) virajlar için bir avantajdır, fakat sizin hızınızı düşürür.
Broken Panels: Diğer arabalara veya duvarlara çarptığınız zaman en fazla hasar gören bölümlerdir. Bu bölümler hem motoru, hem de sizleri korurlar. Buradan zarar görmüş parçaları değiştirebilirsiniz.
Cleans Windscreen: Türbülansı sağlayan rüzgarlıklarınızın düzeltilmesi.
Fixing Engine Trouble: Fazla çarpıştıkça ya da fazla tur attığınızda motor gücü düşer. Bu da sizin yavaşlamanıza yol açar. Motordaki arızaları buradan çözebilirsiniz.
Breaks: Virajlara girdikçe hız keseceğinizden, bir süre sonra frenler boşalmaya başlayacaklardır. Bu da sizin virajlarda savrulmanıza yol açacaktır. Bunu buradan engelleyebilirsiniz.
Refuel: Azalan yakıtı tamamlama. Tabii bütün bunları yaparken zaman geçecektir. Yarışlarda önemli olan birinci olarak bitirmek değil. En iyi zamanlama ve genel zamanınız önemli. Bu nedenle, birincilikten ziyade zamanınıza dikkat edin. Bir başka şehirde yarışmak için, illa da birinci olmanıza gerek yok. Kimi zaman yarışı bitirmeniz de yeterli olacaktır.
Oyun, genelde yüksek tempoda geçiyor. Kalitesine diyecek yok, ne de olsa bir MINDSCAPE (sanırım çoğunuz HARLEY DAVIDSON'u biliyorsunuz) ürünü. Fakat oyunu 'save' edememeniz büyük bir dezavantaj. Bunun yanında direksiyon kontrolü kimi zaman insanı delirtebiliyor, fakat biraz tecrübeyle üstesinden gelebiliyorsunuz. Uzun lafın kısası bu ay gelen oyunlar içerisinde en iyilerinden biri de bu oyun, kaçırırsanız yazık olur. Unutmayın ki sonuçta bu aracı yapan da bir insan, onu alt edecek olan da. Hızlı dakikalar...
GRAFİK % 85 SES % 65 OYNANABİLİRLİK % 60 GENEL % 90