Amiga Dergisi sayı 5, sayfa 61

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 61

2. GÜN İlk gece gördüğünüz kabusa benzer bir kabusu bu gece de görüyorsunuz. Rüyanızda aynadaki aksiniz bir yaratığa dönüşüyor. Sabah yataktan kalktığınızda başınız yine çatlayacak kadar ağrıyor. Bir aspirin yutun ve bir duş alın. Artık zorlu bir güne başlamaya hazırsınız.

Aşağıya inin ve garaja gidin. Arabanın kapısını açtığınızda bir yardım çağrısı alıyorsunuz. Arabadan çıktıktan sonra eve geri dönün. Saat tam 10:00'da postacı geliyor. Postacının getirdiği kutuda bu kez içerdeki aynanın kayıp kırık parçasını buluyorsunuz. Postacı gittikten sonra oturma odasına gidin ve ayna parçasını büyük aynaya yerleştirin. Ayna birden parlamaya başlıyor ve eski haline dönüyor. Artık karanlık bir dünyayla aranızdaki köprü kurulmuş durumda. Aynadan geçerek karanlık dünyaya gidin. Bu dünya aydınlık dünyanın tam tersidir. Normal dünyadaki her şeyin bu dünyada kötü bir kopyası vardır. En kötüsü ise bu dünyadaki her şey büyük bir tehlike yaratmaktadır. Aynanın diğer tarafına geçtiğinizde kendinizi garip bir odada buluyorsunuz. Odada garip kozalar bulunuyor. Sol taraftaki kapı yaratıkların bakım odası olarak kullanılıyor. Bu odada yaşam makineleri içinde yarı ölü yaratıklar var. Bir de boş bir makine var. Eğer bir hata yaparsanız bu makineye de sizi yerleştiriyorlar. Sağ taraftakinden geçin. Burası evinizin girişi, yani bu dünyadaki görüntüsü. Sol taraftaki kapı ufak bir odaya açılıyor. Bu odada ışıklı bir masanın üzerindeki planlara bakabilirsiniz. Bu planlarda sizin beyninize embriyonun ayrıntılarını göreceksiniz. Gerçekten çok ilginç! Bu oda, eğer farkettiyseniz evinizin çalışma odası ve sağ taraftaki kapı ise gizli geçidin kapısı. Eğer bu dünyada bu kapıdan geçmek istiyorsanız normal dünyadaki kapıyı açık kapı buradan açılmıyor. Sağ tarafa devam edince Turbo-lift odasına geliyorsunuz. Bu odadaki alet sizi yukarı kata ışınlıyor. Diğer odaya varınca dışarı çıkın. Burası evinizin balkonu. Yerdeki dürbünü alın ve eldiveni kullanarak sağ tarafta iki kapının ortasında kolu çekin. Böylece kurukafaların bulunduğu yerdeki dış kapıyı açtınız. Oraya geri dönün ve dışarı çıkın.

Dışarı çıktıktan sonra sol tarafa ilerleyin. Yolunuzun üzerine bir kürek çıkana kadar devam edin. Küreği alın ve normal dünyaya geri dönün. Mezarlığa kısa bir gezinti yapın. Mezar odasının önüne gelince sağ tarafa devam edin. Burada ki üç mezardan biri John McKeechan'ın mezarı. Mezarı bulup kürekle kazınca günlükten kopartılmış son bir kağıt parçasıyla karşılaşıyorsunuz. Kağıdı okuyun ve mezarlıktan çıkın. Evinizin önüne geldiğinizde polis tarafından tutuklanıyorsunuz. Suçunuz ise tabii mezar soygunculuğu. Hapise girdikten sonra yapacağınız ilk iş parayı, eldivenleri ve Bobby'i yastığın altına saklamak olmalı. İşiniz bittiğinde yatağın üzerindeki bardağa benzer metal şeyi alın ve demirlere sürtün. Böylece gürültüyü duyan görevli kapıya geliyor. Ona alkolik komşunuzdan aldığınız kartı verin. Delbert'in bir arkadaşı olduğunuzu öğrenen polis sizi serbest bırakıyor. Hapisten çıkınca duvardaki antika silahı alın ve dışarı çıkarak geri dönün. Evinizin önüne geldiğinizde evin arka tarafına geçin. Saat tam altıda komşunuz Delbert yanınıza gelerek sizi bahçesine davet ediyor. Bahçeye girdiğinizde Delbert'in köpeğiyle oynadığını görüyorsunuz. Delbert bir sopayı atıyor ve köpek geri getiriyor. Alkolik komşunuza dükkandan satın aldığınız Whiskey'i verdiğinizde evine gidiyor. O gidince yerden sopayı alın ve karanlık dünyaya geri dönün.

Kurukafaların bulunduğu yerdeki kapıdan dışarı çıkın ve sağa ilerleyin. Fakat yolunuzu garip bir yaratık kesiyor. Aslında bu garip yaratık Delbert'in köpeğinin bu dünyadaki korkunç yansımasından başka bir şey değil. Tek çare ise Delbert'in yaptığı gibi sopayı kullanarak onu buradan uzaklaştırmak. Sopayı aşağıya atınca yaratık da aşağıya atlıyor ve yolunuzdan çekilmiş oluyor. Yolunuza devam edin ve karşılaştığınız ilk açık kapıdan içeri girin. Burası bu dünyanın polis karakolu. İçeri girdiğinizde polisler tarafından tutuklanıyorsunuz. Suçunuz ise silahı çalmak. Hapise girince bütün eşyalarınızın sizden alındığını fark edeceksiniz. Eğer yastığın altına sakladıklarınız saydı haliniz haraptı. Eşyalarınızı yastığın altından aldıktan sonra Bobby Pin'i kullanarak kapıyı açın. Koridora çıktığınızda Sargo isimli bir mahkumla karşılaşıyorsunuz. Sargo'nun dediğine göre tam dokuz yıldır bu delikteymiş. Tabii o da çıkmanın yollarını arıyor. Ona Bobby Pin'i verince size tasma şeklinde bir alet veriyor. Bu alet sizi istediğiniz zaman görünmez yapma özelliğine sahip. Karakoldan çıkınca sağa devam edin. Bir açık kapı göreceksiniz. Fakat kapıda bir nöbetçi nöbet tutuyor. Tasmayı kullanmanın tam zamanı. Aleti takınca görünmez olacaksınız. Nöbetçinin yanından rahatça içeri girin. Fakat çabuk olun. Aslında görünmezlik süreniz size yeter de artar bile. Yine de siz acele edin. İçeri girdiğinizde dev ekranı olan makineyi çalıştırın ve ekranına ikonla bakın. Ekrandaki kadın size önemli açıklamalar yaptıktan sonra kayboluyor. Fakat gitmeden önce sizin elinizde bir mikrofilm bırakıyor. Hemen dışarı çıkın ve normal dünyaya geri dönün. Saat epey geç olduğu için yatın ve iyi bir uyku çekin. 3. Gün Her gece olduğu gibi bu gecede bir kabus görüyorsunuz. Fakat bu seferki diğerlerinden farklı. Çünkü kafanızın çürüyüp yok olmasını yani ölümünüzü görüyorsunuz.

Sabah yine müthiş bir baş ağrısıyla kalkıyorsunuz. Aspirininizi içip duş aldıktan sonra aşağıya inin. Saat 10:02'de postacıdan kutuyu alın. Kutunun içinden bu kez ufak bir kutu çıkıyor. Dışarı çıkın ve doğru kütüphaneye gidin. İçeri girince sağ taraftaki odaya geçin. Bu odada bir mikrofilm makinesi var. Makineyi çalıştırın ve mikrofilmi makineye takın. Filmde mahzendeki bir taşın arkasında arabanın anahtarlarının saklı olduğu yazıyor. Makineyi kapatıp dışarı çıkın ve geri dönün.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.