PREDATOR

Harrigan, Los Angeles şehri polis teşkilatının bir elemanıdır. Motorize ekipten bir arkadaşı ile birlikte devriye gezerken kaza sonucu kendilerini iki büyük uyuşturucu çetesinin arasında bulurlar. Ağır ateş altında kalan iki polis hedef olarak çetebaşı suçluları seçerler. Harrigan Colombiyalı uyuşturucu satıcısı Arman Vega'nın peşine düşer. Bu arada kimse aralarında bir de uzaylının gezmekte olduğunu bilmiyordur. İşte tam bu andan itibaren siz hikayedeki Harrigan rolüne bürünerek oyuna dalıyorsunuz. Predator 2, tamamen monotonlukla süren, hep aynı tip düşmanlardan oluşmuş, uzun ve sıkıcı dört bölümden oluşuyor. Oynanış şekli ile Operation Wolf'tan hiçbir farklılık göstermeyen bu oyunda amacınız Harrigan'ı yöneterek, onun Predator'ü yakalıp yok etmesini sağlamak. En az Amiga versiyonu kadar kötü.

- Kaldırımın biraz altından, arasıra motosikletliler geçecektir. - Yolun ortasında, eğilmiş size ateş ediyor olan adamları göreceksiniz. Ayrıca bazen burada, üzerinde M1, M2, M3 veya RCKT yazan objeler de olacaktır. Bunları vurduğunuzda ekstra silahlar elde edersiniz. Çelik yelekler enerjinizi yeniler. Aldığınız ekstra silahların mermileri de buralarda dağınık bir biçimde sizi bekliyor olacaktır. Size en yakın olan kısımda ise Predator saldırıp kaçacaktır. Onun dışında da bir iki yapılmış olan oyunun ekran düzeni şöyle: - En yukarıda (yani en ileride - Perspektif görüntüsü) camlardan çıkan ve kaldırımda koşuşturup size ateş eden caniler. Bazen buradan masum insanlar da geçebiliyor (şişkolar). O yüzden dikkatli olup onları da vurmaya kalkmayın. Aksi takdirde sol alt köşedeki rozet resmi kararır. Tamamen karardığında ise bir hakkınızı kaybedersiniz.

düşmanınız yanınıza yaklaşabiliyorlar. - Ekranın en altındaki kısımda, enerjiniz uzun, kare biçimindeki şekiller ile gösteriliyor. Soldaki rozetin ne işe yaradığını yukarıda anlatmıştım. Sağda da kullanmakta olduğunuz silahın resmi, rozetin hemen yanında da mermileriniz sayısı var. Oyun ekranında Harrigan, yani siz şeffaf olarak çizilmişsiniz. Çizgilerden ibaret olan adamınızın belden aşağıdaki kısmın ortasına yerleştirilmiş. Joystick ile yönetilen hedef hareket ettikçe vücut da ona göre dönüyor. Siz böylece ekrandakilerle savaşırken görüntü de sola doğru kayıyor. Tüm bu ince ayrıntılardan sonra biz gene hikayeye kaldığımız yerden devam edelim... Savaşın ortasına giren uzaylı iki çetenin başındakileri öldürünce bu sefer de suçlular kendi aralarında çatışmaya başlarlar. Ve Jamaikalılar Armon Vega'yı yakalayıp doğu yakasındaki bir binanın çatı katına götürürler. İkinci bölümdeki amacınız Armon'u Jamaikalılar veya Predator öldürmeden ele geçirip adalete teslim etmek. Binadaki çatışmada Harrigan'ın iki yakın dostu ölür. Harrigan bunun üzerine yaratığı takip edip bir metroda pusuya düşürür.

Üçüncü bölüm de bu metroda geçiyor. Son bölümde de yaratığı saklandığı et fabrikasında mıhlamaya gidiyorsunuz. Ve ben yanlış anlamadıysam eski Predator'ü buluyorsunuz. Predator 2'nin hem kaset hem de disket kullanıcılarına hitap etmesi bir avantaj sayılsa da bence filmin adını lekeleyen bir oyun. — MERT HEKİMCİ

Boğucu bir karanlık. Ruhunuz yoğun bir boşluğun içinde yüzüyor. Bir an kafanızın içinde binlerce düşünce geçiyor, bir an simsiyah bir boşluk beyninizi dolduruyor. Ne düşündüğünüzü, kim olduğunuzu anlayamıyorsunuz, ama acı çekiyorsunuz, hem de derin bir acı. Ama bu fiziksel bir şey değil, bütün acı ruhunuzda, vücudunuz işlevini kaybetmiş bir organ gibi karanlık düşünce dünyanızın ucunda sallanıyor. Bir an için her şeyi göze alıp bu durumdan kurtulmaya karar veriyorsunuz. Son bir çabayla sizi çevreleyen karanlığı yırtıp çıkmaya çalışıyorsunuz, acı artıyor. Beyniniz kanıyor, duygularınız deforme oluyor, ruhunuz karanlıkta kaybolmayla yok olma arasında gidip geliyor. Sizi çevreleyen bu perde sanki evrenin ta kendisi. Bütün çabanız sadece size acı vermeye yarıyor. Acı giderek büyüyor, bütün benliğinizi kaplıyor ve tam siz karanlığın bir parçası olacakken ufacık bir delik beliriyor, galiba başardınız. Hayal bile edemeyeceğiniz bir çekerek deliğin öteki yanına geçiyorsunuz ve işte o anda hayatın aslında ne kadar berbat bir yer olduğunu anlıyorsunuz. Bütün bu çabadan sonra kendinizi yepyeni ama daha derin bir karanlıkta buluyorsunuz. Boşlukta kaybolup giden yalvarmalarınız hiçbir şeyi değiştirmiyor. Başladığınız yere geldiniz. İşte bu noktada vereceğiniz karar sizin ne olduğunuzu belirler. Eğer her şeyi göze alıp bu ikinci karanlığı da aşmaya çalışırsanız siz kahraman bir aptalsınız, yok eğer durumu kabullenip hiçbir şey yapmadan burda kalırsanız o zaman da siz pasif bir aptalsınız. Sonuç: Hayat gerçekten berbat bir yerdir. Teşekkür ederim. Hayatta bana uzun zamandır tatmadığım zevk ve huzuru tattırır oldu. Onu sizle paylaşayım bari, şey sandığınız gibi sarışın ve organik değil, aksine siyah, ortasında bir delik var, üzerinde Double Density yazıyor. Etiketi DEUTEROS yazıyor. Geçen ay her zamanki gibi dergiye çıkacak bir oyunun resimlerini hazırlamak için oyunu yükledim. Amacım biraz kurcalayıp güzel birkaç grafik bulmaktı. Karşıma bir sürü ikon çıktı, onlara basmaya başladım. Aradan 5 saat geçtikten sonra ben hala bu oyunun karşısındaydım, ve artık beynimde maden isimleri uçuşuyordu. Oyun klasik bir taklidi, hatta bir rivayete göre Milenium'un devamı, siz dünyalılar olarak uzaya yayılmaya (abi insanlar çok aç gözlü ya) çalışıyorsunuz. Bunun için belirli koloniler kurup uzaylı amcalarla savaşmanız gerekiyor. Tabi her işin başı para ama bu oyunda para yok, başlıca sıkıntınız madenler. Aslında benim anlatmama gerek yok, zaten Burak oyunu açıkladı ama benim lanet çenem durmadığından ben yine de size ne düşündüğümü söyleyeyim dedim. Düşündüğüm şu: Bu oyun için ölünür ve bu oyun adamı öldürür. Diğer galaksilere ulaşılamıyor olması bizde oyunun demo olduğu izlenimini yarattı ama demo memo, bu oyunu alın, hayatınızı düzeltmez ama en azından bir süre sonra etrafınızda olup biten iğrençlikleri görmezsiniz. Bir diğer iyi oyun ise F15 II. Tam olarak simülasyon sayılmaz, ama insanı köpek gibi hırslandırıyor. Madalya ve rütbe almak için debelenirken ne olduğunu anlayamıyorsunuz. Tembel co-pilot (beyimiz oyunu yataktan takip eder) saatlerce oynamama dayanamayıp sonunda agresif girişimlerde bulunmaya başladı. Böğrüne bir maverick yiyince yerine dönüp öldürücü muhabbetlerine devam etti. Yani sizin anlayacağınız etrafta müthiş kendinizi kaptırabileceğiniz iki tane oyun dolaşıyor, ve üzülmeyin dikkat edin. Bu ay mektup seçerken çok zorlandım, çünkü bu aykiler klasik 'Bana bir oyun tavsiye edermisin' standartlarının çok daha üzerindeydi. Bayağı ilginç övgüler ve ağır eleştiriler aldığımı temeliyim. Sanırım MAC Adventure yakında bir iç savaşa sebep olacak. Ateş veya ölüm, burdayık, ve daha bir süre burda olmayı umuyoruz. İşte 'Cehennemden gelen Hüsnü'nün bu ay

LİVE İN A RUT

Selam eski dost, yüzlerce mektubumu çöpe atmış olsan bile seni tekrar aramızda görmek güzel. Nasıl yapıyorsun bilmiyorum ama kesinlikle benimcelerimi taşıyor, yazıyor ve yaşıyorsun. Yok yani, harbi harbi tepemizde (yoksa bunlar sadece ikimizin tepesinde mi?) bunca bela, dert, püsür varken bu insanlar neye gülüyor? Bunlar hiç Polaris, Blackened dinlemezler mi, hiç mi kullanılmış tuvalet kağıdı muamelesi görmemişler? Neyse senin derdin sana yetiyordur, işte sana birkaç ufak soru: 1) Hobbit'te Ring'i aldıktan sonra bir elf tarafından kapatıldığım mahzende red dragon'la beraberim ama daha fazla

2) Dağlardaki hücreden çıkamıyorum? Nightmare Eddie MAC: Önce şunda anlaşalım, ben hiçbir mektubu çöpe atmıyorum, hepsini saklıyorum. Bundan sittin sene sonra kazı yapan bir arkeolog bunları bulduğunda kafayı yesin diye. Sonracığıma eğer benimle aynı şeyleri düşünüyorsan sana acıyorum (kendime acımıyorum, ben zaten ölmüşüm), ama haklısın. Bu gülen insanlar aslında birer kuş, kafalarını sokmuşlar kuma, cici cici duruyorlar. Tek farketmedikleri kafası kumda bir deve kuşunun arkadan ne kadar büyük bir hedef teşkil ettiği! 1) Şincik açıkçası kafamı karıştırdın. Yarım saattir oturup içinde Red Dragon olan mahzen düşünüyorum. Tabi bu arada kafam düşünceden düşünceye atlıyor ben dağıldım. Eğer dark dungeon'dan bahsediyorsan burda kapı açılana kadar Wait diyip sonra Wear Ring ve SW demen gerekiyor. Yok eğer şarapların olduğu yeri kasdediyorsan burada önce beni çağıracaksın (bencillik yapma) sonra ben gelince oturup şarap muhabbeti yapacağız. Eğer içince kendini kahraman zanneden tiplerdensen hiç zahmet etme ve şunları yap: Open Barrel, Drink Wine, Climb Into Barrel, Close Barrel, Wait. 2) Hobbit'lerin boyu fazla olmadığından Bilbo yukardaki pencereye yetişemiyor. Yıllar önce benim de Keith Abimizden (adventure yazarlarının piri olur, önünde saygıyla eğiliyoruz, üstadlara ego sökmez) burda yapman gereken Dig Sand, Break Trap Door, Take Key, Wait, Say to Thorin 'Carry Me', Say To Thorin 'Open Window', Say To DIE INARUT Pek Sayın MAC, TMNT rumuzlu bir arkadaşın Nisan sayısında sorduğu soruya gözlerim zoom yaptı. Fanatik bir Manowar hayranıyımdır da... Manowar dinlemediğinizi söylemişsiniz. Ben sizin baba bir metalci olduğunuzu düşünmüştüm, yanılmışım. Megadeth'e saygım var ama Manowar'ın üstün olduğu tartışılmaz. Hiç olmazsa Manowar hayranları grup tarafından 'true metal people' ünvanına layık görülmüş bulunuyoruz. Tarafsız olarak bir dinle bakalım. Eğer dinlememenizin özel bir sebebi varsa açıkla lütfen. Sweep those dogs from our blah blah Wolah blah..... # Ahmetowar

# MAC: Bekliyorum, bir gün sen ve senin gibiler büyüyecek diye Ahmet ama bir türlü olmuyor. Siz hep aynı kalıyorsunuz. Kendi saplantılarınızla kurduğunuz garip fanatizminizle kendinizi üstün zannediyorsunuz. Hayallerini yıkmış olmak istemem ama ne yazık ki siz üstün değilsiniz, hatta bile söylenebilir. Bu lafım Manowar hayranlarına beğendikleri grup dışında bir şey dinleyenleri dışlayanlara. Şimdi senin Manowar dinliyor olman seni benden daha iyi metalci yapar mı? Saçmalama, uyan artık. Senin böyle yapman bir tek kime yarar biliyormusun, her fırsatta boğazımıza çökmeye hazır bekleyen antimetal kesime. Niye Manowar dinlemediğime gelince, şöyle veya böyle grubun bütün kasetlerini dinledim ve yarattıkları imaj bana itici geldi, bana biraz fazla Conan gibi göründüler. Ama bak ben seni Manowar dinliyorsun diye aşağılamıyorum, sen de müzik zevki senle uyuşmayanları rahat bırak.

LİVE İN A RUT Sevgili MAC, Şu anda Black Cat dinleyip coşuyorum. İçimden dansetmek geliyor. Teybin gitar soloya nasıl dayanacağını düşünüyorum. 1) Neden acid ve metal iki düşmandır? 2) F-16'da callsign'ımı nasıl verebilirim? 3) paraşütle atladığım halde hedefleri vurduğumda 9.100 başarılı oluyorum. Acaba böyle olunca görev gerçekten tamamlanmış mı oluyor? 4) Target Hit deyince hedef tamamen vurulmuş mu oluyor? 5) Silent Service'de War Patrol bölümünde doğru destroyer'i seçtikten sonra ne yapmalıyım. Ayberk Acid MAC: Black Cat mi? Hani şu büyük göğüslü zenci hanımın söylediği şarkı mı? Abi sen hangi gitar solosundan bahsediyorsun ya? O şarkıda gitar da mı var? Benden duymuş olma ama o şarkı tamamiyle Hard Rock özentisi. 1) Bugün filozofluk günümüzdeyiz galiba.

(ben sabah 5'te hep böyle olurum.) Aslında bu doğal çünkü metal ve acid (ikisine de takılan poser'ları saymazsan) ayrı toplumsal sınıflara hitap ediyorlar. Bu sınıflar zaten yüzyüze uyuşmuyor, müzik de bahane oluyor. Bir de tabi her iki camianın bazı anahtar figürlerin dolduruşuna geldiği gerçeği var. Herneyse ben kimseye düşman değilim, bana tek batan birinin yanıma gelip teybimi kısmaya kalkması, zorla kendi kasetini dinletmeye çalışması veya 'ne anlıyorsun bu gürültüden' gibisinden laflar etmesi. Bişey anlıyorum ki dinliyorum gerizekalılar, siz anlamıyorsanız bu sizin derdiniz beni rahat bırakın, defolun, dağılın... 2) Callsign'ı yollamak için C'ye basma! Onun yerine T'ye bas. 3) Sen milyonlarca dolarlık uçağı mahvetmeyi başarı sayıyorsan, evet başarılı oluyorsun. Neden bilmiyorum ama nedense bana inemiyorsun gibi geldi? Bir şey ima etmiyorum, sadece bir his. 4) Soru ciddi mi, dalga mı geçiyorsun? 5) Bu bölümde önce büyük haritayı kullanarak devriye bölgende dolaş, karşına avlayacak birşeyler çıkınca zoom yap, ve oyuna normal olarak devam et.

DIE İNARUT

Sevgili Mac, Selam! Beni tanıyorsun zaten, onun için hemen sorulara geçiyorum. 1) Future Wars'ta geçmişte parayı bulamıyorum. 25. sayı bende var, yine de bulamıyorum. 2) 40. sayıda bahsettiğin Talha Yalta'nın oyunu ilgimi çekti. Almak istiyorum. 3) Bugünlerde oynadığın bir oyun var mı, varsa adı ne, kaç disket. 4) Larry III'te oteldeki show'a giremiyorum. 20 Dolarım oluyor, adama veriyorum, adam bir şeyler diyor, ben takılıyorum, sen ne diyorsun? 5) Chip'n Dales'in oradaki mağara ne işe yarıyor. 6) Demon's Tomb'u aldım, biraz yardım etsen keşke. MUDER Ankara MAC: Dabıyatıylar seni tanıyorum Muder, bu ay bana 8 mektup mu yazdın, yoksa dokuz muydu? Bu arada ,/

64'ler buz dansı ekibi ve oda müziği orkestrası olarak sana 'Hayırlı Olsun' diyoruz. Millet, Muder Amiga almış, artık Kick Off 2 oynamak istediğinizde nereye gideceğinizi biliyorsunuz! 1) Bende de 25. sayı var, ben bulabiliyorum. Şimdi bu işi nasıl halledeceğiz, istiyorsan orada yazanı bir de heceleye heceleye oku. 2) Talha süratle efsane olmaya yaklaşıyor. İlk gönderdiği oyuna bayılmıştım, şimdi gönderdiği Conan'lı olanda dağıldım. Zanaat şaheseri ve hatta muhteşem! Yalnız geçen ay ufak bir yanlış anlama olmuş, ben oyun dediğimde bilgisayar oyunu demek istememiştim (abi beni kimse anlamıyor ya!) bu oyunlar kağıt üzerinde oynanıyor, bir paragraf okuyorsunuz, yapmak istediğinize göre bir numara seçerek başka bir paragrafa gidiyorsunuz. Tabi Talha'nın kendinin de itiraf ettiği gibi bunca emek verdiği oyuna (emek dediğim emek yani, herhalde birkaç ay uğraşmıştır) konu olarak Conan seçmek bir hata, daha orijinal olabilirdi. Talha oyunların her türlü copyright'ını devretmiş durumda, şu anda elimde hazır Conan yok ama İlim İrfan Yuvasını istiyorsanız fotokopi ve APS ücreti için 7.000 TL'yi (valla kar yok!) İş Bankası Ihlamur No: 160965'e yatırıyorsunuz (kahrolsun bürokrasi), dekontu gönderiyorsunuz ve adventure ve RPG'nin Türkiye'deki geleceğinin pekte sandığınız kadar ölü olmadığını görüyorsunuz. Ölü değil çünkü Ziya Aşkar (sana haksızlık ettiğimi biliyorum kusura bakma) aynı sistemi Amiga'ya uyarlamış. Oyunun adı 'Hırsızlık Sanatı' ve grafikleri bile var. Sistem olarak basit olabilir ama ilerisi için derin şeyler vaad ediyor. 3) Bugünlerde P.Page yiyorum, P.Page içiyorum, heryerde P.Page görüyorum, P.Page kusuyorum, P.Page, P.Page, P.Page, P.Page. Cahallar için P.Page sayfa hazırlama ve MAC'e kafa yedirme programıdır, ve bu konuda çok başarılıdır Ama umarım bu kadar eziyet sonunda

4) Şimdi ben bunu 40. kez mi parayı ver diskette, ben bunu bi daha soranı çok fena döverim 5) O mağradaki çiçekler hile olabilir di mi! 6) Bir gün tatile çıkarsam, çok uzağa gidersem, yanıma alacağım ilk biri bu oyun olurdu. Diğeri de PP: (alışkanlık yapıyor abi, önümde ekranı zangır zangır titreyen bir mezsem kendimi çıplak hissediyorum) Şimdi ilk olarak tavandaki damlayı mumla kapat, sonra defteri sandığın olduğu torbaya koy, torbayı kapat, kovaya koy, duvardaki zımbırtıyı hepsini lahit'e koy, lahit'i kapat, yine parmağınla 'aha işte burdalar' lahit'i göster ve ateşlerde cayır cayır

LİVE IN

MAC, daha önce sana bir mektup yazmış ve o mektuba sevgili diye başlamıştım. Üzülerek söylüyorum, sana ve köşene olan sevgimi kendi ellerinle yok ettin. Sebebi mi, bu sana 3. mektubum ve hiçbiri yayınlanmadı. Buna karşılık her ay belirli kişilerin mektupları yayınlanıyor Bazen onların bu ayrıcalığa nasıl sahip olduklarını düşünüyorum, ve sanırım biliyorum, büyük bir ihtimalle m: dinliyorlar, arada sana kaset gönderiyorlar sana rüşvetçi demiyorum... 1) Bir arkadaşım 64'te Police Quest çıktı diyor, doğru mu? 2) 64'te Shadow of the Beast geldi ve aldım, hani açıklaması? 3) Uğraşıyorum, ama Fish'te bir türlü başarılı olamıyorum. Bu oyunu açıkladıysanız kaçıncı sayıda? Kaan Keklik MAC: Öyle veya böyle, sen bana rüşvetçi diyorsun. Ben sana kızmıyorum, anlaşılan seni fena üzmüşüm. Mektubunun acı dolu anlatımı (abi bu duygu sömürüsü ya) beni kahretti. Ama yanılıyorsun. Biliyorum Ziya ve Orkun'un mektupları diğerlerine göre daha sık ben bu yüzden Apo Abi dahil olmak üzere bir sürü kişiden tepki alıyorum. Ama Ziya ve diğerleri bana köşe ilk açıldığından beri yazıyorlar, (o zaman bir sayfaydık be, logomuz bilem yoktu) aramızda bir yakınlaşma var. Ama sende aynı ısrarla yazarsan bakarsın bundan bir sene sonra birileri niye hep Kaan'ın mektupları çıkıyor diye şikayet ediyor olur. Yayınlanmasa bile bütün mektupları okuyorum, bu da böyle biline.

1) Bunu cevaplamam için bana bir kaset göndermen gerekiyor. Parasını seni kafalayan arkadaşını döverek alabilirsin. 2) Piyasadaki Shadow of the Beast tam çalışmıyor, ama Mert derin çabalardan sonra kartuştaki orijinal'ini aldı. Çok yakında (gelecek ay mesela) çözümünü bekleyin.?? 3) Üzgünüm, iki sorudan sonra her soru için bir kaset alıyoruz. Ben sana rüşvet olarak 16. sayıyı yollardım, ama adresin zarfta kalmış, zarf çöpteymiş, çöp gitmiş, sen iyisi mi adresini bana bir daha yaz, ama allah için karanlık ruhumu daha fazla karartma! DIE IN A RUT Sayın MAC, İki aydır Larry3'le uğraşıyorum ve artık kafayı yiyeceğim. Acaba bana Larry3'un bir açıklamasını yada püf noktası yazabilirmisiniz. Cem Gökçek MAC: Hayır LİVE IN A RUT Sevgili MAC, Yanılmıyorsam bu sana yazdığım 6. mektup, hiçbirini cevaplamadın. Ben Eskişehir'deki en sadık okuyucunuzum. Artık bu mektubumu da yayınlamazsan bir daha mektup yazmayacağım. 1) Gold Rush'ta gemiye binmek için ne yapmalıyım? Banka numarasını nerden bulacağım? 2) masadaki kıza içki ısmarlamaya çalışıyorum, you are not close enough diyor. 3) Saç modelin inanılmayacak derecede hoşuma gitti. Teoman MAC: Tamam Teoman, mektuplarını yayınlamadım, ama Eskişehir'den kalkıp dergiye kadar gelip bana psikolojik baskı yapman bence biraz abartıydı. Mektuplarının yayınlanmamasının asıl sebebi ismin, senin ismin faul (bunun niye böyle olduğunu bazı insanlar bilir bazı insanlar bilmez, bilenler bilmeyenlere anlatmasın). Yine de bezdirici taktiklerin sayesinde bu mektubunu yayınlatmayı başardın. 1) Bunu bu sayıyı alarak öğrenebilirsin, ama bu yazıyı okuduğuna göre zaten dergiyi almışsın (Apo Abi zengin olduk). şimdi önce benim yazıyı okumayı bitir (Önce MAC LAN!) sonra 36. sayfayı aç ve oku.

2) Abi hayatta yanlış kıza takılmak herzaman hüsranla sonuçlanır. Bu lafım sen ve bütün Teoman'lara. Sen ya yanlış kızla uğraşıyorsun, yada öncelikle kızın yanına oturmuyorsun. Zaten bu kız bölümü halledilmeden de oyun bitiyor. Sapıklık yapmayı bırak, adam gibi oyununu oyna. 3) You nuttin' yet!

DIE IN

MAC! Anlaşılan mektuplarıma cevap almak için şöyle bir taktik uygulamalıyım: Ben aslında bir acid'ciyim. Fakat sen bu mektubu yayınlamazsın, çünkü sadece metal'cilerin mektuplarını yayınlarsın. Hehe! Kıl oldun di mi? 1) Escape From Alcatraz'dan ipucu ve harita isterim. Eee duyduğuma göre orijinalinde harita varmış. Diyordum ki yani, şey, sen hani falan işte. Başar TUNA, Ankara MAC: Evet mutlu oldun mu? Aslında sorunun cevabını bilmiyorum (hangi oyundan bahsettiğimizi bile bilmiyorum), mektubunu buraya koymamın sebebi isminin ve yaşadığı yerin bende bazı çağrışımlar yapması. Eğer aranızda Ankara'da yaşayıpta Tuna Darılmaz adında bir homo-sapien tanıyan varsa ona benim telefon no'mu (159 70 63) iletsin. 4 sene önce başıma bir bela sardı, sonra kaçtı gitti. şimdi gelsin de yardım etsin. LİVE IN A RUT Sevgili MAC, 40. sayınız bence tam kelimeyle hiper. Tam bir Avrupai havası var. Yalnız önceki sayıda verdiğin şifreyi başta sayın Apdurrahman Pala olmak üzere bütün okurlara söylüyorum: A. A. A, A, G.M, P.T.D.K.Y.B.B.P. V.D.K. S.B. Y. D.D.D.Y. 1) SON SAYFA ve Prof. Trouble hakkındaki düşüncelerin neler. 2) Gersha hakkında bilgin var mı? (İlgimi çekti de) 3) Lemmings2 var mı? Tolga ZAC, İstanbul MAC: 40. 41. sayıda uçuyorlar (umarım), ama bu Avrupa lafına gıcık oldum. Ne demek lan, bizim kendi standartımız yok mu, burda güzel olan herşey Avrupa veya Amerika'ya göre mi ölçülecek. Önce delirtiniz, sonra zorla milliyetçi yapacaksınız.

1) Son Sayfa'ya bulaşmak tehlikeli. Şimdi burda bir şey söylerim, deponun önünden geçerken boğazım kesilir. (Tuvalete gitmek için ordan geçmek lazım.) Prof. Trouble'la gelince aslında yararlı, ben disk formatlamayı geçmeyen teknik bilgimle size pek yardımcı olamıyorum, bari ordan yararlanırsınız. Ben asıl diğer garip köşelere gıcığım, Seka, dos falan, Allah için söyleyin, yararlanıyor musunuz? Eğer sizin işinize yaramıyorsa biz zaten ne anlatıldığını anlamıyoruz, kaldırırız, bari adventure köşesi genişler. Bahadır dur yavrum, sinirlenme, valla şaka yaptım, abi Seka benim favori köşem ya, Move#1 Add.b #1,d0 cmp.b #20, d0 abi ya. 2) İlgini çekmesi gayet normal, her genç bu devreden geçer, ama sonra bunun da hayatın iğrenç tuzaklarından biri olduğunu anlarsınız. Açıkçası pek bir bilgim yok, yeterince bilgim olmayan bir diğer oyun ise Neuromancer. Bu oyun hakkında yardımlarınızı bekliyorum. 3) Umarım yoktur, ben daha birincisinin şokunu yeni yeni atlatıyorum.

DIE IN A RUT

Hey dostum, Üstüne kola döküp millete attığın disklerden biri kafama çarptı. Biraz dikkatli ol, sana tam 10. CD gönderecektim fakat kafam yarılınca fikrimi değiştirdim. Ummadık disket baş yardı gördün mü? Pirates'ı oynuyorum (dum), Wings'i oynuyorum(dum), ikisi de ReadWrite Error veriyor. 1) Pirates'ın tam çalışan iki diskini bana yollarsan sana 1 CD ile ödeşiriz. 2) Pirates ne zaman bitiyor, bütün aileyi

| KREATOR Ebed | This war o This future si Existence ends TE Apocalyose One byone İP As cities fall As cultures As hopes Turns into your "| You know that's nothing to say Mankind needs | | The population Doomsday has As the world Try to too late

Fire and pair Now the time to the planet rm Thanx to Eva topluyorum, yine de bitmiyor. 3) F-19 Stealth nasıl fotoğraf çekiliyor? 4) Destroyer'de hasar gördüğüm zaman nasıl tamir edebilirim? Cenk BİRŞEYLER, Biryerler MAC: Ne biçimiş bu ya, benim para bitimim CD'mi, niye her bir şey isteyen karşılığında CD öneriyor. Siz bu işi biliyorsunuz, doğru yoldasınız, devam edin. 1) Aslında gayet cazip bir teklif ama Allah için söylermisin adresini yazmazsan sana nasıl disk yollayabilirim! 64'ler Tekrar Müdürlüğü olarak tekrar ediyorum, adreslerinizi zarfa değil, de tarih yazarsanız iyi olur. Yani dilekçe kuralları koymuyorum, mesela mektubunuzu görüyorum, tarihe bakıyorum, aradan 6 ay geçmiş. İçimi derin bir vicdan azabı kaplıyor falan filan. 2) Rivayete göre Pıratestam olarak asla bitmiyor, yükselip duruyorsunuz, şu anda tepemde duran Bahadır'ın dediğine göre 100 üzerinden 130 bile almak mümkünmüş. 3) Öncelikle uçakta bir fotoğraf makinası bulunması gerekiyor tabi ki. Daha sonra hedefe gidiyorsun, yeterince yaklaşınca kapakları açıyorsun (8), sonra kamerayı armlıyorsun. Kamerayı gösteren işareti hedefi gösteren işaretin üzerine getirerek RETURN'a basıyorsun. Bu arada TrackCam'i takip ederek resmin nasıl çıkacağını görebilirsin. Eğer başarırsan Target Photographed yazısı çıkar. Eğer başaramazsan geri dönüp baştan deniyorsun. 4) Motor, dümen gibi hasarlar otomatikman tamir oluyor, ama bu biraz zaman alabilir, onun için F8'le zamanı hızlandırmayı deneyebilirsin. Daha ağır hasarlar için dost bir limana gitmen gerekiyor. Bu arada umarım aynı oyundan bahsediyoruzdur, benim anlattığım Advanced Destroyer Simulator (U.S.Gold). LİVE İINA RUT Sevgili MAC, Bir ay önce Amiga aldım. Daha önce Laser, Spectrum, C-64 kullanmış biri olarak biraz bu konularda deneyimliyim. Spectrum dedim de, benim de ilk adventure'ım The Hobbit'ti. Şu anda Larry III'le uğraşıyorum. İşte sorularım. —— la nedir. 2) Fawn adlı dilberi bir türlü otele götüremedim. 3) Restore edip oynayınca kız otelde oluyor ama bu sefer de şarap bulamıyorum. 4) Power Monger'da kayığa binemedim. Ayrıca mancınık ve diğer aletleri nasıl satın alacağız?

5) Yine PowerMonger'da Send Message seçeneği nasıl kullanılıyor. 6) Escape From Colditz'de nasıl tünel kazacağım? Kerem, Ankara MAC: Laser ve Spectrum ha, bilgisayar köleliğine giden yolda (biz onların köleleriyiz aslında) aynı yerlerden geçmişiz gibime geliyor. Benim hiç

Taserim olmadı ama Retab'da (nerdesin 1) Lefty'nin barındaki kapıyı açan parola Mustafa abi?) bir tane vardı. Her türlü acısını çekmiştik. 1) Kapıyı açan parola tuvaletin duvarında yazıyor. Sadistlik olsun diye söylemiyorum. 2) Bu hatunu memnun etmek için şunları vermelisin: Yüzük, çiçek, şeker. Ve sonra onunla dans ediyorsun 3) Cik cik, başkasının save'inden oynamak ha. En aşağılık davranışlar arasında ikinci sırayı falan alır herhalde. Birincisi neydi unuttum, ben hep yapardım ama neyse. Şarabı bulmak için öncelikle kendi çabanla oraya gel, sonra radyoyu aç, buradaki numaraya telefon edip şarabı balayı odasına getirmelerini söyle. Sonra biraz sado-mazo ilişki için hazırlan, 4) Bunun için resign game seçeneğini seçmelisin. Bu seçenek save game, load game falan onların yanında. Bu aletler ilk dağınıklığının kurbanı olmamamak için geçilmemeye çalışılacaktır. (valla, söz!)

Katılma şartları: 1) Resimler Amıga'da Deluxe Paint İli, 64'te Koala Painter formatında olmalıdır. 2) Resimlerin ana fikri Metal olmalıdır. Mavi göğün altında sakin sakin otlayan koyun resimleri yarışmaya dahil edilmeyecektir. 3) Eğer diskinizi geri istiyorsanız mektubunuzla beraber üzeri pullanmış ve adresinizi taşıyan boş bir zarf göndermelisiniz.

âdada onlar daha sonraki

4) MAC'in tarihe geçen kaydederken hem kendi isminizi hem de resminizin ismini kullanın. Örnek: Eddie by Mehmet Cartcurt 5) Ödüller resmin kalitesine, ve Apo Abi'nin (sponsorumuz) cömertliğine göre değişecektir. Ama genel olarak CD, Plak, Kaset, T-Shirt, Kolye, Küpe gibi Metalik malzemelerden oluşacaktır. 6) Kendinizi fazla zorlamayın ama resimlerinizi en geç 15 Eylül'e kadar bize ulaştırmaya çalışın. 7) Allah için namuslu olun ve digitize, araklama resimler göndermeyin.) Megadeth veya Vic Rattlehead'lı resimler gönderenlere torpil adalarda çıkacaklar. 5) Bu seçeneği kullanmak çok kolay. Önce çok çok zengin bir baba bulunur. Sonra aynı çok çok zenginlikte babası olan bir arkadaş bulunur. Bu çok çok zengin babalar kafalanarak iki adet modem aldırtılır ve villaların arasına telefon hattı çektirilir. Böylece Send Message seçeneği kullanılabilir. 6) Bu oyunda aslında tünel kazmıyorsun, sadece daha önceden kazılmış tünelleri ağzını açarak onları kullanıyorsun. Dikkat edersen bazen yerde başka renklerden oluşmuş bölümler var. Bunları kazabilirsin. Eğer toprak üzerindeyse kürekle, betondaysa kazmayla (hayır bizim Cenk değil), tahtadaysa testereyle bu delikleri açabilirsin. Sonra mumu kullanarak içeri girebilirsin. Tabi tüneller şak diye dışarı açılmıyor, oralarda da bir süre dolaşman ve uğraşman gerekecek. Lanet olsun, az daha Laneth'den bahsetmeyi unutuyordum. Farkındaysanız LANETH Türkiye'nin ilk ve tek Underground metal dergisi. Geçenlerde onlarla ilginç bir görüşmemiz oldu. Size söyleyebileceğim eğer ana gençlik dergilerinin Metal sayfaları size kısa ve yapmacık geliyorsa Laneth'de kaybolmuş bir cenneti bulacaksınız. Şu anda fotokopiyle çıkıyorlar, ama yakında ofsete geçmeyi düşünüyorlar. LA-NETH 5000 TL ve her ay başı çıkıyor. Üstüne üstelik sansür de yok, yani ben kendimi tutmak zorunda kalsam bile onlar ağızlarına geleni söyleyebiliyorlar. Tek şikayetim LA-NETH sadece metal spectrum'un en ucuna hitab ediyor. Speed'den öncesi ise onların gözünde aşağılık ve geri. Eğer siz de bu bölüme dahilseniz LA-NETH tam size göre. İsteme ve yazışma adresi PK:27'ydi sanırım ama siz bana güvenmeyin, önce bir kontrol edin. Şimdi ben gidiy, uykusuzluk, dehidratasyon, pessimism, bunalım ve popomdaki tekme izi yüzünden öliy. Siz bu arada kendinize iyi bakiy ve bana yaziy, sonra ben geçirip size cevap veriy, bu iş böyle süriy gidi Bitti (Sanan çok yaniliy) Murat 'Screwed' ADANÇ Maşuklar Yokuşu 2/2

80690 Beşiktaş, Istanbul

a

Li

Merhabalar ! Nasılsınız? Gözlerim dışında ben gayet iyiyim . Prowrite'ın başında yazı yazmaktan gözlerim iyice rahatsızlandı Evet gelelim oyunumuza... Sim City'i herhalde bilirsiniz Sim City'de boş bir bölgeyi alıp büyük bir şehir meydana getiriyordunuz . Bu program Amerika'da üniversitelerde şehir planlamacılığında ders olarak okutuluyor . Moon base ise Sim City'nin ticaret ilavesiyle aydaki uygulaması... Bu arada Sim city'nin future ve ancient disklerini almanızı tavsiye ediyorum . Yıl 1992 Amerika ay kolonisini kurma görevini size veriyor. Ama ne görev!? Bomboş ay yüzeyini üretim yapan , İnsanları için yaşanacak yer yapmak zorundasınız. Oyuna başlamak için yukarıdaki File menüsünden " NEW " komutunu seçiyorsunuz Burada bilgisayar ay yüzeyini oluşturuyor. Burada çok kraterli ve engebeli yüzeyleri seçmemenizi tavsiye ederim . Tekrar new komutunu kullanarak başka yüzeylere bakabilirsiniz Yukarıdaki menülerden açıklamaya başlıyabiliriz 1) File : Bu menüden koloninizi save edip , save edilmiş kolonilerinizi yükleyebilirsiniz Ayrıca New komutu da bu menüde . 2) View : Zoom out seçeneği ile bütün haritayı görebilirsiniz ve esas görüntüyü istediğiniz yere götürebilirsiniz . Burayı sık sık kullanacaksınız çünkü bütün ay yüzeyini ve İnşa ettiğiniz üniteleri sadece buradan görebilirsiniz 3) Markets : Bu menüden piyasanın durumuna bakıp , satışlarınızı gerçekleştiriyorsunuz . A) Sell : Burada satma işlerinizi görüyorsunuz , Ürettiğiniz maddeler bir liste halinde çıkıyor ve istediğiniz Maddeyi satabiliyorsunuz . Tabi ki önce bu Maddeleri üretmeniz gerekiyor . Üretmeden daha ileride sözedeceğim B) History : Maddelerin son yıllardaki fiyat değişikliklerini içeren grafikler çıkıyor. Fabrikalarınızı buraya göre kurmanızı tavsiye ederim . C) Demand : Piyasanın hangi maddelere ihtiyacı olduğunu gösteren bir şema çıkıyor. Bunun sayesinde piyasanın isteklerini öğrenip fabrikalarınızı bu alanlara yöneltebilirsiniz . 4) Set-up : Buradan formaliteleri ayarlarsınız. A) Animation : Uzay gemilerinin inmesi ve maden çıkarıcılarının hareket etmesi gibi tek tük animasyonlar var . Bu seçenekle bu animasyonları izlemezsiniz B) Sound : Oyunda sample edilmiş çok güzel konuşmalar var . Bu seçenekle oyunu bir sağır gibi oynarsınız. C) Speed : Oyunun hızını bunla ayarlarsınız . Slow, Medium , Fast yani oyunun tam üç adet hizi var . Bence en mantıklı hiz Medium 1) Operations: Oyunun nerdeyse en önemli menüsü . Nüfusunuzu , gelir giderleri ve bütçeyi buradan ayarlıyorsunuz A) Population : Sim city'nin aksine moonbase'de koloninizin nüfusunu kendiniz belirliyorsunuz , Soldaki çizelge barın-

Ma kapasitesini gösterir . Yeşil olduğu sürece sorun yoktur . Oklarla nüfusu ayarla- Mak sizin elinizde olduğu için bunu kırmızı yapmamanızı tavsiye ederim , sa işçilerin şikayetlerine maruz kalıyorsunuz . Sağdaki ise iş kapasitesini gösterir Bunu kırmızı yaparsanız tesislerinizden tam verim alamazsınız. Bu iki göstergeyi de yeşil tutun . Yoksa işçlerden her türlü muhalefetle karşılaşabilirsiniz . B) Productivity : Üretiminizi buradaki grafikten görebilirsiniz . Buradan devamlı üretimi kontrol etmek çok önemli , çünkü aksaklıkları tespit edip çok geç olmadan müdahele edebilirsiniz . C) Power & Thermal : Koloninin elektrik ve ısı durumunu bu göstergelerden bakarsınız Zaten bu kaynaklar yetersiz kalırsa alarm olarak iğrenç ve son derece rahatsız edici bir ses duyuluyor. D) Budget : Buradan bütçe ile ilgili işlemleri yaparsınız." Resupply Percentage Vi ayarlarsınız. Bu , üs için gerekli maddelere yapılan harcamanın oranıdır. Bunu çok düşürmeyin , çünkü işçileri karşınıza alırsınız. Üretime başladığınızdabu oran

BASE The Lunar Colony

kendiliğinden düşecektir . E) Annual Report : Bütün yılın değerlendirmesine bir göz atmak için bu seçeneği kullanabilirsiniz . Bu çizelgeden bütün gelir ve giderlerinizi görebilirsi: 'z . Yalnız dikkat etmeniz ufak bir nokta var . Bu çizelge Resuppiy oranının 96100 olarak ödendiğini farz edilerek hazırlanmıştır. Gelelim oyununun yan menülerine ve önemli ipuçlarına... Oyununun başında tek geliriniz NASA 'dan gelen para yardımıdır. Eğer hiç bir şey yapmadan iki , üç yıl beklerseniz , paranız epey yükselir . Daha sonra rahatça koloninizi kurabilirsiniz . Yandaki menülerde kurabileceğiniz çeşitli tesisler vardır , Bütün oyunun kaderini doğru tesisleri doğru zamanda kurmakla lehinize değiştirebilirsiniz . Buradaki menüleri yukarıdan aşağı açıklamaya başlıyoruz : 1) Burada kurabileceğiniz değişik fiyatlarda ve kalitede ay sakinleri için yerleşim birimleri mevcut . Bunlar : A) SSCM ( Space station common modüle ) : Fiyatı en ucuz yerleşim birimi , fakat kapasitesi çok az ve çok yer kaplıyor . Yerleşim birimlerini yaparken birleşme noktaları birbirine geçmesine dikkat edin . Zira bu sizi bir çok zahmetten kurtarıyor . Teker teker her birime ayrı elektrik ve ısı bağlatısı yapmaktan kurtarıyor. Birine bağlamanız yetiyor . Bu bağlantıları çok daha detaylı olarak ısı ve elektrik menülerinde anlatacağım . B) Inflatable Habitation Module :Bu SSCM'nin bir gelişmişi ve bence en kullanışlı yerleşim birimi . Hem daha az yer kaplıyor,

imulator

hem de kapasitesi daha çok C) Advanced Habitation Module : Bu yerleşim en gelişmiş mi için çok (4500 mangır kadar !) ve deve gibi yer kaplıyor . Ancak kapasitesi oldukça yüksek D) Recreation Center : Ay sakinleri nerde eğlebilecek? ; â nerde toplanıp , sohbet edecek? Vatandaş eğlenecek | İ recreation center 'lar bunun tam yeri . Bu tip tesisler işçilerin morallerini yükseltir ve bunun sayesinde işçiler aydaki yaşama şartlarından şikayet edip , ikide birde grev yapıp başınızın etini ka E) Hotel : Hotel yararlı bir tesis . Çün- ><” kü nüfusunuz belli bir noktaya ulaştıktan sonra hotel iyi para getiriyor . Yalnız ekonominizi yoluna koymadan bu tesisi yapmanızı tavsiye etmem 2) Bilimsel araştırmalar ve bilimsel tesisi bu menüde bulunuyor . Bunlar çok gerekli , çünkü hiç beklenmedik anlarda buralardaki adamları yararlı buluşlar yapıyorlar A) Science Lab : Fiyatı gayet makul olan ve çok az labaratuarlarda bilim adamlarınız araştırmalarını gerçekleştiriyorlar . Fakat bu tesisin acil olarak yapılması gerekmiyor . Fakat yapmanız ileride size yarar sağlıyor. B) Astronomy : Bununla bir tele- | skop kuruyorsunuz . Bu kısmen uzay araçlarının aya düşmesini E önlüyor . Bir uzay gemisi - düştüğü zaman çıkan sample edilmiş konuşma çok güzel . Tabi ki uzay gemisi düştüğü zaman pek hoş olmuyor , çünkü 10000 papeliniz kuş olup uçuyor C) Exploration : Ay yüzeyinde maden araştırması ve inceleme yapmak için bunu kullanıyoruz . Helium genellikle 0.03 oranında bulunuyor . LLOX ise oksijen oluyor ve oranı yüzde 44 ve 29 değişiyor . Eğer inceleme yaptığınız yerde özel bir durum varsa bu da size bildiriliyor . Üretiminizin çoğunu madenlerden sağlayacağınızı düşünürsek exploration'ı bol bol kullanacaksınız. Zaten fiyatı sudan ucuz !? (oyun ayda geçtiği için su en pahalı maddelerden biri .)(Kusura bakmayın biraz ufak olduğundan grafik yok-MAC) D) Greenhouse : Yiyecek üreten tesisler kurarsınız - Bu sizi epeyce kar ettirir . Resupply masraflarına gerekli maddelerin ve araçların yanında yiyecek de dahildir . Böylece yiyeceğe artık para vermezsiniz 3) En önemli yan menülerden biridir . Maden çıkarmak ve üretmek için kullanılan tesisler buradadır . Üretiminize bu tesislerle başlamanızı tavsiye ederim Elektrik ve ısı bağlantılarını yaptığınızda bunlar hemen çalışmaya başlar . Maden çıkaranları sağ - sol doğrultusunda çalışırlar Genelde belli zamanlarda bu tesislerde çalışan işçiler kötü şartlardan şikayet ederek grev tehditi yaparlar ve kısa sürede greve giderler . Genellikle bir daldaki işçiler greve gittimi diğer işçiler de greve katılırlar. 1 - 2 ay sonra işçilerle antlaşma sağlanır ve tekrar üretime başlarsınız.

A)LLO X Plant : Bu tesis oksijen üretir Bu tesisi kurduğunuz yerdeki LLOX miktarı önemli değildir Yalnız çok elektrik ve ısı kullanır . Fiyatı da çok ucuz değildir (hatta hiç ucuz değildir!) , Fakat üretimi sayesinde oksijen ihtiyacınızı karşılar ve fazlasını da satarsınız. Yalnız hiç bir zaman elinizdeki X un hepsini satmayın . Çünkü üssünde LLOX 'a ihtiyacı var

B)LLOX Miner O Xçıkarırsınız. Exploratlon seçeneği ile değerli LLOX yataklarını belirleyin . Araç sağ - sol doğrultusunda önüne bir engel çıkana kadar çalışır. Engel çıkarsa tekrar geri döner Fiyatı ucuzdur , ayrıca elektrik ve isiyaihtiyacı yoktur . Fakat üretimi LLOX plant 'e göre azdır. Bir de kurduğunuz yerin sağ - sol doğrultusunda engebesiz olmasına dikkat edin

C) HE3 Plant : Helyum üretir İlk başta bu hiç bir işinize yaramıyor. Daha sonraları bilim adamlarınız HELYUM "la çalışan reaktör icat ediyorlar. Piyasada bunun fiyatı çok düşük İşleri yoluna koymadan pek işinize yaramaz. Bu da aynı LL O X Miner gibi sağ - sol doğrultusunda çalışıyor. D) H20 Plant : Su üretir ( hoh hoyt , bilmiyodunuz sankim ) . Bu da çok elektirik ve isı harcıyor . Fakat her zaman su piyasada iyi para ediyor ve bu aleti almazsanız çok paranız gidiyor 4) Bu menüde yapabilecekleriniz şunlar : A) Bulldozer : Bununla ufak bir el hareketiyle milyarlık tesisleri yok ediyorsunuz .Çok zevkli ama gel gelelim paracıklarınızdatelef oluyor . Ayrıca bir karelik yok etme 100 birim paracığınızamal oluyor . Bu biriminde milyon dolar olduğunu var sayınca ...

eleri için ( grev durumu, Jemokratik ülke ) bu şart. “Elektrik ve ısıbağlantısıolmadan çalışmıyor.

C) Maintainence : Bu biim Üssünüzün ( kurduğunuz yer bir üs ) ge bakımınısağlayan ünite Bunu kurmazsanız üssün bölümlerinde ısı birikiyor ve patlamalara sebep oluyor . D) Roads : Yol çok pahali. Yolların pek ya: Tarı olduğu söylenemez . E) Landing Pad : Bu ilk kurmanız gereken tesis . Yoksa uzay araçları ay yüzeyine düşüyor . Teleskopla bunu kurduğunuz zaman hiç bir araç düşmüyor ve paracıklarınızcebinizde kalıyor.

5) Bu bölüm üsdeki ısı bağlantılarını kurmanıza yarıyor. A) Pipes : Isı transferine yarıyor. Binaların yanında çıkan üçlü ve ya ikili girişlere bağlanıyor . Bağlandığı zaman girişte yeşil! yanıyor ; bu da B) Radiators : Bunlar ısı üretiyor . Isı borularını bunlardan çıkarıyorsunuz. Üsde isi elektirik kadar kullanılmıyor. Böylece bunlardan çok kurmanız gerekmiyor. 6) Bu bölüm elektirikle ilgili A) Photoelectric Array : Bunlar güneş enerjisini elektiriğe çevirerek enerji üretiyorlar . Fakat kapasiteleri çok az . Fabrikaları ve maden işletmelerini ihtiyaçlarını karşılıyamıyorlar. Buna nazaran fiyatları daha düşük B) Power Cable : Bunlar elektirik kabloları oluyor . Yine aynı girişlere sokulup taşınılıyor. Bu bağlar zaman girişte kırmızı işik yanması geri 4 C) Fission Reactor : Bunlarda fizyon yoluyla ( E soğuk füzyonla alakası yok ) elektirik üretiyor Kapasitesi daha fazla. Tabikim parası da daha fazla oluyor D) Fusion Reactor : Oyunun ilerleyen yıllarında bilim adamlarınız HE3 ile füzyonu bulmadan bundan kuramıyorsunuz . Fakat kurduğunuz zaman çok karlı oluyor , Çalışması için Helyum Plant " inizin olması şart. 7) Fabrikaların olduğu ikon .Buradakiler : A) Materials Manufacturing : Burada eşya üretiyorsunuz . Aşırı elektirik ve ısı çekiyor . Ayrıca çok pahalı . Fakat üretime geçtiğiniz vakit size çok para kazandırıyor guz B) Electronics Manufacturing Bundan kurmanız için 50000 papel B Reş Oyu- $ sonlarına doğru ( sıkılmaya başladığınız zaman ) bunu kurun . Gelelim oyuna ilk başlayanlar için yapılması gerekenlere 4,5 sene bekleyin A yardımlarından paranız iyice artsın Oyuna Landing Pad kurarak başlayın . Daha sonra yerleşim alanlarını kurun . Communications ve Maintaince '1 kurmayı ihmal etmeyin Enerji yerlerini kurun . Isıyı ayarlayın ve üretim Plant 'lerine geçin . Böylece ham oyuna ısınır, hem de fazla yorulmazsınız İşçiler ikide bir greve gidiyorlar . Onların dediklerini dikkate alın Sim City nin ortaya çıkardığı geniş potansiyeli kullanan güzel bir oyun olan MOON-BASE her stratejiciyi tatmin edecek düzeyde güzel ve geniş bir oyun . Grafik bakımından biraz zayıf ama efektler ve sesler bayağı güzel , Almanızı tavsiye ederim

HÜROL AYAZ

GRAFİK 9569 SES - MÜZİK 977 OYNANABİLİRLİK 985

GENEL 9.83

LL.

Merhabalar. Geçen ay öğrenmeye başladığımız conditional (Codition Code registreinin durumuna göre değişebilen), branch (dallanma) komutlarının bu ayki bölümü karşınızda geçen ay Bcc ve Scc komutu dışındakitüm dallanma komutlarını öğrenmiştik. Bu komutlarında Assembler dilindeki en önemli yeri tuttuğunu söylemiştik. Ayrıca geçen ayki köşemizde çıkan Bcc komutlarının türlerini ve bu tür dallanma komutlarının mantık eşitliklerinin verildiği tabloyuda bu ayki köşemizde bulabileceksiniz. Şimdi komutları açıklamaya devam ediyoruz. Bec KOMUTU : Bcc (Branch According to Condition Code) bu komut Cmp komutuyla oluşturulan bir karşılaştırılma ortamında Condition Code'a göre belirtilen bir yere dallanmayı sağlar. Bütün assembler programlarındaki mantık ortamları bu komut üzerine dayandırılmıştır Bu komutlarda BOOLEAN eşitlikleri denen mantık eşitlikleri üzerine dayanır. Bu eşitlikleri (TABLO 1) de görebilirsiniz.Bcc komutu relative bir komuttur ve -32767 ile -32768 byte ileri yada geri gidebilir. Fakat 4-127 ile -127 byte arasında ki dallarmalarda

Bcc komutu bir word olarak işleme sokulur. Normalde Bcc komutu iki word olduğundan birinci seçeneği kullandığınızda programınızı hızlandırmış olursunuz Örnek: CMP.L d0.d1 ; karşılaştırılma işlemi BEQ LABEL ; dallanma işlemi Bu örnekte d0 ve d1 registerlerinin 32 bitide birbiriyle karşılaştırılır İkinci komut ise, d0 ve d1 registerlerinin eşit olma durumunda LABEL adındaki program labelina dallanmayı gerçekleştirir. Eşit olmama durumunda ise BEQ LABEL komutundan bir sonraki komuta atlanarak program akışı devam ettirilir. Scc KOMUTU Scc (Set According to Condition Code) komutu ise Bcc komutu ile aynı yapıda olup tek farkı, eğer yapılan karşılaştırılma ve Scc komutu ile verilen durum doğru çıkmışsa Scc komutunda bulunan effective adres 1 yapılır. Aksi halde effective adress 0 yapılarak akışa devam edilir. Örnek CMP.L d0,d1 ; karşılaştırılma işlemi SEQ d0 ; Scc komutu Bu örnekte, görüldüğü gibi d0 ve d1 registerleri birbirleriyle karşılaştırılıyor ve eşit olma durumlarında d0 registerinin ilk 1 yapılır eğer d0 ve d1 eşit değilse d0'ın ilk byte'ı 0 yapılarak programa devam edilir. RELATİVE : relative deyimi bir komutun -32768 ile 32767 arasında sınırlı olduğunu daha ileri yada daha geri bir program label'ına ulaşamayacağını belirtmek amacıyla kullanılan bir assembler terimidir. BRA, BSR, Bcc gibi komutlar relativedir. Eğer bir programda belirtilen sınırların dışında bir label'a atlama yapmak istiyorsanız JMP, JSR (Bkz. 40. sayı) gibi komutları kullanmalısınız. Bu komutlar relative değildir. NOT : Bu ve bundan önceki sayıda verilen komutları (TABLO 1) ile birlikte incelerseniz daha kolay anlayabilirsiniz. Şimdide sırada makinemizin tüm hafızasında bulunan bitleri nasıl kontrol edebileceğimizi ve bu işlemlerle ilgili operasyonları öğreneceğiz. Yazı dizimizin bu bölümünde, BCHG, BCLR, BSET ve BTST komutlarını öğreneceğiz. BCHG KOMUTU : BCHG (Test Bit and Change) komutu, verilen effective adresin belirtilen bitini kontrol eder ve eğer kontrol edilen bit 0 çıkarsa, zero flag'a 1 değeri yazılır. Daha sonra belirtilen bit

Oise 1, 1 ise 0 olarak değiştirilir. Bu tür bit komutları da CMP yada TST komutu gibi Becc komutunun yardımını kullanarak çalışırfakat bu komut sadece zero flag'ı etkilediğinden sadece BEO ve BNE komutları kullanılmalıdır Örnek : . BCHG #6,$bfe00 BEO rutin Örneğimizin ilk komutunda $bfe001 adresinin 6. bitinin O olup olmadığı kontrol edilir. Eğer 0 ise zero flag biti 1 yapılır. İkinci komutta ise zero flag kontrol edilir ve bu bitin 1 olduğunu göreceğinden rutin adlı program labeliına atlanır. BCLR KOMUTU : BCLR (Test Bit and Clear) komutu belirtilen bitin O olup olmadığı kontrol edilir eğer bit O ise zero flag bitine 1 değeri yazılır. Tüm bit komutlarının aynı bit kontrol sistemine ve zero flag bitini aynı şekilde etkilediklerine dikkat edin. Örnek : BCLR BEO rutin Birinci komutta $ff00 adresinin dO'ıncı biti (dO registerinde bulunan değer) kontrol edilir. Sonuç Zero Flag'a yazılır ve birinci komutta verilen bit O yapılır. İkinci komutta ise zero flag 1 ise rutin'e atlanır. BSET KOMUTU : BSET (Test Bit and Set). Bu komut ise belirtilen bitin O olup olmadığınıkontrol eder eğer O ise zero flag'a 1 değeri yazılır Mikroprocessoe bu işlemi tamamladıktan sonra belirtilen biti

1 yaparak programın devamını sağlar. Örnek : BSET #4,$71256 ; kontrol ve bitin 1 yapılması BNE rutin dallanma Bu örnekte ise $71256 adresi- “ nin 4 üncü bitinin 0 olup olmadığı kontrol edilir. Eğer 0 ise zero flag bitine 1 değeri yazılır. Ardından ikinci komutta zero flag'in 1 olup olmadığı kontrol edilir. Eğer zero flag 1 ise rutin adlı label'a dallanılır BTST KOMUTU: BTST (Only Test Bit) komutu diğer bit komutlarından bir yönde farklıdır. Bu komutun tek farkı belirtilen biti etkilememesi sadece o biti kontrol ederek 0 olması durumunda zero flag bitine 1 değerini yazmasıdır. Tabi ki bu komutta diğer bit komutları gibi sadece zero flag bitini etkilediğinden bne yada beq komutlarından biriyle kullanılabilmektedir. Örnek BTST #6,$bfe001 ; kontrol BNE rutin — ; dallanma Örnekte, görüldüğü gibi ilk komutta $bfe001 registerinin 6 ıncı biti test edilmekte, eğer 0 ise zero flag bitine bir değerini atmaktadır. İkinci komut ise zero flag bitinin 0 olup olmadığını kontrol eder -BNE ve BEQ komutlarının arasındaki önemli farka dikkat edin- ve eğer zero flag biti 0 ise rutin label'ına atlanır. Burada dikkat edilirse CIA-A'nın sol mouse tuşunu kontrol eden bit söz konusu, böylece sol mouse tuşunun basılı olup olmadığı kontrol ediliyor, eğer button basılı değilse rutine atlanıyor... Bu komutla bit komutlarının tamamını öğrenmiş olduk. Bit komutlarının bitişi bu ayki Assembler köşesininde sonu oldu. Önümüzdeki ay yeni bir Seka Assembler köşesiyle beraber olma dileklerimizle. Eğer herhangi bir source'a ihtiyaç duyuyorsanız aşağıdaki adrese disket gönderebilirsiniz. Tabii pul koymayı da ihmal etmemelisiniz. Bu arada sayfamızda gördüğünüz Space Egg demosu Almanya'da cracker'lık faaliyetlerini sürdürmekte olan Panic grubu tarafından yapıldı. Yakında yeni demolar yapacaklarını belirten grup Türkiye'de section açma planları yapıyor. Türkiye'de de şu sıralarda BRONX, ACCURACY ve DOUBLE TROUBLE faaliyetlerini sürdürüyorlar. DOUBLE TROUBLE grubu grafiker ihtiyacı duymaktadır. Eğer iyi bir grafiker olduğunuza inanıyorsanız aşağıdaki adrese çalışmalarınızı bir diskete kopyalayarak gönderin. Disketiniz en yeni demolarla dolu olarak geri dönecektir. BAHADIR AKCAN PK 56 ACIBADEM ISTANBUL

MASTERSEKA Vi.88 by CORSAIR > >MAGAZINE : SOURCES

34 di

—c
az)

a > Grafik hafi Temizlen

Bir süre önce Shinobi arcade makinelerinde fırtına gibi esmiş, aynı zamanda amiga'da oyunuda yapılmıştı. Gerek grafikleri gerekse oynanabilirliği ile Shinobi uzun süre listelerden inmemişti. Bir çocuk mafyası çocukları kaçırmaya başlamış ve uzak doğu döğüş sanatlarını çok iyi bilen Shinobi çocukları kurtarması için görevlendirilmişti. Shinobi bizimde yardımımızla görevini büyük bir başarı ile tamamlamıştı. Oyunu bitirdikten kısa bir süre sonra Shinobi'nin devamı niteliğinde olan SHADOW DANCER isimli bir oyunun haberini aldık. Ve çok geçmeden de oyun ülkemize geldi. Oyun oynanış bakımından Shinobi'den farklı değildi. Oyunun hikayesi ise kısaca şöyle: Ülkenin tehlikeli terör örgütlerinden biri belli başlı önemli yerlere bir çok bomba yerleştirmiştir. Örgüt, insanları bombaları patlatmakla tehdit ederek büyük miktarda fidye istemektedir. Örgütün fidyeyi aldıktan sonra yinede bombaları patlatmaktır. Örgütün gerçek amacının farkına varan ülke halkı uzak doğu sanatlarında usta olan bir döğüşçüyü bombaları etkisiz hale getirmekle görevlendirirler. Bu arada devreye siz girecek ve kahramanımıza görevini bitirmesinde yardımcı olacaksınız. Oyunu yüklediğinizde farkedeceğiniz ilk şey bir gölge gibi sizi izleyen boz bir kurttur. Kurt sizi bir çok zor durumdan kurtararak oyunda ki en büyük yardımcınız olacaktır. Kurtun rakibinize saldırması için joystiği aşağı çekip ateşe basmanız yeterli olacaktır. Fakat kurt saldırdığında rakibinizi sadece oyalıyor. Bu yüzden kurt onu oyalarken sizin onu öldürmeniz gerekiyor. Eğer adamı öldürmekte çok geçikirseniz bir süre sonra kurtun gücü tükeniyor ve küçülüyor. Kurt gücünü ancak bir süre sonra topladığından bu süre içerisinde kurt size yardım edemez. Oyunun ülkemize gelen bir kopyasında ses ve efektler olmadığından oyunun atmosferine

2 alışmanız çok zor olacaktır. Yukarı katlara zıplamak için joystiğin ateş tuşuna yukarı itmelisiniz. Elinizde ki tek silah ise artık — ninjalarla özdeşleşen bir silah olan yıldızdır. Elinizde ki yıldızdan başka birde leriniz bulunuyor. Büyüleriniz en fazla iki tane olabiliyor. Büyülerinizi. SPACE tuşuna basarak kullanabilirsiniz. Büyünün kullanış şekliniz her bölümde değişiyor ve

kullanıldığı anda ekranda ki bütün çinliler yok olacaktır. Büyü sayınızı sol köşede görebilirsiniz. Ekranın üst tarafında ise haklarınızı, scorunuzu, kalan zamanınızı ve daha toplamanız gereken bomba sayınızı görebilirsiniz. Her bölümde toplamanız gereken belirli sayıda bombalar var. Bombaların hepsini toplamadığınızda çıkışa ulaştığınız halde leveli bitiremessiniz. Bombaları genellikle iki kolunda yeşil keskin dişli diskler taşıyan ve onları ikide bir fırlatan ayı gibi bir herif koruyor. Görkemli cüssesine rağmen pek zorlanacağınızı sanmıyorum. Oyunda ki düşmanlarınız genellikle hep aynı ve değişmiyorlar. Şapkalı çinliler ellerinde ki bıçakları ile, diğerleri ise tekmeleri ile size saldırıyorlar. Ayrıca size bıçak atan ve silahla ateş eden çinlilerde var. Tabii birde çin tarihinin en acımasız kiralık

Kik gölge katilleri olarak bilinen savaşçıları olan ninjalar var. Bölümleri geçtikçe size molotof kokteyli fırlatan ve ateş makinesi ile sizi kızartmak isteyen ayılar karşınıza çıkacak. Bunlar genellikle tek atışta geberiyorlar. Oyun tam dört bölümden oluşuyor ve her bölüm en az iki en çok dört kademeyi kapsıyor. Her bölüm sonunda bir canavarla karşılaşacaksınız. Bölüm canavarları genellikle çok güçlü oluyorlar ve size yıldız veya başka silahla ateş ediyorlar. Fakat bu canavarların her seferinde mutlaka zayıf bir noktası oluyor ve o noktaya ateş ettiğinizde rakibinizin enerjisi azalıyor. Rakibinizin enerjisi ekranın altında — ateş — topları — halinde simgelenmiş. Her bölüm sonu canavarından sonra bir de bonüs level — geçmeniz gerekiyor. Bu bölümde ninjalar üç katlı bir kuledeki kapılardan çıkarak size doğru yaklaşıyorlar. Eğer onları attığınız yıldızlarla durduramazsanız bir süre sonra ninjalardan biri tüm ekranı kaplayacak şekilde size saldırıyor ve suratınıza yapışıyor. Ve ardından başarısız olduğunuzu bildiren bir mesajla karşılaşacaksınız. Eğer başarılı olursanız PERFECT (mükemmel) diye bir mesajla karşılaşacak ve bir hak

Eninde sonunda aşağı inmek zorunda kalacaksınız. (solda) Bu kadar parçalanmış Testerossa'yı nereden bulmuşlar acabalaltta)

kazanacaksınız. Bölümler gittikçe zorlaşıyor ve bazı bölümleri geçmek neredeyse imkansızlaşıyor. Yedi bölümü de başarı ile bitirdiğinizde güzel bir son ekranla karşılaşacaksınız. SHADOW DANCER her yönden çok iyi planlanmış oynanabilirliği çok yüksek süper bir oyun. Eğer Shinobi efsanesini bir de yanınızda sizi gölge gibi izleyen boz bir kurtla yaşamak isterseniz bu oyun tam size göre. SERKAN SÖZER GRAFİK SES-EFEKT 75 OYNANAB. 75

GENEL 77

Her AMIGA sahibinin duyduğu program herhalde X-COPY'dir. Yapıldığından bu yana adeta bir standart gibi benimsenerek herkes tarafından alternatifsiz olarak kullanılan bu programın en son versiyonu da korsanlarımız tarafından Türkiye'ye getirildi. İşte karşınızda X-COPY 3.1 PROFESSIONAL... X-Copy 1.0 1987 yılında Frank Neuhaus tarafından Cachet firması için programlandı. Bu versiyon oldukça iyiydi ama pek çok hatası da vardı. Bunu gören Cachet bir yıl aradan sonra X-Copy v2.0'ı çıkardı. Bu versiyonda daha hızlı okuma, yazma ve bir kaç yeni özellik eklenmişti. Bundan sonra korsan grupları X-Copy'nin yeni versiyonlarını geliştirdiler. 2.1, 2.2, 2.3 birbiri ardına ortaya çıktı. En sonunda Paradox Xcopy çıkarttı. Bundan bir iki ay sonra da hataları düzeltilen X-Copy 3.1 ülkemize geldi. Bütün bu gelişmeleri izleyen Cachet en sonunda pazardan pay kapabilmek için X-Copy Professional adıyla bu son versiyonu hazırladı. X-Copy Pr., daha önceki versiyonlarla paralellik gösteriyor. Ekranın üzerinde seçebileceğiniz çeşitli seçenekler mevcut. COPY Eskisinin aksine Copy menüsünde bu kez dört kopya şekli yer alıyor. DOSCOPY: Normal kopya işlemi. DOSCOPY 4: Üsttekiyle aynı işlemi gerçekleştirir ama bozuk track'lere rastladığında düzeltir. BAMCOPY: X-Copy Pr.'ın en önemli özelliklerinden biri de BAMCOPY. Bu kopyalama türü disketinizdeki boş track'leri atlayarak çeker, böylece zaman kaybını önler. NIBBLE: Durmadan hata veren, çekilemeyen bir track mı var? Öyleyse onun hakkından Nibblecopy gelir. Track track değil parça parça okuma yapan Nibblecopy bozuk disketleri çoğaltmada birinci yoldur. Gene de derdinize deva bulamazsanız o disketi atmanız akıllıca olur. TOOLS OPTİMİZE: Dos'u bozulan disketlerinizi Optimize ile tamir edebilirsiniz. Ama ben size bunun yerine Diskdoctor kullanmanızı öneririm. FORMAT: Disket'i verdiğiniz adla formatlar. OFORMAT: Eğer disketiniz daha önceden formatlanmışsa ve sadece silmek istiyorsanız bu seçenekle çabuk bir format işlemi yapabilirsiniz. ERASE: Disketinizi çabucak silmenize yarar. KILLSYS: Ekranı dört renkli yaparak hafıza tasarrufu sağlar. AMIGA'nız 512K ise kullanmalısınız. Bunun dışında X-Copy PR'de bir disketin directory'sine de bakabilirsiniz. Check Disk ve Directory seçenekleri ekranın sağında yer alıyorlar. Alttaki ampulleri kullanarak source ve target drive'leri seçebilirsiniz. Disk seçeneği çift sürücülü sistemlerde, Ram seçeneği de tek sürücülü sistemlerde kopya yapmak için kullanılır. Evet şimdi bekliyoruz, X-Copy 4'te ne gibi değişiklikler olacak? AMIGA'nız varsa edinmeniz gereken bir utility X-Copy Professional. Hızlı, rahat ve kullanışlı. Mutlaka alın.

Canımdan çok sevdiğim okurlarım, sevgili bilarde hastaları ve bilgisayar sahipleri. Sizlere bir haberim var. Harike oyunlar yaratan Infogrames, yine harika bir bilardo oyunuyla karşınızda. Oyunun ismi ise ... yukarda yazıyo ya. Oyuna başladığınızdakarşınıza 3 kapı, size bakan bir kadın ve bir bilgisayar çıkıyor. Kadına diklediğinizde resim yaklaşıyor ve elinde 3 kart beliriyor. Üstünde bilgisayar resmi olan karta kiiklerseniz, oyunu bilgisayara karşı oynarsınız.

Diğer kartlar ise oyuncu sayısını belirlemenize yarar. Oyun en fazla 2 kişi ile oynanabiliyor. Şimdi gelelim kapılara. SOL KAPI: Bu odada 3 top ile oynanan oyunlar bulunur. İki tane masa vardır. Bunlardan sol taraftaki masada amacınız topunuzu diğer iki topa vurdurmaktır. A oyuncusu beyaz, B oyuncusu sarı topla oynar. Burada biraz alıştırma yaptıktan sonra sağ masada ter dökebilirsiniz. Sağdaki masada ise puan almak için topunuzu tam 2 kere bantlara vurdurup, daha sonra da diğer toplara çarptırmalısınız. ORTA KAPI: Bu kapıya kliklediğinizde karşınıza 2 tane garip sekizgen masa çıkar. Sol taraftakinde A oyuncusu beyaz topu kullanarak grileri ortada bulunan deliğe sokmaya çalışır, B oyuncusu da kırmızı topunu kullanarak deliğe sokmalıdır. Topları ilk bitiren oyuncu oyunu kazanır. Oyuncu topunu deliğe sokarsa puan yazılır. Sağ masada birinci oyuncu, ikinci oyuncu kırmızı topla oynarlar. Beyaz yan oyuncunun amacı koyu yeşil toplardan birini deliğe sokmaktır. Kırmızı oyuncu ise açık yeşil veya mavi topları deliğe sokmalıdır. Oyuncu karşı tarafın deliğe sokarsa oyunu kaybeder. SAĞ KAPI: Bu odada Amerikan bilardosu vardır. Yine sağda ve solda iki masa vardır. Masada amaç beyaz topu kullanarak, diğer topları deliklerden herhangi birine sokmaktır. Oyuncu soktuğu topun üzerinde yazan kadar puan alır. Bu oyunda 8 numaralı siyah topu ilk veya son sokmak gibi bir kural yoktur. Normal bir top gibi istenildiği an sokulabilir. Sağ masada ortalarında siyah bir topun bulunduğu, kırmızı ve sarı toplardan oluşan bir küme vardır. Her oyuncu sırayla atışını yapar, amaç soktuğu topun rengindeki tüm topları sokmaktır. Eğer oyun esnasında oyuncu rakibinin topunu sokarsa puan yine rakibine yazılır. Oyuncu beyaz topu sokarsa vuruş karşı tarafa geçer. Eğer oyun esnasında siyah topu sokarsanız vuruş karşı tarafa geçer. En önemli kural vuruş esnasında beyaz topun ilk olarak kendi oyuncunun toplarına değme zorunluluğudur. Aksi halde vuruş rakibe geçer. Bütün toplarınızı sokunca sıra siyah topa gelir. Siyahı da sokan oyuncu oyunun galibi olur. Oyun esnasında mouse'un sağ butonuna basınca bazı ikonlar çıkar. UNDO: Son vuruşu tekrarlamaya yarar yani geri alır. TOPLAR: "Topunuza ne yönde ve hangi hızda vurursanız nereye gider?" sorusunun cevabını gösterir. ÜZERİNDE OK OLAN TOP: Bu ikon topların birbirleriyle, masayla ve bantlarla olan sürtünmesini belirleyen değerlere sahiptir. Bu değerler + ve - ile belirlenir. TOPLAR: Bu ikonu seçerseniz karşınıza "reset" seçeneği çıkar. Bu seçeneği seçip "ok"e kliklerseniz oyun başa döner. "Cancel" ile buradan çıkabilirsiniz. N: Oyuna yeniden başlamak için bu ikonu seçmelisiniz. S: Oyuncuların hangi topları sokacağını ve puanlarını gösteren tablodur. İşte oyunun en harika ve etkileyici bölümü. Bu seçenek oyunu 3 boyutlu hale getirir. Tekrar butona basarsanız karşınıza yeni ikonlar

1: Masayı yüksekten görmenizi sağlar. 2: Masayı alçaktan gösterir. 3: Masayı sağa döndürür. 4: Masayı sola çevirir. Sağ ok: Sağ tarafa yürürsünüz. Sol ok: Sol tarafa yürürsünüz. 5: Masayı uzaklaştırır. 6: Masayı yakınlaştırır. D: Oyunu tekrar 2 boyutlu yapar. İkon tablosunda bulunan disket resmi, oyunun yanındaki bilgisayar gibi disketteki bir oyununu yüklemeye yarar. İmkan mı? Karar sizin. Böyle bir bilardoyu kaçırmayın, kaçırmayın yazmak. Mutlaka alın. ÇAĞRI DÖRTER

— sin vaktimiz olmuyor. Bu görev ilkeniz. Her gün size ait üzülür ve tam belli bir süre var. Şurayı sağ alt köşede tek sınıra. Bu genellikle da bol yine disk üstü. Bu saflar ki Kİ Size tak düşünen. Wimada sizi Hazır ikitelli aram BON! BON! BON!

LERE»

Lea ör savaş lb ğü

dam sana savaş

mz makta gezmeniz için

SANYO st ke aklanma

Bu töümüz

Sir yi yili süper

SERKAN SÖZER

DA

İP TOTAL RECALL:k

4 Yüksek skor tablosuna adınızı TO THE WHALES olarak girin ve sonsuz hak kazanın.

Herkese selam... Son aylarda, sizi saatler, günler hatta ve hatta haftalarca oyalayabilecek, hiç uyumadan yirmidört saat başında oturmanızı sağlayacak bir oyun mu bekliyordunuz... İşte doğru kayaya çarptınız. DEUTEROS tam anlamıyla mükemmel bir oyun. Fakat garip bir taraf var, o da oyunun 1990 yılında çıkmasına rağmen hakkında tek laf olmaması. Bunun sebebi ise oyunun grafiklerini, programını ve sesleri tek bir adamın herhangi bir firmaya bağlanmadan yapmış olması (Bu adam büyük ihtimalle bir cracker). Oyunun ilginç bir tarafı da oyunun tam olarak bitmemesi. Yapmanız gerekenleri yaptığınız zaman oyunu bitirdiğinizi öğreniyorsunuz fakat oyun devam etmekte direniyor... Oyun ikonlar sistemine göre oynanıyor yani ekran içindeki yazılara yada şekillere clicklediğiniz zaman bir işi yapmanız mümkün olabiliyor. ADVANCE TIME: Zamanı ilerletmemize yarar. Ekranda iki adet advance ikonu var. Birincisi yani yukarıda olanı zamanı ilerletmeye başlıyor, tekrar click yaptığımızda ise zamanın ilerlemesi duruyor. İkincisi yani üzerinde kullanılır. Bu ekranda kolonilerinizi, ayrıca koloni yada gemilerinizde bulunan takımları (araştırma, gemi mürettebatı yada üretim grupları) görebilirsiniz.

amacıyla disk formatlamak gibi komutları bu ekranda ki ikonlarla verebiliyorsunuz. Ayrıca burada RUN DEMO adındaki ikona klikleyerek oyunu EARTH CITY: Dünyanın yüzeyine ulaşmak için bu ikonu kullanın. OYUNA GİRİŞ: Oyunda yapmanız gereken ilk şey Earth city'de iken Training ikonunu seçerek research, production ve marines için takım kurmak, bunu yapmak için kapılardaki sayıları maximuma getirin ve advance time'a basın. Kapılar tekrar açıldığında takımlarınız hazırdır. Şimdi sağ butonla buradan çıkın ve research seçeneğini seçerek kırmızı olan çekmeceleri seçin ve advance time'a basın. Böylece her aletin geliştirilmesini sağlayın. Shuttle bay'da iken mavi renkli olan kadronun üstüne bastığınız zaman olarak görevlendirilir. Şimdi production'a girin ve sekiz adet ORBITAL FACTORY FRAME üretin. Sonra shuttle'ınıza pilot'u koyun ve shuttle'ınıza bir tool pod, pod'un üstüne re çıkacak. Buradan ÖF FRAME'i seçin

ME ile zamanı ilerletmelisiniz. Şimdi geminiz Dünyanın yörüngesinde olmalı. MOUNT POD ikonuna kliklediğinizde, Dünyanın Orbitinde kurmakta olduğunuz fabrikanın sekiz parçasından yedi kez daha tekrarladığınızda Orbit'te bir fabrika kuruyorsunuz, ve research arası yol alabilen sonra shuttle yaparak; gezegene inin ve RESOURCE STATION yapın (Resource station yapmak için inmiş durumda iken iki adet R FRAME install etmelisiniz). Son olarak gezegene sekiz adet DERRICK indirin ve RESOURCE ikonunu seçerek buradaki sayısını arttırın. Şimdi gezegeninizden maden çıkıyor olması gerekiyor. Yine shuttle'ımıza ACC takarak otomatik olarak yüzey-

A. adını yazıyorsunuz. Bunu Grapple ile bir gemiye taktığınızda 50000 ton pi > ine inilebilecek yer getirip b teroiölerden o madeni dile. Bunu 8e kurduğunuz zaman savaş başlıyor. olan irkindan Fakat Laser bir işe yaramıyor ve research grubunuz savaş gemilerini nasıl Savaş demek' diyerek size ni buluyor... t kahraman araştır Örü 0: Bazı gezegenlerin yeryüzlerini bilgisayardan idare edilen k a Bozuk yısıyla

RESOURCE ikonları bir maden çıkarımını BURAK yüzünde iken bandald — ÖZİŞİK gemileri hemen Tes eli!

için yeryüzü çalıştırmanız gerek yağılı geminize taktığınız savaş gemisine korumak ve methanoid kolonilerini ele geçirmek zaman o gemi kolonilerine dönüşüyor. Bir koloninin orbitinde iken MOUNT POD ikonuna kliklerseniz gezegende üretilen koloniye madde ışınlayabilen bir al DRONE'ları geminin kontrolüne lerini buluyor alet geçirebilir. BU gemilere AMİRAL'leri koyun çünkü gemi ancak bu takımla ful güç oluyor ürettiğinizde üretim kontrolü bir bilgisayarın sorumluluğu atmış LEVEL 9 ve ke giden firmalardan PSS'in yaptıkları Champion ne kadar adı bir FRP' dukça zevkli ve oyalayıcı bir strateji oyunu. Oyunu yüklediğiniz zaman açılış ekranı, ardından da kaliteli bir demo çıkıyor. Daha sonra oyuncuları ve giriyorsunuz. Oyun kolay ve basit bir İko: çalışıyor. Seçtiğiniz imparatora göre ekran düzeni değişiyor. Ekran da bir hindistan haritası ve haritanın altında şehirin adının yazdığı bir kağıt parçası grafiği resminin önündeki sayı, imparatorluk ordunudur. Ordu ordu sayınızın yazdığı yere klikleyin. Size ordu sayınızı arttırıp arttırmayacağınız soruluyor. Buradaki 1, -10 gibi ikonlara klikleyerek ordu sayınızı arttırıp çoğaltabilirsiniz. Dört tür ordu vardır, bunlar (Piyade), Cavalry (Süvari), Elephants (filler) ve topçular. Bunlardan en etkili olanı topçular. Weaponry: Silahlanma yüzdeniz. bunu arttırmak için ordu sayısının solundaki ikonlara klikleyin. Industry: Şehrin endüstri yüzdesi arttırmak için sağ t:

isyan Gold: Aldığınız verginin ne kadar olduğunu öğrenmek amacıyla bu ikona klikleyebilirsiniz. Bunlar şehirleri yönetmek amacıyla kullandığımız ikonlar. Eğer imparatorluğa ait bir toprak parçasına kliklerseniz. İki ikon daha çıkabiliyor. Bunlar: Talk: Bu seçenekle, o toprak parçasının imparatoru ile konuşuyorsunuz: Eğer imparator o toprak parçasındaysa sizi çadırına çağırıyor ve bazı yarışmalara katılabiliyorsunuz. Bu yarışmalar, Fil yarışı ve kaplan vurmaca. Fil yarışlarında, birkaç fil sürücüsüyle birlikte, ilk önce finişe gelmek için yarışıyorsunuz. Burada kontroller mouse yukarı, aşağı: hızlanma, mouse sağa, sola, ve ateşe basıp bir yöne çekerseniz o yöne kamçınızı sallayabiliyorsunuz. Eğer kamçınızın önüne bir sürücü gelirse filden düşüyor. İkinci yarış ise Kaplan yarışları, Bu yarışlarda kana susamış insan yiyen kaplanları vurmaya çalışırken, aralarda gezen gözcülere ateş etmemeye

Afra

çalışıyorsunuz. Buradaki kontroller ise mouse sağa, sola ve ateş... Attack: Başka imparatorluğa ait bir toprak parçasına saldırmak için bu ikonu kullanıyorsunuz. Saldırı emri verdiğinizde, kaç birlik göndereceğinizi belirleyerek savaşa gidiyorsunuz. Birlik ekrandaki ODD sayıları, sadece o toprak parçasının koruyucu askerlerinin sayısıdır. Eğer imparatorluk oraya yardım için asker gönderecek olursa sizi daha zor bir savaş bekleyebilir. Ayrıca haritanın en üstüne kliklediğiniz zaman harita yukarı doğru çekilecek ve arkasından dört ikon daha çıkacak. Bunlar: Spy: Bu ikona kliklediğiniz zaman gözleri açılır ve bundan sonra casuslarınızdan, rakipleriniz, yaptıkları hareketler, nereye saldırdıkları, altınlarını nereye harcadıkları hakkında rapor alırsınız. Save: Oynadığınız oyunu save etmek için bu ikonu kullanın, fakat kaydedeceğiniz diskin adı 'SAVE' olmalıdır. Bunu yapmak için Workbench'inizin CLI'sini açın ve şunu yazın: system/format daha sonra boş bir disk takın ve formatlamaya başladınız. Artık bu diske save edebilirsiniz. Load: Kaydedilmiş bir oyunu yüklemek amacıyla kullanılır. Quit: Oyunu bitirmek amacıyla kullanılır. SAVAŞLAR: Bir ülkeyle savaş yaptığınız zaman, bir savaş ekranı karşılıklı iki ordu çıkıyor. Sağ butona yada boşluk tuşuna bastığınızda, birliklerinize emir verebileceğiniz ikonlar çıkıyor. Bu ikonlara klikleyerek yapacağınız hareketleri seçiyorsunuz. Birliklerinize yaptırabileceğiniz hareketler şunlar. Advance: Birliğinizi ilerletmek amacıyla kullanın. Retreat: Birliğinizi geri çekmek amacıyla kullanın. Charge: Bir birliğinizi düşmana saldırtmak için bu ikonu seçeneğe geldiğinizde sağında bir ikon daha belirecektir. Bu ikonla birliğinizin hangi düşman birliğe saldıracağını belirtirsiniz. Circle: Bu seçenekle de düşmanı çember içine alırsınız. Eğer birliğiniz düşmandan çok üstünse bu seçeneği kullanın ardından çevresini sardığınız düşmana saldırarak, savaşı çok kolay bir biçimde kazanabilirsiniz. Arasırada, Thug denen ve birçok filme konu olan çöl insanlarına uğruyorsunuz. Bu Thuglar çok cani yaratıklar. Bazı mitlere göre kan içerek ve insan eti yiyerek besleniyorlar. Neyse eğer saldırdıklarında ordunuz isyandaysa sizi thuglara karşı korumuyorlar ve siz de kılıcınızla dövüşmek zorunda kalıyorsunuz... Bu güzel oyunun açıklaması bu kadar. Strateji dostlarımızın mutlaka alıp oynaması gereken bir oyun. Eğer strateji türüne başlamayı düşünüyorsanız da, oynanış bakımından kolay olan bu oyunu alabilirsiniz. Hoşçakalın... BURAK ÖZIŞIK