MAC ADVENTURE
Retro bilgisayarADVENTURE
Lanet olsun bahar geliyor, şimdi ha valar ısınacak, insanların hormonlar çalışmaya başlayacak, Ortaköy cennet olacak. Dedim ya, Lanet Olsun! Ruhunuz ne kadar bezgin olur. sa olsun ayaklarınız yürümek, göz leriniz bakmak isteyecek. İster istemez monitörün karşısındaki artık alt kısmınızınşeklini almış sandalyeden kalmaya yelteneceksiniz ve.... anında kaderin sillesiyle yerinize yapıştı rılacaksınız. O kadar vize, yazılı bir. de aramızdaki bazı zavallılar için ÖYS giderek yaklaşırken yerimizden kalkmak bizim neyimize? Vücüdünuz istediğini söylesin, bugünler. de beyniniz ne yazık ki Yapı Malze mesinden Sosyolojiye kadar bilumum gerekli işler için rezerve edilmiş durumda. Hadi üniversiteliler neyse, biz alıştık ama ÖSS darbe sinden yeni çıkıp acı sona doğru giden arkadaşlara iyi şanslar. Biraz olsun kalmış olsaydı size şevkat bile gösterebilirdim ama üzgünüm, maalesef sizin de yakında göreceğiniz gibi bu fırtınayı atlatınca karşınızda çok daha yüksek dalgalar ve daha derin çukurlar bulacaksınız. Bayram da geliyor zaten, ben bayramları hiç sevmem, biryerlere gitmeye kalksanız bakarsınız herkes sizden önce oraya varmış, biryerlere gitmezsenizde bu sefer herkes sizin eve doluşmuş. Komşunun veleti beyninizde 'EXAMINE TABLE ne demek abi' diye ötüp duruyor. Çocuğum git başımdan, sana ne! Sonra parçala zavallıyı karakollarda sürün. Bu fırsatla bana bayram tebriği gönderip bayram olduğunu hatırlatan herkese kin ve nefret kusuyorum.Yok bayramda küsler barışırmış, yok bayramda aile büyükleri ziyaret edilirmiş, yok bayramda eve gitmezsem mommy çok kızacakmış, deli etmeyin beni! Bu ayın oyunu herhalde kesinlikle DAS BOOT.Silent Service'den beri periskobum yosun bağlamıştı, bu oyun sayesinde tekrar denizin derinliklerinin müthiş huzurunu (destroyerleri saymazsanız) tatma imkanı buldum. Oyunun getirdiği yenilikler arasında ilk kez kullanılan denizaltı savaşları (İki denizaltı karşı karşıya), su üstü ve su altı mayınları ve de geliştirilmiş depth charge'lar. Biliyorsunuz depth charge'lar destroyerlerden denize atılan ve belirli derinlikte patlamak üzere hazırlanmış içi patlayıcı dolu varillerdir. Sanırım bir denizaltı kaptanının karşılaşabileceği en kötü şey su altında sıkışıp üstüne düşen depth charge'ların gümbürtüsünü dinlemektir. O andaki çaresizlik ve denizin taa dibindeki biricik geminizin bir metal tabut halini alması... Bırrr, bu sahneyi kabuslarımda sık sık yaşarım. Bir diğer iyi taraf ise seçilen senaryo, yani denizaltı savaşlarının büyük bir bölümü Atlantik'te geçti. Beni asıl ilgilendiren bölüm Silent Service'de konu alınan Pasifik'teki Amerikan-Japon savaşı değilde U-Boat'lar ve konvoylar arasındaki amansız çekişme. Oyunda tam olarak bunu konu alıyor zaten. Oyunu yapan Three Sıxty firması bu alana yeni yeni adım atıyor. Son iki oyunları Blue Max ve Das Boot benim en çok ilgi duyduğum iki konuyu anlatan simulasyonlar ama nedense oyunları oynadıktan sonra bir eksiklik hissettim. Blue Max'te bu sanırım oyunda bir aşama olmamasından kaynaklanıyor. Yani oyunda görevi seçiyorsunuz, başarıyorsunuz veya paramparça oluyorsunuz, o kadar. Fighter Bomber daki gibi seçilemeyen görevler veya savaşın çeşitli bölümleriyle ilgili seçenekler sanırım oyunu bir adım öteye götürürdü. Buna kısaca atmosfer eksikliği de diyebilirsiniz. Das Boot'ta ise görevler biraz az olmuş. Oyunu oynamayı iyice kaptıktan sonra birkaç gün içinde bütün görevleri halledebiliyorsunuz. O zaman da size oturup periskopunuzu parlatmak düşüyor. Yani Three- Sıxty konu ve grafik olarak iyi bir firma ama MıicroProse gibi devlerle başa çıkabilmek istiyorlarsa oyunlarının sunuluş (presentatıon) biçimi konusunda biraz çalışmaları gerek. Yoksa bütün çabaları boşa gidecek gibi görünüyor. Her neyse Das Boot romanını okudunuz mu bilmiyorum ama oyundaki bazı görevlerle kitap arasında bir paralellik var. Bu arada bu kitabıda denizaltı savaşlarına (özellikle Nazilerin U-boat'larına) ilgi duyan herkese kesinlikle tavsiye ederim. Eğer
Das Boot sizi durdurmaya yetmezse Silent Service İl'nin İBM'de çıktığınıda müjdeleyeyim bari. Grafikleri bir görseniz Allahınız şaşar, destroyerler o kadar güzel ki insan vurmaya kıyamıyor. Artık hepiniz herhalde Magnetic Scrolls'un Magnetic denen yeni adventure sitemini duymuşsunuzdur. Hernekadar Wonderland daha ülkemize ulaşamamış olsa bile size iyi bir haberim var. Firma şimdiye kadar çıkan diğer oyunlarını da of Thieves, Corruption, Fish) bu sisteme uyarlayarak tekrar piyasaya sürecekmiş. Zaten favorilerimden biri olan Corruption böylesine güçlü bir sistemin yardımıyla tapılacak bir oyun haline gelir herhalde. Bu oyunlar hakkında yeni haberler için Mac Adventure'ı izlemeye devam edin, ama olur ya eğer bunlardan birini benden önce ele geçirmeyi başarırsanız mutlaka beni arayın. Nerden çıktı şimdi demeyin (sanki aklımdan çıkıyormuş gibi) Metallıca'nın yeni albümü baharın sonlarına doğru çıkacakmış. En azından Lars abimiz öyle diyor. Lars abimiz bir de çok garip bir açıklamada bulunarak yeni albümdeki daha optımistik olcağını da söylemiş. Eğer Metallıca'da iyimserliği seçerse biz kime ağlıyalım abi? Hayatından memnun olanlar Poison dinlesinler, ben Metallıca'dan Fade to Black gibi insanın ruhunu dağıtan şarkılar istiyorum! Bir adet mutlu haber: Escape from Colditz'in tam çalışanını buldum. Eğer sizde bu oyundan kitlenmesi yüzünden zevk alamıyorsanız başında SKID ROW ıntrosu olanı arayın. geçen ay oldukça fazla (sanırım çok çok fazla) oynadığım oyunlardan biri Coldıtz. Hatta bir ara harita çalışmalarına bile başlamıştım. Zaten oyunda bir yerlere gelebilmek istiyorsanız harita çizmek şart. Hatta firma olayı abartarak yapay zekaya sahip nazi devriyeleri bile hazırlamış. Bunlar sadece belirli zamanlarda belirli yerlerde dolaşıyorlar.
DEY.
Eğer mutlaka gitmek istediğiniz bir yerdeki devriyeleri atlatamıyorsanız onların orada bulundukları süreleri not edin. Böylece devriye başka bir yere gittiğinde sizde istediğinizi yapabilirsiniz. Tabii bir süre sonra göreceksinizki notlarınız ve haritalarınız birbirine girmiş (bana oldu da) ve siz birşey anlayamıyorsunuz! Biliyorum bunca aydan beri artık alışmış olmam lazım ama nerdeee, Yardım edin bana, kurtarın beni İşte mektuplarınız... NİYE ANKARA? Yukarıda bir çocuk var, kendini müzisyen zannediyor, uzmanlık alanı org! (org'dan nefret ederim) Adi eve geliş saatlerimi de biliyor. Eve gelir gelmez org çalmaya başlıyor. Aman Allahım elektrikler kesildi, neyse org sesi de kesildiğine göre problem yok. Umarım Malmsteen'i duymuşsundur, Türkiye'de bir iyi bir de kötü albümü var. Ben sana iyi olanı yolluyorum. 1) Wings'de ilk balon görevini bir türlü geçemedim. Uçaksavarlar beni kuş gibi avlıyor. 2) Wing Commander'ın Amıga version'u var mi? 3) Okuyucularla dalga geçmek hoşuna mı gidiyor? Lemmıngs'deki kodlar çalışmıyor. 4) Police Cuest'te hava korsanlarını öldüremiyorum, uzlaşmaya mı gitsem acaba? 5) Hiyaa olamaz yine org çalmaya başladı, evinde jeneratör var galiba, olamaaaaz. Safa YALAZ, Istanbul MAC: O çocuğa org denen taverna aletiyle ne yapması gerektiğini anlatmanın zamanı geldi sanırım Safa. Baktın iaftan anlamıyor tak Kreator'u (Scorpions yeterli olmaz be abi), o ve orgunun kaçışını seyret. Gönderdiğin kaset için sağol, şimdiye kadar Malmsteen konusuna pek bir ilgim olmamıştı, sayende bu kasetini de dinlemiş oldum. 1) Uçaksavar zımbırtıları sadece belirli bir alana etki edebiliyorlar, onun için eğer önünde duman görürsen hemen yön değiştir ve başka bir yönden yaklaşmayı dene. Baktın hiç olmuyor, iyice yüksel ve dik bir dalışla balonun tepesine in. (Yani onu vur). Pek o kadar zor bir iş değil, biraz denemeyle başarabilirsin. 2) Wing Commander PC'de ortalığı karıştırmaya devam ediyor. Denilene göre şimdiye kadar çıkan en iyi PC oyunuymuş. Amıga version'unu ise adı ar kendi pek ortalarda değil. Duyduğuma göre bütün reklamlara göre hazırlanması için daha biraz zaman gerekliymiş. 3) Bu lemmings kodları işini pek anlayamadım, zaten işin asıl sorumlusu Bahadır (onu Amıgados köşesinde sıkıştırabilirsiniz). Kodlar bazen çalışıyor, bazen çalışmıyor Ama şuna emin olabilirsinizki o kodlar uydurma değil ve hepsi kan emekleriyle geçilmiş level'lara ait. 4) Hayır hayır! Uzlaşma yolu pek uygun değil, sana verebileceğim tek ipucu uçağa binmeden önce karakolda silahını iyice ayarlaman. İlk kez ayarladığında bunu başardığını belirten bir mesaj alıyorsun ama ikinci defada iş göz kararına kalıyor. YOUNG GENIUS Sevgili MAC, Seni bilemem ama ben şu anda IBM'in karşısındayım. IBM olduğunu söyledim çünkü sorularım IBM adventure'lar hakkında. 1) Larry İll'te Locker kodları nelerdir, bunları yazarmısınız? 2) Yaşım biraz şaşırtıcı olsa bile nn. 3) C64'te castle of Terror'u bitirdim. Yalnız benden Master Tape diye birşey istiyor. Bunu nerede bulabilirim? 4) Metal, Metal, Metal, Metal! 5) Size bir ipucu: Police OCuest il'de ilk günde Baıns denen herifin arabasını bulduktan sonra karşıya geçip bimaya girin. Kadın bilet memurunun yanına gidip SHOW 1D, SHOW MUGSHOT, TA-KE LİST deyin ve Houston'a bir bilet alın, TICKET TO HOUSTON. Hemen heyecanlanmayın, uçağa binince uçakta olmadığını öğreniyorsunuz. Turgay The Adventurer. ANKARA MAC: Çanlar kimin için çalıyor bilemiyorum ama dergide faxlar MAC Adventure için çalıyor bu günlerde. Hergün faxımız mektup saldırısına uğruyor. Sorularını bu yolla gönderen arkadaşlardan ricam mektubun başına bana olduğuna dair bir mesaj koymaları. Böylece benim almam kolaylaşır. 1) Larry İll'te locker kodu diye birşey yok aslında. Avukatlık bürosundan aldığın kağıtların arasına sıkışan GYM CARD'ın arkasını çevirirsen İlocker'ı açman için gereken, kombinasyonun burada yazılı olduğunu göreceksin. Ama Cherry'in olduğu yere girmek için gereken kodları yoğun istek üzerine yayınlamaya çalışacağım. (Eğer unutmazsam.) 2) 11 ha, 11 mi? Eminmisin? yani ben bu yaşa geldim (birazda yaş landım galiba değil mi Mary Ann?) hala IBM'in Dos ekranına bakıp bakıp birşey anlamıyorum, sen oturmuş IBM oyunları çözüyorsun. Peki, 3) Gönderdiğin tam çözümdende anlaşılacağı gibi bu konuda biraz kafan karışmış (Tecrübesizlik işte, 11 senede bu kadar oluyor). Senin bitirdiğin bölüm sadece kaleye gir me bölümü, yani oyunun ilk kısmı. Doğal olarak bilgisayar oyunun geri kalanını yüklemek için senden Master Tape'i istiyor. Ne yazık ki oyunu Türkiye'ye getiren özürlü cracker kardeşimiz geri kalan kısmı kasete eklememiş, bu durumda oyunun gerisini sadece Dısk Drive'ı olan burjivatik azınlık oynayabiliyor, üzgünüm. 5) Sağol, sağol. Her zamanki gibi Sierra oyunlarında atladığım bölümler hakkında mektuplar yağmaya devam ediyor. Ufak not: Evet dergide bir IBM var, hernekadar oyunları başkasına yükletmek zorunda kalsam bile (DOS SUCKS!) zaman zaman kullanıyorum, onun için bah-
Kİ 2 > 5 e Ki e
“ settiğin oyunları bütün masraflar bana (yani Apo Abi'ye demek istiyorum, ben kim masraf yapmak kim) ait olmak üzere gönderirsen sevinirim. BENİM SUÇUM DEĞİLDİ Geçen ay 64'ler okurken İzmir'den hiç mektup olmaması dikkatimi çekti; bunun üzerine yarınki Kimya sınavıma çalışmayı bırakıp yazmaya başladım. Biz seninle kardeş sayılırız, ben de İstediğin şarkı sözlerini postalayabilirim, bende çoğu speed ve thrash gurubunun diski var. 1) Cuma günleri EPT2'de bilgisayar oyunları tanıtan bir program var, İzmir'lilere duyurulur. 2) Escape from Colditz konu olarak hayatımın oyunu, siz de orijinal'i var mı? 3) Beach Volley'de Daddy Bracey ekrana sığmıyor 4) Beast İl'yi sonsuz hak olmadan
bitiren var mı?
5) Nıght Breed (adventure)'ı bitirdim, soruları bana yazabilirsiniz. Mert EREN,İzmir MAC: Hoşgeldin kardeşim! Her ne kadar TAC günlerim geride kalsa bile bir kere ruhumuza işlemiş. Umarım okulunuzun Drama Club şenlikleri sürüyordur (those were the days!).Bu arada bana şarkı sözü listesi gönderip istediklerini bana yollayabilirim diyen arkadaşlar, siz beni deli mi etmeye çalışıyorsunuz? Ne olur liste yerine sözlerin kendilerini gönderseniz. Açıkçası benim bunların arasından bir seçim — yapıp bunu size bildirme şansım pek yok, onun için eğer zahmet olmazsa (lütfen, lütfen, lütfen!) elinizdeki şarkı sözlerinin hepsini birden yolla- 1) Bu arada Cumartesi akşamları RTL*'da da bayağı iyi programlar oluyor. 2) Bunu da ha önce belirtmiştim ama yeri gelmişken söyleyeyim, eğer Il Dünya Savaşı esir kampları konusu ilginizi çekiyorsa Shogun'u yazan adamın (adını şu anda hatırlayamadım) KING RAT adlı romanı bu konuda okuduğum en iyi kitap,hepinize tavsiye ederim. 3) Konumuzla pek alakalı değil ama zaten bunu ekrana yazman gerekmiyor. Oyun devam ederken sen klavyeden bu harfleri giriyorsun ve F1'e basıyorsun. Genelde bütün Cheat'ler bu işe yarıyor. 4) İnsanoğlu tembel bir yaratık, bir kere işin kolayını bulunca zahmet edip zor yolu denemiyor. Lemmings'de de böyle oldu zaten, herkes taktı trainer'a, işin tadı kaçtı (ben mazoist olma pahasına kullanmadım). Her neyse benim bildiğim kadarıyla bunu başaran yok. 5) Eğer yayınlamadağımız ve sizin bitirdiğiniz oyunlar varsa bunları açıklayın ve bize gönderin. Böylece hem 64'ler ailesi'ne katılmış olursunuz hem de telif ücreti sayesinde biraz olsun enflasyon'a göğüs gerersiniz. FINALLY AHOME Sevgili Murat Adanç, Bundan böyle her ayın ilk beş günü içerisinde size bir mektup yazacağım. Nasılsınız? Sana kolaylıklar diler, bol Megadeth'li ve adventure'lı günler dilerim. 1) Sizi çok merak ediyorum, dergide bir resminizi yayınlayabilirmisiniz? 2) Önceki mektubumda belirttiğim kaset değişimi için bir liste gönderiyorum. İstediklerinizin numaralarını lütfen belirtin. 3) Bana DıskMaster ile bir oyunun içindeki grafiklere nasıl bakabileceğimi söylermisiniz? 4) Bana Player Menager'da kesin çözüm sağlayacak bir taktiği yazar veya kısaca anlatırmısınız. 5) Bundan sonra Metal Poster vermeye devam edecekmisiniz? 6) Uçaklara meraklımısınız?
7) Hangi spor dalından hoşlanıyorsunuz? 8) Topladığınız şarkı sözlerini ne yapıyorsunuz veya yapacaksınız? Özgür ERDEM, Balıkesir MAC: Her ayın ilk beş gününde bana mektup göndermen güzel de o mektuptan onbeş tane göndermen biraz kafamı karıştırdı doğrusu. Merak ettim, bu kadar zarfı yalamak zor olmuyor mu? Yorulmuyormusun? Her neyse teşekkürler! Bu arada eğer mektubunuz o sayıda çıkmasını istiyorsanız (garanti veremiyorum ama olsun) ayın ilk 10 günü içinde göndermeniz çok iyi olacaktır, çünkü kırbaç veya silah zoruyla yazımı ayın 15'ine doğru yazmış oluyorum. 1) Ne sen sor, ne ben söyleyeyim. Pekte öyle şirin bir yaratık olduğumu söyleyemem, şimdilik Rattlehead'in posteriyle idare et. 2) Cennet bu olsa gerek, bu ne müthiş liste böyle abi. İsteyip de bulamadıklarım 20-33-44-45-48-52-55. Bunların karşılığında ben sana ne göndermeliyim? Remasters olur mu? (Volkan ölsen bile sana Remasters kasetimi vermem!!) 3) Bu her oyunda çalışır diye bir kural yok ama bazılarında disketi taktıktan sonra directory'deki isimleri işaretleyip SHOWPIC seçeneğini seçersen resimleri görebilirsin. 4) Beni şampiyonluğa taşıyan ve Ca
road Tycoon Amiga'da Pass Number geldi mi? 2 2) Çok küçük bir dil so- 3 00741 runu yüzünden oynaya- 4 la Nonte t Tonight Par cak doğru dürüst adventure bulamıyorum, acaba 8 bildiğin fransızca bir ad- 10 25695 Island Computer Center venture varmı? Bippi's Island Liguors " Tart Casino Showroom | ŞU Uçak simulasyon- 32841 Dining Out larından zevk almanın Firat sırrını bana 13 na Island and Voodoo Supply öğretebilirmisin? Pan ye Month Club İl Ö e Ti Seçkin SÖKMEN, İstan. 15 09170 na bul h RE and Howe MAC: Bu konuda asla an- 18 Piggi's Coffee Shop laşamayız ama tartışmaya He NanlaonytHeclanihe Advisory Board da gerek (yer de yok zabin 62503 Fat City ten) yok. Seninle bir oyun 24 va için 4 saat uğraşan zavallı mw salik Va Aphrodesince bilgisayarcıya da Allah'tan
Force isimli taktiğim biraz garip bir şeydi, sanırım bütün futbol kurallarını yıkmıştım. Bu taktikte benim adamlarım top karşı sahadayken hemen kanatlara koşuyorlardı. Ortada sadece en iyi iki adamım kalıyordu. Bunların biri ceza sahasının hemen içinde diğeri ise kalenin tam önünde duruyordu. Defansa gelince klasik 'top geçer adam geçmez' taktiği sanırım en iyisi. En sonda bir adamı sabit bırakarak diğerlerini topun olduğu kareye koşturursan büyük bir ihtimalle topu alırsın. (En azından o kalabalıkta adamlarından biri faul yapar) 5) Şu anda öyle bir plan yok (en azından dergidekiler öyle zannediyor), bu büyük ölçüde sizin vereceğiniz desteğe bağlı. Bir kartpostala B. P. V. D. K. S. B. D. D. Y. yazın ve bana gönderin. (Manası: Apo Abi, Apo Abi, Geçen Metal Posterin Tadı Damağımızda Kaldı, Yine Böyle Bir Poster Verseniz de Duvarımızda Kalan Son Boşluğu da Doldursak Diyorduk Yani) 6) Oldukça, özellikle Spitfire ve Me 109 favori uçaklarımdır. 7) Hayatım boyunca aktif olarak yaptığım tek spor güreş, Bülent'e sorun o size anlatır. 8) Bunları Prowrite'ımsı bir programla diziyorum. Yeterince toplayınca bunları bir disket haline getirmeyi düşünüyorum. 64'çülerin de yararlanması için bunları kağıda basmayı da düşünüyorum. YETER Sevgili MAC, Mektubuma başlarken bir konuda anlaşmaya varalım, en büyük Beşiktaş. Bu benim sana ilk mektubum ama kesinlikle sonuncusu değil çünkü benim bilgisayar konusunda bitmez tükenmez sorularım var (işte bu yüzdendir ki bir oyun almak için bilgisayarcıda 4 saat harcıyorum.) 1) of the Raj ve Railsabır dilerim. 1) Henüz ikisi de gelmedi, of the Raj hakkında hemen hemen hiç bilgi yok ama Railroad Tycoon'un Amiga version'unun hazır (ve mükemmel) olduğunu duydum. 2) Geçenlerde GEISHA diye Fransızca bir icon-adventure (biraz erotik) geldi. Her ne kadar manyaklar gibi ilgimizi çekse bile konuya Fransız kaldığımızdan pek bir şey yapamadık. Eğer yaşın tutuyorsa denemeye değer. 3) Bunu nasıl yapabileceğimi bilmiyorum, yani bu insanın içinden gelen bir şey. Ben 64'te solo-flight oynadığım günlerden beri bu işin hastasıyım. Eğer zevk alamıyorsan benim yapabileceğim pek bir şey yok, bir psikolog dene. Bu arada simulasyon sıkıntısı çeken 64'çüler için eğer barışçıl (uçaklar silahsız) ama maksimum eğlenceli simulasyon arıyorsanız Solo-Flight ve Acro Jet'i kesinlikle tavsiye ederim. Özellikle Acro Jet bugün bile en sevdiğim oyunlardan biridir. Aslında her iki oyunun da eleştirilebilecek ortak bir noktaları var, her ikisinde de uçaklar ekranda sprite olarak görülebiliyor. Bu da kuşkusuz gerçekçilik açısından bir eksi puan, ama 64'ün vektör grafiklerden oluşan bir dünyayı yeterince inandırıcı bir biçimde canlandırma ihtimalinin az olduğunu düşünürseniz buna şükür. Bu oyunları bulmanız biraz güç olabilir (her ikisi de yaklaşık 5- 6 yıllık oyunlar) ama oynayınca değdiğini göreceksiniz.
DIEI S
BIKTIM ARTIK
. Sevgili MAC,
Şimdi yüz kadar Kobold'u katlettim. Belli bir amaç için değil, öldürmekten zevk aldığım için öldürüyorum. Sayfanda cirit atan büyücü bozuntularının alayını düelloya davet ediyorum. Onları Phlan'da bekliyorum. 1) Pool of Radiance'da mezarlıktaki vampir nerede? Acil yardım, yoksa ölüm. 2) Tarantraxus'un tam yeri nerede? Oradaki bitki labirentinden hiç sağ olarak çıkamadım. 3) Derginizde bir açamazmısınız?
FRP köşesi
Evrim the Great, İstanbul
MAC: Büyücü dediğin yazısından belli olur abi, sen büyülerini nasıl scroll'lara yazıyorsun, hadi yazıyorsundur da sonra nasıl okuyorsun? Hiç düşündün mü MAC benim 3 ve 4 nolu sorularıma niye cevap vermemiş diye. Okuyamadım da ondan! 1) Mezarlıkta çeşitli yerlere dağılmış 4 kulenin içindeki 4 simyageri öldürmelisin. Bunlar Undead'leri yaratmaktadırlar. Bu çoğalmayı engellemelisin. Bunu başarırsan mezarlığın en kuzeydoğu ucunda bir merdiven bulacaksın. Bundan inince vampirin sığınağını göreceksin. Tabi vampiri öldürmek o kadar kolay değil, önce lanetli kurtlarını öldürmek daha akıllıca. Eğer şu Phlan göklerine veda etmek istemiyorsan vampire yaklaşma, onu Bow'larla hallet. 2) Önce şuna karar ver, sen gerçekten o labirente girmek istiyor musun? Bence girme, çünkü orası Tarantraxus'un sığınağı. Yok illa gireceğim diyorsan yakında sana bir haritayla yardımcı olmaya çalışırım. (Yakında dedimse o kadar da yakında değil) 3) Ben elimden geldiği kadar FRP'cilere de yardımcı olmaya çalışıyorum ama Özellikle yeni FRP manyağımız Fırat'ın da aramıza katılmasıyla dergide ayrı bir köşe olarak olmasa bile daha fazla FRP açıklaması bulacaksınız. — | ZEBAHIN KÖRÜ Sevgili MAC, Sana Mersin'den yazıyorum, anlayacağın hemşeriyiz. Hatta ben senin küçüklüğünü bilirim. RE-TAB günlerinde The Hobbit oynadığın zamanları da hatırlıyorum. Her neyse sana bazı sorularım var, umarım yanıtlarsın. 1) Das Boot'ta periskopla kumanda odası arasında bir kopukluk var galiba, ben denizaltıyı çevirene kadar düşmanlar uçup gidiyor. 2) Myth'te ortasında garip kesilmiş taş olan odada ne yapmalıyım? Bir sonraki odada da hiç bir şey yapamıyorum. 3) Corruption'da avukatın odasına nasıl girebilirim? Ömer ÇUHACI, Mersin MAC: Retab mı, Hobbit mi? Gençliğim, gençliğim nerde benim? Zaten her şey bizim evin karşısına RETAB diye bir bilgisayarcı açılmasıyla başlamıştı (Mustafa abi bak ben büyüdüm, hala disklere kola döküyorum ama olsun, yine de büyüdüm). Yani Ömer ne gerek vardı bu saatte hatıralarımı depreştirmeye. Bayramda Mersin'deyim seni Moby Dick'te bekliyorum, intikamım acı olacak! 1) Aslında kopukluk sende be abi, eğer denizaltıyı periskobun baktığı yöne döndürmek istersen Alt ve F tuşlarına basman yeterli. Sana bir diğer kıyak, Alt ve |'ya basarsan karşındaki hedefin ne tür bir gemi olduğunu görebilirsin. 2) Bulacağın aynayı tam bu taşın üzerindeki yarığa yerleştirirsen ışığı yansıtırsın, böylece bir sonraki odayı da aydınlatmış olursun. Buraya girdin, ama tekrar çıkabiliyor musun? Eğer çıkabiliyorsan (sen yaparsın, Mersin'lisin) bana da haber ver. 3) Klasik hırsız numaralarından birini kullanman gerekiyor, yani kilidin arasına kredi kartını sokacaksın Bu 'ayki soru muhabbeti bu kadar, yalnız değinmeden geçemeyeceğim birkaç mektup var. Mesela Yaşar Yılmaz gayet güzel bir şekilde köşemizin gidişatından duyduğu memnunsuzluğu dile getirmiş. Yaşar'a göre muhabbet azaltılarak daha fazla adventure'a yer verilebilirmiş Evet bu mümkün, ama abi bu Nazi sorgulaması veya tarih sözlüsü değil ki! Yani siz sırayla soru soracaksınız, bende uslu uslu cevap vereceğim Nedense bu fikir hiç hoşuma gitmedi. Zaten etrafına (meaning diğer dergilere veya bizim eski adventure köşelerine) bir bak, bu tür köşeler insanın ruhunu sıkar, beni daraltır. Bu MAC ADVENTURE, bence mühim olan adventure yardımı kadar iyi bir diyalog sağlayabilmek, yoksa bu ayın ipuçları diye bir başlık atıp 5 sayfa açıklama vermek kolay. Hatta inan bana öyle bir köşeyi yazmak daha bile kolay olabilir. Sonuç olarak eleştirini okudum, belki de haklısın, ama ben katılmıyorum. Herkesi memnun etmek mümkün değil, ama diğer okuyuculardan gelen ilgi ve destek bana doğru yolda olduğum hissini veriyor (yanılıyorsam söyleyin). Eğer senin özellikle takıldığın ve muhabbete karışmadan cevaplanmasını istediğin soruların olursa onu ayrı bir yerde hallederiz. Bu arada büyük ilgi gösterdiğin 'Sizin Gönderdikleriniz' köşesinde yayınlananları seçenin ben olduğumu da belirteyim Yok bir şeyler demeye çalışmıyorum, — aklında bulunsun diye söyledim. Bir diğer eleştiri ise Gürhan Küçük'ten gelmiş. Gürhan köşeyi ve dergiyi beğendiğini ama Metal'e gösterdiğim ilgiden rahatsız olduğunu söylemiş. Belki sen de haklısın Gürhan (Bırakın beni, kendimi savunacağım) ama köşe ve dergide benim yazdığım diğer yerler sonuç olarak beni yansıtıyor. Bende Metalci olduğuma göre ister istemez bazen o alanlara kayıyorum. Yani neysem onu yazıyorum abi. Pek çoğunuz beni hiç görmediniz ama en az en iyi arkadaşım kadar tanıyorsunuz Eğer oturup ciddi, uslu, düzgün yazılar yazsam yalan ve yapmacık olurdu. Bir de okuyucuların olumlu tepkisi var tabii, yani anket sonuçları ve gelen mektuplar okuyucularımızın çoğunun da metalci olduğunu gösteriyor. Alan memnun, yazan maksimum. Kalkıp gezmeye falan da çıkmayın, nasıl olsa polisler yolunuzu keser. Kalkıp Ortaköy'e falan da gitmeyin, orası çok soğuk, ben gittim hastalıktan geberiyorum. Kalkıp bayram ziyaretine falan da gitmeyin, nasıl olsa enflasyon yüzünden harçlıklarda iş kalmadı. Kalkıp maça falan da gitmeyin, nasıl olsa Fener yenilip duruyor. Kalkıp aşık falan da olmayın, nasıl olsa sonu hep acıyla bitiyor. Kalkıp ev falan da aramayın, nasıl olsa kiralar oyuyor. Kalkıp isyan etmeye falan da çalışmayın, nasıl olsa beyninizi eziyorlar. Kalkıp barış falan diye de bağırmayın, nasıl olsa yine kendi bildiklerini yapıyorlar. Kalkıp kaçmaya falan da çalışmayın, nasıl olsa yorulan sonunda siz oluyorsunuz. Kalkıp intihar falan da etmeyin, nasıl olsa siz ölünce onlar kurtuluyor. Siz ne yapın en iyisi biliyor musunuz, alın bir kalem, doldurun kanınızla, bana mektup yazın. Nasıl olsa ben dağılmışım, Bitti. (-mi acaba) MURAT ADANÇ Maşuklar Yokuşu 2/2
80690 Beşiktaş, İstanbul memnun. İstesem de pas geçemeyeceğim bir (yani 22) mektupta Osman Kazdal'dan geliyor. Evet tam 22 tane. Kısacası dağıldım. Zarf açma fobisi başladı bende. Bir de sadistliğine mektuplardan birine Elvira kodları ücreti koyman alçaklıktı bence. Nedense açtığım 21. zarfta bulabildim parayı ancak ve manevi tazminat olarak el koydum. Kodların yolda. Sorularını cevaplayacaktım ama mektubu kaybettim (yalana bak), hatta 22'sini birden kaybettim. Kimsin bilemiyorum ama diskette mektup gönderen okuyucum, abi bu disket software veriyor, mektup falan okunmuyor. Beni delirtmeye mi çalışıyorsunuz siz ya! Gıcığına — virüslü — disket — mi yolluyorsunuz? Kulağımı kesip 47 zarfa koyup size postalamazsam. Kola döktüğüm disketleri kafanıza atmazsam. Görürsünüz siz!. Vizeler geliyor, ona göre kendinize dikkat edin. Oturup fantezi falan kurmayın nasıl olsa birileri fantezilerinizin içine eder. Oturup ders falan da çalışmayın, nasıl olsa sınavlarda her türlü oyuluyoruz. Oturup oyun falan da oynamayın, nasıl olsa hep son disketler hata veriyor. Oturup eski günleri anmaya falan da kalkmayın, nasıl olsa o zaman da mutsuzdunuz. Oturup televizyon falan da seyretmeyin, nasıl olsa hep aynı şeyleri gösteriyorlar. Oturup müzik de — dinlemeyin, Metallica'nın yeni albümü optimist olacakmış. Oturup nefes falan da almayın, nasıl olsa hava kirliliği
BY THE LAST BREATH OF FOURTH WİNDS BLOW
BETTER RAISE YOUR EARS
THE SOUND OF HOOVES KNOCK AT YOUR DOOR
LOCK UP YOUR WIFE AND CHİLDREN NOW
TIME TO WİELD THE BLADE
FOR NOW YOU HAVE GOT SOME COMPANY
TKü HORSEMEN ARE NEARER
ON THE LEATHER STEEDS THEY RİDE
THEY HAVE COME TO TAKE YOUR LIFE
ON THROUGH THE DEAD OF NİGHT
WITH THE FOUR HORSEMEN RİDE
OR CHOOSE YOUR FATE AND DIE
YOU HAVE BEEN DYING SİNCE THE DAY YOU WE-
RE BORN
YOU KNOW IT HAS ALL BEEN PLANNED
THE GUARTET OF DELİVERENCE RIDES
A SİNNER ONCE A SİNNER TWİCE
NO NEED FOR CONFESSİON NOW
CAUSE NOW YOU HAVE GOT THE FİGHT OF
YOUR
THE HORSEMEN ARE NEARER
ON THE LEATHER STEEDS THEY RİDE
THEY HAVE COME TO TAKE YOUR LIFE
ON THROUGH THE DEAD OF NİGHT
WİTH THE FOUR HORSEMEN RIDE
OR CHOOSE YOUR FATE AND DIE
TİME
HAS TAKEN IT'S TOLL ON YOU
THE LİNES THAT CRACK YOUR FACE
FAMİNE
YOUR BODY IT HAS TORN THROUGH
WiTHERED IN EVERY PLACE
PESTİLENCE
FOR WHAT YOU HAVE HAD TO ENDURE
AND WHAT YOU HAVE PUT OTHERS THROUGH
DEATH
DELİVERANCE FOR YOU FOR SURE
THERE IS NOTHİNG YOU CAN DO
SO GATHER ROUND YOUNG WARRİORS NOW
AND SADDLE UP YOUR STEEDS
SCORES WİTH DEMON SWORDS
NOW 1S THE DEATH DOERS OF WRONG
SWING THE JUDGEMENT HAMMER DOWN
SAFELY INSIDE ARMOR BLOOD GUÜTS AND
SWEAT
THE HORSEMAN ARE DRAWING NEARER
ON THE LEATHER STEEDS THEY RİDE
THEY HAVE COME TO TAKE YOUR LIFE
ON THROUGH THE DEAD OF NİGHT
WİTH THE FOUR HORSEMEN RIDE
OR CHOOSE YOUR FATE AND DIE
DIE