Nostaljik Yarış Manyakları İçin İdeal Oyun...

1963 Amerika, Detroit... Çılgın, deli dolu bir yaşam sizi bekliyor. Street Rod ile bütün bunları yapmanız mümkün. Commodore'un bütün olanaklarını kullanan bu oyunu lafı fazla uzatmadan tanıtmaya başlayalım. Oyunda amacınız araba yarışı kralı olmak ve bu dalda en şen arabasını da almak. Oyun başladığında ekrana üç ayrı gazete gelerek seçim yapmanız isteniyor. Bu gazetelerin ilk sırada bulunanı haberler (bu bölüm kullanıma açık değil), ikinci sırada arabaların satıldığı ilanlar, üçüncü sırada ise araba parçaları ilanları var. İlk önce kendimize yarışacak bir araba edinelim. Araba ilanları kısmını seçerek doğruca ikinci sayfaya gidin ve orada bulunan

Chevrolet Belair marka arabayı alın. Zira bu en uygunudur. Hem ucuz hem de hızlı. Araba alırken dikkat etmeniz gereken arabanın hızı ve durumu olmalı. Arabanın hızı vitesin otomatik veya düz olmasına bağlı. Düz vitesli arabalar her zaman daha hızlı olurlar. Arabayı aldıktan sonra sağ alttaki ikon ile garaja dönün. Şimdi garajı anlatayım. Garaj bölümünde çeşitli ikonlar mevcut. Alttaki ikonlar sırasıyla gazete menüsüne dönme, araba lastiklerini değiştirme, arabayı boyama ve benzinciye gitmek. Üstte, daha doğrusu kralı yenmek ilaveli backgroundda çeşitli ikonlar mevcut. Bunlar ise arabanın kapısına yapışacak çıkartmaları seçme, durum ve zaman kontrolü, arabanın durum gösterge kağıdı, oyun müziğini açma ve kapama gibi seçenekler var. Araba üzerine oku getirerek yapacağınız seçimler ekranın altında çıkan yazı ile belirleniyor. Burada araba motorunu görme, tavanı alçaltma, tamponları kaldırma ve vites kutusunu değiştirme bulunuyor. Arabayı yeni alınca hemen tavanını alçaltın, ön ve arka tamponu kaldırın. Böylece arabanızın sürati inanılmaz derecede artar. Daha sonra alttan seçerek benzinciye gidin ve benzin alın. Tekrar garaja döndüğünüzde her şey hazırsa yarışa gidin. Yarışmak için ilk önce rakibinizi belirleyeceksiniz, aracılığı ile çağırabilirsiniz. Yarış ekranını arabanın içinden görüyorsunuz. Hız ve gaz basınç göstergeleriniz var. Işık yeşil yandığında fırlayacaksınız

Ekran çıkar çıkmaz joystiği ileri itin ve yeşil yanınca da düğmeye basarak fırlayın. Gerisi size kalmış. Oyun içinde parça satın alarak değiştirme ve arabanıza ekstra güç katmak mümkün. Ama Commodore 64'te oyunun bu kısmı çoğu zaman bozuk. Eğer sağlamsa da parçaları yeni arabaya saklayın.

Araba kazandıkça niz. Karşınıza sırasıyla çeşitli arabalar gelecek. Bunların teklifine bakmadan sırayla bütün arabaların motoruna oku götürüp, düğmeye basmak suretiyle motorlarını inceleyin. Kendinize göre bir araba bulunca teklife girin

Road Race (uzun yol yarışı)

teklif edin. Pink Slips seçeneği ile arabasına yarış öne sürün. Kabul ederse yarışa, yoksa diğer arabayı deneyin. Beğendiğiniz araba olursa, onları arka plandaki telefon dolacak. Araba sayınızı ise garajınızın üzerinde bulunan markaya basarak görebilirsiniz. Bunları satarak yeni araba almak yapacağınız en iyi iştir. Street Rod Commodore 64'e gelen en iyi oyunlardan. Disket sahipleri bu oyunu kaçırırsa yazık olur.

©Barış YALÇINKAYA garajınız

HE HH we kam

Hey Dart manyakları, haydi bilgisayar başına. Çünkü öyle bir dart oyunu geldi ki hepiniz parmaklarınızı ısıracaksınız (Ahh! Bu 57. oldu). Önce nedir bu "Dart" onu açıklayayım. Hani şu hedef dediğimiz dıştan içe 1'den 12'ye kadar sayıların olduğu oyun var ya, bu dart işte o. Şimdi gelelim oyunumuz Wacky Darts'a. Oyun fevkalharika bir müzik eşliğinde açılıyor. Bu oyun da, müthiş oyunlara imza atan Codemaster'ın. Sağda altta spikeriniz televizyondan size yarışmacıları tanıtıyor ve biraz da reklam yapıyor. Sol altta ise yarışmacılarımız tanıtılıyor. Bunlar Ninja Nigel, Sihirbaz Daniel, Barbar Neville, Savaş Makinesi Baza, Okçu Jeff, Jocky Pilnser, Yabancı Gorden (bu yabancı uzaylı gibi bir anlamda). Her neyse bu özellikleri onların ok atışları etkiliyor. Mesela Okçu Jeff okları bir yayda atıyor. Savaş Makinesi Baza okları bir bazuka ile atıyor. Oyunun menüleri ise start game oyuna başlama, 5-0-1 ya da Round Clock 5-0-1 ile ise oyuna 501'den başlanır ve attığınız okların sayısı 501'den düşülür. Kim önce sıfıra inerse oyunun galibi sayılır. Bir de Round Clock var. Bunda oyuna 20'den başlanır. İlk atmanız gereken sayı 20'dir. Daha sonra 20, 19, 18, 17 diye gider, ilk önce sıfıra ulaşan şampiyon olur. Tournamet, practise seçenekleri ile turnuva veya pratik yapabilirsiniz. Player seçeneği ile de oyuncu sayısını ayarlarsanız (oyuncu sayısı 1 ile 8 arasında değişiyor). En alttaki Key: Goap Space seçeneği ile de oyunu joystikle veya keyboard ile oynayacağınızı belirliyorsunuz. Seçenekleri ayarladıktan sonra oyuna başlıyorsunuz. Önce adınızı yazıyorsunuz, sonra televizyon ekibinden bir mesaj alıyorsunuz ve Dünya Dart Şampiyonasının yapıldığı bara geliyorsunuz. Daha sonra ateşe basarak rakibinizi seçiyorsunuz. Aman dikkat, burada başta söylediğim özellikleri göz önüne alarak rakibinizi belirleyin. Sonra sizin ve rakibinizin oynayacağı maç öncesi televizyondan anons ediliyor, ardından ateşe bastığınızda dart ekrana geliyor. Dartın üzerinde elinizi görüyorsunuz ve joystiğiniz ile o eli yönetiyorsunuz.

Dartın en dışındaki yuvarlaklar o sayının iki katı puan, bir içerdeki yuvarlaklar o sayının üç katı puan verir. Siz attıktan sonra sıra rakibinize geçiyor ve o da atışını yapıyor. Ehh tabii o pek sizin gibi acemice oynamıyor. Atışlar yapıldıktan sonra ekrana sizin ve sonra rakibinizin o andaki puan durumunuz çıkıyor. Oyunu tamamen bitirmek için en sonda sıfıra eşitlenmeniz lazım. Mesela 17 puanınız var ve 5, 10 bir de 9 attığınızda oyun bitmiyor. Oyunu bitirmeniz için mutlaka 2 atmanız gerekiyor. Bayağı ince ve zevk verici bir düşünce bu. Bir de bu yetmiyormuş gibi her oku atmanız için 15 saniyeniz var. Kısacası Wacky Dart muhteşem bir oyun. Hele o salon sahneleri. Oyunu oynadıkça içinizden tekrar oynamak geliyor. Her Commodore'cunun elinde bulunması gereken bir oyun sakın kaçırmayın. — ©Cenk KÖSEOĞLU

Şimdiye kadar futbol oyunlarında, futbolcu, kaleci, menajer olduk SOCCER ama ya İngiliz 1. Futbol Ligindeki takımların hisselerini alıp onlara ortak olmaya ne dersiniz? Evet Soccer Director size bu imkanı sağlıyor. Bu oyunda İngiliz Ligindeki dilediğiniz takımdan hisse alıp, ligde ve kupadaki maç sonuçlarına göre para kazanabiliyorsunuz. Hem madem bir takımın ortağısınız, dilediğinizde de saha hakkında bilgi alabilir, menajer ve futbolcularla takımın gidişi hakkında konuşup rapor alabilirsiniz. Oyunun başında ki "Game Options" menüsünde: A- ile oyundan çıkabilir B- ile bu oyunu save edebilir — C- ile kayıtlı bir yükleyebilir N D- ile sezondaki hafta sayısını (10-20-30-40) ayarlayabilirsiniz E- ile devam edebilirsiniz Devam'ı seçtiğinizde karşınıza 9 seçenekli bir başka menü gelir 1- Play Season: Maçlara başlama. Burada takımların maçları ve aldıkları puanları görebilirsiniz. Ayrıca maç süresince oyundan çıkış, bahisleri inceleme, hisseleri görme, menüye dönme ve devam etme gibi seçenekler de Var. 2- Buy/ Sell Shares: Burada ligdeki takımların hisselerini alıp satabiliyorsunuz. Burada price 1 hissenin fiyatı, stock ise kalan yani satın alınabilir hisse miktarı, en sağdaki "Own" sütunu sizin almış olduğunuz hisselerin miktarını gösteriyor. Options: Bu sizin "Game Options" menüsüne dönmenizi sağlar. 4- Betting Menü: Bu sizin bahisler için kullandığınız seçenek. Kupa ve ligdeki şampiyonlar, ya da ligden atılabilecek takımı ve belli bir miktar yatırarak bahse giriyorsunuz. — 5- Form Table: Ligdeki bütün takımların puan, seviye ve masraf gibi ayrıntılarını öğrenip alacağınız hisselerde isabetli karar verebilirsiniz. En önemli seçeneklerden biri. 6- See Your Shares: Ligdeki takımlardan ne kadar hisseniz olduğunu görmenizi sağlar. — | 7- Call Share Meeting: En sevdiğim seçenek. Hissesini aldığınız kulüpler hakkında bilgi alabilirsiniz. Diyelim Liverpool'un hissesini aldınız dilerseniz menajeri çağırıp konuşabiliyorsunuz. 8- Loan: Borç almanızı sağlar. 9- Make Share Offer: Hisse paylaşmak. Borsa'da aniden zengin olup sonra bir anda kuru ekmeğe muhtaç kalmanın moda olduğu şu günlerde pantolonunuzu tehlikeye atmadan bu zevki tatmak istiyorsanız, hisseleri alıp satmayı seviyorsanız ve bunu futbolla birleştirmek isterseniz, Soccer Director olmanız gereken bir oyun. Ümit ÖNCEL

Commodore'da zeka oyunları, bu ay gerçekten coştu. Kaç adet olduğunu saymadım ama birbirinden güzel zeka oyunları geldi. İşte Vyrus de bunlardan biri. İki kişilik bu oyunda gene şekillerle uğraşacağız. Amaç taşları akıllıca yerleştirip rakibe oynayacak yer bırakmamak. Oyun içinde 1. oyuncu taşlarını yukarı-aşağı, 2. oyuncu sağa-sola doğru hareket ederek yerleştiriyor. Sıra sizdeyken taşınızı yerleştirmek için sadece seçtiğiniz yere gelip fire'a basmanız yeterli. Bu sırada eğer yerleştirdiğiniz taşınız rakip oyuncunun yerleştirdiği bir taşa değiyorsa (çapraz olarak değil) onu da kendi çeviriyor. Böylece ona oynayacak yer bırakmamanın yanında ayrıca puan almak için rakip taşların rengini de değiştirmelisiniz. Tek kişilik olmaması dezavantaj ama zeka oyunlarından hoşlanıyorsanız bu oyunu görmelisiniz.

Puzznic geçen ay Amiga'da gelince biz 64'çüleri tatlı bir bekleyiş aldı. Commodore versiyonunun gelmesini bekledik ve bir ay gecikmeyle geldi, ama bu bekleyiş değdi doğrusu. Oyun 8 levelden oluşuyor. Ayrıca her levelde birkaç bölüm var. Başlangıçta ilk 6 bölümden istediğinizi seçebiliyorsunuz, son iki bölüme ise kendiniz geçmeniz lazım. Bu zeka oyununda amaç aynı cins şekilleri hareket ettirerek yan yana getirmek ve yok etmek. Fakat hareket ettirirken dikkat edilecek husus yerçekimi. Yani her şekli sağa-sola ilerletebiliyorsunuz, için ilerleyen bölümlerdeki hareketli blokları kullanmalısınız. İlerleyen bölümlerde şekilleri, alıştığınız gibi çift sayıda değil tek sayıda olarak çıkıyor, yani burada 3 şekli aynı anda birbirine temas ettirmelisiniz. Bu gerçekten zor ve uzun düşünmeler gerektiriyor, ama buna vaktiniz yok çünkü zaman kısıtlaması da konulmuş. Eğer herhangi bir sebepten bölümü bitiremezseniz tekrar denemek için space'e basmanız gerekli. Zaman bittiğinde ise krediniz varsa devam edebiliyorsunuz, yoksa oyun bitiyor. Puzznic oldukça güzel bir oyun. Son bölümleri geçmek imkansız gibi görünmesine rağmen bu türün meraklılarının ilgisini çekeceğine eminim.

Ümit ÖNCEL

Geçen sayıda Amiga'daki Gazza'yı görüp de beğenenlere müjde. İşte Gazza Commodore 64'ünüzde de geldi. Ama size bir hayal kırıklığı, oyunda Amiga'da olduğu gibi antrenörlük menüsü yok. Sadece aşağıdaki anlatacağım bir-iki küçük menü var antrenörlük ile ilgili. Oyunun başında size sorulan üç dilden birini seçiyorsunuz. Oyun karşınıza çıktığında ilk tiğiniz bir oyuncuyu geri bırakırsınız. Oyuncuların yanındaki D'ler defansı, M'ler orta sahayı, A'lar hücum oyuncusunu belirler. Fire'la buradan çıkabilirsiniz. Restart ile baştan seçebilir, continue ile oyuna kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Onun altındaki level seçeneği ise practice, junior, amateur, league, international, tournamet diye kolaydan zora doğru ilerliyor. Bir alttaki menü sol üstteki Pick Squad'da ilk on beşinizi seçiyorsunuz. Oyunun bu bölümü tuşlarla idare ediliyor. Bütün tuşlar bir oyuncuya verilmiş. Hangi oyuncuyu istiyorsanız, o oyuncunun tuşuna basın ve o oyuncu ekrana gelsin. X ile copy yapabilirsiniz. Bu copy oyunu kopyalama anlamında copy değil, bu copy sadece o oyuncuyu seçtiğiniz oyuncunun bir altındaki yere koyar. Space ile next yani cursoru bir sonraki duruma getirirsiniz. Del (Delete) Drop yapar yani yanlışlıkla seçme maç ise maçın uzunluğudur. En az 12 dakika, en fazla 20 dakikalık maçlar yapabilirsiniz. Ardından gelen Pitch (kale) seçimi ise başta seçtiğiniz levele göre değişiyor. Eğer zor bir levelde oynuyorsanız kale normal oluyor. Junior'da, Rough (pürüzlü) veya Plastic (plastik) bir kalede, amatörde Junior çeşitlerine ek olarak Icy (buzlu) ve Muddy (çamurlu) bir kalede oynarsınız. Onun altındaki seçenekler ise Wind'ın (rüzgar) esiş şekilleri ayarlanır. Bunlar Windy (rüzgarlı), Gale (fırtınalı), Calm (durgun) veya Breeze (hafif rüzgarlı) olabiliyor. Daha altta İngiltere'nin yönetilişini (joystick port 1, joystick port 2 veya computer yönetimi). Taktik seçimini (işte oyunumuzun ilk ve tek antrenörlük seçeneği) ve shirt colour (forma rengini) seçebilirsiniz. Bunlardan sonra gelen seçenekler ise İngiltere için olanıdır. Takımı seçip done yani bitiş'e geldiğinizde kale seçimi gelir. Kaleler east (doğu) ve west (batı) diye ikiye ayrılıyor. Oyun oynanış bakımından Kick-Off'a benziyor. Yani top ayağınıza yapışmıyor. Sağa, sola, yukarı, aşağı çektikçe topu o tarafa ittiriyor. Ayrıca oyuna değişik bir özellik olarak penaltı eklenmiş. Gazza II, Commodore 64'de gelen son zamanlarda gelen en iyi futbol oyunu. Futbol oyunu arayanlar veya canı şöyle değişik bir oyun çekenler için alınması gereken bir oyun.

TACTICS EDİTÖR

©Cenk KÖSEOĞLU

GRAFİK YeT0

SES - MÜZİK 70

OYNANABİLİRLİK 9.85

GENEL

Hey, Stratejiciler ve RPG meraklıları, ekran başına... Çünkü son yıllarda ülkemize gelen birkaç iyi stratejinin arasında rahatlıkla yer alabilecek, BETRAYAL'ın tanıtımına başlıyoruz. Betrayal yapı ve konu bakımından, mükemmele ulaşabilen bir yapım. Fakat grafikleri için bir şey söyleyemem. Eğer bu konuyu ve oyun atmosferini Psygnosis firmasının ileri gelen üstün grafikçi ve müzikçileri uygulasaydı ve program kullanıcı diyalogu Koei firması tarafından yapılsaydı, eminim Betrayal yılın oyununa aday bir oyun olurdu. Her ne kadar bazı bit beyinli, yağmur arkadaşlarım, böyle grafikli bir oyun oynanır mı deseler de bu oyunun herkesi özellikle strateji meraklılarını çok fazla saracağını söyleyebilirim. Bu kadar övgüden sonra konusuna geçelim. Bilmem bir strateji için konu anlatmaya gerek var mı(?)... Ama oyun, eski zamanlarda yani şövalye, baron ya da kral gibi amcalarımızın yaşadığı tarihlerde bilinmeyen bir ülkede geçiyor. Oyun dört kişilik oynanabiliyor, ve her bir kişi ülkeyi ele geçirmeye çalışıyor. Bu arada oyuna değişik alt bölümler eklenmiş. Ara sıra düşmanınızla karşılaştığınızda ya da düşmanınızın şehirlerine gittiğinizde, onlarla savaşlar yapıyorsunuz... Gittiğiniz şehirlerden (kendinize ait olanlardan) vergi toplayabiliyor, hasat alabiliyorsunuz. Düşmanlarınızdan yeni aldığınız şehirler hemen hasat alamıyorlar, bu şehirlerden hasat almak için belli bir süre beklemelisiniz... Oyunda yapmanız gereken bunlardan ibaret. Şimdi gelelim oyunumuzun oynanış biçimine... İlk disketi taktığınızda, bir intro çıkıyor, bu introyu sol butona basarak geçin, daha sonra ekranda bazı yazılar beliriyor. Bu ekranı da sağ butona basarak geçtiğinizde, bir süre yükledikten sonra, bir ekran size Betrayal oyununun yüklendiğini müzik eşliğinde haber veriyor. Biraz bekledikten sonra, ikinci diski takmamız söyleniyor. İkinci diski takıp ateşe bastığımızda, bilgisayar

T

uzun bir yükleme dönemine giriyor. Sakın ola ki bozuk falan diye kapatmayın. Yükledikten sonra karşınıza bir ekran daha çıkar, bu ekranda oyunu yapanlar hakkında bilgi sahibi olduktan sonra, ateşe basıp bu ekranı geçiyoruz ve işte oyunun konfigürasyonunu yaptığımız menü karşımızda... Bu menüde yedi adet seçenek var. Bu seçenekleri, joystiğimizi yukarı aşağı çekip ateşe basarak ya da sağa sola çekerek seçiyoruz. Bu seçenekler şunlar

SELECT PLAYERS: Oyuncuların, hangilerinin bilgisayar, hangilerinin insan olacağı belirtilir. Eğer Human'ı seçerseniz insan, computeri seçerseniz bilgisayar kontrol etmiş olur. SELECT RANKS: Bir tür zorluk derecesi belirleme seçeneğidir. Oyunculara Knight, Baron, Carl ve düke mevkilerinden birini verirsiniz. En güçlüleri ve en çok mala sahip olarak başlamak istiyorsanız, Düke'u seçin. Yok eğer ben bu oyunu iyi oynuyorum der de Knight'ı seçerseniz oyuna en az mal varlığıyla başlarsınız... AUTO HUMAN FIGHT: Savaşları sizin kontrol etmenizi engeller. Eğer bu seçeneği yes yaparsanız. Savaşları güçlü olan kimse o kazanır. Fakat bu seçenek no olursa savaşlarda adamlarınızı siz kontrol edebilirsiniz. AUTO COMPUTER FIGHT: Bilgisayarın yaptığı savaşın ekranda gösterilip gösterilmeyeceğini belirlersiniz. Eğer yes yaparsanız, savaşın bitmesine kadar sıkılabilirsiniz. No yaparsanız, sadece savaşın sonucu gösterilir

COMPUTER THINK SCREEN: Eğer bu seçeneği yes yapacak olursanız, bilgisayarın yaptığı hareketler size gösterilmez. Eğer no yapacak olursanız, bilgisayarın yaptığı tüm hareketleri seyretmek zorunda kalırsınız. Bu da oyunun oynanabilirliğini düşürüyor...

SOUND on/off : Sesi açıp kapatmak için bu seçenek kullanılabilir. Eğer on'sa sesler açık, off'sa sesler kapalıdır. Şahsen ben at kişneme ve nal seslerinden bıktığım için sesleri hep kapatı-

START GAME: Bütün seçenekleri belirledikten sonra oyuna başlamak için bu seçeneği seçmelisiniz. Bu menüdeki her şeyi belirledikten sonra, start game ile oyuna geçin ve şimdi karşınızda oyun menüsü duruyor. Bu menüde kitap sayfalarını çevirerek kullandığımız tuşları öğreniyoruz. Fakat bu sayfaları çevirmenin yaklaşık on saniye alacağını ve sizi bundan kurtarmak için oyun da gereken tuşları veriyorum... F1 - VIEW KINGS COURT: Kralın huzurunu görmek için kullanılır. Burada krala yapılan suikast girişimleri ve sarayda yakalanan casus sayılarını görebilirsiniz. F2 - VIEW BISHOPS COURT: F1 tuşuyla yaptığımız işin aynısı fakat bu tuşa basılınca derebeyinin huzurunu görebiliyoruz. F3 - PERSONAL STATUS: Kişisel durumunuzu bu tuşla öğrenebiliyorsunuz. Bu tuşa bastığınızda karşınıza gelen ekranda kaç adet şehriniz olduğu, ne kadar paranız olduğu, devlerinizin sayısını, toplam nüfusunuzu ve bilimum bilgiyi bulabiliyorsunuz. F4 - VIEW MAP: Haritayı görmek için bu tuşa basın. Haritada kalkanlar, adamları, kulübeler ise şehirleri gösterir. Kulübelerin üstündeki renkler, o şehrin kime ait olduğunu gösterir. Kalkanların renkleri ise, oradaki adamın hangi krallık adına çalıştığını belirler... F5 - ENTER KINGS COURT: Kralın huzuruna girmek için bu tuş kullanılır. Kralın huzuruna girmek için ilk önce krallık sarayının önüne gidin ve bu tuşa basın... F6 - ENTER BISHOPS COURT: Derebeyinin huzuruna girmenizi sağlar. Bu işlemi yapmak için ilk önce derebeylik sarayına gitmelisiniz. F7 - HARVEST TOWNS: Şehirlerinizden hasat toplamak için bu tuşu kullanın. Eğer şehir hasat alınmaya müsaitse size bir kaç tane soru sorulacaktır... F8 - GAME OPTIONS: Bu tuşa basıldığında yine o garip kitap çıkar, sayfaları çevirdikçe çeşitli alt seçenekler çıkar. Bu seçenekler: (A) LOAD PREVIOUS GAME: Daha önce diske kaydettiğiniz oyunu yüklemek için bu seçeneği kullanmalısınız. Seçeneği seçtiğinizde sizden daha önceki oyununuzu kaydettiğiniz disk istenecektir... (B) SAVE CURRENT GAME: O anda oynamakta bulunduğunuz oyunu diske kaydetmenizi sağlar. Bunu için bir disk formatlamanız gerekmektedir... (C) RECONFIGURE GAME: En başta anlattığım, konfigürasyon menüsünde değişiklikler yaparak oyuna geri dönmenizi sağlar... (D) BEGIN A NEW GAME: Yeni bir oyuna başlamak için bu seçeneği seçmelisiniz. Eğer durumunuz vahimse, bu seçeneği seçip baştan başlamakta tereddüt etmeyin. (E) BATTLE TRAINING: Savaş alıştırması yapmak için kullanılır. Seçenek seçildiğinde aynı oyun içindeki savaşlarla aynı, fakat rakibiniz hareketsizken savaş antrenmanı yapabilirsiniz. (F) EXIT GAME OPTIONS: Game optionları geçerek oyuna kaldığınız yerden devam etmenizi sağlar. Şimdi gelelim oyununda yaptığımız şeyleri nasıl yaptığımıza... SAVAŞLAR: Savaşlar da kullanıyoruz.

Ateşe basarak topuzumuzu sallıyoruz. Joysticki aşağı doğru çektiğimizde kalkanla alt bölgelerimizi koruyor, Joy. üst tarafa çektiğimizde ise kalkanla üst bölgelerimizi koruyoruz. İlerleye ilerleye ve düşmanın adamlarını öldüre öldüre savaşı kazanıyoruz... ŞEHİRLERDEN HASAT ALMA : Şehirlerden hasat almak için, F7 tuşuna basıyoruz. Bu tuşa bastıktan sonra size bu şehirde mi hasat alınacak diye soruluyor, eğer yes derseniz o şehirdeki hasadı alır, no derseniz başka bir şehire geçer oradan mı hasat almak istediğiniz sorulur. Yes dediğiniz zaman, populasyon, vergi miktarı, silah miktarı, çalışan adam miktarı, ev sayısı gibi ayarlamaları yaparsınız. HAREKET ETMEK : F9'a bastığınızda, karşınıza bir ekran ortasında da bir atlı görürsünüz. O atlı sizsiniz, ve joystickinizle onu yönetebilirsiniz. Yabancı bir şehire geldiğinizde, orayı kendi katabilirsiniz. Bu oyunun açıklaması bu kadar. Son olarak başta stratejici arkadaşlarımız olmak üzere tüm oyunseverlerin sahip olması gereken bir oyun. Yarın ilk işiniz bu oyunu almak ve oynamak olsun. Bu yazıyı burada bitirmek zorundayım, çünkü saat sabahın üçü ve ben Romance Of The Three Kingdoms oynamaya devam etmeliyim. BURAK ÖZIŞIK

Yıl 1995. Büyük bir suç dalgası Amerika'yı kasıp kavuruyordu. Uyuşturucu, cinayet, kundakçılık ve silah kaçakçılığı tek bir mafyanın elinde tutuluyordu. Mafyanın elebaşısı ise KING PIN isimli bir gangsterdi. Devamlı kirli işler peşinde koşan King Pin bu sefer büyük bir plan hazırlamıştı. Amaçlarından biri ise başkanı da avucunun içine alarak istediğini yaptırtabilmekti. Bunun kolay olmayacağını anlayan King Pin başkanın kızını kaçırmaya karar verir. Kızı kaçırması için EDDIE MOSCONE isimli bir suçlu ile anlaşır. Eddie Moscone başkanın kızını New York'ta bir akşam yemeğinde bayıltarak bir helikopterin de yardımıyla kaçırır. Bu olay tüm ülkede büyük yankılara sebep olmuştur. Televizyonda, başkanın kızının kaçırıldığı olay ile ilgili haberler ve son gelişmeler anında yayınlanmaktaydı. Haber programındaki spikerin verdiği habere göre bu mafyaya karşı gelebilecek bir tek kişi vardı. Bu kişi süper suç savaşçısı LUCAS MCCABE'ten başkası değildi. Bu olayla ilgili olarak görevlendirilen McCabe bir takım bilgiler için bilgisayarına başvurur. Bilgisayardan kızın ve Eddie'nin özelliklerini öğrenir ve birer fotoğraflarını alır. King Pin hakkında da bilgi almak istediğinde işe yarar pek fazla bilgi olmadığını fark eder. Adamın

od

fotoğrafı ise bilinmemektedir. Çünkü yüzünü hiç kimse görmemiştir. Görenleri ise acımadan öldürtmüştür. Bunun üzerine hiç vakit kaybetmeden araştırmaya başlar. Oyunumuzun konusu kısaca böyle. Büyük bir sorumluluk yüklenen kahramanımız McCabe'e görevini büyük bir başarı ile sürdürmesi ve sona erdirmesi için yardım etmeniz gerekiyor. Oyunda ekran düzeni ise şöyle: Oyun ekranımızı King Pin'in kumanda merkezindeki görüntü monitöründen görüyoruz. Sol tarafta enerjiniz ve kalan haklarınız bulunmaktadır. Sağ tarafta ise dört madde bulunmakta. Bunlar; kurşun, füze, drugs (uyuşturucu) ve money (para). Kurşunlar ve füzeler oyun içinde kullanabileceğiniz silahlardır. Uyuşturucular ve paralar ise oyun sonundaki puan hesaplanmasındaki önemli iki maddedir. Bu maddelerin miktarlarını oyunda alacağınız bir çok obje ile arttırabilirsiniz. Kahramanımızın ileri ise şöyle: Joystiğinizi sağa ve sola çektiğinizde, çektiğiniz yöne doğru yürür. Kolu yukarı devamlı olarak ittirirseniz yukarı ilerler. Fakat yukarı doğru kolu ittirip bırakırsanız zıplar. Kolu devamlı olarak aşağı çektiğinizde aşağı gider. Yine aynı şekilde aşağı çekip bıraktığınızda McCabe eğilir veya ayağa kalkar. Joystiğinizin ateş tu-

RM tuşuna bastığınızda kurşun atarsınız, space tuşuna bastığınızda füze atarsınız. Gördüğünüz gibi kontroller çok basit. Bunların dışında p tuşu ile oyunu pause edebilir, tekrar p tuşuna bastığınızda oyuna devam edebilirsiniz. Ayrıca esc tuşu ile oyunu bitirebilirsiniz. Oyunun level açıklamasına gelince. Oyunda her level arasında dijitalize resimler ve konuşmalar kullanılmış. Eğer bu diyalogları izlerseniz oyun daha sürükleyici bir hal alacaktır. 1. Level: McCabe başlangıç olarak Eddie'nin son görüldüğü yeri araştırmaya karar verir. Burası bir tren istasyonudur. İstasyon tenhadır. Etrafta hiç kimse görünmemektedir. Etrafın sessiz görünmesine rağmen hiç de öyle olmadığı hemen ortaya çıkar. Her yönden saldırıya geçen gangsterleri yararak çıkışa ulaşmalısınız. Gangsterlerin ellerinde silahlar bulunmaktadır. Attıkları kırmızı şerit halindeki kurşunlardan sakınarak ateş ederek ilerleyin. Çok zor durumlarda hemen füzelerinizi kullanın. Eğer attığınız füze bir adama gelirse kolların, bacakların, kafaların nasıl havada uçtuğunu büyük bir zevkle izleyebilirsiniz. Bu arada trenlerin camlarından ateş eden gangsterleri de ihmal etmeyin. Bu bölümde çöp bidonlarını vurarak bir çok obje halinde füze, kurşun, u-

aVAVE

yuşturucu veya para bulabilirsiniz. Bu arada değişik iki silahta bulabilirsiniz. Bu silahların biri 5 kurşun birden ateşler. Diğeri ise ateş fırlatır. Exit yazan yere geldiğinizde istasyonun da sonuna gelmiş olursunuz. İstasyon sona erdiğinde kendinizi bir anda asfalt bir yolda buluyorsunuz. Bu sefer tren camlarından ateş edilmediği için gerçekten biraz rahatlamalısınız. Exit yazan kapıya geldiğinizde 1. level biter. 2. Level: Bu level metro istasyonunda geçiyor. Bu kez düşmanlarımıza usta ninjalar da eklenmiş. Ninjaların sırf hava atmak için yaptıkları hareketler gerçekten iyi yapılmış. Bu arada attıkları yıldızları da unutmamak lazım. Size kürsüden ateş eden adamları da öldürebilirsiniz. Atılan misket büyüklüğünde ki bombalar da sizi zorlayacaktır. Exit yazan kapıya geldiğinizde bu bölümde biter. 3. Level: Bu seferki level New York sokaklarında geçmekte. Bu kez düşmanlarımız gangsterler ve eğilerek gelen bıçaklı haydutlardır. Bıçaklı haydutlar çok tehlikelidir. Atılan bombalara da dikkat ederek ilerleyin. Yanıp sönen bir okla gösterilen kapıdan girdiğinizde bir bonus levelle karşılaşırsınız.

Bu levelde size ateş eden duvara monte edilmiş silahlar ve devamlı hareket halinde ki direkler bulunmaktadır. Burada bol bol obje toplamalısınız. Kapıdan geri çıktığınızda yolunuza devam edin. Önünüze çıkan çöp bidonları ve su vanalarını parçalayabilirsiniz. 4. Level: Bir silah deposunun yerini öğrenen McCabe hemen harekete geçer ve kendini bir anda yine gangsterler içinde bulur. Eski dostlar yine karşımızda fakat yeni dostlarımız da bizi selamlıyorlar. Bu şişkolar ellerinde ki makinelilerle hiç de hoş olmayan bir gürültü çıkarıyorlar. Her zamanki gibi çıkışa ulaşmaya çalışın. Çıkışa ulaşana kadar da az kayıplar vermeğe bakın, ilerde lazım olacak. Sonra söylemedi demeyin. 5. Level: Yolunuz bu kez yasa dışı mal dolu bir depodan geçmektedir. Bu kez de karşınıza çıkan gangsterler yine rahat vermeyecektir. Yerde ki kırmızı yuvarlak kapaklara dikkat etmelisiniz. Kapağın üstüne gelirseniz hemen bir hakkınız kayıplara karışır. Bu bölümde de bonus leveller bulunmaktadır. İsterseniz kapılardan girip bir çok obje toplayabilirsiniz. 6. Level: Bu bölüm sahte para basan bir matbaada geçiyor. Etrafta orada burada bulunan paralar, baskı makineleri, dedik ya burası bir matbaa. Fakat dekora uymayan tek şey şu suratsız dostlarımız, evet işte onlar, yine buradalar. Bir yenisi ekleniyor veya biri eksiliyor fakat her yerde karşımıza onlar çıkıyor. Şu King Pin bizi gerçekten çok istiyor galiba. Madem o kadar çok istiyor önce yakalaması lazım. Gangsterlere kurşun yağdırarak ilerlerken yukarıdan atılan yuvarlak bloklara da dikkat etmelisiniz. Masaları, çekmeceleri ve diğer eşyaları parçalayarak bir çok obje toplayabilirsiniz. Exit yazan kapıya geldiğinizde bu bölümü de bitirin. 7. Level: Olamaz! O ninjaların hareketlerini beğendiğinizi belli etmeyecektiniz. İşte yine onlar, kahkahalar atarak o keskin dişli yıldızlarını fırlatıyorlar. Fakat unutmayın siz bir kahramansınız ve asla yılmazsınız. Bıçaklı adamlara da aldırmayarak, bombalardan kaçarak, duvardaki deliklerden atılan ateş toplarından sakınarak ve kırmızı kapaklara

10. Level: Bu bölüm köşkün içinde geçiyor. Bu sefer düşmanlarımıza şişkolar ekleniyor, bıçaklı dostlarımız oyundan çıkıyorlar. Bir çok kapı göreceksiniz. Bu kapılarda lazer tarayıcılar olduğundan içeri giremezsiniz. Villanın değerli ev eşyalarını parçalayarak işe yarar bir kaç şey bulabilirsiniz. Bölüm sonunda ki açık bir kapıdan içeri girin. İçeri girdiğinizde ufacık robotlar size ateş ediyorlar. Biraz ilerleyince demin ufak diye alay ettiğiniz robotların kocamanı ile karşılaşıyorsunuz. Aman dikkat edin de altında kalmayın ve hedef olmayın.

dikkat ederek bölüm sonuna gelin. Fakat sizi burada da bir robot karşılıyor. Devamlı ateş eden robottan sakınarak uzaktan bir çok füze fırlatın ve robotu parçalayın. Ateş ederken robotun kafasına nişan almayı da unutmayın, bunu da zıplayarak yapabilirsiniz. Robotu 956 milyon parçaya ayırdıktan sonra rahat bir nefes alın ve bu bölümü de bitirin. 8. Level: Bir uyuşturucu fabrikasını imha etmek herhalde çok zevkli olsa gerek. Anlaşılan böyle düşünmeyenler de var. Doğrusu düşüncelerini ellerindeki silahlarla çok iyi dile getiriyorlar. O sinir bozucu şişkolar yine buradalar ve o eski melodiyi yine vurgulu bir biçimde söylüyorlar. Akortlarını bozmanın zamanı geldi, ne dersiniz? Etrafta bulunan enerji toplarına da dikkat ederek bu bölümü de geçin. 9. Level: Bir suçluyu sorguya çeken McCabe kızın King Pin'in villasında tutulduğunu öğrenir. McCabe hemen arabasına atlar ve yola koyulur. Villaya geldiğinde etrafı kolaçan eden McCabe bahçeye adımını atar atmaz kendini adeta bir savaşın içinde bulur. Bu levelde şişkolar hariç tüm düşmanlar bulunmaktadır. Adeta bomba ve füze yağmuruna tutulduğunuz bu bölüm gerçekten çok zor. Size tek tavsiyem sakın ölmeyin. Umarım yararlı olur. Etrafta bulunan heykel ve banklardan obje toplayabilirsiniz. Villanın ana kapısına gelebilirseniz kendinizi içeri atın ve biraz soluklanın.

Uzaktan kalasına atacağınız birkaç füze ile işini bitirin. Robot parçalandığında enkazın arasında King Pin'in yaralı zavallı vücudu ile karşılaşıyorsunuz. Ona kızın nerede olduğunu sorduğunuzda size niye cevap vermek zorunda olduğunu soruyor. McCabe'in cevabı ise "çünkü oyun bitti. Bütün uyuşturucu fabrikaların, silah ve patlayıcı depolarının, para matbaaların imha edildi. Adamların dağıldı. Kalanları ise eminim şimdi çok uzaklardadır. Şimdi, o nerede?" King Pin McCabe'e asla bir şey söylemeyeceğini söyleyerek son nefesini de verir. Bunun üzerine McCabe evi araştırmaya başlar. Mahzenin kilitli olduğunu fark edip içeri girdiğinde kafasına bir şişe ile vurulur. Kafasına vuran kızdır ve McCabe'i diğerlerinden zannetmiştir. McCabe ona King Pin'in öldüğünü diğerlerinin de dağıldığını söyler. Ertesi gün başkan bizzat kutlar ve teşekkür eder. Bu arada başkanın güzel kızı da bir öpücükle McCabe'e minnet duygularını belirtir. Artık onları Hawaii'de güzel bir tatil beklemektedir. Crime Wave oyun olarak çok pasif kalıyor, fakat usta çizilmiş dijitalize resimlerle biraz olsun bu açık kapatılmış. Eğer bu aralar heyecanlı bir macera oyunu arıyorsanız Crime Wave tam size göre bir oyun. Kaçırmayın!

©SERKAN SÖZER

Niiiyaaaaaahhhhhh, Kahretsin bu kaçıncı beah? Batıramadık gitti şunu. Hadi anacım Sonar Fading ol hadi hadi. Ptuah -Gene battık. Nereye gitti şu F7 tuşu. Aman Allah kahr. Restore yapacağım diye Save yaptım şimdi işin yoksa otur silah yükleme sistemini bir daha tamir et. Sen ne diyorsun Şahin? Ne yayındamıyız? Apturaman abi niye yayına girdiğimizi söylemiyorsun yaaa? Senin yüzünden okuyuculara rezil olduk. Sırıtma Gökhan (TARCAN), sırıtma diyorum bak geleceğim yanına bak bak hala sırıtıyor. Kalk Şahin çekil şuradan şununla bir hesaplaşayım...... Şaka bir yana gerçekten Iceman oynamak için insanın biraz üşütük olması lazım, ne o öyle Adventure mıdır nükleer denizaltı simülasyonu mudur belli değil oturuyorsunuz başına şöyle tam zevkine varırken şak denizaltı giriyor araya başlıyorsunuz yusuf yusuf atmaya (--—a,---a,Failatün failatün mefailün). Tabii ki Sierra tarafından yapılmış (Başka kim olabilir ki?). Oyunun konusu artık moda olan adam kaçırma; Amerika-Tunus büyükelçisi teröristlerce kaçırılır. Pentagon'un çaresiz kaldığı bu durumda biz (John B. Westland) en kahraman Rıdvan olarak ortaya atılıp Destroyerlerle kovalamaç, denizaltılarla saklambaç oynayarak Pearl Harbour'lardan Tunus'lara gidiyoruz. Orada zavallı garsonları soyup birkaç terörist vurduktan sonra amacımıza ulaşıyoruz. Konuya bir de bayan casus eklenince iş daha da renkleniyor ve oyun insanı iyice cezbediyor. Iceman bize Sierra'nın bir adım daha ileri gittiğini kanıtlıyor, Iceman müzik ve grafik olarak diğerlerinden daha üstün. Fakat şu animasyonların yavaşlığı ve uzun yüklemeler bir süre sonra EEEEHHHH yeter be! dedirtiyor. Ama gerçek bir macera yaşamak istiyorsanız Iceman'i oynayın...... diyemiyorum. Yazının bundan sonrası kalp hastaları, hamile bayanlar ve midesi bulananlar için sakıncalıdır. İlle de devam edeceğim diyorsanız BAKIRKÖY'den ÖZÜRLÜDÜR raporu alıp bir fotokopisini bize gönderin ki ilerde başınıza bir şey geldiği zaman aileniz bizi suçlamasın. Haa unutmadan son bir uyarı bu kadar tersliğe karşı hala oynayacaksanız yanınıza birkaç koli ŞİPŞAKSİNİRİGEÇİRİRİZİNİBİLEBİRAKMAZ yatıştırıcısını ve doktorunuzun, babanızın iş telefonunun ve okulunuzun telefon numarasını el altında bulundurun. Oyunumuzun başında kendinizi bir sahilde güneşlenirken bulacaksınız, kahramanımız John B. Westland başına geleceklerden habersiz rahat rahat otururken kontrolü alıyoruz. Başta yandaki küçük masada duran gazeteyi alın ve okuyun (TAKE MAGAZINE) sonra da ayağa kalkın (STAND) bir ekran SOLA gidip voleybol oynayanları seyredin (WATCH GAME), tek başına oynayan kızla konuşun (TALK TO GİRL). Size oyuna katılmayı teklif ediyor memnuniyetle kabul edin (PLAY). Bir süre oynadıktan sonra top suya kaçacak. Sizin tarafınızdaki kız onu almak için denize atlayacak. Uzun süre geri dönmeyecek ve ondan bir yardım çağrısı gelecek. Bunu değerlendirip suya girin otomatik olarak boğulmak üzere olan kızı kıyıya çekeceksiniz. Burası oyunun en iyi yerlerinden biri. Doktor gelene kadar kıza ilk yardım uygulayacaksınız, ilk yardım komutları sırasıyla şöyle: SHAKE AND SHOUT CALL FOR HELP ESTABLISH THE AİRWAYS LOOK LİSTEN AND FEEL GİVE TWO GOOD BREATHS LOOK LİSTEN AND FEEL CHECK PULSE BEGİN COMPRESSİON. Siz kızı hayata döndürdükten sonra doktor geliyor ve sizi tebrik ediyor. Kızı kurtardıktan sonra bir ekran SAĞA gidip sandalyenize dönün ve tişörtünüzü alın (TAKE SHIRT), bir ekran yukarı gidip otelden içeri girin (OPEN DOOR), resepsiyondaki kızla konuşup anahtarınızı sorun (TALK TO GİRL-ASK KEY, TAKE KEY), sonra masanın yanında duvarda asılı olan ilanı okuyun ve buradaki telefonu bir yerlere not edin (READ SIGN), sağdaki kapıdan girin ve etrafa bakın (LOOK), barda oturan gidin ve ona bir içki ısmarlayın (BUY GİRL MAİ TAI), kıza içkileri ısmarlayın ama siz içmeyin yoksa oyun sizin için çok çabuk biter. Kız gittikten kalkın dans pistinin sağında yalnız başına bir masada oturan kadının yanına gidin (STAND) onunla konuşun (TALK GİRL-LOOK GİRL), sonra boş sandalyeye kadın sizden içki isteyecek, bunu yerine getirin (BUY GİRL). Sonra da dans teklif edin (DANCE). Yeteri kadar dans ettikten sonra "EXİT" diyerek oyuna