DAYS OF THUNDER
Belki siz filmleri konu alan oyunlardan bıktınız ama software firmaları daha bıkmadılar. İşte size bir tane daha: DAYS OF THUNDER. Oyun aynı adı taşıyan filmi konu alıyor, hani Tom Cruise'un problemli bir araba yarışçısını canlandırdığı film var ya, işte onu. Konu bu ama oyun sonuç olarak bir yarış oyunu. Vektör grafikli pistler (Daytona Beach ve gibi ünlü pistler de bunlara dahil) ve son günlerde çok moda olan değişik kamera açıları oyunun başlıca özellikleri. Bir diğer ilginç bölüm ise arabanızı kendi isteklerinize göre ayarladığınız tamir/bakım bölümü. Umarız film kadar iyi olur.
ilginç sonuçlar elde edebilirsiniz ama amaç dediğim gibi tam bir yüz oluşturmak. Bu yeni Tetris'in adı ise FACES. Eminiz en az diğerleri kadar ilginç olacak.
cilere hitap ediyor. Rıhtım Cad. Reşit Efendi Sok. N. Sadıkoğlu İş Merkezi 29/17'de açılan GEKA BİLGİSA- | derse desin, bence YAR sadece kullanıcılarına yönelik hizmetler sürdürüyor. mulasyonu SILENT Yeni açılan ancak daha SERVİCE'dı. Bu önce ATARİ'ye büyük emekleri oyun üstün oynanageçen Yavuz ve Selim Gezicioğ- bilirliği ve görev lu kardeşlerin kurumu olan şirket zenginliği sayesinde en son ATARİ Oyunları"nı ülkemi- uzun zaman beni ze getirmekle ünlü... ekran başına bağla: mıştı. İşte şimdi SI-
LENT SERVİCE II hazırlanıyor ve birincisinin eksiklerini tamamiyle kapatıp yeni bir efsane benziyor. Digitize grafikler sayesinde artık yor ve hayırlı olmasını temenni sona yaşama imkaediyoruz. nı eklenince SI-
64'ler Dergisi LENT SERVİCE İl yepyeni bir harika olacağa benziyor. |
—
Biz daha dördüncüsüyle uğraşırken SIERRA KING's QUEST hazırlıyor. Yalnız bu sefer klasik tekniklerinin çok daha ötesine gidiyorlar. Mesela çizimler yerine gerçek aktörlerin digitize edilmiş animasyonları ve filmden çalınmış özel efekt sistemleri kullanılıyor. Konu olarak daha önceki dört oyunu takip eden oyunun toplam datasının kapladığı alan ise 100 MegaByte!!! Bu şimdiye kadar bir oyun için hazırlanan en kapsamlı datalardan biri. Bunca yenilik bakalım nasıl bir şaheser yaratacak. Sonbahara doğru hep beraber göreceğiz.
İleri bir zamanda gelecek içinde tek ve eşi görülmemiş bir kahraman olmak, uzun heyecanlı ve oldukça hareketli bir macera geçirmek her oyunda nasip olmaz. Siz Commodore 64 sahipleri, adı sanı duyulmamış birçok uzay oyunu oynamış, artık uzay oyunlarından bıkmış ve birçok shoot 'em up'ın sade ve basit olduğu kanaatine varmışsınızdır. Ama artık Turrican geldi. Uzay ve macera birleşti, grafikler, müzikler ve efektler mükemmelleştirildi. Eğer bir parça platform oyunlarından hoşlanıyorsanız, bu oyun size içinde bulunan diğer türleri ile de hitap edecektir. Turrican Rainbow Arts tarafından programlandı. Toplam 5 bölüm. Her bölüm ayrı ayrı yüklenen kademelere ayrılmış. Bu kadar ön bilgiden sonra oyunun özüne geçelim.
1. Bölüm: (Kademe 1) Oyun içinde uzaylı bir adamı yönetiyoruz. Adamımız yürüyebilir ve oldukça yükseklere zıplayabilir ve küre şeklinde bir yıldıza (Daha çok hızara benziyor) dönüşebilir. Silahlarımız ise çok çeşitli, başlarken sadece bir tüfeğimiz var. İlerde toplayacağımız harfler ile laser tüfeği ve ileri,
RRİC
alt ve üst çaprazlara aynı anda ateş eden bir silaha sahip olabiliriz. Ayrıca boşluk tuşuna basarak lazer dalgası atıp, ekranda hareket eden bütün yaratıkları yok edebiliriz. F7 tuşu ile de oyun içinde en etkili silahımız olan topu kullanabiliriz. Topu herhangi sabit bir yere ateşlediğimizde ekranda bulunan bütün sabit silahlar ve hareket eden yaratıklar yok olur. Tabii bu silahların cephaneleri kısıtlı, ama yolda cephane toplamamız mümkün. Oyun başladığında sağa doğru ilerleyin ve sürekli space'e basarak lazer dalgası yayın. Zıplayarak ileriden sivri mızraklara gelin. Mızrakların üstünden de zıplayın. Aşağı inip lav çukurlarına düşmeden atlayarak aşağı düşün, burada etrafın karardığını göreceksiniz. Sürekli aşağı inerseniz göl ve lav çukurlarından atlamak zorunda kalırsınız. Sürekli sağa ilerleyince top yuvaları olan kaya duvarla karşılaşıyorsunuz. Burada en etkili silah F7 tuşu ile atılan topdur. Buradan yukarı çıkmalısınız. Yukarı çıkmak için birbiri üstüne aynı hizada sıralanmış kayalara atlamalısınız. Burada atlamanın yöntemi var, Üzerinde bulunduğunuz kayanın atlayacağınız boşluğu yönünde en ucuna gelin. Tek ayağınız boşlukta olana kadar en uca gelin ve üstteki kayaya kafanız çarpmadan yukarı çapraza zıplayın. Zıplama anında üstteki kayanın hizasına geldiğinizde joysticki o yöne çekin. Bu işlemi üst tarafa tırmanıncaya kadar devam edin. Üstte sizi uçan bir dev bekliyor. Cüssesine aldanmayın ve devi yok edin. İleriden aşağı inin, ufak taşlara at-
İk
ya geçin. Biraz önceki devin silahlısı ile karşılaşıyorsunuz. Zıplayarak mermilerden kaçın ve devi yok edin. İkinci Kademe: Sağa doğru ilerlediğinizde dev bir yumruk sizi böcek gibi ezmeye çalışacak. Sürekli kaçın ve 5 lazer dalgası yayın. Üst üste gelen lazer dalgası yumruğu parçalamaya yeter. İleriden tepeye tırmanın. İnerken hava kararır ve şimşekler çakar. Atlayıp, zıplarken şimşeklere dikkat edin. Göletlerin üstlerindeki kayalardan zıplayarak basamaklara gelin. Atlama yöntemi ile yukarı çıkın. Bu arada F7 ile top yuvalarını yok edin. Yukarı düzlükte sizi sivri mızraklar beklemekte. Bunları geçince uçan dev bozukası ile sizi karşılıyor. Mermilere dikkat ederek devi yok edin. Aşağı düşmeden atlayarak sağa doğru devam edin. Bu arada hava yeniden aydınlanıyor. Uçan topları lazer dalgası ile yok edin. Çıktığınız tepeden aşağı atlayın sağa doğru ilerleyip ikinci tepeden öbür kademeye geçin. Üçüncü Kademe: Sağa ilerleyip aşağı düşün göletleri geçip, yukarı çıkın, mızraklara dikkat ederek basamaklar arasında yol alın. Burada basamakların çokluğu sizi yanıtmasın. Hepsi aynı yere gider. Dipteki basamaklardan yukarı çıkın. Önünüze çıkan engelleri ateş ederek yok edin ve yol açın. Burada imdadınıza ateşe basılı tutarak çıkarabildiğiniz ışın kılıcı yetişecek. Bu kılıcın marifetlerini ilerki bölümlerde göreceksiniz. İkinci Bölüm (Birinci Kademe) İkinci bölüme düşerek başlıyorsunuz. Aşağı indiğinizde kılıç ile zemini parçalayın ve aşağı doğru yol açın. Aşağı ilerledikçe havuzlar ve havuz içindeki balıklar başımızın belası. Havuzdaki animasyonun güzelliğini hemen belirtmeliyim. Sola doğru ilerledikçe karşınıza çıkan büyük ve derin havuz da karşınıza dev bir mekanik piranha çıkıyor. Bu piranhayı vurmak için gözüne ve suratına ateş etmeliyiz. Diğer taraflarını vurmak işe yaramaz. Ya zıplayarak ateş edin ya da ışın kılıcı ile hedef alın. Balığı yok ettikten sonra alanın ortasındaki boşluktan düşerek ikinci kademeye geçin. İkinci Kademe: Yapmanız gereken aşağı inip sağa gitmek, ileriden yukarı çıkarak havuzu geçerek (ufak havuz) mekanik canavarı kıskacından vurmak olmalıdır.
Üçüncü Bölüm (Birinci Kademe) ; Burada yere düştüğümüzde gidebileceğimiz ne bir yer var ne de yaratık. Hemen ışın kılıcınızı çıkartıp etrafınızda döndürün. Meydana gelen roketi alarak havalanın. Müzik başlayacak ve bölüm yukarı doğru hareket eden bir shoot em up oyununa dönüşecek. Her şeyi vurun ve bu arada da borulara sıkışmayın. Yukarıdan sağa dönerek ikinci kademeye geçin. İkinci Kademe: En karışık kademelerden biri. Altından kalkılamayacak gibi ama iyi tarafı geçtiğimiz bir yere bir daha geldiğimizde o yer boşalıyor. Başlıca düşmanlarımız örümcekler ve kambur devler. Sağdan aşağı inin tünellerden yol açarak yukarı çıkın sola devam edin sonra fırsat bulduğunuz yerden sağa ilerleyip üçüncü kademeye geçin. Üçüncü Kademe: Müzik başlıyor. Birinci kademedeki shoot em up oyununun ters yönlüsü. Aşağı doğru Bu arada yeni bir silaha sahip oluyorsunuz. Yeni silahınız ileriye iki ayrı yönde dört mermi aynı anda atabiliyor. Aşağıda durunca topları yok edin ve sağa ilerleyerek bölümü bitirin. Dördüncü bölüm (Birinci kademe) İlk kademede başımızın belası. Yokuşların inmesi de, çıkması da bir bela. Hele aralarda çıkış aramak oldukça sıkıcı. Hızlı hareket etmek için bu bölümde top haline gelmek en akıllıca. Değişim geçirmek için, boşluk tuşuna basın ve joysticki aşağı çekin. Yalnız dikkat edin, hızla yuvarlanan bir topu idare etmek kolay değil. Zaten bu bölümde ufak boşluklardan ancak bu halle geçebilirsiniz. Eski halinize dönmek için joysticki ileri itmeniz yeterlidir. Siz en iyisi kaybolmadan sağa gidin ve iki yukarı çıkın. Yukarı kayalıklarda yoldan soldakine girin, kılıçla yol açın yukarı çıkın ve sağa giderek ikinci kademeye geçin.
Bu arada iskelet kafalarından çekinmeyin. İkinci kademe: Herhangi bir bilgisayar oyununda göremeyeceğiniz iğrençlikler burada toplanmış. Gerçekten ayağınıza yapışan akrep, örümcek ve kurtları, o iğrenç efektleri duyunca tüyleriniz ürperecek. Uzun ince bir yoldayım — misali yokuşları geçerseniz çıkışa ulaşırsınız. Üçüncü Kademe: Yokuşlar ve kayaların üzerine bir de şehir vinçleri eklenmiş. Vinçlerle uğraşmayın çünkü enteresan bir yanı yok. Yalnızca çıkışa ulaşın. Bu kademeden sonra dördüncü bir kademe daha var.
duymuyorum. Beşinci Bölüm: Geldik son bölüme. Işın kılıcınızı çıkarın ve duvarlar etrafında döndürün. Açılan yoldan ilerleyin. Bu arada kendinize parçalanan parçalardan basamaklar yapın. Yoksa yolunuz kısa sürer. Burada kendinizi Boulder Dash oynuyor zannedeceğinize eminim. Çıkışa ulaşınca oyun sona erer ve muhteşem bir son ekran ve etkileyici bir yazı, ve müzik. Artık onu da ben tarif etmeyeyim. Turrican eşine ender rastlanan oyunlardan. Bir yandan Vendetta bir yandan Turrican — Commodorecuları bayağı idare eder. İyi bir tatil
BARIŞ YALÇINKAYA Grafik: 10 Müzik: 8 Efekt: 9 Oynanabilirlik: 8 Genel: 9
Ama üçüncü ile aynı onun için fazla açıklamaya gerek
Piramide giriyorum... giriyorum... — giriyoruum... — veee girdim. Ama o da ne? Yolumu kaybettim? Yolumu kaybetmişken piramidin hazinesini nasıl bulabilirim. Tek çarem tabiki 64'ler. Allahtan dergimi yanımda getirmişim. Gelin piramitten çıkış yolunu hep beraber bulalım. Piramidin içi çok büyük kazmaya ihtiyacınız var. Kazmaya ulaşmak için şişeyi aldığınız yerden bir yukarı, iki ekran sağa, üç ekran aşağı, iki ekran sola ve bir ekran yukarı çıkın. Buradan kazmayı aldıktan sonra bir ekran aşağı, dört ekran sağa gidin. — Merdiveni kullanın, açılan yoldan bir ekran aşağı inin, bir ekran sağa gidin, işte burada kazmayı kullanarak duvarı bir yolunuz var. Bir aşağı, dört sağa, iki yukarı, iki sola, bir yukarı, üç sağa, bir yukarı, iki sağa, iki yukarı ve bir sağa gittiğinizde haçı bulacaksınız. Haçı alıp iki ekran sola, bir ekran yukarı ve bir ekran sola giderek bastonu alın. Buradan sonra bir sağa ve bir yukarı gidin. Anahtarı çıkarıp sağa gidin, burada şapkayı çıkarıp kafanızı taşlardan olduğundan koruyun. Bir haritaya ekran yukarı veya size çıkıp neyin nerede mücevheri olduğunu alın. Artık söyleyen bir hiçbir işiniz yazıya kalmadı. Bir ihtiyacınız var. aşağı, bir sola, Haritanız üç aşağı ve bir yoksa sağa gidin. aradığınız Şimdi yazıyı mücevherinizi buldunuz çıkarıp bu demektir. ekranı da Bu geçince oyunda siz bir hazineyi hazine buluyorsunuz. avcısısınız. Hazine "Nerede beleş, odasını da oraya yerleş" geçince oyun biçimindeki bitiyor ve başa yaşayış tarzınız iş hayatınıza da fazla etki ettiğinden bu işi seçmişsiniz. Ama bu seferki pek beleş olmayacak, çünkü çok uğraşmanız gerekiyor. Piramit tuzaklarla ve korkunç yaratıklarla dolu. Ne de olsa Mısır! Örümcekler, yarasalar, yengeçler ve kafatasları canlı mahluklar arasında. Tuzakları da işin içine katmıyorum. Bizim ufaklığın kontrolleri çok basit. Joy. sağ ve sol: yürüme, ateş: sıçrama, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 tuşları alet kullanımı için. Bunları öğrendiğinize göre çözüme geçebiliriz. Sağa giderek piramide girin. Şimdi dokuz ekran sağa gidin. Yol bittiğinde buradaki merdivenden yukarı çıkın. İki ekran sola gidin ve buradan size çok faydası olacak olan merdiveni alın. Merdiveni aldıktan sonra iki ekran sağa ve bir ekran aşağı. Bundan sonra alacağınız eşyaları taşıyabilmeniz için bir şişe gerekli. Bu şişeye ulaşmak için şu yolu takip edin. Altı ekran sola, üç ekran yukarı, iki ekran sola. Burada merdiveni kullanırsanız aşağı giden bir yol açılır. Bu yoldan inerek şişeyi alabilirsiniz. Şişeyi aldıktan sonra ilerlerdeki bir yolu açmak için bir yıkın ve bir ekran sağa gidin. Lambayı alıp iki ekran sola gidin, bir ekran aşağı inin, altı ekran sola gidin. Göreceğiniz gibi bu ekran tamamen karanlık. Ama siz tatlı canınızı sıkmayın. Çünkü yanınızda lambanız var. Lambayı kullandığınızda etraf aydınlanacak, şimdi buradan aşağı inin ve anahtarı alın. Yukarı çıkın, iki ekran sağa bir ekran da yukarı gidin ve madenci şapkasını alın. Şapkadan sonra uzun
Commodore 64
TANITIM
dönüyor. Tüm bu dediklerimi harfi harfiyen hiç hatasız yaptıysanız yüzde yüz — (%100) — başarıya ulaşacağınıza ben şahsen garanti ediyorum. Gordian Tomb harika bir ARCADE-ADVENTURE. Sizler için bir günümü harcayıp sadece bu oyunla uğraştım. Ama değdi doğrusu. Çok zevkli bir oyun. Oyunun yanına bir de o süper ama süper müzik eklenince harika bir oyun oluyor Gordian Tomb. Ayrıca kasette de bulunması harika. Bu sakın oyunu kaçırmayın. MERT HEKİMCİ Grafik: 79 Müzik: 100 Ses-Efekt: - Oynanabilirlik: 71 Genel: 83
Üç ay-dan beri S.A.S bölümünde sürdürdüğünüz Pool Of Radiance'ı bu yazıyla noktalıyoruz. Artık oyuna tamamen adapte olmuş ve savaşlarda daha başarılısınızdır. Size bu son yazımda bazı ipuçları vererek yardımcı olmaya çalışacağım. Oyunda hayatta kalmanız savaşlarda adamlarınızı iyi yerleştirmenize ve kullandığınız zırha bağlıdır. İyi bir DEX'le bir karakter çok daha zor vuruluyor. 18 dexterity, plate mail zırh ve kalkan AC'nizi -2 yapar ve kobold, goblin ve orc gibi canavarların sizi vurma olasılığını 20'de 1 yapar. Savaşlarda güçsüz ve kötü zırhlı adamları öne sürmek intihardan başka bir şey değildir. Özellikle dişe diş kalabalık savaşlarda. Bu tür savaşlarda zırhsız veya az zırhlı savaşçıların eline ok ve yay verip geriden saldırtmak hem adamınızın hayatını garantiye alır hem de önde çarpışan arkadaşlarına destek sağlar. Diğerlerinden büyücüleri çok iyi kullanın. Özellikle Magic-User'ları. Zırh giyemediklerinden dolayı ve tek atışta ölme olasılıkları fazla olduğundan bu karakterleri çok iyi koruyun. Yürüme sırasını ayarlarken (Kampta alter seçeneğindeki Order seçimiyle) bunları tam ortaya yerleştirmeye özen gösterin. Böylece onları arka ve önden gelecek saldırılara karşı koruyabilirsiniz. Çünkü kalabalık bir kobold ordusunu tek bir büyüyle zahmetsiz olarak etkisiz hale getirebilecek tek karakter bir Magic-User'dır. Sıralanışa çok dikkat edin. Ön tarafa iyi zırhlı savaşçıları veya iyi zırhlı Cleric'leri koyun. Arka tarafta bir savaşçı yerleştirirseniz arkadan gelecek saldırılara karşı bir önlem almış olursunuz. Diğer önemli nokta ise oyunun başında adamlarınızı iyi donatmanıza bağlıdır. İşin başında tüm parayı birleştirin. Bir veya iki savaşçıyı tam teçhizat donatın. Birer Banded Mail, kalkan ve iyi bir kılıç. Eğer geride daha savaşçınız varsa onlara da hafif bir zırh alın ve ellerine ok ve yay verin. Savaşlarda zırhlıları öne sürüp geri kalan karakterlerle arkadan ok, hedef, bıçak ve topuz gibi silahlarla destek sağlamak iyi bir taktiktir. Zaten oyunda temizlediğiniz canavarlardan size bolca silah ve zırh kalıyor. Onun için oyunun başında bir iki adamınız çıplak kalsa zararı olamaz. (Onu öne sürmedikçe!) ayrıca ele geçirdiğiniz para, zırh ve silah gibi ağırlıkları adamlarınıza iyi paylaştırın. Yoksa adamlarınız yerlerinden bile kımıldayamazlar. Büyüleri ezberletirken dikkat etmeniz gereken en önemli husussa şudur: Adamlarınızın ezberleyeceği büyüyü seçtikten sonra uyumazsanız veya az uyursanız adamlarınız o büyüleri ezberleyemez. Ezberleyip ezberlemediğini uykudan sonraki yazıları okuyarak anlayabilirsiniz. Sleep büyüsü oyunun en etkili büyülerinden birisidir. İyi bir hesaplamayla kullanacağınız alanı iyi hesaplarsanız birçok düşmanı uyutabilirsiniz. Ama hatalı bir hamle ile kendi adamlarınızı da uyutabilirsiniz. Unutmayın uykudaki bir insan 1 hp damage'la bile ölür.
Şehirden çıktıktan sonra harita çizin ve geldiğiniz yolları iyi ezberleyin. Sonradan topladığınız para, silah ve zırhları satmak için geri gelmeniz gerekebilir. Paranız oldukça zırhlarınızı yenileyin ve daha iyilerini alın. Unutmadan topladığınız eşyalara bir Detect Magic yapmayı unutmayın. Yoksa güzelim büyülü eşyaları satarsınız. Size tavsiyem savaşlarda adamlarınızı savaş alanına iyi yerleştirin. Bilmelisiniz ki savaşlar oyunun temelidir. Pool Of Radiance bulmanız umuduyla. MERT GÖKKAYA
————— international
Sanırım hepiniz Barbarians'ı bilirsiniz. İşte size Barbarians 1, 2'yi üreten Palace firmasından Commodore 64'ün şimdiye kadar gördüğü en iyi Tennis oyunu, Yabancı dergilerde HİT seçilen bu oyunu biz de sizler için açıklamaya karar verdik. Vektör grafik denen çizimle hazırlanmış olan oyunun en büyük özelliği tennis sahasını birçok açıdan görebilmeniz. Yalnız baştan söylemeliyim ki yöneteceğiniz adamlar çizgilerden oluşmuş. Bunun nedeniyse hafızanın çoğunun saha resimleriyle doldurulmuş olması. İşin içine bir de on ayrı açıdan oynanan değişik oyun stillerinin programları da girince adamlarımızın grafikleri unutulmuş. Ama bu hiç önemli değil çünkü oyun süper zevkli. Oyunumuzun başında birçok menü göreceksiniz. Bunları size sırasıyla anlatacağım. En baştaki ana menüde altı seçenek var: A) 1 PLAYER B) 2 PLAYER C) TOURNAMENT D) SEASON E) CROWD CONTROL F) DEMO A) 1 PLAYER: Bunu seçtiğinizde bilgisayara karşı siz oynayacaksınız demektir. Buradan ayrı bir ekrana geçiyorsunuz. ONE PLAYER MATCH başlığının altında göreceğiniz PL 1 sizi temsil ediyor. PL 1 yazısının yanında PLAYER 1'in üzerine gelip ateşe basarsanız player 1'i silip kendi isminizi yazabilirsiniz. İsminizin yanında göreceğiniz AM ise ne kadar usta olduğunuzu gösterir. İmleci AM'nin üzerine götürüp ateşe basarak ustalık düzeyinizi ayarlayabilirsiniz
“.
(AM: amatör, SP: yarı profesyonel, PRO: profesyonel, ACE: en iyi) PL 1'in altındaki CPU ve onun da aynen kendinizinkiler gibi değiştirebilirsiniz. CPU'nun altında 3 SETS ON GRASS yazısını göreceksiniz. Bu, çimen üzerinde 3 set oynayacaksınız demektir. Buradaki set sayısını ve oynayacağınız alanın tabanını istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Set sayısını 1, 3 veya 5 yapabilirsiniz. Saha ise CARPET, CLAY, GRASS, CEMENT olabilir. Bunların farkıysa, top grassda az zıplarken cementde tam tersi olacaktır. Gerekli ayarlamaları yaptıktan sonra aşağıdaki PLAY MATCH'i seçerek maça başlayabilir veya EXIT'le ana menüye dönebilirsiniz. B) 2 PLAYER: Bir arkadaşınıza karşı oynamak için
PLAYER
va
seçmeniz gereken budur. Aynı player 1 seçeneğindeki ekranla karşılaşacaksınız ama bu sefer CPU yazısı yerine PL 2'yi göreceksiniz.
Her iki oyuncu da istedikleri değişikliği yaptığında PLAY MATCH'i seçerek oyuna başlayabilirsiniz. Tabii isterseniz
EXIT'le ana menüye dönebilirsiniz. 4) TOURNAMENT: Tournament, sizin seçeceğiniz bir turnuvada para ödülünü almak için bilgisayarın oyuncularına karşı mücadele etmek içindir. TOURNAMENT'i seçtiğinizde isminizi, kabiliyetinizi (ustalığınızı), oynanacak set sayısını ayarlayabileceğiniz bir ekran çıkar. Eğer isterseniz buradaki set sayısını, gerçek oyuna dönüştürebilirsiniz. Zaten bu daha zevklidir. Gerçek kurallarla ve her şeyin zorlaştığı bir turnuvada oynamak isterseniz MATCHES yazısının yanına gelip burada REAL yazısını çıkıncaya kadar ateşe basın. Buradaki değişiklikleri tamamladığınızda SELECT TOURNAMENT'in üzerine gelip ateşe basın. Şimdi karşınıza katılabileceğiniz turnuvalar ve verdikleri para miktarı çıkacak. Aşağıdaki PREVIOUS ve NEXT'i seçerek tüm turnuva isimlerini görebilirsiniz. İstediğiniz bir turnuva olduğunda imleci onun üzerine getirip ateşe basın. İsterseniz EXIT'le bir evvelki ekrana dönebilirsiniz. Turnuvanızı seçtiğinizde ekrandaki harita üzerinde maçın yapılacağı yeri görüyorsunuz. Bundan sonra yeni bir ekran üzerinde en üstte turnuvanın ismini, onun altında verdiği para miktarını görüyorsunuz. Ortada ise kaç raund yapacağınız ve ne tür bir sahada maç yapacağınız yazıyor. En aşağıda da seçenekler var. ENTER TOURNAMENT'la turnuvaya başlayabilir, MONEY
BREAKDOWN ile 1, 2 ve 3'üncüye verilen para miktarını görebilirsiniz. Veya RESELECT TOURNAMENT ile yeniden turnuva seçebilirsiniz. D) SEASON: Season'ı seçerseniz tenis mevsimini başlatabilirsiniz. İlk olarak isim ve kabiliyetinizi değiştireceğiniz ekran çıkıyor. Burada START NEW YEAR ile yeni sezonu başlatabilirsiniz. Bunu yaptığınızda dört turnuva ismi ve altta
PROGRESS REPORT ile EXIT yazısı çıkıyor. PROGRESS REPORT ile o anki durumunuzu görebilirsiniz. Exit ise bir evvelki ekrana dönmenizi sağlar. Eğer sezonun ilk maçına başlamak istiyorsanız yukarıdaki turnuvalardan birini seçmelisiniz. Bunu yaptığınızda üç seçenekli bir ekran daha çıkıyor. Burada da ENTER TOURNAMENT'i seçerek başlarsınız. E) CROWD CONTROL: Buradan seyirci tezahüratının tonunu ayarlıyorsunuz. F) DEMO: İki bilgisayar oyuncusunun karşı oynayışını seyredersiniz. Gelelim maça. Maça başlamak yani topu oyuna sokmak için servis atmanız gerekiyor. Servisin hızını ateşi basılı tutarak ayarlıyorsunuz. Fazla hızlıysa dışarı çıkabilir, yavaşsa filelere takılabilir. Servisi attıktan sonra bilgisayar oyuncusu topu karşılıyor. Onun atacağı topu karşılamak için gideceğiniz yeri bilgisayar saptayıp sizi otomatikman o noktaya koşturuyor. Yerinizi ayarladıktan sonra sıra topa vurmaya geliyor. Topa vuruş hızını gene ateşle ayarlıyorsunuz. Topun ileriye gitmesini isterseniz joystick kolunu ileri çaprazlara iterek ateşe basın. Topa yavaşça vurup rakibi kandırmak isterseniz joystick kolunu geri çaprazlara çekin. Maç sahasına değişik açılardan bakmanızı N ile O arasındaki tuşlar sağlıyor. Skor tabelasını görmek için S tuşuna, oyunu dondurmak için P tuşuna basmanız yeterli. Neticede 3D Tennis 64'deki en iyi tennis oyunu. Grafikler dikkatlice hazırlanmış. Efektlerde oldukça güzel. Sakın kaçırmayın!
MERT HEKİMCİ Grafik :86 Müzik ye Ses-Efekt — :92 Oynanabilirlik : 94 Genel :90
Pac man tarzında olan bu oyunu genelde güzel grafikli uzay oyunlarına imzasını atan Hewson şirketinin yaptığını söylersek şaşırmazsınız. Oyunda bazı karoların üstünden geçince yapmanız gereken rengin dışında bir renk oluyor, bunun için üstünden ya bir kez daha geçin
MAZE
rım meraklılarının yüzü gülecektir. Maze Mania adlı bu oyunda kahramanımız Flippo etrafı garip bitkilerle çevrili labirentimsi hatlarda bir oraya bir buraya koşup duruyor. Flippo'nun yani sizin amacınız, labirentteki karoları üzerinden geçerek rengini değiştirip hepsini bir renk yapmak. Bunu başarırsanız etraf bir an için yanıp sönecek ve genelde oyuna başladığınız yerin yakınında bir ışınlanma platformu belirecek ve bu sayede diğer bölüme geçebilecek ya da başka yönden geçerek deneyin. Oyun ilerledikçe bu karoların sayısı fazlalaşıyor. Oyundaki bir zorluk da hatların üstünde bulunan boşluklar, bunların üstünden düz atlayabileceğiniz gibi (Zıplamak için: joy-ateş) havada "L" çizerek de atlayabilirsiniz. İlerki bölümlerde boşluklar çok dert oluyor. Tabi bunlar yetmezmiş gibi bir de sizin enerjinizi azaltan yaratıklar var. Bunların üstünden atlayabilirsiniz. Ayrıca labirentin üstünde bulunan boşluklar-
Dünyamıza çok benzeyen bir gezegenin araştırma görevi nihayet elime geçmişti. Ama işe nereden başlayacağımın çaresizliği içindeydim. İçimdeki o ilk heyecan gitmiş yerine daha değişik bir duygu olan korku sarmıştı. Çünkü orası bilinmiyor ve ben o esrarı çözecektim ayrıca düşmanlarla baş etmek zorunda kalacaktım. Bana verilen verilere göre orada bizim dünyamızda yaşayan canlılara benzeyen yaratıklar var ve bunların koruduğu bazı objeler. Benim görevim ise o korunan objeleri almak ve dünyamıza incelenmek üzere getirmek. Oyunumuz aslında çok kolay. Bildiğiniz klasik bir platform türü oyun. Oyuna başladığınızda karşınıza cevap vermeniz gereken şıklar çıkacak. Eğer hepsine evet derseniz (Trainer olacağı için) oyun inanılmaz bir şekilde kolaylaşacaktır. Ama gözünüz zamanda olsun. Bir tek zamanı trainer yapamıyorsunuz. Poseidon'un hareket ve atış hareketleri ise şöyle: Joy. aşağı çekerseniz çömelir ve objeleri alabilir. Düğmeye basılı tutarsanız yerden yani yerdeki düşmanlarını vurabilir. Eğer tırmanmak isterseniz (çok yükseğe) havadayken bir daha zıplar pozisyonu yaparsınız tırmanacaktır. Aşağıya indikçe yer katmanlarını göreceksiniz. Buralarda Poseidon'un bahsettiği çeşitli objeler var. Bu objeler ise: Anahtarlar, elmaslar, roketinizi kuvvetlendirmek için roket besleyiciler ve vazoya benzeyen objeler. Bunları aldıktan sonra finişe gidin. Finiş neresi mi diyeceksiniz. Dediğim gibi yerin en altında. Bütün objeleri tamamladıktan sonra buraya gelin. Burada bir mağma göreceksiniz. Mağmaya bir soldan giriş bir de sağdan giriş var. Sağdakinden zaman zaman bazı objeler çıkıyor. Bunlardan bazıları bir süre sizi yaratıklardan korurken bazıları da enerjinizi yükseltiyor. Oyun maalesef 4 bölüm sonra zorlaşarak başa dönüyor ve böyle sürüp gidiyor. Bir de bölümler arasında bonus ekranları var. 3 hakkınızı da kaybedip oyunu bitirirseniz kaldığınız bölümden başlıyorsunuz. Fakat hemen sevinmeyin bunlarında sayısı sınırlı, 3 defadan sonra program en başa dönüyor. Oyunun grafikleri, müzik ve efektleri çok fazla iddialı olmasa da yine de güzel. Sizler Maze Mania'yı fazla şeyler beklemeden alıp oynarsanız, bir de bu türe meraklıysanız size güzel gelebilir. Ama ben yine de geçtiğimiz yıl Nebulus gibi süper, zekamsı bir oyun çıkaran Hewson'dan daha iyi şeyler beklerdim. TOLGA SAVAŞÇI Grafik: 90/100 Ses-Efekt: 90/100 Müzik: 90/100 Oynanabilirlik: 90/100 Genel: 90/100 nin sağında gene birkaç objeler bulunmakta. Bunları almayı ihmal etmeyin. Bunları da aldıktan sonra sol tarafa geçin. Ama sakın mağmanın üzerinden geçmeye çalışmayın. Üstten dolandıktan sonra sol tarafa geçin. Sol tarafta da bir anahtar göreceksiniz. Bunu da aldıktan sonra işte finiş yolu gözüktü. Finişe geçerken çok dikkatli olmalısınız. Trainerlı olsa bile hemen bir hakkınız gider. Bir ekran solda, mağmanın üzerinde finişi göreceksiniz. (Ufak bir kütle) Oyun trainersız çok zor oluyor. Ben oyunumuzun haritasını çıkarttım fakat dergide yayınlanmayacak kadar uzun oldu. Eğer takıldığınız yerler olursa hemen telefon edin ve sorun. Size bol şanslar...
MURAT DÜZ
GRAFİK: 75/90 SES: 70/90 OYNANABİLİRLİK: 85/90 GENEL: 85/90
Deli Napolyon da para, para, para diye dünyayı inletiyordu ama şimdi toprağın altında solucanlarla savaşıyor. Eğer siz de kendinizi Napolyon kadar para manyağı hissediyorsanız bilgisayarınız Commodore 64 size bir fırsat tanıyor. Bir çeşit para avı olan Blood Money dört dehşet saçıcı gezegende geçen bir shoot'em up. Ben de sizlere bu zorlu safaride rehberlik yapmaktan gurur duyacağım.
de, bir uzay üssüne girerken başlıyorsunuz. Ekran, diğer shoot'em up'ların aksine tek bir yöne değil birkaç yöne birden kayıyor ama bu sizin kontrolünüz dışında oluyor. Böyle bir şey olduğunda bir kapının arasından geçmeniz gerekiyor. Ama bu kapı sürekli açılıp kapandığından işiniz zorlaşıyor. Bu bölümdeki düşmanlarınızdan biri uzun bacaklı robotlar. Bunlar çelik bacakları üzerinde oldukça kasvetli
OD
cı ve sinir bozucu yaratıklar var. Bunların bir kısmı ne olduğu belli olmayan evrenin inanılmaz yaratıkları bir kısmı ise uzaylıların gelişmiş uzay araçları. Her shoot'em up'da olduğu gibi bu oyunda da bölüm sonu bekçisi var. Bu bekçi yani gardiyan normal düşmanlarınızın boyutlarının çok üstünde. Ekranın yarısını kaplayan bu metalik mekanik oldukça büyük bir ağıza sahip. Koca gözüyle sizi izlerken sürek-
MONEY
Blood Money yani "Kanlı Para" her bölümünde değişik bir savaş aracını yönetiyorsunuz. Ayrıca aynı anda iki arkadaş Kanlı Para oynayabiliyorsunuz. Oyundaki düşmanları vurdukça onlardan paralar çıkıyor. Bu paraları toplayıp bir dükkana girerek çeşitli extra silahlar alabilirsiniz. Dükkanlar gezegenlerin çeşitli yerlerinde "SHOP" yazısı altında yer alıyor. Shop yazısının üstüne giderek dükkana girebilir, imleci ve ateş düğmesini kullanarak silahlar satın alabilir veya EXIT yazısıyla dükkandan çıkabilirsiniz. Düşmanlarınız çok çeşitli ve değişik güçte olduklarından bu extra silahlara ihtiyacınız olacak. Enerjiniz ve haklarınız sınırlı olduğundan çok dikkatli olmalısınız. Öldüğünüzde bilgisayar size küfür ediyor. Ölmezseniz etrafı kana bulayıp kirli paraları kazanabiliyorsunuz. Oyuna helikopterin içinyürüyorlar ama göründükleri kadar zorlu değiller. Bacaklarının üzerindeki kafa kısmına dikkat edin, çünkü buradan ateş ediyorlar. Bu robotların dışında ufak asalaklar dediğimiz oyalayı-
HT'li ateş ediyor. Onun mutlu sona ulaşmasını istemiyorsanız sürekli gözüne vurun. Uzun atışlar sonunda oldukça hırpalanan robot çaresiz kalarak size yol veriyor. Böylece bu gezegenden kurtuluyorsunuz. İkinci gezegene geçerken altınızdaki helikopteri bırakıp gideceğiniz gezegende rahatça ilerleyebilmeniz için bir denizaltı alıyorsunuz. Çünkü bu gezegen sularla kaplı. Suyun altındayken birçok tehlikeli deniz hayvanı size saldırıyor. Bu yaratıklar fazla bir tehlike yaratmasalar da size sorun çıkaramaz da değiller. İlerledikçe her tür deniz mahsulüyle karşılaşabilirsiniz. Bazen denizaltı filosu da peşinize düşebilir. Gezegenin içlerine doğru ilerledikçe dev kıskaçlarla burun buruna geliyorsunuz. Bu kıskaçlar aniden çıkıp sizi kıstırmaya çalışıyorlar. Onları da aştığınızda gezegenin gardiyanıyla karşılaşacaksınız. Burada dev bir tırtılımsı yılanla karşılaşıyorsunuz. Gövdesi uzun olduğundan size rahatça yetişebiliyor. Onu yok etmek için kafasını havaya uçurmalısınız. O öldüğünde iki tane daha aynı yaratıktan geliyor. Onları da temizlediğinizde karlarla kaplı bir gezegene girmek için hazırlık yapıyorsunuz. Karlı gezegene hiçbir metal dayanamadığından buraya kendiniz uzay giysileri içinde gidiyorsunuz. Bu gezegenin her yerine dev kazıklar yerleştirilmiş, birden fırlıyorlar. Bunların dışında kar kütleleri, füzeler, robotlar ve uzay gemileriyle boğuşuyorsunuz. Dondurucu havaya dayanabilirseniz bölüm sonu gardiyanıyla karşılaşırsınız. Bu yaratık dili uzayan, kıyma dudaklı bir mahluk. Ona ölüm öpücüğünü verdiğinizde son bölüme geçiyorsunuz. Son bölüm volkanik bir gezegende geçiyor. Bu gezegende ilerlemenizi sağlayan araç bir uzay mekiği. Tehlikelerle dolu gezegenin sizi ilk karşılayacak olan canlısı dev tırtıllar. Tırtıllar iğrenç de olsalar epey para bırakıyorlar. Ayrıca yok etmeye programlı deniz anasına benzer robotlar da tehlike yaratıyorlar. Tabii asalaklar-
KENNY DALGLISH FOOTBALL
Topun başında K.Dalglish.... Hakem düdüğü çaldı, şut .... Ve top ağlarda!!! Bilgisayar programcıları futbolcu isimleriyle oyun yapmayı çok seviyorlar. Bunlar Maradona, Baresi, Gazza; bunlardan sadece birkaçı. Şimdi de bu oyunların arasına Kenny Dalglish Football girdi. Oyunun açılışında karşımıza Kenny Dalglish geliyor ve oldukça güzel bir müzik eşliğinde oyun için gerekli tuşları belirtiyor. Bundan sonra Kenny size kaç kişi oynayacağınızı soruyor. Oyunu en az 1, en fazla 4 kişiyle oynayabilirsiniz. Ardından oyunun hızı soruluyor. Burada iki şık var: 1— Normal, 2— Hızlı. Bunlardan sonra oynayacak oyuncuların isimleri soruluyor.
da boş durmuyorlar. Metabolizma yaratıklar sizi bölüm sonuna kadar kovalıyor. Gezegenin gardiyanıyla yüz yüze geldiğinizde acayip bir yaratıkla tanışacaksınız. Yuvarlak gövdesinin sağında üç tane, solunda üç tane kesik boru var. Buna çok benzeyen bir yaratığı "Blasteroids" oyunundan hatırlarsanız gözünüzün önünde canlandırabilirsiniz. Bu yaratığın ölmesi için vücudundaki nefes alma borularının tamamını yok etmelisiniz. Öldüğünde suratı komik bir hal alıyor ve geldiği deliğe giriyor. Son ekran maalesef yok, ama onun yerine bir mesaj var. Mesajda "Tebrikler! Blood Money safarisini tamamladınız. Neden bir dahaki sefere tüm getirmiyorsunuz?" Blood Money kendi türünde çıkan oyunlar arasında son zamanların en iyisi sayılabilir. Oyunun akıcılığı, müziğin güzelliği, levelların uzunluğu ve grafiklerin kalitesi bu oyunu alınabilecek bir oyun yapıyor. Ayrıca bir arkadaşınızla beraber oynarsanız çok daha zevkli olabilir. Amiga'da daha evvelden çıkan bu oyunu gene biz açıklamıştık. İsteyen-
Ardından oyunun zorluğu soruluyor. Burada kolay, 9-çok zor. Son olarak da maçın uzunluğu soruluyor. 1-10 dk. 2-20 dk. 3-30 dk. 4-90 dk. Sonunda maça başlıyorsunuz. Oyunda oynattığımız adamın üzerinde bir ok var. Böylece adamınızı diğer oyunculardan ayırabilirsiniz. Oyunun bir zorluğu topun oyuncunun ayağına yapışmaması. Devamlı üstüne yürüdükçe topu sürüyorsunuz. Top ceza sahasına girdiğinde kaleciyi yönetmeye başlıyorsunuz. Kaleciyi normal bir oyuncu gibi kullanabilirsiniz, hatta kaleciniz karşı kaleye gidip gol bile atabilir. Oyunda gol atınca muhteşem çizilmiş bir Kenny Dalglish grafiği sizi tebrik ediyor, ama gol yerseniz de üzülüyor. Top basit, topu vermek istediğiniz adama yüzünüzü dönüp üstüne yürütün, o otomatikman pasınızı alır. Uzun şut vurmak isteyenler 17. sayıdan bulabilirler. Sonuç olarak çok güzel bir oyun olan Blood Money'i almanızı tavsiye edebilirim. Ama kararınızı bir de bu türün en iyisi olan Denaris'i oynadıktan sonra verin.
MERT HEKİMCİ Grafik: 89 Müzik: 89 Ses-Efekt: 90 Oynanabilirlik: 94 Genel: 88 Yalnız fire tuşuna bir süre basın ve bırakın. Taç, out, korner gibi durumlarda gene güzel çizilmiş kel bir hakem görüyorsunuz. Devre arasında ve maç sonunda Kenny size çeşitli taktikler veriyor. Oyun hızınız ve taktiğiniz hakkında eleştiriler yapıyor. Maç sonunda bazı seçeneklerle karşılaşıyorsunuz, 1'i seçerek oyun tekrar başlıyor, 2'ye basarsanız oyunun başındaki seçeneklerle tekrar karşılaşıyorsunuz. Bu türün hayranları için hiç de fena sayılmaz ama tabii ki türün en iyisi olan Emlyn Hughes Soccer'a göre biraz daha zayıf. Şu aralar takılabileceğiniz bir futbol oyununuz yoksa bu oyunu almanızı tavsiye ederim. CENK KÖSEOĞLU
GRAFİK: 70 MÜZİK: 70 SES/EFEKT: 60
OYNANABİLİRLİK: 70 Genel: 68 çi: ğinde son işlemi geri alabiliriz. Böyle durumlarda UNDO ikonu üzerine gelip sol tuşa basmak yeterlidir. Son
Şimdi bu menüleri diziliş sırası ile, alt menüleri ve malarını inceleyerek resimlerimizi detaylandırma yöntemlerini yaptıkla 3 meniz daha yerinde olur inancındayız. Yaptığınız her grafiği, her resmi saklamanızı onları sizin özel bir hazineniz olarak korumanızı tavsiye ediyoruz.
kaybolur. (LR rengi değiştirmek, yada tüm ekranı silmek) işlem yapılır. İlk önce zemin rengi olarak seçtiğimiz renk üzerine gideriz ve sağ tuşa bir defa basarız. Daha sonra Clear'ı seçerek, tüm ekranın seçtiğimiz renge dönüşmesini sağlarız. Clear aynı zamanda tüm ekranı silerek sağ tuş ile seçilmiş zemin rengiyle boyar. Menü altında bulunan renklere geliyoruz. Burada ilk gözümüze çarpan seçilmiş renk çubuğudur. Tam ortada bir daire içinde görünen renk mouse'umuzun sol tuşu ile seçtiğimiz rengi gösterir. Arkada dikdörtgen içinde görünen renk ise sağ tuş ile seçilmiş, gerektiğinde Clear'a bastığımızda zemini boyayacağımız renktir. Burada renklerin içine sol tuş ile basarsak bize renk paletini gösterecektir. Şayet sağ tuş ile basarsak karşımıza PİCK diye bir ok çıkar ki bu okun ucunu ekranda birbirine çok yakın tonlarda yaptığımız grafiklerde çalışmak isteyip de, çalışma yapacağımız rengi bulamadıysak ekranda daha önce kullandığımız o rengin üzerine PİCK okunu getirip sol tuş ile bastığımızda daire içinde sol tuşumuza ait rengin seçtiğimiz renk olduğunu göreceğiz. Seçilmiş renklerin hemen altında artık çalışma renklerimiz mevcuttur. Bunlar çalışma ekran çözünürlüğüne bağlı olarak sayıları değişik (2 ile 64 arasında) renkler renk paletinde değiştirilebilecek şekilde sıralanırlar. Bunlardan sol en üstte bulunan renk bizim genelde zemin ve çizim araçlarında şekilleri, yazıları belirleyen rengimizdir. Onun hemen altında bulunan ikinci renk ise (genelde ilk açılışta krem renginde olur) yine çizim araçlarımızdaki şekillerimizin ve menü çubuğumuzun zemin rengidir. Bu iki rengin renk dönüşümüne (PİCTURE, COLOR PALETTE'de göreceğiz.) sokulmaması tavsiye olunur.
SEÇİLMİŞ RENKLER: Artık çizim araçlarının he
Şu ana kadar DELUXE PAİNT 3 programının monitörde sağ tarafta görünen çizim araçlarını ve renkleri tanıdık, bunların yaptığı çeşitli işleri öğrendik. Artık menü çubuğunda bulunan, bize ve şekillerimize değişik boyutlar kazandıracak menülere ve onların alt menülerine başlıyoruz. Burada artık eserlerimize yeni rotasyonlar uygulayacak, yeni renkler kazandıracak, yaptığımız çalışmaları daha gerçeğe yakın şekillendirebileceğiz.
DELUXE PAİNT III ANA MENÜLERİ
1 PİCTURE: Disket işlemleri, renk ayarları, iki ekranın kontrolü ayarı, çözünürlük ve baskı işlemleri 2 BRUSH: Fırça uçları ile ilgili işlemler menüsü 3 MODE: Ekran çalışma modları 4 ANIMATION: Animasyonla ilgili çalışmalar 5 EFECTS: Ekran efektleri 6 PREFS: Tercihler
SİLME (CLR): Zemin rengi ilk açılışta afık VE resimlerinizi renkli printer ile veya laser (300 dpi) olarak kağıda, yine siyah beyaz olarak filme yada film kağıdına (2400 dpi) bastırabilirsiniz. Artık hazırsanız teker teker menüleri ve marifetlerini incelemeye başlayabiliriz. Haydi ekran başına AMIGA sevenler...
PICTURE (İŞLEMLER) Deluxe Paint ile yaptığınız resimleri daha sonra kullanmak üzere saklayabilir ve disketlerde resim arşivleri kurabilirsiniz. Çizdiğiniz resimleri saklamak için formatlanmış boş bir data diski kullanmak en iyisidir. Bir diske 30-40 tane resmi yükleyebilirsiniz. İlk önce boş diskinizi formatlayın, sonra disk içinde ismi (LO-RES) olan bir çekmece yaratın (Workbench yardımı ile). Böylece boş bir diski, data disk haline getirmiş olduk.
RESİMLERİ DİSKETE AKTARMA:
Deluxe Paint ile çizdiğiniz bir resmi diskete saklamak için ilk önce resmi saklayacağınız disketi sürücüye takın. Daha sonra Picture menüsünden (SAVE) seçin. Açılan pencerede disketin bulunduğu sürücü seçilip içindeki diğer resimleri görürüz. Saklayacağımız resmin ismini FILE'den girerek sol alt köşedeki SAVE ikonu seçilir. Böylece resminizi diskete kaydetmiş olursunuz. Resimler diskete her zaman alfabetik sıra ile kaydedilir. Resimleri ararken bunu göz önünde bulundurmak kolaylık sağlar.
RESİMLERİ DİSKETTEN YÜKLEME:
Load Picture
Z Parent <Dir)
Brush <Dir)
DPaint
hi-res (Dir)
interlace (Dir)
la-res <Dir)
ned-res (Dir)
Drawer File OLD |
# of Frames: EZE
İlk önce yüklenecek resim hangi diskette ise, o disketi sürücüye takarız. Picture menüsünden (LOAD) seçeneğini seçeriz. Açılan pencerede resmimiz hangi sürücüde ise onu işaretler ve o disketin içindeki resimlerin isimleri ile ekrana getiririz. Yükleyeceğimiz resmi mouse ile seçerek sol alt köşedeki
LOAD ikonunu seçeriz. Böylece bir resim ekrana yüklenmiş olur. Şayet daha önce kullanılmış bir isim ile yeni kayıt yaptıysak, bize o isimde daha önce saklı olan resmi, silerek mi saklayacağını soracaktır.
RESİMLERİ DİSKETTEN SİLMEK: İstediğiniz bir resmi data diskinizden silebilirsiniz. Böylece kullanmadığınız bir resmi disketten çıkararak disketten tasarruf yapabilirsiniz. Bu işlem için ilk önce silmek istediğiniz resmin bulunduğu disketi sürücüye takın, sonra Picture menüsündeki (DELETE) seçeneğini seçin. Açılan pencerede, ilgili sürücüyü seçerek silmek istediğiniz resmin ismini bulup mouse ile işaretleyin ve sol alt köşedeki DELETE ikonu yardımı ile resmi disketten silmiş olursunuz.
DELUXE PAINT RESİMLERİNİ DİĞER ÇİZİM VE ANİMASYON PROGRAMLARINA AKTARMA Deluxe Paint programında çizdiğiniz resimleri isterseniz diğer çizim programlarına aktarabilirsiniz. Örneğin DIGI PAINT programına aktarmak istersek hiçbir değişiklik yapmadan direkt bu programda kullanabiliriz. Fakat AEGIS IMAGES ve AEGIS ANIMATOR programlarına aktarırken resimlerin isimlerinin sonuna .PIC yazmamız gerekiyor. Bu işlemi de resmi kaydederken veya Workbench yardımı ile (Rename) yapabiliriz. Aynı şekilde Deluxe Paint resimlerini hiçbir değişiklik yapmadan herhangi bir Kelime İşlem programına aktarabilirsiniz. Professional Page'e grafik data olarak aktarıp, resimleri ve fırça uçlarını istediğimiz gibi yön değiştirerek ya da daraltıp, genişleterek orada resmin renk ayırımını, baskı tekniğine göre yaptırabiliriz.
DİĞER PROGRAMLARDAKİ RESİMLERİ DELUXE PAINT'E AKTARMA Deluxe Paint çizim programları ile yapılmış resimleri hiçbir değişiklik yapmadan Deluxe Paint'e yükleyip üzerinde her türlü değişikliği yapabilirsiniz. Bunun için ilk olarak Deluxe Paint hazır iken yüklenecek resmin bulunduğu disketi sürücüye takıp LOAD ile normal olarak resmi yükleyebilirsiniz. RESİMLERİ DİSKETTEN olduğu gibi. DELUXE PAINT RESİMLERİNİ BASTIRMAK
İlk önce kağıda geçireceğimiz resmi ekrana çizeriz, eğer diskette hazır ise hafızaya yükleriz. Daha sonra Picture menüsündeki PRINT seçeneğini seçerek resmi printere bastırırız.
Print Picture Image: Placement: EDİ EEE High: ER Line Form feed:
(cancel |
(BE & H
|
Ancak burada yapacağımız değişikliklerin, program başında disket penceresinde Preferences'te daha önce ayarlanmış olması gerekir. Aspect ile resmin baskı yönünü, Image ile pozitif ya da negatif renk tercihlerimizi de Shade'den yaptıktan sonra baskının kağıttaki yerini Placement ile en ve boy ölçülerinin olarak ayarlamasını yaparak,
Line feeds'te baskı tarama genişliğini, kopya sayımızı belirleriz. Print ile artık baskı işlemi başlamıştır.
FLIP Flip seçeneği ile resmin x (Horiz-Enine) veya y (Vert- Boyuna) yönünde ayna görüntüsünü alabiliriz.
RENK PALETİ Sağdaki bölümde çizim için kullanılan renkleri Amiga'nın 4096 renk paletinden yararlanarak değiştirebiliriz. Bunun için Picture menüsündeki (Change Color) seçeneğinin (Palette) alt menüsünü kullanırız. Bunu klavyede (p) tuşu ile, ya da zemin rengini gösteren kısma mouse'un sağ tuşu ile basarak da yapabiliriz.
Er COPY
| (UNDO)
Burada açılan pencerede değiştirmek istediğiniz rengin üzerine gelerek sol tuşa basarız ve pencerenin sağındaki R G B ve H S V değerleri ile oynayarak istediğimiz renkleri elde ederiz. R G B sırası ile Kırmızı, Yeşil, Mavi seçimlerde, H S V ise sırası ile Renk, kontras, tonlamayı ayarlar. Burada Color Palette penceresinde SPREAD ile, seçtiğimiz iki renk arasındaki renk tonlamasını yaparız. Bu işlem için renk paletinde bir renk seçilir, SPREAD'a basılır ve ulaşılacak ikinci renk seçilir. İşte iki renk arasında, aradaki kare sayısı kadar yumuşak renk tonlaması ( Degrade ) yaptık. Ex ilk seçilmiş renk ile ikinci seçilen rengin yerini değiştirir. Copy ile istediğimiz bir rengi başka bir rengin yerine kopyalarız. Şayet boyama ve çizim seçeneklerinde CYCLE renk kullanmak istiyorsak, önce Range yanından, CYCLE'ın yükleneceği numara seçilir. Daha sonra Cycle yapılacak renk kümesinin başındaki renk seçilir. Range'e basılır ve Cycle'ın son rengi seçilir. İşte o iki renk arasındaki bütün renkler sıra ile Cycle'a hazırlanır. Cycle'ın hızını Speed'ten değiştirebiliriz. Hemen Speed'ın yanındaki ok ile Cycle dönüş yönünü belirleriz. Şayet Color Palette içinde bir işlem yanlış yaptıysak, ya da beğenmediysek o işlemin ya da rengin eski haline dönmesi için Undo'yu işaretleriz. Yaptığımız işlemler bitince paletten Ok ile çıkarız. Change Color Menüsünde Palette'nin altında Use Brush Palette ekranda fırça ucuna ait renklerin görülmesini sağlarız. Restore Palette çalışan ekran renklerine dönülür. Default Palette ekranın açılış renklerine dönülür. Cycle akıcılık verdiğimiz renkleri harekete geçiririz. Bg -> Fg ile zemin rengi ile uç rengini değiştiririz. Bg <-> Fg ile zemin rengi ile uç rengini değiştiririz. Remapla tekrar ekranın eski haline dönebiliriz.
; 8 $ |
Saldırmak, ele geçirmek ve yok etmek, işte ne kadar inkar etsek bile bütün insanların içinde bu istekler vardır. Peki biz bu arzularımızı tatmin etmek için mutlaka savaş çıkmasını mı bekleyeceğiz? Veya elimize bir silah alıp önümüze geleni taramamız mı gerekiyor? Neyse ki bu sorunun cevabı hayır. Tek yapmamız gereken en yakın bilgisayarcıdan bir almak. Bu oyun savaşın bütün vahşetini gayet gerçekçi olarak bilgisayarımıza yansıtıyor. Conqueror tank simülasyonlarını bir adım daha ileri götürüyor. İlk olarak Zarch isimli oyunda gördüğümüz üstün grafik sistemi bu geliştirilerek yeniden kullanılmış. Bu da oyuna öyle bir hava katmış ki tadına doyum olmuyor. Canlandırılmaya çalışılan savaş ise İkinci Dünya Savaşı. Dönemin bütün tankları hem grafik hem de özellik olarak aynen canlandırılmış. Conqueror içiçe üç oyundan oluşuyor. Oyunun ilk ekranında bu bölümlerle ilgili seçimleri yapıyoruz. Seçimler şöyle: GAME TYPE: Arcade, Attrition, Strategy olmak üzere oynamak istediğimiz bölüm. SOUND: Efektler kapalı yada açık. LEVEL: Oyunun zorluk derecesi. SIDES: Burada kimin kime karşı savaşacağını seçiyoruz. Ortası kırmızı olan yıldız Rusya'yı, ortası beyaz olan ise Amerika'yı temsil ediyor. Bu sayede bunlardan birini alarak Almanlar'a karşı, veya istersek Almanları seçerek bunlara karşı savaşabiliyoruz.
STRATEGY: Burada Auto veya Manual diye iki seçenek var ama Manual strategy çalışmadığından mecburen Auto Strategy ile oynuyoruz. Oyunun kontrol sistemi oldukça
TANITIM
ilginç, tam manasıyla bir tankı canlandırmış. Yalnız bu biraz problemlere sebep oluyor çünkü bir tankın içinde en az iki kişi varken biz tek başımızayız. F9'a basarak buradaki kontrolleri inceleyin, beğenmezseniz F10'la kendi kontrolünüzü yaratabilirsiniz. Eğer isterseniz Auto Driver veya Auto Gunner seçenekleriyle şoförü veya topçuyu bilgisayara teslim edebilirsiniz ama bunun da bir tarafı var. Bilgisayar sizin ne yaptığınıza bakmadan kafasına göre hareket ediyor, onun için sürekli hareketlerinizi bilgisayara göre ayarlamak zorunda kalıyorsunuz. Benim tavsiyem F10'la kendinize en uygun klavye örtüsünü seçmeniz. Bildiğiniz gibi tanklarda her palet ayrı ayrı kontrol edilir. Sadece sol paleti çalıştırırsanız tank sağa döner. Sağ paleti çalıştırırsanız sola döner, eğer ikisini birden çalıştırırsanız ileri hareket eder. Burada da durum aynen böyle. Eğer bir paleti ileri diğerini geriye doğru çalıştırırsanız tankınız olduğu yerde hızlı bir dönüş yapar. Bunlara alışmanız biraz zaman alabilir ama oyunun bütün gerçekçiliği buradan kaynaklanıyor. Şimdi biraz da oyunun bölümlerinden bahsedelim: ARCADE: Burada amaç tek bir tankla düşman kuvvetlerine karşı mümkün olduğu kadar dayanmak. Bu hiç de kolay bir iş değil, hatta diyebilirim ki oyunun en zor bölümü bu. Düşman tankları sizinkinden üstün olduğundan onların zırhlarını delebilmeniz oldukça zaman alır, bu arada alacağınız bir kaç isabet sonunuz olabilir. Bu bölümde üç hakkınız var, bunlar bitmeden bir kaç düşman temizleyebilirseniz tankınız giderek daha iyi modellere doğru gelişiyor. Beni dinlerseniz bu bölümü sadece tank ve top kontrolüne alışmak için kullanın. ATTRITION: Bu bölümde iki hafif, iki orta ve bir de ağır tanktan oluşan bir birliği yönetiyorsunuz. Amaç ise durmadan artan bir düşman birliğini yok etmek. Bunlardan herhangi birini kontrol ederken diğerlerine de ne yapmaları gerektiği hakkında emirler veriyorsunuz. Bunu sağlamak için harita ekranına girin, burada her tankınız için bir dolu, bir de yıldız şeklinde iki nokta göreceksiniz. Bir tankı seçince rengi değişir, şimdi pointer'ı istediğiniz noktaya götürün ve sağ düğmeye basın. Bu tankınızın gitmesini istediğiniz noktadır. Siz kontrol etmek istediğiniz tankı seçin ve harita ekranından çıkın. Size tavsiyem asla düşmana tek bir tankla saldırmayın. Mümkün olduğu kadar onu sıkıştırmaya çalışın, böylece işiniz oldukça
kolaylaşır.
STRATEGY: İşte oyunun en zevkli bölümü bu. İlk başta puanınızın yettiği ölçüde tank oyuna başlıyorsunuz. Görevleri bitirdikçe alabileceğiniz tank sayısı artacaktır. İlk çıkan ekranda bu tankları bir çizgi yok edeceksiniz ya da haritada daire içine alınmış bölgeyi bir dakika süresince koruyacaksınız. Eğer düşman tanklarından biri bu bölgeye girerse zaman tekrar başa döner ve siz de baştan uğraşmak zorunda kalırsınız. Bölgeyi bir dakika süresince korumak oldukça iyi planlanmış bir strateji gerektiriyor. Bilgisayar düşmanları son ana kadar göstermiyor, onun için tanklarınızı dairenin etrafına eşit olarak dağıtın. Dairenin içinde durmanın hiç bir manası yok çünkü düşman tankı daireye girer girmez kaybetmiş oluyorsunuz. Tanklarınız arttıkça onları birbirlerine daha yakın dizin, böylece düşmanı daha rahat etkisiz hale getirirsiniz. Baktınız düşmanı yok edemiyorsunuz, o zaman hafif tanklarınızdan biriyle önüne çıkın ve yolunu kapatmaya çalışın, yani bir manada zaman kazanın. Eğer bir dakika süresince onu oyalayabilirseniz kazanırsınız. Sık sık harita ekranına girip hangi tankınızın ne yapıyor olduğuna bakın. Oyunda ilerledikçe daha fazla tankla karşılaşacaksınız, onun için size iyi şanslar dilemek isterim. Oyun süresince (F) tuşlarıyla bütün tankların modellerini ve özelliklerini görebilirsiniz. Böylece oyunda karşınıza bir düşman çıktığında bilgisayarın verdiği mesajdan kimle karşı karşıya olduğunuzu anlayabilirsiniz. Eminim alacağım eleştirilerden biri de CONQUEROR'un bir simülasyon olmadığı yönünde olacaktır. Gerçekten de bu oyunda diğer simülasyonlarda görmeye alıştığımız karmaşık göstergeler ve rakamlar yok. Fakat bu CONQUEROR'un bir simülasyon olmadığını göstermez. Oyun tank savaşlarını bütün gerçekçiliğiyle ekrana yansıtıyor. Bu da bence simülasyon olarak sınıflandırılması için yeter de artar bile.
Uzun sözün kısası, CONQUEROR bir oyun olarak eğlenceli, bir simülasyon olarak doyurucu. Geçen ay tanıttığımız Sherman'dan (bence) üstün. Biraz düşünerek eğlenmek istiyorsanız kaçırmayın. Bir süre uğraştıktan sonra artık bırakamadığınızı göreceksiniz. MURAT ADANÇ