OVERLANDER

şıkkını seçmişseniz hiç yakıt almayın, boşuboşuna para harcamış olursunuz. Daha sonra arabanızı silahlandırmanız lazım. Alacağınız silah ve gereçlerin bazıları her level başında yeniden alınmalı, bazıları ise bir kere alındığında bir daha almanıza gerek kalmıyor. Tabii bazıları bütçenizi zorlayabilir. Ama ilk başlangıçta alamadığınızı diğer levellarda alabilirsiniz, çünkü devamlı para kazanıyorsunuz. Şimdi listeyi inceleyelim: SUPER BRAKES: Fren, ani duruşlara ihtiyacınız olacak, almışsanız, almanıza gerek yok. WHEEL BLADES: Tekerlek bıçakları. Kapıştığınız arabaları saf dışı bırakmak için bire bir. Mutlaka alın. FLAME THROWER: Alev topu. Önünüze çıkan motosikletlileri yakabilirsiniz. ROCKETS: Uzak hedefler için birebir. SMART BOMB: İyi atışlarla iki motosiklet yok edebilirsiniz. EXTRA LIFE: Fazladan can. Oyun başladığında arabayı arkadan görüyorsunuz. Ayrıca arabanın göstergeleri önümüzde.

olduğu gibi diğer levelların sonunda önümüzde sollayamadığımız ve vuramadığımız bir dev arazi aracı çıkıyor. Ona çarpmadan attığı bombalardan kaçabilirseniz araç yok oluyor ve level atlıyorsunuz. Diğer levellarda karşılıklı yer alıp yola mermi atan barikatlardan sıyrılabilmek için çabalayıp yolda devrilen araba enkazlarının oluşturduğu konvoyda slalom yapmalısınız. Son iki levelda gece oluyor. Ayrıca mezarlıkta ilerlerken yol üzerinde bulunan mezar taşlarını süratinize rağmen atlatabilmelisiniz. Blades’i almışsanız rahatlıkla onları saf dışı edebilirsiniz. Overlander sizi eğlendirip, kolay sıkılabileceğiniz bir oyun. Oyunun en zevkli yeri 5.

rakip çıkan otomobilleri onlar sizi bölümde geçerseniz iyi yol dışına çıkarmadan onlara yarıştığınıza dair bir not belirliyor. Barış YALÇINKAYA saldırmak. Eğer başta “WHEEL ve isminizi yazıyorsunuz.

HAYATIMIZI ŞİPŞAK DEĞİŞTİREN

Deniz AKSOY Sadece yeni doğan bir bebeğin başparmak tırnağı inceliğinde olan bu cismi mumu söndüren bir üfleme yerinden kaldırabilir. Parlak ışıkta bir sabun köpüğü gibi parıldar. Ana yani bildiğimiz plaj kumudur. Çip adı verilen bu gümüş grisi parça çağımıza adını verecek kadar güçlüdür. En basit anlatımla, çip elektronik bir devredir. Silikon bir taban üzerinde özellikle ince metal tabakalardan yapılmış olan tellerle birbirine lehimlenmiş anahtarlardır. Mikroskop altında çip'in narin zemini kilometrelerce yüksekten görünen büyük bir şehrin yolları, binalarını andırır. Daha ilginci, bu bir kenarı 1/4 inç (0,6 cm) olan silikon parçacık, dünyanın ilk elektronik sayısal bilgisayarı ENIAC'tan 10 defa fazla elektronik parça ihtiva eder. Bu arada ENIAC'ın ağırlığının 30 ton olduğunu da unutmamak gerek. Çip bir de ucuza mal olsa ve bütün elektronik parçaları bir arada toplanabilse gerçekten büyük bir buluş olacak. Gene de mantık ve hafıza kapasitesini üstünde toplaması ona insan zekasının özelliklerini kazandırmaktadır. Böylece çipin de insan beyni gibi hudutsuz kullanım yerleri vardır. Çipin kullanıldığı bir saha da ev tipi bilgisayarlardır. Geçen yıl 800.000'den fazla çip, bunların el tipi hesap makinaları ile ilk kuşaktan kuzen olduğunu bilmeyen, bilmek için çaba sarf etmeyen kişilere satıldı. Çünkü çip bunların kullanımını kolaylaştırıyordu. Şahsi bilgisayarların omuzlarında düzinelerce yeni hizmetler vardır. Şimdi çok garip görünmesine rağmen bilgisayarların sağladığı kolaylıklar arasında elektronik postacılık, gazetecilik, evden banka işlerini halletme ve alışveriş kolaylığı yer almaktadır. Bu arada akla hemen bazı sorular gelmektedir. Herkes kendi faydalanacağı dalı seçerse çok mu kısıtlanmış oluruz? Eğer alışverişlerimizi evden yaparsak, borçlarımızı evden öder, yanımızda daha az nakit para taşırsak sokaklar daha mı emin olacak?

İşçiler işlerini evde bilgisayar ile yaparlarsa çok mu elektronikleşirler? Bilgisayarla büyüyen çocuklar fakirlik, açlık ve savaşa tesirli çareler bulabilecekler mi? Bu sorular çip'in doğum yılı olan 1959'dan önce hayal bile edilemiyordu. Fakat 20 yıl içinde bu sorular güncelleşecektir. Çip'in hayatımıza ne kadar hızlı girdiği, ne kadar geniş çapta kullanılmaya başlandığı düşünülürse bu hiç de sürpriz sayılmaz. Gelecekte bir tek çipte bir milyar transistör olacaktır. Bugünkünden bin kat daha fazla. Bu yapıdaki bir hafıza çipi 200 uzun roman metnini üstünde saklayabilir. Likit Helyum ile soğutulmuş çipler ise bugünkünden çok daha güçlü bir bilgisayarın ortaya çıkmasına neden olacaktır ki bu çipin merkezi ünitesi bir greyfurt kadar ve bir aradadır. Bilgisayarlar konuşabilir, dikkatle dinler veya okuyabilir. Bazıları usta bir doktor, kimyager, jeolog gibi hastalık teşhisi koyar, molekül imal eder, maden yatağı bulur. Mikroelektroniğin patlaması çok geniş alanlara yayılmıştır. Burada kaydedilen birkaç derin yer sarsıntısı çip devrinin altında ve ilerisinde neler yatmakta olduğunun sismik bir profilini vermektedir. Çip tasarımcısı Dana Seccombe, 450.000 transistörün buhar yüklenmiş Tungsten tel ile birbirine bağlanmasının, Los Angeles kentindeki bütün yolların bir toplu iğne başına resmedilmesi kadar güç bir iş olduğunu söylüyor. Colorado'daki Hewlett Packard şirketi ise bu minik aygıttan para üreten bir tohummuş gibi nakit para kazanmaktadır. Yirmi seneden fazla bir süredir, çip üzerindeki komponentlerin miktarı mühendislerin çalışmalarıyla her sene iki kat artmaktadır. Mühendisler işe komponentin büyüklüğünü azaltıp, kedi bıyığı kadar ince tellerle lehimlemekle başlamışlardır. Bu teller nohut büyüklüğündeki metal kutulardaki Silikon veya Germanyum kristallerinden çıkan tellerdir. Üç bacaklı bir tabureye benzerler, ama aslında basit bir elektronik anahtar-transistördür. İlk transistör 1947 yılında Bell telefon laboratuvarlarında imal edilmişti. Bu ilk TV'lerde ve bilgisayarlarda -örneğin ENIAC-ki elektrik akımını kontrol eden veya büyüten cam tüplerin yerini almak için imal edilmişti. Bu vakum tüpleri transistörlerden daha fazla ısı veriyor ve kendileri de yanıyordu. Fakat transistörlerin de kötü yanları vardı. Genellikle yassı, yılankâvi tellerle döşenmiş plastik kartlar devre levhalarını kırıyordu. Çare olarak transistörlerdeki kristalin devre levhası gibi vazifelendirilmesi bulundu. Böylece entegre devreler ortaya çıktı. Bugün dünya teknolojisinin üstünlüğü yalnızca çipe dayalı olduğu için mühendisler onu elektroniğin ham petrolü diye adlandırmaktadırlar. Çipte lehimle bağlanmış tel olmadığı için zayıf noktaları azalmış ve üstün güvenceli olmuştur. Çip minik olduğu için gönderilen elektrik sinyalleri bir anahtardan diğerine kısa yollardan varır ve bu zamanlamada büyük kazanç sağlar. Ayrıca 1000 transistörlü bir çip 10 taneliden çok daha fazla iş yapar, daha hızlı çalışır ama maliyetleri aynıdır. Bu büyük performansı gören mühendisler ekonomik şartların da uygun olduğunu görerek çip üzerindeki transistör sayısını artırmak için yarışa girdiler. 5000 transistörle dijital saati işlettiler, 20.000'lik bir çip ise cep hesap makinesini. 100.000'lik küçük bilgisayar ise odalar kadar büyük eskilerine eşittir. 100.000'den fazla transistör ihtiva eden çiplere ise VLSI denir. Bunların karmaşıklığını anlayabilmek için Dana Seccombe'un çizdiği plana bakmak yeterlidir. 120x240 cm. boyutlarındaki bir rulo kağıt üzerinde çizilmiş binlerce kare ve dörtgen, bir çip planının sadece ufak bir bölümüdür. Bu planların tamamı bir spor sahasını kaplayacak büyüklüktedir. Özel olarak imal edilmiş olan bilgisayarlar çiplerin devrelerini çizer, transistörlerle ilgili tasarımlar yapar, bunların birbirine nasıl bağlanacağını ve performanslarını içerir bilgileri saklar. Ama hiçbir bilgisayar belli bir zamanda VLSI çipinin tellenmesi için uygun yolu gösteremez. Mühendisler bu konuda üşenmeden çalışıp yanlışları bulmaya, onlara çözüm getirmeye çalışmakta ve video ekranına bağlı elektronik kalemlerle tekrar tekrar ara bağlantıları yapıp transistör gruplarını yeniden yapmaktadırlar. 1990'da çipi biraz büyüterek üzerine 10 milyon transistör yerleştirmeyi umut etmektedirler. Bunu yapmak Alaska'nın iki katı büyüklüğünde bir şehir inşa etmek kadar güçtür.

Çip imal etmek hem yorucu hem de geniş yer isteyen bir iştir. San Fransisko'nun güneyindeki Silikon Vadisi'ndeki Intel şirketinde bir mikroişlemcinin 3 ay gibi bir zamanda imal edildiği söylenmektedir. Mikroçip imalatının yapıldığı odalara ancak mikroçip imalatının öncüsü Intel şirketinin geliştirdiği özel giysilerle girilebilmektedir. Çünkü bu odalara girecek bir toz zerresi mikroskobik boyutlardaki çip devresi için bir kaya parçası kadar tehlikeli olmaktadır. İmal odasına girildiğinde jilet inceliğinde, perdahlanmış ayna kadar düz silikon parçalarının küçücük plaklar gibi tepsilere dizilmiş olarak saklandığı görülmektedir. Erimiş silikon kütleden alınan bu kesitler fevkalade saf olup enleri 5 inçtir. Her bir silikon dilimi yüzlerce çipin tabanı olacaktır. Bu yarı geçirgen silikon iki sebepten dolayı tercih edilmektedir. 1, Silikonun elektrik taşıma kapasitesi içine karıştırılacak belli miktarlardaki maddeyle değiştirilebilir. 2, Silikon yüzeyler kolaylıkla okside edilerek, paslandırılarak elektriğe karşı koruyucu bir cila oluşturulabilir. İlave edilen kimyasal maddeler silikon gofretin tepesinden tabanına, birbiri üstüne gelen geçirgen alanlar ortaya çıkarır. Bunların arasına pencere açarak transistörler yaratılır. Nihayetinde gofrete ara bağlantısı isteyen 12 kadar tabakayla bir alüminyum tabaka konur. Son bir işlemle de geçirgen flamanlar göze görünecek şekilde ortada bırakılır. Yeni bir çipin kontrolü çipin çevresindeki metal yataklara iğne benzeri sivri uçları bastırılarak yapılır. Bu şekilde saniyede 10.000 elektrikli kontrol yapılabilmektedir. Başarılı çipler gofretten elmas bir testere ile ayrılır. Bunlar daha sonra birbirlerine bağlanır ve altın çerçevelere telle tutturulur. Küçük seramik kutulara konup kutular mühürlenir, paketlenmiş bir çip grubu siyah kırkayaklardan oluşmuş bir gruba benzer. Elektronik parçaların düzinelercesi ev bilgisayarlarında kullanılır ve bu kendi kozalarında bir gazetecinin kalemi ve defteri kadar kullanışlı olurlar. Ev bilgisayarlarının bir gün portatif daktilo büyüklüğünde olmaları hayal edilmektedir, “Floppy Disketler” 45'lik plakların çapında olan plastik kaplanmış yüzeylerdir. Onlar da kasetler gibi bilgi temsil eden manyetik alanlarla şekillendirilmişlerdir. Bilgisayarı alıcı hale getirebilmek için ana bir disk vardır. Ayakkabı kutusu şeklindeki bilgisayar bağlantılı Disket Sürücü, disket ve bilgisayar arasındaki bilgi alışverişini sağlar. Disket, disket sürücüye konup çalıştırılınca disket sürücü disketi döndürmeye başlar.

Bilgisayarların çoğu, kişisel bilgisayarlar da dahil, bilgiyi 8'lik elektrik dalgalanmaları şeklinde alırlar. Bu dalga zincirlerine byte denir, bilgisayar çipleri arasında, raydaki trenler gibi yön değiştirerek hareket ederler. Bir byte, 1 veya 0'lardan oluşan 8 bit'ten meydana geldiğine göre, bu “trenlerdeki” “vagonlar” 256 değişik şekilde yerleştirilebilir. Bu da makalede gerekli her harf, sayı ve noktalama işaretinin herbirini ayrı ayrı ifade edebilmek için gerekli birleşmelerden fazlasını verir. Veya bir bilgisayarda, ifade etmek ve tab edebilmek için gerekliden fazlasını verir. Komutları yerine getirebilmek için, bir bilgisayar merkezi işlem ünitesine dayanır. Bu “beyin” kişisel bilgisayarlarda, bir tek çip-mikroişlemci şeklindedir. Eğer bu silikon parçasına mikroskop altında bakacak olursanız, tren yollarına benzer şekiller göreceksiniz. Bunlar “1” ve “0”lık elektrik dalgalanmalarını ifade eder. Çip yapımında görülen bazı erişilmesi güç değişikliklerin gözden geçirilmesi hayret vericidir. TASARIM: Hewlett Packard mikro işlemcisinin çizim ve planlamasını bir grup mühendis 18 ayda tamamlarken, üniversite öğrencileri artık karmaşık çip tasarımını California Teknik Enstitüsünden Prof. Carver Mead ve Xerox şirketinden Lynn Conway'in ortaya çıkardığı yeni prensipleri kullanarak daha çok kısa bir zamanda yapmayı öğreniyorlar. İMALAT: Mikrodevrelerin küçültülmesi, çipleri fazlasıyla dikkatlice yapabilmek için gerekli yeni aletleri ortaya çıkardı. New York'un doğu yakasındaki IBM fabrikasında elektron ışınları tasarlanmış çipleri bilgisayarlardan direkt olarak silikon gofrete taşımaktadır. Ve bu işi, New York'dan New Orleans'a giden gemicinin gemisini tam rotasında tutması gibi büyük bir hassasiyetle yapmaktadır. KULLANILAN MADDELER: Diğer bilim adamları ise gofrete ışınlanmış kimyasal maddelerle çip devreleri yapmaya çalışmaktadırlar. Bunun hedefi, çiplere daha fazla transistör sıkıştırmaktır. Bu işlem ayrıca gofretleri silikondan 10 kez daha hızlı elektrik geçiren Gallium ve Arsenik ile kaplamaktadır. IBM bu konuda bir öncü makinayı birkaç yıl içinde imal etmeyi ümit etmektedir. Çipin içindeki bilgilere rahatça girilebilmesi, günümüzün önemli problemlerinden bir başkasıdır. Bazıları çip'teki hassas bilgiyi nasıl saklayacağını düşünürken, diğerleri de bunu intikam, eğlence veya kâr sebebiyle ele geçirmek isteyebilir. Bu üç harekette bilgisayar suçlarında yer almaktadır. Gençler boş eve giriyormuşçasına uzun mesafeden bilgilere girmektedir. İki California'lı çocuk, telefon hattını kullanarak Kentucky'daki yarış atları hakkındaki bilgiye girdi. Zamane çocukları çip ile getirilen inanılmaz bir hız ile yaramazlık yapıyorlar. Bu hız ile hayatımızda başlamak üzere olan bir ihtilali fark etmemek imkansızdır. Gelecek yıllarda bu çip devrinin teknolojide yavaş yavaş sosyal etkiler ile küçülerek önemsiz olacağı görülecektir. Bilginler, bir gün zekamızı artırmak için çipi kafamıza yerleştireceğimizi düşünmektedirler. İlerde çiplerle daha iyi bir dünya dileğiyle hoşçakalın. KEMAL DENİZ AKSOY

The Last Ninja II: Bu oyunun bölümünün sonunda helikoptere biniliyor bunu yapmak için helikoptere önünüzü dönüp “sol alt” köşeye çekmeniz yeterli. Emlyn Hughes Soccer: Bu oyunda bir maçı kaybediyorsanız “Run Stop” tuşuna basmanız yeterli olacaktır. Eğer takımda bir değişiklik yapıp maça başlamak isterseniz “Run Stop + Restore” yapmanız gerekir. Rocket Ranger: Eğer lunaryum almak için gittiğiniz yerde zor duruma düşerseniz ekranın en soluna gidip “sol alt” çarpraza çekin. Bundan sonra hiçbir mermi sizi etkilemez. (64 version) Not: Rocket Ranger'da 5 roket parçasını ve 200 Lunaryumu tamamlayınca uzaya uçuyor ve uzaylılarla savaşıyorsunuz eğer kazanmak istiyorsanız ekranın ortasında durmanız gerekir. S. Sport Soccer: Eğer oyunda kaleciyi yönetemiyorsanız. Bir kerede Punkçu adamı kaleye geçirin.

PÜF NOKTASI

NEBULUS: Eğer açılmış ekranında “HELLOLAMIMP” yazarsanız kuleyi bitirmek için sınırsız yaratığa sahip olursunuz. Hâlâ mı güç geliyor? Pekâlâ bitirmekte zorlandığınız kuleleri 1'den 8'e kadar olan fonksiyon tuşlarıyla geçebilirsiniz. THE EMPIRE STRIKES BACK: Eğer güç sizinle değilse, HELP'e basarken “KI-FARGROTKEV”'i başlangıç ekranında yazarsanız sınırsız kalkanınız olur. NOT: Bu kolaylıklar oyunların piyasadaki kopyalarının çoğunda çalışmaktadır. Ancak çok az bir kısmında işe yaramayabilir. Bunun için bizi suçlamayın.

FA9 için

Geçen Ocak ayı sayımızda F 19'u açıklarken bir takım dizgi hataları nedeniyle yanlışlarımız olduğu için özür diliyoruz. Yanlış Yazılmış silahlar: 9M Sidewinder AGM 88A HARM: 11 mil içinde radarı olan hedeflere karşı AGM 65 : Maverick: 16 mil içinde etkili. MK 35 CLUSTER: Yere atılınca açılarak küçük bombacıklar atan bomba Extra fuel: 2500 galon yakıt için Kalkış: Motorları 6 numara ile çalıştırıp “Good Luck” yazısını görünce * tuşuyla gazı veririz. O numaradan frenleri çekip hız göstergesi soldaki siyah çizgiyi geçince uçağı yavaşça kaldırır 8 numaradan tekerlekleri kaparız. Hedefe doğru düz bir rotada gitmek için uçağın tepesindeki pusulada bulunan siyah çentiği bulunuz ve tam baş hizasına getiriniz. Hedefe karşı uçarken çıkan düşman jetlerini düşürmeniz size puan kazandırır. V harfi ile gösterilen büyük haritadaki yanıp sönen nokta uçağımız. Hafif sarımsı alan ineceğimiz üs, diğeri de hedefe aittir. GBU 12 PAVEWAY ve MK 20 ROCKEYE II: Lazer güdümlü bombalardır. 500 ile 2000 feet arasına gelip hedefin koyu bir daire içinde görülmesini bekleyip ateşe basın. Bombalarda atış yükseklik sınırlarının orta bir yerine gelin ve bomba izdüşümü hedefin üstüne geldiğinde bombayı bırakın. Füzelerde ise atılış yüksekliklerine gelin hedef menzile girince (füze menziline) tetiği çekin. Makineli tüfeği ise 2.5 mil uzaktaki hedefler için kullanabilirsiniz ama dikkatli olun eğer fazla hızlı veya dik açı ile hedefe dönebilirseniz yere çakılabilirsiniz. İniş: İneceğiniz havaalanına kuzey güney doğrultusunda yaklaşıp hızı 60 azaltınız 9 numaradan flapları açar ve yaklaşık 250-300 kts hızda 8 numaradan tekerlekleri açarız. Yüksekliği havaalanına doğru gelirken yavaş yavaş düşürür ve havaalanına iner inmez o numaradan frenleri açar motoru kapatırız. Oyundan sonra alınacak madalya ve rütbeler:

2nd LT. Second Lieutenant 1st Lt. First Lieutenant Capt Captain Maj Major Lt Col Lieutenant Colonel

Col Colonel

B Gen Brigadier General (en yüksek) MADALYALAR Airmans Medal: Pilotlara iyi performansları için verilir. Bronze star: Bronz Yıldız, Silver Star: Gümüş yıldız, Büyük kahramanlıklar için, Distinguished flying cross: Savaşta inanılmayacak başarılar gösterenlere verilir. Congressional Medal of Honor: Amerikanın en yüksek kahramanlık nişanı İyi Uçuşlar Güçlü YURDUNOL

PÜF NOKTASI

AU

— Gunship'te üsse inebilmeniz için gereken parola karşılıkları ve hedeflere karşı kullanılacak silahlar.

Penthouse : Strağ
Guartz : Zebra
Dakota Onstage
Grenadier Nocturme
Cromagnon Mağness
Ovation Uptage
Hedgehog Lochsmilh
Mazurka Yellow
Accent Trampoline
Footbold Insalent
Nebula : Ouaker
İvary : Willow
Billboard Kichbach
Electra Vertical
Lozenge Romantic
Knochout Purebred

AIM 9M MI 24'lere karşı Hellfire: Bunkerslere, tüm tanklara ve MI 24'lere karşı 2.75 inçlik roketler: Piyadelere, depolara, üstlere, karargahlara, uçaksavarlara karşı 30 mm Makineli Tüfek: 0.7 milden tüm hedeflere karşı kullanılır. Bunlara ek olarak J haritada hızlı ilerlemeyi sağlar, Beyaz yazı ile yazılmış hedefler Dost hedeflerdir.