POWER PLAY HOCKEY

Powerplay Hockey A.B.D. ve S.S.C.B. gibi iki süper gücün spor sahalarında karşılaşmalarını sağlayan bir oyun olmasının ötesinde şimdiye kadar çıkan tüm hokey oyunlarının da en iyisi. Hockey oynamaya başlamadan önce yapmamız gerekenler, sırası ile oynayacağınız zorluk derecesini seçmeniz, ki bunlar junior (kolay), Minor (orta) ve olympic (zor) diye sıralanmaktalar. Ardından oyunu tek kişilik takımlarla mı yoksa beşer kişilik takımlarla mı oynayacağınızı belirledikten sonra oyunun başka bir şahısla mı yoksa bilgisayarla mı oynanacağına karar veriyoruz ve hemen takımımızın hangi ülke olacağını tespit edip, oyunun uzunluğunu ayarlıyor ve oyuna başlıyoruz. Eğer tek kişilik takımlarla oynuyorsak takımımızda bir hokey oyuncusu ile bir de kaleci bulunacaktır. Biz normalde oyuncuyu yönetiyoruz ama kale önündeki tehlikelerde ise hemen kalecinin kontrolünü ele alıyoruz. Beşer kişilik takımlarda ise bizim yönettiğimiz oyuncunun rengi diğerlerinden daha farklı oluyor ve bu suretle kendi oyuncumuzu tanıyabiliyoruz. Oyunda hep bir hokeyci yönetiyoruz yani top kime yakınsa biz onun kontrolünü almıyoruz. Oyun esnasında ateş tuşuna kısa basarak pas verebileceğiniz gibi uzun basarak sert ve etkili bir şut da çekebilirsiniz. Eğer kazara topu kaptırırsanız sakın üzülmeyin çünkü rakibinize sopanızla müdahale ederek topu hala geri alma şansınız var. Bu durumda rakibi düşürmeniz bir faule sebebiyet verebileceği gibi topu serbestçe almanızı da sağlayabilir.

Üç devre halinde oynanan hokey Maçında her devrenin sonunda o devrenin bir değerlendirmesi yapılıyor. Buradan o devrede çektiğiniz şutları ve gol sayınız gibi bilgileri öğ: reniyorsunuz ve maç bittikten sonra eğer A.B.Dmaçı kazanmışsa ekrana Beyaz Sarayın resmi çıkıyor ve ekranda 'siz bağımsız dünyanın Umudusunuz' diye bir bir mesaj beliriyor. S.S.C.B. maçı galip bitirirse de ekrana Kremlin'in resmi çıkıyor ve rusça birşeyler yazıyor. Bu oyun şimdeye kadar gördüğüm en iyi hokey oyunu. Oyuncuların hareketleri gerçeğe o kadar yakın ki oyun büyük bir estetik içinde oynanıyor. Fauller, hakemin oyunu başlatması gibi diğer olaylar ise gerçekten harika. Bence ilk ona girmeye aday bir oyun

US Gold 1986'da “Gauntlet” ile büyük başarı kazandı ve bir yıl sonra bunu “Out Run” ile pekiştirdi. Bu sene ise bu başarıların devamını düşünüyorlar, fakat bunun için kanlarının son damlasına kadar savaşmaları gerekecek çünkü en az onun kadar iyi iki oyun şu anda piyasada; bunlar “Operation Wolf” ve “After Burner...”. Thunderblade de Operation Wolf ve Double Dragon gibi Arcade'lerden transfer olmuş bir oyun. Her ne kadar tam bir Arcade görüntü ve gerçekliğine sahip olmasa da bu oyun şimdiye kadar çıkan hemcinslerinin kesinlikle en iyisi. Thunderblade AH-64 Apache model bir helikopteri yönettiğiniz, kendi aralarında üç kademeye ayrılmış olan dört bölümden meydana gelen bir shoot'em up. Evet, her level üç ayrı bölümden meydana gelmekte. Bunlardan ilki tepeden kuşbakışı 2D bir görüntünün mevcut olduğu, helikopterinizin joystick ile yere yakınlaşıp uzaklaşabildiği ve bu sayede çeşitli tehlikelerden kurtulduğu bölüm. İkincisi ise aynı bölgede değişik bir perspektiften ekranın içine doğru yolculuk yaptığınız bölüm. Son bölüm ise ana hedefle savaştığınız, ilk bölümün 2D versiyonu. İlk level şehir merkezine doğru yaptığınız tehlikelerle dolu yolculuk. Bu bölümdeki rakipleriniz tanklar ve helikopterler. Ayrıca şehirdeki gökdelenler ve level sonundaki ana gemi de sizi zorlayacak elemanlardan birkaçı. Bu level çok iyi canlandırılmış. 3D efektler ve görüntülerle dolu. Mesela Joystick'i aşağı itince alttaki tanklara yaklaşıyor ve diğer helikopterlerin altından geçiyorsunuz. İkinci level'a bir kanyonda başlıyoruz. Ekranda yine tanklar, uçaklar, polis arabaları ve uçaklar cirit atıyorlar fakat bu defa şehirdeki gökdelenlerin yerini dar geçitler ve ağaçlar alıyor, yani tam bir açık hava savaşı. Level sonundaki düşmanınız ise bu sefer zırhlı bir kara aracı. Üçüncü level ise denizin üstünde geçmekte. Bu sefer yeni düşmanlarımız olarak karşımıza gemiler çıkıyor. Bu level bence 4 level'ın da en güzeli çünkü suyun üstündeki yolculuk ve gemiler çok iyi canlandırılmış. Bu level sonunda yok edilmesi gereken araç kalkışa hazırlanan bir uzay gemisi. Son level ise ilk bakışta baştaki şehri andırsa da aslında yok etmeniz gereken düşmanınıza yaklaştığınıza dair yapıları kapsayan ve gece yolculuk ettiğiniz bir yer. Bu level'ın sonunda ise ana hedef olarak bir kompleks bulunuyor. Onu yok etmek için yapmanız gereken size ateş ettiği silah yuvalarını vurmak... Böylece oyunun son ekranın neye benzediği hakkında bir fikir sahibi olabilirsiniz. Oyun ekranın altında hızınızı, skorunuzu, vurduğunuz araçların sayısını, hangi level'da bulunduğunuzu ve level'ı bitirmeniz için gereken mesafeyi gösteren göstergeler var. Hızınızı arttırmak ve azaltmak için F tuşlarından yararlanmanız gerekiyor. Ateş gücünüz ise sınırsız gibi görünse de bazı sınırlamalarla karşılaşıyoruz. Mesela roketler arayla ateşlenmesine rağmen makinanızla gücünüz yettiğince fazla kurşun sarfiyatı yapabilirsiniz. Bütün bunlardan sonra Joystick'lerin önemini anlamayan sanırım kalmamıştır, çünkü hemen hemen tüm hareketler Joystick yardımı ile yapılmakta ve klavyeye çok az iş düşmekte. Ateş düğmesi tüm silahları harekete geçirebildiği gibi hızlanma ve yavaşlamada da çok yararlı oluyor. Ayrıca dalışlar, kalkışlar, kısacası tüm hareketler Joystick ile yapılıyor.

Ekrandaki tüm hareket gerektiği kadar hızlı ve gerçekçi. Bunun ötesinde son derece zevkli. Ekrandaki zengin renk kullanımı ve ayrıca geniş sprite'lar oyuna önemli ölçüde katkıda bulunuyorlar. Müzik ise bu oyun için olması gerekenin en iyisi. İlk başlarda disk sahiplerine hitap eden bu oyun, Abacüs'ün katkıları ile artık C64 kullanıcı-

. ları için kasetten mevcut... Hakan TİRALİ

Herhalde en çok Test Drive ile tanınan Accolade, bu sefer de farklı bir oyun Fast Break, bir basketbol oyunudur. İlk ekranda karşınıza bir pota çıkar ve altında bazı seçenekler vardır. Birinci seçenekle maç süresini değiştirebilirsiniz. İkinci seçenekte ise, oyunu çift kişilik mi, yoksa bilgisayara karşı mı oynayacağınızı seçiyorsunuz. Üçüncü seçenekte, küçük bir alıştırma bölümü seçebilir veya oyunun başlamasını seçebilirsiniz. Seçtiğiniz seçeneği uygulayabilmek için boşluk tuşuna basın.

İkinci ekranda ise, takımınızı oluşturan oyuncuları seçebilirsiniz. Ayrıca bazı adamların özellikleri gösteriliyor. Adamları seçerken bunlara dikkat etmenizi tavsiye ederim. Çünkü kazanmak için, takım iyi adamlardan oluşmalı. Burayı seçtikten sonra boşluk tuşuyla oyuna başlayın. Bilgisayar iyi oynuyor, fakat yenilmesi imkânsız değildir. Bunun için size taktik olarak şunları öneririm: Kendi sahanızı paslı seçin. Atışta bulunurken bir yere zıplıyarak havada atışınızı yapın. Rakibinizden topu çalabilmek için düğmeye basmanız gerekmez. Sadece topa dokunun yeter. Topun pota etrafında dönmesi çok güzel yapılmış. Eğer çift kişilik güzel bir basketbol oyunu istiyorsanız, size bu oyunu öneririm. | UFUK METİN

Oyunumuz adından da anlaşıldığı gibi bir tank simülasyonudur. Amacınız içinde bulunduğunuz ve kullandığınız tankla toplam 10 bölüm olan sınır hattını geçip amansız düşmanınızın eşsiz savunmasını delerek ana merkezi yok etmektir. Sırayla bu bölümler: 1- Wood 2- Lake 3- Statue 4- Town 5- Powerstation 6- Highway 7- City 8- Park 9- Parking 10- Last Artık oyunumuza geçebiliriz. Oyuna geçmeden önce taretlerimizi seçmemiz lazım. Taret seçimi yapmak için “C” tuşunu kullanıyoruz. Toplam iki tip taret var. Bunlar: SEPARATE ve COMBINED. Separate tareti seçerseniz tankınız ağır ilerler fakat arazide başarı gösterir. Bu tip tareti seçerseniz otomatik olarak yalnızca makineli tüfeğe sahip olursunuz. Böylece ancak yolda bulduğunuz cephane aracılığı ile bomba atabilirsiniz. Kısacası kesinlikle bu tip tareti seçmeyin. 2. tip taret olan combined hem tankınıza belirli bir hız kazandırıyor, hem de size makineli tüfeğin yanında, uçan mayınları kazandırıyor. Uçan mayınlar sizin ana silahınız. Bunlardan mermi gibi sınırsız sayıda var. Artık oyuna geçebiliriz. Eğer tuşla oynamak istiyorsanız “K” tuşuna basın. 1. BÖLÜM: “WOOD” Oyuna denizden gelen bir çıkartma gemisinin kapaklarının açılmasıyla başlıyoruz. Gemiden hızla uzaklaşarak tehlikeli ormana dalıyoruz. İlk girişteki askerler oldukça tehlikeli, iki veya üçü sizin işinize son verebiliyor. Askerler daima çaprazlardan saldırıyorlar. Onun için çaprazları ve arkayı çok iyi korumalısınız. Orman içinde olan bir çok tank ve elbombacısı kana susamışlar. Bazı elbombacıları ormandaki elbombacıların sığınağı olan surlarda saklanmışlardır, onları öldürmeye çalışmayın, ölmezler. Daima bombalardan kaçın. Oyunun her bö-

lümünde yerdeki işaretlere göre hareket edin. Tankları vurmak için herhangi bir çabaya gerek yok. Eğer başta taretinizi combined cinsinden seçmişseniz, uçan mayınlarınızın üç veya dört tanesini tankla isabet ettirdiğinizde tank havaya uçar. Yolda bol bol yakıt toplayabilirsiniz. İkinci bölüme geçerken, bomba kulesini yok etmek için kulenin yapılı olduğu duvardan giderek aniden önüne çıkın ve bombalayın. 2. BÖLÜM: “LAKE” Bu bölümde su üzerinde yüzer köprüler üzerinde gidiyorsunuz. Düşmanlarınızın yanında suya düşme tehlikesi var. Fakat en büyük tehlike aynı anda iki yandan çıkan denizaltı ve torpidoları. Denizaltılar çıktığı anda hiç telaşa kapılmadan ilk önce sağdakini halledin, siz onu halledene kadar diğerinin attığı ilk torpidoyu yemiş bulunuyorsunuz. İkinci torpidoyu yememek için ya oradan kaçın ya da denizaltıya dönerek yılmadan ateş edin. Size gelen torpido tam size ulaşmışken yok oluyor. Yol üzerindeki “L” harfleri ile gülle alıyorsunuz. İki gülle bir tankın işini bitirebiliyor. Ayrıca “U” harfi ile dörtlü gülleler alabilirsiniz. Böylece önünüzde engel kalmaz. Ama daha yanlar ve arkalar var. Üstelik gülleler öyle çok değil. 3. BÖLÜM: “STATUE” Grafik bakımından birinci bölüme benziyor. Bu bölümde askerlerin yerini değişik tip ve boyutta tanklar alıyor. 4. BÖLÜM: “TOWN” Bu bölümde lüks bir şehirde villaların arasında yol alıyorsunuz. Sokaklar çıkmaz oldukları gibi, caddeler mayınlarla dolu. Mayınların yanından yavaşça geçmelisiniz. Ayrıca dört yollarda tanklar size tuzak kurmuş olabilirler. 5. BÖLÜM: “POWER STATION” Bu bölümde düşmanlarınız grup grup düzenli bir şekilde saldırarak size pusu kuruyorlar. 6. BÖLÜM: “HIGHWAY” Bu bölüm 4'üncü bölüme benziyor. Diğerlerinden farklı bir oynanış düzeni yok. Tek farkı grafikler ve zemin değişik. Ayrıca demiryolları bulunuyor. 7. BÖLÜM: “CITY” Bu bölüm 4'üncü bölüme benziyor. Tek farkı trafik bayağı sıkışık. Burayı geçebilirseniz oyunun sonuna yaklaşmış oluyorsunuz. 8. BÖLÜM: “PARK” Tuzaklarla dolu hayli zor bir bölüm. 9. BÖLÜM: “PARKING” 8. bölümün devamı. Burayı geçtiğinizde gerçek düşmanınız artık karşınızda. Ben oyunun sonunu söylemiyorum, oyunu bitirmek ve kahraman olmak sizin hakkınız. Oyunda tankı üstten görüyorsunuz. Böylece oyun Amiga'daki FIRE POWER'a benziyor. Ama bence ondan daha güzel ve zevkli. Oyunun müziği yok, ama efektler kuvvetli. Yandığınız zaman Game Over yazısını gördüğünüzde bayağı üzüleceksiniz. Oyun içindeki harflerin görevleri: L- Gülle E- Enerji gülle P- Yakıt

S- Değişik cephane Hepinize başarılar. BARIŞ YALÇINKAYA

Kaslı kahramanımız Savage'ın, güzel sevgilisi kötü güçler tarafından kaçırılmış ve hapsedilmiştir. Savage onu kurtarmak için harekete geçer ve kalenin girişine ulaşır. LEVEL:1 Kahramanımız tek silahı olan baltası ile bölüme başlar ve ekranda soldan sağa doğru hareket ediyor. Üstüne gelen yaratıklardan kurtulmak için ya hızlı olması gerekiyor ya da sürekli ateş etmesi. Çünkü yaratıklar ardı arkası kesilmeden geliyor. Öte yandan bir süre ilerledikten sonra dev bir canavarla karşılaşıyor ve enerjisinin büyük bir kısmını genellikle kaybediyor fakat bunun aksi olduğu zamanlar da oluyor. Aralarında boşluk olan platformlar daha sonra birer cehennem çukuruna dönüşüyor ve ayrıca üzerine bastığımız basamaklar aşağı çöküyor. Ama yolda vuracağımız bir fıçıdan çıkan enerji şişesi enerjimizi arttırdığı gibi havada hızla hareket eden mor aleti vurduğumuz zaman etrafımızda mor bir kalkan oluşturuyor. Bu arada ekranda beliren yazılar da o anki durumunuzu ve yapmanız gerekenleri söylüyor. Cehennem çukurlarının ardından nihayet asansöre ulaşıyor ve kalenin tepesine ulaşıyoruz ve biraz ilerledikten sonra ilk bölüm sonuna varıyoruz. Ve ikinci bölüm için kodun 'SABATTA' olduğunu öğreniyoruz. LEVEL II: İkinci bölüm başında sorulan kodu yazarak oyuna üç haklı başlıyoruz aksi halde oyuna tek hakla başlarız...

Savage bu bölüme kalenin tepesindeki hava taşıtını alarak başlıyor. Amacı karşısına çıkan gerçeküstü yaratıkları yok edip sevgilisine ulaşmak tabii bu arada karşısına başka engeller de çıkmıyor değil. Bunlar sabit totemler ve yaratıkların ürettiği mavi gerçeküstü yaratıklar. Kurukafa, kahverengi hayalet, beyaz hayalet ve kırmızılardan ibaret. Bir bölüm atlamak için her birinden belli bir adet vurmanız ve belli bir skora ulaşmanız gerekiyor. Size tavsiyem ateş ederek ilerlemeniz ve heyecana kapılmamanız. Bu bölümün sonunda da üçüncü bölüm için kodun 'PORSCHE' olduğunu öğreniyoruz. LEVEL III: Savage tam sevgilisine kavuştuğunu zannederken sevgilisinin daha demin kurtulduğu kalede hapsedildiğini öğreniyor ve onu kurtarması için şahinini oraya gönderiyor. Şahin labirentin içinde dolaşıp Savage'ın sevgilisini bulmaya çalışıyor. Ama tabii yine tehlikeler kuşunun da peşini bırakmıyor. Hareket eden yıldızlar, şeytanlar, ağzından tehlike saçan yeşil yaratıklar, altı sivri uçurumlar ve daha niceleri. Bu bölümde avunacağınız tek şey her hakkın bir de ayrıca enerjisi olması. Savage gerçekten müzik, grafik ve birçok üstün meziyetiyle sivrilip başa geçebilecek bir oyun. Hatta uzun süreden beri gördüğüm en harika program. Hakan