BİNLERCE TEŞEKKÜR

Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni ABDURRAHMAN PALA Yazı İşleri Müdürü TAYFUN TÖZEN Müessese Müdürü FATMA PALA

Yayın Danışmanı REFET OKTAN Yayın Kurulu REFET OKTAN ABDURRAHMAN PALA TAYFUN TöZEN Dr. OSMAN SAYHAN RASİM MİNGU AHMET YILDIRIM IŞIL ÖZGÜNER BAYRAM DEMİR

Dergimiz basın ahlâk yasasına uyar. Gönderilen yazılar yayınlansın yayınlanmasın iade edilmez. Dergimize göndereceğiniz malzeme yayına değer bulması halinde telif ücreti ödenerek yayınlanır.;

İLAN TARİFESİ

Sizlere “Binlerce Teşekkür” ile yazımıza başlamak istiyorum. Hepiniz sağolun varolun... Huzurlarınıza çıktığımız ilk sayıda bizi bağrınıza bastınız. Size “Merhaba” dediğimizi duyduğunuzda soluğu bilgisayarcınızda aldınız. Postacı Memduh dışında sizden hiç şikayetçi yok... Hepinize ayrı ayrı teşekkürler ediyor saygılar sunuyorum. Tekrar varolun... Çok kısa sürede hazırlamak zorunda kaldığımız birinci sayımızla ilgili bizim yayıncı, sizin okuyucu olarak gördüğümüz eksikleri birer birer gidermeye başladık. Öncelikle bu sayımızda Dergimizin üstüne kuşe ve ful renkli bir kapak ilave ettik. Yeni şeklimiz umarız hoşunuza gitmiştir. Sizden gelen yoğun istekler karşısında ilave ettiğimiz kapak'ın dergi maliyetine getirdiği yükü “İkinci sayıda zam yapmak” yanlışını yapmamak için size yansıtmıyoruz. Yine size bin lira gibi düşük ve sembolik ücretle dergimizi ulaştıracağız. Ancak maliyet hesaplarının biraz da olsun dengeye gelebilmesi için alacağımız biraz fazla miktardaki ilân için bizi mazur göreceksiniz. Ancak ilanların çoğalması size ayırdığımız sayfaları kesinlikle kesintiye uğratmayacaktır. Size oyun sayfaları olarak ayırdığımız sayfaları kesinlikle azaltmayacağız. Gerekirse sayfa ve fasikül ilavesi ile dergimizi daha dolgun, daha güzel, hale getirmek amacımızdır. Gelecek günlerde tamamı kuşe tamamı renkli ve süper baskılı bir dergi için sizlerden abone konusunda hassasiyet istiyoruz. Siz ve çevrenizin dergimize abone olmasını sağlayınız. İlk sayımızda verdiğimiz “Master of Universe” oyunu ile ilgili yarışmayı İstanbul Merter'den Ufuk Metin kazandı. Kendisini kutluyor ödülü olan bir adet Professional Joystick'i idaremizden almasını istiyoruz. Hepinize bol klavyeli günler diliyorum.

Abdurrahman PALA

64”'ler dergisi yetkilileri Herhalde değişikliklerle dolu derginize aboneliğimi kabul edersiniz. Dergiyi çıkaran ilgilileriniz ve yazarlarınıza çok teşekkürler. Baskı yönünden daha kaliteli olabileceğini düşünerek Yayıncılık hayatınızda başarılar dilerim. Efkan SAYİTOĞLU TRABZON Efkan kardeşim... İlgi ve övgü mektubuna teşekkürler ederiz. Dergimiz bu sayıdan itibaren kuşe kapak içinde ve daha kaliteli, daha itinalı olarak sizlere sunulacak. Hepinizden dergimize sahip çıkmanızı ve aboneliğin artmasına yardımcı olmanızı istiyoruz.

“Öncelikle “*64”'ler adlı dergiyi çıkardığınız için tüm 64”'çüler adına teşekkür ederim. Bu zamana kadar alacağımız oyunları ya körü körüne ya da tavsiye ile alıyorduk. Ya memnun oluyor ya da olmuyorduk. Şimdi oyunu önce okuyor, sonra beğenirsek alıyoruz. Siz karşılanması güç bir ihtiyaca cevap verdiniz. Teşekkürler. TARKAN YAMANOĞLU SAMSUN

“Bu güzel girişiminizden ötürü kutlar, yayın hayatınızda başarılar dileriz. EKİMTRONİX

Tı ayrı teşekkür jimiz sizin destekye sahip çıkmadaha iyi günlere gigerçekten gü a güzel, daha dolu zi kutluyorum in elele. HA bdurrahman PALA liği gidermiş

"AYLİK OYUN AÇIKLAMALARI DERGİSİ

Yıl 1944, aylardan Ağustos Alman işgalindeki Fransa kurtulacağı günleri bekliyor. Almanlar Fransa'yı terketmeye hazırlanıyorlar; Ama bu arada Louvre müzesindekileri de arkalarında bırakmaya gönülleri razı değil. Oyunumuzun konusu Louvre'- deki sanat eserlerinin bilhassa Renoir, Pissaro, Monet, Gaugin gibi ressamların tablolarının Almanya'ya götürülmek üzere yüklenen treni Normandiya yakınlarındaki müttefiklere götürmek. Bir zamanlar aynı isimde ve konusu bu anlattığımıza benzer başrolde Burt Lancester'in olduğu bir film vardı. Hatırladınız mı? Hatırladıysanız artık bu oyunu oynarken kendinizi Burt Lancaster'in olduğu bir film vardı. Hatırladınız mı? Hatırladıysanız artık bu oyunu oynarken kendinizi Burt Lancaster olarak görebilirsiniz. Evet ne diyorduk; siz şimdi treni kurtaracak mukavemetçi Pierre Lefeu'sünüz. Arkadaşınız Le Duc ile birlikte bu paha biçilmez treni kaçırıp (anlaşılan o sıralar uçak kaçırmak moda değildi) Riviere istasyonuna doğru götüreceksiniz. Yolda size diğer mukavemetçiler de yardımcı olacak,ama bütün iş yine de sizin başınızda (Ee Burt Lancester olmak kolay mı?). Macera MET2 başlıyor. Almanların değerli doldurup BERLİN'e ladıkları Tren'i kaçırmak ve tabloları kurtarmak zorundasın rada gideceğiniz yer Gecenin karanlığında DUÇ, önce istasyonun önündeki ıŞIK lara gidecek. O zaman siz oyuntrt zorluk derecesini seçmelisiniz. Dâğ ha sonra LE DUC koşarak tren'e bin? mektedir. Sizin göreviniz. LE un bu koşuşu sırasında ışıklı pence- ' relerden ateş eden alman askerlerin- '

den korumaktadır. Alman askerlerinin ateşi size yavaş yavaş yaklaşır. Eğer vurulursanız, işiniz biter, ateş size gelmeden siz onları vurmalısınız. Size burada çok iyi bir sır vereceğim.

durup sonra tekrar li oyun devam edecek ama Alman askeri bir başka yerden ve ateşleme de başa dönerek size ateş yöntemle burayı kol niz. Buradan TRen' Tren'in içine binince gelerle THROTTLE:

vermek gibi...

zana kömür atabi ısısı çok düşersi igisayar sizi kö-

ER <4

mür atmanız için uyaracaktır. BRAKE: Frenlerinizdir. Trenin hızı ne kadar çoksa o kadar çok durursunuz. Maksimum hızda frenleri çekersiniz. Ancak üç dört kilometre de durabilirsiniz. BLOW: Kazandaki basıncı düşürün ve buharı dışarı salın. Eğer kazan basıncı yüksek ise bunu kullanın ve istim bırakın... Bilgisayar sizi, bu işlemin zamanı gelince uyaracaktır. Ama gereksiz kullanırsanız, kazan basıncını çok düşürüp treni stop ettirebilirsiniz. REVERSE LEVER: Trenin geri gitmesini sağlar. Ama tren hareket halindeyken kullanırsanız bozulabilir. DÜDÜK: Esasında her trenin bir düdüğü olduğu için konulmuştur. Oyunda bir etkisi yok, istediğiniz za-

fazla kazan basın-

cınız ASINÇ: En. Kazan Eğer kazan Basıncı” göstergenin yansinaşağıya düşerse Sİ THR i kapameanızı YA erağiniyapın” Böylece seryavaş yavaş arta- Tabii Tren boşta giderken ya- — vaşlayacaktır. Basınç ortayı geçince THORTTLE'i yeniden açın... Eğer sonuna kadar açarsanız maksimum hızda gidersiniz. Ama basıncın azalması artar. Bunun için THORTTLE'i oyunun başında, sonuna kadar açın... Basınç göstergesi ortaya yaklaşınca THORTTLE'i ortaya getirin ve hızınızı biraz düşürün. Basınç yeniden yükselince kapayın. Böylece Tren'in durmasına ya da hızının çok düşmesine izin vermemiş olursunuz. TEMP: Kazanın sıcaklık gösteria Tabii sıcaklık ne kadar olursa kazan basıncı da o kadar kuvveti olur. Bunun için Sıcaklığı hep yük- “sek tutmaya çalışın. Bunu da kazana sık sık kömür atarak sağlayın. Ama dikkat edin kömürünüzü bitirmeyin.

“dan aşağıya Tren — şer ve birisüre sonra durur. - — için basıncı yarıdan aşağıya düsün. çalışın, 'Eğeiş basinçayarıdan Bi

WATERY: Ne kadar suyunuz olduğunu gösterir. Tren'e bindikten sonra yapmanız gereken şey THROTTLE açıp frenleri boşaltmaktır. Oyundaki her şeyi Joystick ile kumanda etmenize rağmen, bazı bölümlere tuşlarla giriyorsunuz. 1: Trenin önündeki makinalıya geçersiniz. 2: Trenin arkasındaki makinalı tüfeğe geçersiniz. 3: Tekrar lokomotife girersiniz. 4: Oyunun haritasını alırsınız. F7: Hasar durumunuzu, puanınızı, taşıdığınız eserlerin durumunu, trenin durumunu ve ne kadar kömür kaldığını görürsünüz. Oyunu baştan başlatabilirsiniz. Sesi kesebilirsiniz. İstasyondan kalktıktan sonra geliyorsunuz. Köprüye iyice yaklaşınca, altta köprüye ne kadar kaldığını km. cinsinden görebilirsiniz. Köprünün üstünde durmanız şart, YOKSA sizi vuruyorlar. Köprünün üs-

“düne gelince 5-6 tane hucumbot size ateş Açıyor. Oyunun bu bölümü çok benziyor. Amacı- #iZ ayarını yapıp topunuzla Bunlar ama elinizi çabuk

Çünki devamlı size ateş ediyorlâr. Öncelikle size ateş eden hucumbotları vurun, eğer çok vurulursanız taşıdığınız tablolar zarar görüyor ve kazanının patlıyor. Köprüyü geçtikten sonra düşman avcı uçaklarının saldırısına uğruyorsunuz, bilgisayar size hangi yönden geldiklerini haber veriyor. Uçaklar size fazla yaklaşmadan vursanız iyi olur. Yoksa ateşi âçıyorlar. Hedef işaretinizi sabit tutarsanız daha kolay vurursunuz, eğer uçağı vuramazsanız hemen arkanızdaki makinalıya dönüp onu arkadan vurabilirsiniz. Oyunda bir çok ara istasyon var. Bunların içinde de telgraf bulunuyor. İstasyonda nöbetçelire oyalayarak Le Duc'ın binaya girmesini sağlamalısınız. Burada da Space tuşunu kullanabilirsiniz. Ama dikkat edin, eğer yanlışlıkla Le Duc'a ateş, ederseniz onu öldürürsünüz ve oyun biter. Telgraf binasına girdikten sonra, Almanların istasyonların ve yolların durumu

AYLIK OYUN AÇIKLAMALARI hakkındaki raporlarını okuyabilirsiniz. Bu bilgilerin size önemli yararı olacaktır. Bundan sonra telgrafla direnişçilerden yardım isteyebilirsiniz. Bu yardımlar: —Gelecek istasyonu al: Bir sonra gideceğiniz istasyondaki bütün nöbetçiler öldürülür. —Gelecek köprüyü ele geçir: Gideceğiniz köprüdeki hucumbotlar batırılır. Onarıma ihtiyaç: Treninizin aldığı zararların giderilmesini sağlar ve size yardım yapılacak istasyonu belirtir. Bu mesajları gönderdiğinizde cevap gelecektir. Eğer isteğiniz mümkünse o zaman saat kaçta olacağı belirtilir. Eğer mümkün değilse olması imkansız denilecektir. Size tavsiyem köprü alınmasını ve onarım seçeneklerini daha çok kullanmanızdır. Ara istasyonları geçtikten sonra makasa geleceksiniz. Burada trafik ışıkları gibi makas yanıyor. Verdun yolu üzerinden gitmeniz daha iyi olur. Çünkü öbür yol sabote edilmiş olabilir. Eğer yanlış yola girerseniz treni geri geri alarak yeniden seçim yapabilirsiniz. Verdun istasyonuna muhakkak uğrayın. Bundan sonra önümüzde düşman avcı uçaklarından başka engel kalmadı. Riviere istasyonuna doğru ilerlerken yoğun bir uçak saldırısına uğrayacaksınız. Eğer bunları atlatabilirseniz istasyona geleceksiniz. Burada durmazsanız uçuruma düşüyorsunuz. Riviere istasyonunda durunca Amerikalıların 8. ordu generali Y.D. Dandee tarafından tebrik ediliyorsunuz. Eğer oyunu başlatmazsanız demoya geçiyor. Güzel senaryosu, güzel grafikleri ve güzel simülasyonu ile çok güzel bir oyun... Rasim Mingü

Com

vü &

OYUN AÇIKLAMALARI DERGİSİ,

MARANNA, barbar bir ırktan oluşmuş güzel bir ülkedir. Kralları ise kalbi temiz, ruhu zengin, maceraperest bir savaşçı RASTAN'dır. KARG adındaki kötü bir iblis barbarlar ülkesi MARANNA'ya göz dikmiş ve RASTAN'ı tahttan indirmeye karar vermiştir. Ancak başaramamıştır. Fiziksel güçle MARANNA'ya sahip olamayacağını anlayınca kara büyüye başvurmuş ve cehennemin kapılarını açarak korkunç şeytanları ve canavarları MARANNA'ya saldırtmıştır. Bu toplulukla ancak kral RASTAN karşılaşmaya karar vermiştir. Canavarlarla dolu ülkeyi boydan boya geçecek ve sonunda ruh emici kılığına bürünmüş KARG'la karşılaşacaktır. RASTAN'ın sadece 4 hakkı vardır. (puanlarla arttırılabilir).

Birden 2 defalık olmak şartıyla kaldığı yerden devam etmesine izin verilmiştir. Kalbinizdeki enerji bittiğinde ya da değmemeniz gereken bir şeye değdiğinizde yanıyorsunuz. Oyunun kontrolleri basit. Kolu yukarı ve üst çaprazlara çekerek zıplayabilirsiniz. Ateş tuşuna basarak da kılıcınızla hamle yaparsınız. Ateş tuşuna basılı tutarak zıplarsanız daha yükseğe zıplarsınız. Kolu geri çekerek de eğilebilirsiniz. Havadayken ateş tuşuna basarak kolu geri çekerseniz kılıcı aşağıya doğru tutarsınız. Yukarı çekerek de kılıcı yukarı doğru tutarsınız. Elinizde tuttuğunuz kılıçtan başka balta, gürz vb. silahları oyunda ilerlerken bulabilirsiniz. Ayrıca öldürdüğünüz düşmanlardan çeşitli eşyalar alabilirsiniz.

Bunlar: KALKAN: Zarar miktarını azaltır. ÖRTÜ: Zararı yarı yarıya yok eder. ZIRH: Kısa bir süre için enerjinizin yok olmasını önler. İLAÇ: Enerjinizi arttırır. ZEHİR: Enerjinizi azaltır. KOÇ BAŞI: Enerjinizi doldurur. YÜZÜK: Silahı hızlandırır. KOLYE: Puanları iki katına çıkartır. Bu ön açıklamalardan sonra artık oyuna geçebiliriz. Oyunun başında RASTAN dağda bulunuyor. Burada GİGAS denilen yaratıklarla (Posterindeki yaratık), ateş fırlatan 4 kollu böceklerle ve denilen 4 ayaklı yaratıklarla savaşıyor. Arada sırada da kanatlı adamlar karşısına çıkıyor. Oyunda biraz tecrübe edindikten sonra bu yaratıkların kolayca öldürülebileceğini anlayacaksınız. Esas sorun su birikintileridir. Bunları zıplayarak geçmelisiniz. Ama dikkat edin, zıplama esnasında darbe yerseniz suya düşersiniz. İlerlerken alttan giderseniz yolunuzu uzatırsınız. Ama ekstra bir silah elde etmiş olursunuz. Bu bölümü geçtikten sonra saraya giriyorsunuz, karşınıza silahlı çeşitli adamlar çıkıyor, Yarasalar da size rahat vermiyor. Bunları geçtikten sonra sallanan iplere geliyorsunuz. Burada oldukça zorlanacağınız kesin. Yılmadan geçmeyi denemelisiniz. İplerin hareketlerine çok dikkat edin. İpten atladığınızda diğer ip size doğru geliyor olmalı. Burayı geçtikten sonra su borularına geleceksiniz. Burası kolay sayılır ama dikkat edin tepenize su dökülebilir. Buradan sonra da inip kalkan tırmıklarla karşılaşacaksınız. Tırmık yükselince geçin ve acele etmeyin. Eğer tırmığın altındaysanız ve kaçacak yeriniz yoksa o zaman eğilin, böylece enerjiniz gitmez. Tırmık yükselince de geçin. Bundan sonra önünüzde tek engel var. O da her bölüm sonunda öldürmeniz gereken dev. Devi öldürmek oldukça zor. Baltasını indirdiği anda enerjinizi anında yok ediyor. Ama zayıf tarafı da var. Devi öldürmek için hemen bir duvarın üstüne çıkın. Ve kolu ateş tuşuna basıp yukarı çekerek yüksekçe zıplayın. Düşerken de kolu geri çekin ve kılıcı aşağıya tutun. Durmadan bu işlemi tekrarlayın. Ama dikkat edin duvarın altına düşmeyin. Canavarı öldürünce güzel bir müzik çalacak ve ikinci bölüme geçeceksiniz. 1. bölümdeki canavarlara ek olarak yılanlar ve satirler vardır. Bazen de karşınıza enerjinizi hemen yok edecek bataklık böcekleri ve iskeletler çıkacaktır. Ormanda ilerlerken yılanlar sizi biraz zorlayabilir. Ama asıl zorluk kütüklerde. Kütüğün gelişini ve hızını iyi gözlemelisiniz. Diğeri size yaklaşırken yüksek zıplama (ateş tuşuyla) yapmalısınız. Eğer kütükleri geçebilirseniz oldukça zor yerlere geleceksiniz. Öldürdüğünüz adamların içinden çıkan kırmızı şeyleri almayın. Bunlar zehirdir. Burayı da geçtikten sonra sarmaşıklı kütüklere geliyorsunuz. Burası diğer kütüklere nazaran daha kolay. Bunları da geçtikten sonra batıp çıkan kayalara geleceksiniz. Tam taş yüzeye çıktığında atlayın ve diğeri yükselirken ona atlayın. Buradan 2. saraya gireceksiniz. Bu bölümde ek olarak büyücüler de bulunuyor. Oyunun başında sallanan bir ipten başka bir engel çıkmıyor. Ama biraz ilerledikten sonra karşınıza 1. bölümdeki tırmıklardan çıkacak. Bunları geçtikten sonra çiftli mızraklarla karşılaşacaksınız. Oyundaki en zor yerlerden biri de burasıdır. Mızrakların ikisi de hareket halinde iken ve tam geri çekilmeye başlayacakken yukarı fırlamalısınız. Bunu yapması oldukça zor. Burayı geçmeyi başarabilirseniz işler biraz daha kolaylaşıyor. Önünüzde yalnızca zıplayan taşlar var. Bunların üzerinden atlamaktansa kılıcınızla yok etmeniz daha iyi. Bundan sonra bir yokuştan aşağıya kayıyorsunuz. Buradan ipe atlamalısınız, eğer başaramazsanız ateşe düşüyorsunuz. Burayı da geçtikten sonra yukarı çıkıp devle karşılaşmalısınız. Bu devi 1.'sini geçtiğiniz yöntemle geçebilirsiniz. 3. bölümde buzlar üzerinde yürüyorsunuz. Başında su birikintileri ve canavardan başka bir engelle karşılaşmıyorsunuz. Eğer zıplayacağınız yer yüksekse ateş tuşuna basarak yüksek zıplayın. Bunları da geçtikten sonra öldürdüğünüz bir yaratıktan çıkan zırhı alın. Bu kısa bir süre için enerjinizin bitmemesini sağlayacak. Bundan sonra ilerleyerek mızrakları geçin... Bu zırhı almadan geçmek çok zor... En sonra alevli bir yokuştan aşağı düşüyorsunuz. Oyunun grafikleri ve müzikleri harika... Kolay kolay bitirilmesi mümkün görünmeyen bir oyun bazı yerlerde çok zorlanabilirsiniz. Mesela ipler, kütükler ve mızraklar, oyunda size yardımcı olabilmek için ilk üç bölümün haritasını yayınlıyoruz. Hepinize başarılar...

Oyunumuz 17. y.y. Japonyasında geçmekte. Kahramanımız ise Yojimbo adında bir tavşan, evet yanlış duymadınız uzun kulaklı, kuyruğu ve tabii ki ölümcül kılıcıyla bir tavşan. Kahramanımızın amacı LORD HİJİKİ'nin kalesine hapsedilmiş olan efendisi LORD NORİYOKİ'yi kurtarmak. Oyuna, menüden basıp veya Joystick'inizin ateşlemesine basarak başlayabilirsiniz, fakat oyuna geçmeden evvel, menüden Practice'i seçip biraz döğüş tekniklerini öğrenmekte yarar var. Oyunda üç döğüş tekniği var. Bunlar, joystick'in ateşlemesine çok kısa aralıklarla basarak rakibin geri çekilmesini sağlamak, ateşe normal aralıklarla basıp yandan vurmak ve uzun aralıklarla basıp rakibe yukarıdan vurmak. En iyi vuruş, yukarıdan vuruş tekniği, çünkü bu vuruş düşmanlarınızın bazıları hemen öldürüyor veya enerjilerinin büyük bölümünü yok ediyor. Bunlardan başka kılıcınızı çekmek için yukarı itip ateşe basınız. Alt çapraza çekip ateşe basarsanız kılıcı yerine koyarsınız. Ateşe basıp yana çekerekte para verir-

Başka önemli nokta ise kılıcınız elinizdeyken daha iyi koşup, daha uzağa atlıyorsunuz. Bilhassa çukurlardan ve taşların üstündena atlarken kılıcınız elinizde olmalı, Kılıcınız yerindeyken sakin bir müzik çalacak ve tavşanın yüzü normal duracaktır. Eğer kılıcınızı çekerseniz tavşanın yüzü vahşi bir ifade alacak ve hızlı bir müzik çalacaktır. Çok önemli bir konu ise Ushagı Yojimbo'nun herkese değil de, yanlızca ona saldıranlara kılıç çekmesidir. Bunun için kılıcınız elinizde olarak fazla

OYUN AÇIKLAMALARI DERGE lolaşmayın. Çünkü size saldırmayı düşünmeyen- , Üzerinize hücum ettirebilirsiniz. Hatta bir kö > kılıç çekerseniz hara-kiri yapıyorsunuz. Elinizde RYO olarak gösterilen belli miktarda ara var. Bunları köylülere vererek puanınızı artrabilirsiniz. Keşişlere para vererek çeşitli bilgiedinebilirsiniz. Servetinizi, öldürdüğünüz raerden çıkan altınlarla arttırabilirsiniz. Bu ki-

İlk çıktığı zaman Impossible Mission bugüne kadar pek az oyunun ulaşabildiği ilgiye ulaşan şaşırtıcı bir oyundu. Pek çok kimse onu şimdiye kadar yazılmış en iyi oyun olarak tarif ediyor ve bunun da iyi bir sebebi var. Eğer “klasik” denen bir şey varsa bu oyun olmalı. Süpriz sayılmayacak bir gelişmeyle oyunun devamı, Impossible Mission Il çıktı ve oldukça güzel bir oyun olarak göze çarpıyor.

Impossible Mission I'in sonunda kötü Elvin Atombender dünyayı havaya uçuracakken son dakikada durdurulmuştu. Bu sıradan bir kişiye verilecek görev değildi. Elvin'in yeraltındaki inine girme ve özel odasına girebilmek için birçok karmaşık kodları birleştirebilme görevine atanan bir casus çevik, uyanık ve zeki olmalıydı. Odaları devriye gezen öldürücü koruma robotları ve bilmecelerin karmaşıklığı gerçekten görünüşte bu işi imkânsız bir görev haline getirmişti. Oyunun ikinci bölümünde Elvin, insan neslini yok edecek yeni bir planla geri dönüyor. Bu bölüm, üç bölümlü kuleden oluşan bir otelde geçmektedir. Her kuleye girebilmek için, oteldeki günlük eşyalarda saklı üç kodu toplayarak, o kapıları açmalısınız. Bir kez daha, davetsiz misafirleri devamlı kovalayan Elvin'in robotları, karşınızdaki en büyük engel. Otelin her kulesinde bulacağınız nesnelerle bağlantılı olan değişik bir konu var. Örneğin saklı ipuçları için araştırılacak bir ofis bölümü, garaj ve jimnastik salonu var. Öncekiyle benzer, fakat detay bakımından daha da geliştirilmiş bir asansör sistemi odaları birbirine bağlıyor. Bu bölümde de kontrol ettiğiniz adam aynı. Yeni bir özelliği ise eğilebilmesi. Oyunun amacı da değişik değil. Eşyaları inceleyerek içlerindeki önemli ipuçlarını topluyorsunuz. Ama bu sefer şekillerle değil, sayılarla uğraşıyorsunuz. Tehlikelere klasik robotlardan başka şeylerde eklenmiş. Meselâ, küçük yaramaz bir robot durmadan asansör ile oynuyor ve sizin bir çukura düşmenize sebep oluyor. Dikey asansörlerden başka, yatay hareket eden asansörler de bulunuyor. Bunları, Joystick'i sağ ve sol alt çaprazlara çekerek yönetebilirsiniz. Bir de kıskaçlı bir robot sizi iterek, ya duvarda eziyor ya da bir çukura atıyor. Elektrikli duvarlara çarpınca yanıyorsunuz. Tabii mayın makinesini de unutmamak lâzım. Eşyaları incelerken bazı malzemeler buluyorsunuz. Bunlardan ilki robotların geçici olarak durması. İkincinin kullanılışı biraz değişik. Robotlar eğer noktalı zemin üzerindeyseler, bir aşağı kata düşüyorlar. Üçüncü silahımız ise asansörlerin tekrar eski durumuna geçmesi. (Impossible Mission I'de bu seçenek olmadığından, asansörleri tekrar eski haline getirmek için tek yol intihar etmekti.) Dördüncü seçenek saatli bombadır. Bunu patlatabilmek için şu işlemleri yapmalısınız. Önce kolu aşağı çekerek adamı çömeltin ve atış tuşuna basarak yerleştirin. Bomba bir süre sonra patlayacak ve etrafını tahrip edecektir. Bunu kasa açmada kullanacağız. Beşinci silahımız ise mayın. Bunu da bomba gibi istediğimiz yere yerleştirdikten sonra geri çekiliyoruz. Herhangi bir cisim üzerinden geçtiğinde patlıyor ve zeminde küçük bir delik açıyor. Bunu bir "ere ulaşmakiçin delik açmakta ya da tehlikeli bir robottan kurtulmakta kullanabilirsiniz. Ama dikkatli olun, içinde şifre bulunan bir eşyayı yok edebilirsiniz. Son aletimiz ise ampul... Bu- 64'ler dergisi 13 nu zifiri karanlık odalarda bilgisayara takarak ışığı açmalısınız. Ama bilgisayara ulaşacağım derken, bir çukura düşmeniz işten bile değildir. Profesörün kaldığı, teknolojinin son harikası otel sekiz bölümden oluşur. Meselâ yemekhane, yatak odası, garaj, spor tesisleri, çalışma odası ve benzereri. Bunlardan her biri küçük şekillerle temsil edilmiş... Oyunun başında spor salonunda bulunuyorsunuz, çevrenizde halterler, pinpon masaları, kondisyon bisikletleri ve benzeri şeyler var. Bir böümden diğerine geçmemizi sağlayan kapılardan, eşyalardan topladığınız şifrelerle geçmelisiniz. Şifrenin ilk basamağını bulduğunuzda (FOUND), şifreyi tamamladığınızda COMPLETE) yazacak ve kapı açılacaktır. Yılmadan değişik şifreler deneyin... Genellikle şifreler ilk basamağın çoğunun (FOUND) olduğu zaman açılıyor. Oyundaki amacınız, kasalarda bulacağınız müzikleri teybinize kaydederek toplamak. Kasaları açmak için sakın mayın kullanmayın... Bu işi bombayla yapın. Bu kasalarda bulacağınız sesler teybinize otomatik olarak eklenecektir. Teybiniz toplam 480 Counter'dir. Müzik aynı parçanın değişik aletlerle çalınmasından oluşuyor. Bütün parçaları toplayamadığınız sürece oyun bitmiyor. Zaten öyle çabucak bitirilebilecek bir oyun da değil... Adı üzerinde, imkânsız bir görev. Ama insan azminden hiç bir şey kurtulamaz, bunu da biliyoruz. Rasim Mingü

Artık filmi olan oyunları çıkarmak moda oldu. Rolling THUN-DER de bir filmin oyunu.. Oyunda James Bond tipinde, özel bir polisi canladırıyorsunuz. Tabii ki amacınız kötülerle savaşmak.. Karşınızdaki çete'nin bazıları sizin kadar iyi bazıları da acemi.. Oyun, oynanış yönünden biraz Mission elevator'a benziyor, ama burada sağa doğru ilerliyorsunuz. Belirli bir süre içinde, ekranı tamamlamalısınız. Siz ilerlerken, üzerinize durmadan silahlı adamlar geliyor. Bunlardan kırmızı olanları acemi, sarı ve beyaz renkli olanlar ise usta dövüşçüler.. Kırmızıları bir vuruşta haklayabilirsiniz, ama sarı ve beyazlara ateş ettiğinizde zıplayarak kaçıyorlar

Bunlara, üç dört kurşun sıkmak gerekiyor. Eğilebilir, eğilerek ateş edebilir ve zıplayabilirsiniz. Kolu ateş tuşuna basarak yukarı çekerseniz, bir üst kata çıkarsınız. inebilirsiniz. Adamlar kapılardan çıktığı için bunlara fazla yaklaşmayın. Ama üzerinde mermi ya da şarjör resmi bulunan kapıları girerseniz cephanenizi artırırsınız. Şarjörün, mermirlerden farkı seri ve hızlı ateş etmesidir. Oyunda ilerledikçe işler daha da kızışacak ve o zaman körü körüne ateş etmeyip zekânızı da kullanmanız gerektiğini de anlayacaksınız. Arkadaki grafikler değişip adamlar çoğalsa da diğer şeyler

Aksine de hk değişmiyor ve Oyun tekdüzelikten kurtulamıyor. Yalnız ilerledikçe bazen şarkıtlarla, el bombalarıyla, alev adamlarla, bataklıklarla karşılaşıyorsunuz.

Arkadaki fon grafikleri güzel olmasına rağmen, adamların grafikleri bunu bozuyor. Ama müzik iyi... Her ne kadar sade bir oyun olsa da Rolling Thunder zevkli ve sıkılmadan oynayabileceğiniz bir oyun...

EE BULLET TL5 Opp

DAN DARE |

DAN DARE, bilmeyenleriniz için söyleyelim: 1950'lerdeki çocukların kahramanı bir uzay pilotudur. HULTON PRESS tarafından Nisan 1950 de haftalık olarak çizgi roman şeklinde yayınlanmaya başladı. DAN DARE, geleceğin pilotu, tamamen Joystick ile oynayabileceğiniz, hareketli bir oyundur. Dünyamız, Venüsün kuzey yarımküresinde yaşayan yeşil derili bir ırk olan TREEN'ler tarafından tehdit edilmektedir. TREEN'lerin başkanı MEKON, BU SİZİN HAYATINIZDIR adlı televizyon yayınını keserek, dünyaya gönderdiği patlayıcı asteroidin yola çıktığını bildirir. Haberi duyan DAN DARE arkadaşları uzay adamı DIGBY, Prof. Jocelyn Perbody ve Stripey ile acele olarak televizyon stüdyosundan ayrılarak asteroide doğru yola çıkarlar. Asteroide varmak için Dıgby'nin halasının anısına ANASTASIA adını almış olan gemisini kullanır. Bu gemi DÜNYA halkını seven TREEN'İİ Sondar tarafından yapılmıştır. DIBY ve Profesör, çok geçmeden yakalandılar. Sİzin göreviniz kurtarmak ve MEKON'u yok etmektir. Buraya kadar anlattıklarımız oyuna başladığınız noktayı oluşturmaktadır. Joystick yardımı ile asteroidin yüzünde ilerleyebilirsiniz, bundan başka, yerde bulunan deliklerden geçerek mağaralara, nehirlere ulaşabilirsiniz. Toplayabileceğiniz bir çok yararlı eşya vardir. DAN bunlardan birine yaklaştığında, ekranda renkli bir emir belirecektir. burada renk Joystick'in ateş düğmesinin hangi seçenek tipinde olduğunu belirtmektedir. Eğer renk CYAN ise, ateş düğmesine basıp Joystick'i oyna tarak eşyayı alabilirsiniz. Alacağınız bu eşyalar ileride karşılaşacağınız zorlukların üstesinden gelerek MEKON'un gizli yerine yaklaşmak için kullanılacaktır. TREEN'lilerle karşılaşmanız kırmızı renk ile gösterilecektir. Bunlarla göğüs göğüse çarpışabilirsiniz, ateş düğmesini basılı tutarak Joystick'i hareket ettirin. Ekranın aşağısında dövüş sırasındaki kalan kuvvetleri gösteren çubuk şeklinde bir grafik gösterilecektir. Bundan başka TREEN el bombaları da atabilirsiniz. Fakat elinizde bunlardan sadece yirmidört tane olduğu için, bunları MEKON'uni kendisine saklamanız iyi olacaktır, çünkü MEKON ile karşılaştığınızda en azından elinizde on tane bomba bulunmalıdır. MEKON'a, el bombalarını atmak size oldukça çok zevk verecektir. Fakat şimdiye kadar oyunun en iyi bölümü lazerlerin kullanımıdır. bunları düşmanların lazerinin yönünde şebekenin merkezine işaret ederek, kurabilirsiniz. Böylece lazeri ateşlediğinizde ekranda sarı renkli lazer işini görebilirsiniz. Sonunda MEKON'un büyük lazerini yok edeceksiniz. DAN bunlardan başka, kıyafet değiştirerek bir TREEN Kumandanı kılığına girebilir. Bu durum çok hoşunuza gidecek, çünkü TREEN lilerin saygı duruşuna geçişi ve Kahramanımızı selammaları görülmeye değer. İlerlemeleriniz sırasında, STRIPEY arkanızdan zıplaya zıplaya gelecektir ve her zamanki gibi ses çıkaracaktır. Oyun, DAN bütün enerjisini bitirince veya ME-KON'un sabri taşınca bitecektir. Oyunumuzun grafikleri çok güzeldir. Bu oyunda kendinizi bir çizgi romanın içine girmiş bulacaksınız.

e

Daniel Dare; sarı saçlı, sivri çeneli soğuk kanlı bir del üzerine adam yoktur. Bir çok kez usta pilotluğu ve mıştır. “Geleceğin pilotu”' Dan Dare I'i herkes hatıl en iyi arcade-adventure oyunları arasında yerini a Oyunun ikinci bölümünde Dan'ın baş düşmanı N son yenilgisinden sonra kendini toparlamış ve dür yeniden kurmuştur. Amacı, emrindeki güçsüz treer yaratıklar) bir yolunu bulup, üstün güçler vererek <Bunun için uzayda kendine dev bir gemi inşa etmiş içine süper-treen yavrularını koymuştur. Zamanı ge ederek açılmalarını sağlayabilirsini: nacaklardır. Elektrikli kapıları geçi nız. Ayrıca bulacağınız extra ateş, € Bütün treen'leri öldürdüğünüzdent hangi bir kapıdan pek farkı yok am: bir bölüm gözüküyor. Bu kapı ancal açılıyor. Bomba patlarken bu kar uçarsınız. Bölüm değiştirdiğinizde demin bu gözüküyor. Oyunda zaman faktörü çok önem

Süper-Treen kapsülleri Havalandırma boruları Jeneratörler Ana jeneratör 4 Elektrikli kapılar Tuzaklar Malzemeler Lazerler

O

5 e m mm

— navarlar olacaklardır. Yılanın başı küçükken ezilmesi gerektiğinden dünya, bu likanlıdır. İngiltere'de onun felaketi önlemek için hemen Dan'i uzay gemisine gönderdi. Bu zor görevde size zekasıyla dünyayı kurtar- yardımcı olması için de bir uzay kızağı verdi. layacaktır. Bu oyun 64'ün Gemi 4 bölüme ayrılmış. Amacınız süper-treen'leri imha etmek. Gemi büyük lmıştır. : bir labirente benziyor bu yüzden de kapsülleri bulmak oldukça zor. fekon I., bölümünde aldığı Treen'leri yok etmek için yaşam ünitelerinin bulunduğu kontrol paneline ateş ıyayı istila etme planlarını edin. Altta “Zapped him” (vurdun onu!) yazacak ve treenler yanarak kırmızıya Vlere (iri kafalı, yeşil, sıska dönüşeceklerdir. Geminin bir sonraki bölümüne geçmek için bütün treen'leri :dünyaya hakim olmaktır. öldürmelisiniz. Tabii bu arada Mekon ve adamları size engel olmaya çalışacak- ; ve buraya Fiberglas tüpler lar. Gemideki havalandırma borularını kullanarak gideceğiniz yere kestirmeslince bu yavrular azgın ca- den ulaşabilirsiniz. Borunun bir tarafından girerseniz öbür tarafından çıkarsınız ama ne yazık ki borular tek yönlü, bunlar sizi bir süper-treen kapsülüne

B götüreceği gibi Dan'i sıkıştırıp ezecek bir tuzağa da götürebilir. Kapılara ateş

Yi zama birkaç saniye içinde yeniden kapanek için enerji jeneratörünü parçamalısıa kızak gibi şeyler de var. olduğunuzda çıkışa gidin. Çıkışın hervateş edince açılmıyor ve arkasında başka kzamanınız bittiğinde patlayan bombayla ynın yanında olmalısınız yoksa havaya NE Bundan sonraki bölümde de yapacağınız şey aynı ama treenler daha fazla ve gemi biraz daha karışık. İleriki bölümlerde bazı treenler çok iyi saklanmış, insanın asla aklına gelmeyecek yerlerde. Ancak gizli geçitlerle bulunabiliyor, bu geçitleri birkaç yolla farkedebilirsiniz. Eğer düşmanlarınız bir duvarın içinden geçebiliyorsa burada bir yol vardır. Ayrıca duvarlara çarparak ta yolu bulabilirsiniz. Son bölümü de bitirdiğinzde uzay kapsülüne girip kaçıyorsunuz. Tabii gemi de havaya uçuyor. Eğer iyinin değilde kötünün rolünü üstlenmek istiyorsanız oyunun başında

Mekon'u seçin. Mekon ile Dan arasında pek fark yok. Sadece Mekon, süper-treen'leri öldüreceğine onları kapsülden çıkartıyor ve Dan'in komutasındaki adamlarla savaşıyor. Oyunu bitirdiğinde de, dünyanın hakimi oluyor. Haritayı kullanarak treen'leri ve çıkış kapısını bulabilirsiniz. Aralarında yol olmayan yerlerde mutlaka bir geçit vardır, araştırın. Bende 1'i kadar güzel bir izlenim bırakmamasına rağmen hoş ve zor bir oyun...

lunduğunuz bölüm havaya uçuyor ve uzay li. Bunun için çok hızlı olmalısınız.

NOT: Oyunu trainer olanlar iki defa RUN/STOP'a basarak zamanın ilerlemesini durdurabilirler. Böylece zamanla ilgili bir derdiniz kalmaz. Bütün treen'leri öldürüp çıkış kapısına ulaştığınızda yine iki defa RUN/STOP'a basarak zamanın ilerlemesini ve geminin havaya uçmasını sağlayabilirsiniz.

SUNA Planet'inden gelen DUR ırkı dünyayı ele geçirmek istemektedirler. Bu yüzden kendilerine dünyalılardan habersiz gizli bir yerde atmosfer işlem sistemi (APP) kurmuşlar ve dünyada hava şartlarını kontrol altına almışlar. Planları dünyada ikinci bir buzul çağı başlatıp, burayı kendi buyruklarına almak... Siz LANC GRYZOR dünya koruma federasyonu “FED” tarafından çok iyi korunan APP'yi yok etmek için görevlendirildiniz. Oyunun başında ormanda bulunuyorsunuz ve üsse girmelisiniz. Oyun daha kızışmadığı için burada yapabildiğiniz hareketleri deneyebilirsiniz: Kolu alt ve üst çaprazlara çekerek aşağı ve yukarı çaprazlara ateş edebilirsiniz. SPACE tuşu ile birlikte geri çekerek ise aşağıya atlayabilirsiniz.

Ormanda ilerlerken, askerlerden başka mayın ve toplarla da karşılaşıyorsunuz. Can simidine benzer yanıp SsÖnen nesneleri vurup içindeki silahları alabilirsiniz. Bunlar lazer üç namlulu silah, v.b. şeylerdir. Ormanın sonundaki üssün duvarlarına geldiğinizde alt ta yanıp sönen (Nokta yanıp sönmeden vuramazsınız) ışığı beş altı defa vurmalısınız. Bundan sonra AP'nin bulunduğu üsse girebilirsiniz. İşte şimdi oyunun zorlaştığını hissedeceksiniz. Tünellerde ilerliyorsunuz. Üzerinize durmadan ateşler ve el bombaları geliyor. Bunlardan kaçarak ilermenizi engelleyen elektrikli duvarı kontrol düğmesini yoketmelisiniz. Düğme size ateş açan taramal ılara'çok benziyor tek farkı altında çizgi olmaması ve size ateş etmemesidir. Düğmeyi vurmak için ya yatarak, (Alçakta ise) Ya da SPACE ile zıplayarak (Yüskekte ise) ona ateş açmalısınız. Beş altı vuruş sonra yokolacaktır. Ayrıca kırmızı duvarları vurarak ta çeşitli silahları kazanabilirsiniz. Zamanınız bitmeden tünellerden çıkmalısınız. Şimdi tünellerin sonundaki kontrol odasındasınız. Öncelikle yanıp sönen elips şeklindeki cisimleri vurmalısın. Üç tanesini de vurduğunuzda üstte sağa sola doğru hareket eden esas hedefinizi göreceksiniz. Bunu yoketmelisiniz. Ama daha önce size güçlük çıkartan taramalıları yoketseniz daha iyi olur. Hedefinizi vurdukça yanıp sönmesi hızlanacak ve sonunda patlayacaktır. Buradan asansör ile ikinci üssün kapısına geleceksiniz. Üssün kapısını açmak için size ateş eden iki topu sonra da açılıp kapanan makinalıları yoketmelisiniz. Bu arada size yanlardan saldıran askerlere dikkat edin... En sonunda yukardaki kırmızı merkezi yok edince kapı açılacaktır. Bundan rahat bir yere geçeceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Yine kendinizi tünellerde bulacaksınız. Yapacağınız şey birincisi ile aynı... Yine tünellerde harıtanızla yolunuzu bulacak, önünüze gelen elektrikli kapı düğmelerini yokedeceksiniz.

SAVAA

Tünellerden çıktıntan niz. Burası birinci kontr yapacağınız elipsleri vu mızı asıl hedef çıkacak niz. Bunlarla uğraşmad Bu sırada üzerinize atl Daha sonra yüzeye ç kurtulacaksınız. Ama h le buzla kaplanmış ve ( geldin partisi düzenli çıkartma yapıyorlar. Bı Birinci bölümdeki orm: prensipleri içinde ilerliyi de normal askerler ile L miyormuş gibi bir de i Buzlu bölümü geçtik lacaksınız. Patlamış bo leyin şimdi karşınıza dı edin.. Elinde tuttuğu to lirse zıplayın, geçtikten sonrarelekitrik mek ise oldukça zor tan dan sonra karşınıza bir şekilde Daha sonra Sonunda sunuz. Ama ilerlemeni tan canavarın, çenesir korku tüneline girmiş g dan size ateş açan iğr ledikten sonra APP'ni | rahat vermeyen yüzler run ve böylece dünyay man oldunuz. Gördüğüm en zor o!) Ve nefes alacak vaktin çok güzel hızlı bir müzi maya değer bir oyun.

Ü

DİK önce sorma nicin dana sonra dü piyasaya bünlendân üc yıl sonra da BVK TE modaya Bü key eknanda sapa hanekef ediyonsunurz VE oyun Tavla ne ki ayni dünden Dil oyumu (6 Dili Baska firma piyasaya SÜRÜYOR diye sondüğünüzü düyan gibiyim! Hemen Bana pek ile Yük bir Kayması Ye anka plan oldukda Küle p

0 K 3 j la

Zİ LAL AZ) TUZANAZİR İV ANA AR

Tünellerden çıktıktan sonra ikinci kontrol odasına geleceksiniz. Burası birinci kontrol odasına benziyor. Ama daha zor. Yine yapacağınız elipsleri vurmak... Bundan sonra üstte dört tane kırmızı asıl hedef çıkacak.. Bunları ancak birleştiğinde vurabilirsiniz. Bunlarla uğraşmadan önce makinalılarını yok etseniz iyi olur. Bu sırada üzerinize atlayan küçük adamlara da dikkat edin. Daha sonra yüzeye çıkacaksınız. Ve bu metal cehenneminden kurtulacaksınız. Ama hemen sevinmeyin.. Etraf APP'nin etkisiyle buzla kaplanmış ve gelişini haber alan DURR'lar size bir hoş geldin partisi düzenleyecekler... Uzay gemisi ile üzerinize çıkartma yapıyorlar. Burada fazla oyalanmadan hemen kaçın.. Birinci bölümdeki ormana benzer bir şekilde ormanda ilerleme içinde ilerliyorsunuz. Lazerli adamlarla uğraşırken, bir normal askerler ile uğraşmaya başlayacaksınız. Bunlar da yetmiyormuş gibi bir de üzerinize bir savaş jeep'i saldıracaktır. Buzlu bölümü geçtikten sonra ana geminin labirentlerine dalacaksınız. Patlamış borulardan sızan asitlere dikkat ederek ilerleyin şimdi karşınıza dev bir robot çıkacak.. Ona durmadan ateş edin.. Elinde tuttuğu topu size fırlattığı zaman eğer alçaktan gelirse zıplayın, yüksekten gelirse eğilerek ondan kurtulun.. Robot'u geçtikten sonra elektrikli kapılarla karşılaşacaksınız. Bunları geçmek ise oldukça zor tam elektrik söndüğünde hızla ilerleyin.. Bundan sonra karşınıza bir tane daha toplu robot çıkıyor. Onu da aynı şekilde. Daha sonra sonunda APP'nin bulunduğu geminin içine giriyorsunuz. Ama ilerlemenizi engelleyen ağzından ateş topları fırlatan canavarın, çenesini öncelikle uçurun.. İçeri girince tam bir korku tüneline girmiş gibi olacaksınız. Örümcek ağlarının arasından size ateş açan iğrenç yüzlerle karşılaşacaksınız. Biraz ilerledikten sonra APP'nin kalbine varacaksınız. Kalbi uçururken, size rahat vermeyen yüzleri öncelikle vurun.. Ve sonra da kalbi uçurun ve böylece dünyayı büyük bir tehlikeden kurtaran bir kahraman oldunuz. Gördüğüm en zor oyunlardan biri.. Çok hızlı bir temposu var. Ve nefes alacak vaktiniz olmayacak.. Oyunun karakterine uygun çok güzel hızlı bir müziği var. Grafikler de çok güzel.. Kısaca almaya değer bir oyun...

OYUNU üzara a > bölümünü ilerliyor

Dsonra Div vüyor diya Elaman uya gok Dİl

Terminator, Raw Deal, Commando gibi filmlerden tanıdığımız vücut şampiyonu ARNOLD SCHWARZENEGGER, yıl PREDATOR filmini çevirdi ve oyun programcıları hemen bu güzel filmden güzel bir oyun yaptılar. İsterseniz önce kısaca filmin konusuna Vietnam savaşında özel bir görev birliği hazırlandı ve bölgeye gönderildi. Birliğin başında, deneyimli bir asker olan ARNIE (Arnold) bulunuyor. Ne yazık ki grubundaki askerleri tek tek kaybeden sonunda yalnız kaldı ama bu, onun mücadelesinden Şimdi gelelim oyuna... Oyunun başında helikopterle ormana çıkartma İnen askerler tehlikelerle dolu ormana dalıyor ve ölüyorlar. Helikopterden en son siz iniyor ve dikkat ederek ormana giriyorsunuz. Yukarı, sağ ve sol çaprazlara çekerek, Arnie'yi yukarıya ya da aşağı doğru hızlı bir şekilde koşturabilirsiniz. Kolu aşağı çekerek eğilebilir, yukarı çekerek zıplayabilirsiniz. ATEŞ ile el bombası atabilir, SHIFT tuşlarıyla uzaklıklara atabilirsiniz ve RETURN tuşuyla yerdeki bir silahı alabilir veya elde silah yokken tekme, yumruk ve benzeri atabilirsiniz. Ormanda hep alttan gitmenizde yarar var. Hain gerillalar ağaç aralarından, kapılardan size ateş açıyorlar. Hatta bazıları saklanmadan Arnie'nin üzerine geliyorlar. Bu kadar yapılacak tek şey, onlar sizi vurmadan siz onları vurunuz. Ateş düğmesini tutarak çaprazlara sürekli ateş edersiniz. Bu arada cephaneniz biterse öldürdüğünüz adamların cesetleri yanlarına giderek onlardan cephanenizi artırabilirsiniz. Her silahın kendine özgü avantajı ve dezavantajları vardır. Dolayısıyla, 1 | Daha çok sizin kabiliyetinize kalıyor. Ormanda ilerlerken bazen hava kesik kesik seslerle alarm veriliyor. Bunun sebebi, bir düşmanın gelmesidir. Eğer üç nokta veya üç rakam gibi bir nişangah görürseniz, hemen eğilin ve koşarak uzaklaşın. Ama kuşlar gelirse onları ister vurul, ya da vurulmamak için eğilin. Oyunda en çok enerji kaybedebileceğiniz gerilla kampına gelince, oradaki adamları tek tek temizleyebilirsiniz. Ancak bu büyük risk, kampı zıplayarak geçerseniz üç sıyrıkla bu bölümü geçmiş olursunuz. (meden zıplamaya başlayın) İkinci bölüm birincisine oldukça benziyor. Ama burada bir köprü var, buradan geçmek için köprünün öbür ucundaki makinalı tüfek yuvasını uçurmalısınız. İkinci bölümün gerilla kampı bölümü ise orana göre daha zor ve çetin, onun için buradan zıplayarak geçemiyorsunuz. Mutlaka savaşmalısınız. Bunun için Arnie'yi aşağı yukarı koşturarak zikzaklar çizerseniz sizi vurmaları zorlaşıyor. Bu yöntemle benim, hiç vurulmadan geçtiğim de oldu. Bu bölümün bitiminde gidecek yerimiz kalmıyor ve siz oradan, yani uçurumdan atlıyorsunuz. Uçurumdan atladığınızda kendinizi bataklıkta buluyorsunuz. Ancak buraya düşer düşmez koşmaya başlamazsanız bataklığa gömülüyorsunuz ki bu hem enerji kaybına hem de oyunun bitmesine sebep olabilir. Burada Arnie'yi, birazcık gri çamura batırıp çıkarırsanız onu tanınmaz hale getirmiş olursunuz. Ancak hiçbir zaman bataklıkta fazla kalmayın zira batarsınız, o zamanda oyun biter. Bundan sonra önünüze çıkan bir kütük var, o kütüğe sakın ha ateş etmeyin, hemen sizi haklar. Ancak onu da zikzaklar çizerek geçin. Bundan sonra tekrar koşmaya devam edin, şimdi önünüze diğerlerinden farklı bir nişangah çıkıyor. Diğerlerinden farklı olarak bu nişangah önden geliyor. Bunu da geçmek zor. Dördüncü ve son bölümde silahınız artık size lazım değil, oradan tekrar bataklıktan geçiyorsunuz. Buradan çıktıktan sonra yerde bir şey buluyorsunuz, ama bundan sonra yine önünüze kütükteki adamlara benzer düşmanlar çıkıyor, bunları da aynı yöntemle geçin... Oyunun sonunda bir takım sayılarla, rekorlarınızı görüyorsunuz. Bu anda karşısınız, son askeri de geçmelisiniz. Bunun için asılı duran tuzağı kullanmalısınız. Oyunun grafikleri iyi, fon müziğinin olmaması oyuna bir tekdüzelik veriyor. Ancak yine de severek oynadım. RASİM MİNGÜ

Şu sıralar bilgisayarda uzaylı oyunlardan daha çok sayıda hiçbir oyun yok... Sanki uzaylı oyunların enflasyonu var... Bu yüzden yeni çıkan bir oyunun tutulması için çok özel bir oyun olması veya değişik olması gerekiyor. Bedlam bu sıralamaların hiçbirine girmiyor. BEDLAM'ı oynamak iki üç yıl öncesine gitmek gibi bir şey... O zamanlar oldukça güzel bir oyun olarak kabul edilebilirdi. O günün aktüalitesi için bayağı iş yapardı. Oyunu oynarken biraz oyalandım o kadar... Oyunun listeleri zorlayabilmesi için oyunun daha orijinal ve daha değişik olması lazım... Oyunda ufak savaş geminiz dikey olarak kayan ekranın dibinde duruyor. Ve dalga dalga gelen uzaylı yaratıkların saldırılarını ve sabit uzay istasyonlarını vuruyor. Ekranın dibinde durduğunuzu söyledim ama aslında isterseniz aşağı ve yukarı da hareket edebiliyorsunuz. Sadece yanlara hareket etmek yukarı aşağı gitmekten çok daha hızlı... Oyunda ekranın altındaki bir köşede uygun pozisyonda durarak düşmanları kaz gibi avlayabilirsiniz. Ekranın doğru tarafında giderseniz, karşınıza çıkacak engellerden kolayca kurtulabilirsiniz. Çünkü engellerin çoğu ekranın belli bir tarafında yer alıyor. Yedili veya sekizli dalgalar halinde gelen uzaylı yaratıkların gemileri üzerine ateş açmıyorlar. Ancak aynı şey uzay istasyonları için geçerli değil... Lazer topları olan bu istasyonlar, size lazer ateşi açarak korkulu anlar yaşatıyorlar. Topları vurduktan sonra bu istasyonların üzerinden geçebilirsiniz. Ama başka bir şeye çarparsanız, yok olur. Dikkat: Bazı uzay istasyonlarından geçtiğinizde (özellikle kalp gibi olanlar ve kalkan'a benzeyenler) fazladan hak kazanıyorsunuz, ayrıca gücünüz artıyor. Uzaylı uçakların atak şekillerini öğrendikten sonra bir sonraki atak için ekranda doğru köşelerde durabilirsiniz, ancak gemisi ne kadar ilk bir kaç seviyeyi kolayca geçebilirsiniz. Ancak sancak gemisini yok etmek son derece güç... Son olarak her seviyenin sonundaki puanlama bölümünden bahsedelim. Her seviyenin sonunda sarı bir çember içinde “T” harfi olan bir şekle rastlayacaksınız. Ve buna çarparak TİLT masası şeklindeki puanlama bölümüne geçebilirsiniz. Burada TİLT topunu mümkün olduğu kadar korumaya çalışın. Eğer topu kaybederseniz, kendiniz ateş ederek devam etmek durumundasınız. Top size çarparsa geldiğiniz seviyeye geri gönderebiliyorsunuz. Ancak hayatta kaldığınız takdirde iyi bir puan ile bir sonraki seviyeye ışınlanıyorsunuz. Grafikleri, sesi, çok iyi ve oyunun fazla orijinal olmamasına rağmen altmıştan fazla seviyesi ve hızlı bir oyun olması bakımından BEDLAM vur-kır meraklılarını tatmin edebilecek bir oyundur. TAYFUN TÖZEN

Oyunumuzda İskandinav mitolojisinde efsanevi bir yaratık olan troll'ü canlandırıyoruz. Trollümüzün adı HUMGRUFFIN (kısaca GRUFF). GRUFF, kötü kalpli cinlerin ülkesi kristal mağara NARC'ta kısılıp kalmış. Dünyasına an-

AAA

OK KAKA a ra gezinerek kristal anahtarı arıyor. Ama üç boyutlu şekiller tam olarak kavranamadığı için bir çukura düşebilirsiniz. Arada sırada yerden bitiveren mantarların üzerine çıkıp, küçük cininizi manivela üstünde döndürerek çeşitli delik-

AŞ İŞ RE

KR e ie ters olarak tavana yapışmış. Eğer yaylar üzerinde zıplarsanız buraya girersiniz. Burada, küçük cininiz de dahil bir şey ters. Bu ikinci dünya zaten karışık ve zor anlaşılan ekranı iyice karıştırıyor. Oldukça farklı bir oyun. Ama pek beğendiğim, her oyun aşamasında bulacağı ve yuvasına bırakacağı kristal anahtarla dönebilir. Oyunun grafiklerinin küçük olması nedeniyle, ilk oynadığınızda neyi yönettiğinizi anlayamayacaksınız. Ateşe basarak çukurlar açabilirsiniz. Bunları cinlere tuzak olarak kullanabilirsiniz ama dikkat edin, siz de yanlışlıkla bu çukurlara düşebilir, ya da onların üzerinden geçmek zorunda kalabilirsiniz. Cinlerin size fazla yaklaşmasına izin vermeyin. Yoksa altınızda bir çukur açıp sizi öldürürler. Arada sırada çıkan meyveleri toplayıp, puan kazanabilirsiniz. Cinler, alana durmadan duvar örüyorlar. Bu, oyuna üç boyutlu bir görüntü veriyor ama oynamayı da zorlaştırıyorlar. Gruff, duvarların üzerine gerinerek atlıyor, sonler ve eşyalar kullanabilirsiniz. Cinler size yaklaşmadan evvel barikatınızı yapın, çünkü cinler yaklaşırsa fazla şansınız kalmaz. Kuyuya düşen cinler bir başka yerden yine çıkıyorlar. Bunun için kuyuların ağızlarına karşı tetikte olun. Duvarların üzerinde düşe çıka zorlanarak yürümek insanı sinir ediyor. Ayrıca bazen ortaya çıkan ve rastgele etrafta dolaşan çukurdan da kaçmalı. Bu çukurun tek iyiliği, sizin gibi cinleri de yutması. Gruff, bir bölümden diğerine açtığı çukurlarla geçebiliyor. Ama gideceğiniz yerin buradan daha iyi ya da, daha kötü bir yer olduğu, yanda dönen manivelanın hangi şekli göstereceğine bağlı. Oyunda bir çok bölüm var ve yanınca başka yerden başlıyorsunuz. Oyunda iki dünya var. İkincisi birincisinin aynadaki aksi gibi mi söyleyemem. Zevk için oynayabilirsiniz ama küçük ve karışık şekiller için gözlerinizi yormaya değmez... RASİM MİNGU imler © k peklerseniz: yığının içi e işlemi bet Listeleri ZOT ; işgal edecek

Bu belki de kitaplara geçmiş en eski hikâye. Ya da onun gibi bir şey. Ülkenin prensesiyle evlenmek isteyen genç bir adam. Kral onu beğenmiyor ve başından atmak için bir uğraşa gönderiyor. Ve bütün peri masallarının başladığı gibi başlıyor masalımız: Bir varmış, bir yokmuş... Kralının adı Maxim, onun soytarısının adı Jack olan Allegoria adında bir ülke varmış. Fakat işin acıklı tarafı soytarı işsiz kalmış. Çünkü kralın ne de halkının ağzını bıçak açmaz olmuş. Böyle bir durumda soytarı kimi güldürecek. Dertleri de, görünüşe göre, ülkelerinden yürütülüp götürülen bir lambaymış. Lambanın yerine mum kullansalar olmazmış. O devrin insanları bizim gibi medeni değilmiş ki, elektrikler kesilince mum yakmıyorlarmış. Şaka bir yana, o devrin lambaları hep sihirliymiş anlaşılan. Çünkü bu da acayip sihirli bir lambaymış. Çünkü ortadan kaybolur kaybolmaz ülkeyi felaketler sarmış. Ve halkı kıtlık, hastalık kırıp geçirmiş. İster inanın ister inanmayın lambayı bir ejderha yürütmüş. Ne işine yarayacak diye sormayın, çünkü o da ayrı bir sır. Görünüşe göre bütün bu felaketler lamba bulunup yerine konursa sona erecekmiş. Bu arada sarayın arka bahçesinde bizim soytarı Jack kara kara düşünüyormuş. Onun derdi de sevgilisi prenses Grizelda'dan uzakta geçecek günler. Elbette, kral kızını bir soytarıya verir mi hiç? (Demek o zamanlar yerli film seyretmezmiş krallar). Jack ne bir prensmiş, ne de zengin. Üstelik oldukça çirkin ve bir o kadar da aptalmış. Uzatmayalım kral soytarıyı bir kenara çekmiş ve, ya kızımın peşini