Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 9
Emir 'Drey' Diril
Bu sene hiçbir şey yapamadım, bari adam gibi bir parti raporu yazayım. Her ne kadar 7DX partisinin bu seneki ayağına sadece cumartesi günü iştirak edebilmiş olsam da benim için yine de iki günlük bir demoscene macerası oldu. Şöyle ki:
Önceki hafta sonu Hydrogen ile aramızda geçen telefon konuşmasında müsait ise partiden önceki cuma akşamı ona gelebileceğimi söyledim. Bu hem parti öncesi için güzel bir ısınma turu hem de henüz partiye bir şey hazırlamamış olan ben ve çok geç başladığı için SID müziğini nasıl bitireceğini düşünen Hydro için gaz bir çalışma ortamı olacaktı.
Ve cuma günü geldi. İkimiz de feci derecede gazdık. Önceki partilerden konuşuluyor, müzikler dinleniyordu. Ben onu başladığı parçayı bitirme konusunda gazlarken o da beni pixel grafik alanındaki çekingenliğimi yenmem konusunda motive etmekten geri kalmıyordu (pixel grafik hastası bir insan olarak ezelden beri hep yapanlara hayranlıkla bakmış (bkz. ilk partim rehberi) ve bizzat denemeyi çok istemişimdir. Ama tabii Turbo, Spritus, Arcane, Hydrogen gibi babalardan tırstığım için elim hiç gitmedi bu vakte kadar).
Sonuç olarak o anki gazımız bizi bir iki saat kadar daha ürünlerimizin başında tutsa da kendisinin daha sonra lafa "Sen Iron Man oynamıştın di mi?" diye girmesiyle "üretken" ortamımıza ilk darbe inmiş oldu. Ben daha arabayı düz sürmeyi becerene kadar kendisinin beni birkaç defa ezici bir şekilde yenmesi sonucu oyunumuz kısa sürdü tabii. Tam bu noktada belki de tekrar ürünlerimizin başına dönecekken bir ikinci darbe de Katakis ile geldi. Oyunun ne kadar zor olduğu ve benim gibi özellikle shoot'em up delisi bir adamı bile pes ettirdiği başlıkları üzerine dönen geyikler ve "Abi bir tur daha deneyelim bu sefer burayı geçeceğiz." takıntısı gecenin sonunu getirdi zaten. Bu arada sahiden gemi eşek kadar be kardeşim, nasıl geçsin o daracık yerlerden?
Şunu da eklemeden geçmeyeyim. Cuma akşamı uğraştığımız ürünlerin dışında, yıllardır compolardaki 4/4'lük parçaların hakimiyetini yıkmak üzere Hydrogen'in 9/8, benim ise 7/8 bir parça hazırlama girişimimiz vardı partiden iki üç gün önce. Ama maalesef ikimiz de bu sene müzik compoya ürün hazırlamak için makinelerimizin başına çok geç oturduk.
25112
Gelelim cumartesi gününe. Sabah erkenden kalkılıp kahvaltı yapıldıktan sonra Hydrogen parti mekanına götürülecek gerekli donanımlarını toparladı. (Bir an içine biri ekmek kutusu olmak üzere üç tane C64 koyduğu büyük çantayı alıp kaçmak istemedim desem yalan ama gel gör ki az sonra aynı arabayla parti mekanına gidecektik zaten). Ben zaten bir gece önceden kendisine gelirken hazırlığımı tamamlayıp geldiğim için toparlanma faslında yan gelip yattım. Hazırlık tamamlanınca ekipmanları arabaya yükleyip Moldibi Brothers' Mansion'ın yolunu tuttuk. Tabii ben arabada dört kişi olacağız o yüzden fazla yer kaplamayayım diye ön koltuğa koca sırt çantam ve gitarımla sığmaya çalışarak tüm zip dosyalarına meydan okudum. Ama daha sonra Endo'nun bize katılmayacağını bu yüzden üç kişi olacağımızı öğrendiğimde ve Datura'nın arkamdaki koltukta rahat rahat oturduğunu fark edince "Acaba sıkışma işini abarttım mı yau?" diye düşünmeden de edemedim.
Parti mekanına varıldı, ekipmanlar içeri taşındı. Bu sene grubu olmayan RONIN bir scener olduğum ve pek ürün hazırlamakla da uğraşmayacağım için masa seçimi konusunda gayet özensiz davrandım. Gerçi partinin ilk birkaç saati pixellerimle bayağı uğraşsam da bir noktadan sonra tüm renkleri aynı görmeye başlamam sonucu grafiğim yine tamamlanamayarak bir başka bahara kaldı. Aslında bitirebilirdim ama pazar günü partide olamayacağımı bilmenin verdiği sıkıntı ve burukluk sanırım üretkenliğimin son iki damlasını da kuruttu.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 8
Caisson'un 7dx-2010 Raporu
Şekil 2.
Çok iyiydi, uzun zaman sonra chartlarda ilk 10'a giren bir Türk dergisi vardı, IFLI kullanan ilk dergiydi (her ne kadar doğru mantıkla çizilmemiş de olsa).
Çok kötüydü, çünkü yer yer gereksiz yazılar vardı, (bazılarını ben bile anlamayıp bu ne lan dedim) içerik sıkıntısı vardı, görmemişler gibi zilyon tane müzik koyup hayvan gibi grafik yükleterek bekleme süresini arttırmıştık.
Zaten son sayıda gözüme çarpan birkaç review vardı bizim dergi ile ilgili.
Resmen okuyup "adamlar haklı beyler" dedim. Ama hiçbir zaman pişmanlık barındırmıyoruz. O dönem öyle olması gerekiyordu bilader. Sağ olsun son sayıda Digahole'un desteği çok çok yerindeydi. Tekrardan teşekkür ederiz kendisine. O dönemde, bu kadar çömezliğimize rağmen, böyle bir derece yakalamış olduğumuz için ise ayrıca dergide emeği geçen herkese (özellikle Aarcane, abicim sen nasıl hepsini IFLI çizdin chapter logolarını, kafama yapıştırmadın monitörü, "hade lennnn" diye, hala merak ederim)
Benim gözümden ve aklımdan geçenler budur.