Plazma sayı 8, sayfa 10

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 10

Şekil 2.

Mekana yerleşmenin ve netbook'umda bir iki pixel savuşturmanın ardından sıra gezinip tanıdıklarla merhabalaşmaya ve etrafta kim ne yapıyor, müzik yapan var mı, pixel çizen var mı diye bakmaya geldi (Aslında kod yazanları da oturup izleyesim var ama inanın bu konuda Demoscene'in yüz karası bir insan olarak hiçbir şey bilmiyor ve anlamıyorum. Öğrenmeyi de isterim ama gözümde dağ gibi büyüyor. Sonuçta bambaşka bir dünya). Hemen yeri belli olan organizatörlerden başladım. Girişte hemen sağda duvar dibindeki masada beyaz Asus netbook'u ile Endo, akabinde kürsüde multitasking olarak bir dünya şeyle haşır neşir olan ve beyninin multi-core desteğinden şüphe etmediğim adaşım Skate. Bu gezinme sırasında bir de ne göreyim, Norvax'ın laptopundan -Skype sağ olsun- Nightlord partiye okyanusun öteki ucundan online olarak iştirak ediyor. Nasıl mutlu oldum onu görünce anlatamam. Tabii bunu takiben bu sene müzik hazırlayamadığımı söylerken de bir o kadar utandım, bir şekilde topu Hydro'ya atıp kaçtım oradan. Dedim ya zaten kapıdan girdiğimden beri "Ben bu sene eli boş geldim, partiye de sadece cumartesi günü katılabileceğim." derken her seferinde canım sıkılıyordu, kaçıp bir köşede saklanma ihtiyacı hissediyordum.

Daha sonra bir ara Hydrogen, Spritus ve Allamullax'ın yanına gittim. Allamullax'a "Müzik var mı bu sene?" diye sorduğumda Spritus ile bir demoları olduğunu duyunca çok hoşuma gitti. Tabii ayrıca Allamullax'tan yine o etnik öğelerinin olduğu parçalardan da beklerdim ama olsun. Demo yapmışlar daha ne. Bir ara Spritus şaka ile karışık olarak bana ciddi bir bakış atıp "Pixel falan işine girmişin, ekmeğimize mi göz diktin bakim?" dediğinde herhalde hemen arkasından yüzünde beliren o sıcak gülümsemeyi görmeseydim yüreğime inme inecekti.

Muhabbet sürerken Norvax geldi yanımıza. Kendisi ile ilk sohbetimiz bu partiye kısmet oldu. Açıkçası ben çok zevk aldım onunla sohbet etmekten ki akşam bir ara kapı önünde nefes almaya çıktığını görünce tüm yüzsüzlüğümle tekrar yanına gidip muhabbete girdim, hatta yanımda Chaotigue de vardı. 2007'den beri TR'deki her demoscene partisine katılmama rağmen ilk defa bir akşam-sohbet-çemberi içinde buldum kendimi (bkz. ilk partim rehberi). Meğersem ne kadar zevkli ve gaza getiriciymiş. Tabii ki bunda sohbet ettiğiniz kişilerin de etkisi büyük. Norvax'a güzel sohbeti, şahsıma verdiği C64 gazı ve çenemi düşürebildiği için tekrar çok teşekkür ederim. Umarım onun da beni dinlerken başı fazla ağrımamıştır.

Şekil 3.

Geceden tekrar günün ortasına dönecek olursam benim için partinin en bomba olaylarından biri Datura'nın MSSIAH kartuşu diğeri ise LW3D'nin Atari Falcon'undaki Cubase programının ilk versiyonu idi.

MSSIAH'dan bahsedecek olursak, bu kartuş bence benim gibi hem retro hem de modern platformları bir potada eritmeye çalışan bir müzik tutkunu için inanılmaz bir donanım. İçeriğindeki yazılımlar ve daha da önemlisi kartuşun üzerindeki MIDI IN girişi sayesinde C64'ünüzü herhangi bir ekstra modifikasyon yapmadan bir hardware synth haline getirebiliyorsunuz. Bu benim için şu demek; PC'den MSSIAH aracılığı ile C64'e midi komutları gönderilip bunlar SID'e çaldırılabilir ve tekrar ses çıkışı PC'deki host bir sequencer'da (Cubase, Pro Tools, Ableton Live, vs..) yeni açılacak bir audio track'a atanabilir. Böylece PC ve C64'ünüzü senkronize bir şekilde müzik üretiminde kullanabilirsiniz. Bu da sizleri chip seslerini simüle eden yazılım synth'lerden veya sadece rüyanızda görebileceğiniz Sidstation gibi donanımlara ulaşma çabasından kurtarır. Yeme de yanında yat yani, hem niye yiyorsun canım kartuşu zaten.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.