Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 50
Şekil 7.
Tezgahtar kız derdimi anladı. Dükkana girip başından “bana janjanlı yün verin” desem olacakmış yani. Bana yünün ismini de söyledi sonra ama aklımda kalmadı. Umarım bu efekti bir daha yapmam gerekmez. :)
5 DAİRE
Bu part en kötüsüydü. Daireler kartondan kesilecek ve misinalarla veya başka bir yöntemle hareket ettirilecekti ama son dakika kurbanı bölümlerden biri oldu. Bu part demoda olması gereken bi parttı ve kesmek istemedik. After Effects ile hazırlandı ve evet, iğrenç oldu. Sguidward bu partı nasıl hazırladığını kendi bile bilmiyor. :)
Orijinal demoda bulunan birkaç partı da ya gerçek hayatta nasıl uygulayacağımızı bulamadığımız için, ya da zamanımız kalmadığı için kesmek zorunda kaldık. İki demo arasındaki yedi farkı bulma işini size bırakıyorum. :)
ELEKTRİKLİ TESTERE
Yuvarlak testere bıçağını satın almak için mağazaya girdik, bıçağın fiyatını gördük ve çıktık. “Kartondan daha güzel olur, evet” diyerek Bertem'e karton bıçak siparişi verdik. Bertem o sırada uyku moduna girmişti ve bize uçlarının bir kısmı doğuya, bir kısmı batıya bakan berbat bir bıçak hazırladı. Son çekim günümüzdü ve bu bıçağı kullanmaktan (Squidward'ın baskılarıyla) vazgeçtik. Squidward “ben bilgisayarda hazırlarım, aynısı olur” dediğinde sanırım ben de uyku moduna çoktan girmiştim. Kesinlikle gerçek bir bıçakla (olmadı en kötü karton bıçakla) çekilmesi gereken sahne bilgisayarda hazırlandı. Aslında orijinal demodakine çok yakın bir sonuç elde ettik ama olması gereken bu değildi. Yine azalan zamanın kurbanı olduk.
İĞNELİ TOP
Dikkat ederseniz bu part orijinalindekinden biraz farklıdır. Daha doğrusu Desert Dream'de orijinal demodaki partın ikinci yarısını görürsünüz. İğneler topa batmıştır ve top dönmektedir...
Şekil 8.
Aslında bu bölümü bu şekilde çekmedik. İğneler tek tek topa saplandı, top her defasında bir miktar döndürüldü, iğneler tekrar saplandı, top döndürüldü ve tüm iğneler saplandıktan sonra top bir süre daha dönerek sahne tamamlandı. Ancak bunun montajı biraz zahmetliydi ve evet, yine vakit yoktu. Montaj gerektiren kısmı çıkarıp bu partın ikinci bölümünü kullandık ve demonun ilk bölümünü tamamladık.
DİSKET DEĞİŞİMİ
Disket grafiği Octopus/Zomco tarafından 1993 yılında çizilmiştir.
PART II — WELCOME
Şekil 9.
O kadar kolay göründüğüne bakmayın, orada üç kişi canla başla çalışıyor. Yatuyu kamerayı kullanırken, ben yazıyı kaydırıyorum, ise laser pointer ile ışık efektini yapıyor. :)
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 51
RENKLİ ÇUBUKLAR
Bu bölüm bizi çok uğraştırdı. En çok kafa patlattığımız ve son güne kadar nasıl yapacağımıza karar veremediğimiz bir bölümdü. Önce renkli kalemler kullanalım dedik. Kalemleri birbirine, aralarında boşluk kalacak şekilde yapıştıracak ve ortaya çıkan objeyi kamera karşısında döndürecektik. Yanlış hatırlamıyorsam 48 adet kalem kullanmamız gerekiyordu ve bu kalemleri birbirlerinden birkaç milimetre mesafeli halde birbirlerine yapıştırıp, düzgün ve sağlam bir obje haline getirip, sonra döndüre döndüre çekimini yapmanın çok da kolay olmayacağına kanaat getirip, başka fikirler üretmeye koyulduk. Üç adet şeffaf kaset kapağını birbirine yapıştırıp bir piramit yapalım, sonra da kapaklar üzerine renkli çubuklar yerleştirelim dedik, sonra bundan da vazgeçtik. Aklımda bile kalmayan bir iki saçma fikir daha ürettikten sonra, renkli çubukları printer çıktısı olarak alıp, kağıdı kartondan yaptığımız piramidin etrafına yapıştırmaya, kartonun iki yanından geçireceğimiz misina ile kartonu boşlukta tutmaya ve elimizle vurarak çevirmeye karar verdik. Sonuç o kadar güzel oldu ki, kimse bu bölümde ne olduğunu fark etmedi bile. :)
TAHTA PARÇALARI
O tahta parçaları gerçek olacaklardı, olmalıydılar ama maalesef gerçek değiller. Bu bölümü de son güne bıraktık ve dört adet tahta parçası temin edemedik. Karton mu kullansak diye düşündük, sonra vazgeçtik. Sigara paketlerini üst üste koyalım dedik, berbat bir fikir olduğunu düşünüp vazgeçtik. Squidward “ben bu işi çözerim” dedi ve yine bilgisayar üzerinde halletti. Fena olmadı aslında...
4800 STARS IN 2 BITPLANES
Yıldızlar kartondan kesildi. Ama zoom işi bilgisayar marifetiyle yapıldı. Yine Squidward'ın işi. Son geceye kalan tüm çekimler Squidward'ın gazabına uğradı desem yalan olmaz. Aslında ona bakarsanız tüm demo After Effects ile hazırlanmalıydı... Squidward Zomco ekibine bu iş için katıldı. Scene ile uzaktan yakından alakası olan biri değildir kendisi. Merakı da yok aslına bakarsanız. Bu demoyu neden gerçek hayatta uyguladığımızı ona anlatmayı başaramadık. Ona göre bu efektlerin gerçek hayatta uygulanması çok kötü ve komikti. Aslında bizim istediğimiz de tam olarak buydu. Fakat montajı yapan Squidward'dı, çekimler yetişmemişti ve bazı partlar bilgisayar üzerinde hazırlanmak zorundaydı. Mecbur kaldığımız için bazı bölümleri onun istediği gibi yaptık. Ama partideki gösterimde kahkaha alan bölümleri gördükten sonra Squidward bu demonun neden tamamen gerçek hayatta uygulanması gerektiğini anladı. :)
4800 Stars In 2 Bitplanes bölümünü biz 2 Stars In 4800 Bitplanes şeklinde uyguladık. Sonra yıldız sayısını dörtte bire, yani yarım yıldıza düşürüp sahneye, artık grubumuzun simgesi haline gelen mengeneyi çıkardık ve bu bölümü de tamamlamış olduk.
BIGĞG BALLS
Arda'nın da partide söylediği gibi, burada tenis topu kullanmayabilirdik. Aynı espri iki kez yapılmış oldu. Başlangıçtaki düşüncemiz de farklı toplar kullanmaktan yanaydı ama burada tembellik ettik, kabul ediyorum.
DOT TUNNEL
Evet, bu bölümde stress halkası kullanacaktık. Yapılacak iş gayet basitti. Bir oyuncakçıya gidilecek ve stress halkası alınacaktı ama biz o anda bu oyuncağın adının stress halkası olduğunu bilmiyorduk.
Şekil 10.
Oyuncakçıya gittik, ve oyuncağı tarif ettik: “Hani şöyle bir elinden alıyorsun, öbür eline koyuyorsun, böyle halka halka bir oyuncak var akordeon gibi, var mı ondan sizde?” Neyse ki adam anladı. Yok dedi. Modası geçmiş artık o oyuncağın. Başka oyuncakçılara gittik, yine tarif ettik, yok, yok, yok... Oyuncakçılardan biri bize bu oyuncağın adının stress halkası olduğunu söylediğinde, “oh” dedik, tarif derdinden kurtulduk. Bir sonraki oyuncakçıya “stress halkası var mı” diye sorduğumuzda “o da ne ola ki” şeklinde bir cevap alınca, yine tarif etmek zorunda kaldık tabii. Netice itibarıyla oyuncağı bulamadık. Sonra yakın zamanda bir yerlerde bu oyuncağı gördüğümü hatırladım. Evet, çok yakınlardaydı. Dayımın 7 yaşındaki kızı Elif'in böyle bir oyuncağı vardı. Ama Elif'ten en değersiz oyuncağını bile isteseniz o oyuncak kıymete binecekti. Görev oldukça zordu. Elif ikna edilecek, oyuncağı kısa bir süre için ödünç alınacaktı. Neyse ki bu işi çözmek için muhteşem bir şey icat edilmişti. Çikolata!!! Elif ikna edildi ve oyuncak ödünç alındı.
Bu bölümde stress halkasını üç kişi tutuyor. Oyuncağın boyu topu topu 15 cm var, yok... Ama o hareketi vermek kolay değil tabii. :)
CANAVAR
Bilgisayar ile müdahale etmek şart olan bir part. Gerçek hayatta da çözüm mümkün ama sonuç kötü olacaktı. Bilgisayar üzerinde çözdük. Ama taaa Ereğli'ye gidip 10-15 kare fotoğrafını aldığımız canavarın en kötü fotoğrafını kullanan Squidward'ı bu vesileyle kınamadan geçemeyeceğim. :) (Montaj esnasında ben orada değildim)