Plazma sayı 8, sayfa 14

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 14

Bir yandan bu "bitmemiş ürünle compoya katılma" hali bana geçen seneki halimi hatırlattı. Çok kıl bir duygu olduğunu bir kez daha hatırladım.

Ardından Cumartesi gecesi compolarına yetişebilmek için biraz uyumam gerektiğine karar verdim. Böylece akşam 6'dan gece yarısına kadarki seminerleri kaçırdım. Keşke birileri o seminerleri videoya çekmiş olsa.

Cumartesi gece yarısı yeniden kalktım ve yeni Skype session'ını başlattım. Bağlandıktan biraz sonra compoların ertelendiğini öğrendim. Bu arada Norvax, Murax ve adını bilmediğim üçüncü bir arkadaş Robo code için kasmaya başladılar. Skype ile aktif sohbet edemeyeceğimi anlamam üzerine içim gıdıklanmaya başladı. Bu esnada demo compoya, Return'den bir C64 demosu ve Spritus'tan bir PC demosu geleceğini duymuştum. Burada beni gaza getirmek için yeterli data vardı.

Öncelikle Spritus'un sonunda bir demoyla geri dönüyor olması, benim için halaylar ve havai fişeklerle kutlanması gereken bir sevinç kaynağı idi. Bana hep çok ilham vermiş ve az önce bahsettiğim "scener prototip"ine tam uyan bu şahane adam yapmış demosunu gelmiş. Skype ekranından çok net göremediğim için yorum yapmak için ürünün kendisinin parti sitesine yüklenmesini bekleyeceğim.

Şekil 4.

İkincisi, Joker'in introlar evresinden multi part demolar evresine geçmesinin benim için ne anlama geldiğini biraz açıklamam gerekiyor.

Joker çook çok enteresan bir fenomen benim için. Şimdi bu şahane adamın hikayesi bizim hep duyduğumuz scener hikayelerinden çok farklı. Scene'e girişi ve ilerleyişi de öyle. Hep duyduğumuz "C64 alıp kullanma kılavuzundan başlayan küçük çocuk" değil Joker. Retro forumlarında takılırken "bi dakka ya ben öğrenmek istiyorum" deyip ortamdakilerin yazdığı bir avuç dokümanı okuyarak başladı. Ardından forumlarda küçük kod örnekleri ile sorular sorup ufak tefek elini "coder"lığın o pek de bilinmeyen sıkıcı ve zorlu tarafıyla kirletmeye başladı.

Bu noktanın çok iyi anlaşılması gerekiyor. Coder olmaya niyetlenen insanlarla coder olan insanlar arasındaki en önemli fark, bu yolda ilerlerken önlerine çıkan çeşitli epik anlarda verdikleri tepkilerdir. Bu epik anlar genelde dışarıdan gayet gösterişsiz görünürler. Öyle bir anla karşılaştığında kişi bir bilgisayarın karşısında oturmuş ekrana bakmakta ve ne olduğunu anlamamaktadır. Bu hiç de zevkli veya heyecanlı bir deneyim değildir.

Coder'lığın en zevkli anları başka zamanlardır. Tam "zone"da olduğunuz, takır takır kod yazdığınız, beyninizin yazdığınıza ful hakim olduğu zamanlar, veya yaptığınız şeyi çalışırken gördüğünüz zamanlar zevklidir. Bir odada bir ekrana boş boş bakıp "ya niye olmuyor, işte olması lazım" dediğiniz an zevkli değildir. Kabus gibidir. Başından kalkıp gidip yatmak istersiniz (ki bazen bunu yapmak da gerekir).

İşte bu epik anlarda, bir şekilde pes etmeyip devam edenler sonunda o anı aşarlar. Bu aştığınız anda bile gösteriş olmaz. En fazla bir oh dersiniz. Ama böyle bir spor filminde kahramanın son saniyede ağır çekimle gol atması falan gibi bir şeyle uzaktan yakından alakası yoktur. Belki bu epik anları aşmayı zorlaştıran şeylerden biri de bu. Bir diğer problem de bu epik anları coder'lığa yeni başladığınız dönemde çok sık yaşamanızdır. Bu da pek çok insanın bu işi başta bırakmasının bir sebebi.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.