Plazma sayı 8, sayfa 13

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 13

Şekil 2.

Üstelik eksik bilgileri yüzünden bir sürü emekleri boşa gidiyor. BASIC'in falanca oyun projesi için yeterince hızlı olmadığını binlerce satır kod yazdıktan sonra öğreniyorlar mesela. Cevabın Simon's BASIC olmadığını öğrenişleri de bir o kadar boşa giden emek alıyor. Ve bu adamlar bütün bunlar olurken hiçbir noktada da "amaaaan lanet olsun" demiyorlar. Commodore dergisini bulup ilk introlarını, demolarını yaparken bile evlerinin dışında bir scene olduğunu bilmiyorlar. Yani scene'de şan kazanmak gibi bir dürtüleri de yok.

İşte bu adam prototipine ben hastayım. Bana göre en ulvi, en şanlı, en ayakta alkışlanması gereken adamlar bu prototip adamlar. Bu prototipten scene'de başkaları da var. Özellikle de Türkiye'de. Çünkü Türkiye bilgiye ulaşabilmek bakımından daha dezavantajlı durumda kalmış o dönemde. Bu da Türkiye'de o yıllarda bu işle ilgilenen insanların böyle tırnağıyla kazıyan adamlar olmasını gerektirmiş.

Bu yüzden ben Moldibi biraderler seminerini hayranlıkla izledim. Ayrıca ortamdaki genç nesil izleyicilere bu "kurcalama kültürünü", eline bir cihaz geçtiğinde bu cihazla ne tüketebilirim diye değil ne üretebilirim diye düşünme içgüdüsünü kanlı canlı göstermiş oldu Moldibi biraderler.

Şekil 3.

O seminerden sonra, kah demo gösterimleri kah mekana gelen yeni insanlarla yer yer sohbetler derken saat Cumartesi 18 civarlarında benim pilim bitmeye başladı (Burada saat sabah 8 olmuştu).

Bu arada kara bir haber aldım. Drey bu partide müzik yayınlamayacaktı. Yıkılmıştım. Partiyle ilgili en büyük beklentim, umudum suya düşmüştü. Tabii ki Drey'den yine aşmış bir (belki iki: bir senfonik, bir metal) parça beklerken rakam sıfır olunca, şeklinde yağmur yağan sokağa çıkıp göz yaşları içinde koşmaya başladım. En son asfaltta bir su birikintisinin içinde dizlerimin üstüne çöküp iki elimi yanlara açıp yüzümü yukarıya çevirdim. Ben bir kez daha haaaayılıılır diye bağırırken kamera yavaş yavaş yükseldi.

Tam olarak böyle olmadıysa da yaklaşık böyle bir şeyler oldu. Drey suçlamaları kulak arkası edip ustaca topu Hydrogen'e attı. Ha hahahaha bu arada o muhabbetimiz süperdi. Drey hocam valla özlettin kendini. Artı sen parça yap ki ben senin mix ve recording triklerine uzun uzun çalışabileyim. Heheh

O saatlerde Norvax ile yaptığımız teattiler sonucu, henüz hiç başka entry olmadığını öğrenince bu sefer başka bir telaşa kapıldım. Genelde 7dx partilerinin en zengin geçen composu olan mixed music componun başı dertte miydi. Sadece Return'den eski SID gurularından Slowhand'den bir SID geleceği haberini aldık. Bunun üzerine hiç olmazsa Slowhand'in yarışmada yalnız kalmaması için Trapped'i bitmemiş haliyle de olsa compoya göndermeye karar verdim. Trapped'in aslında yaklaşık 8-10 saatlik daha işi var. Tabii göndermeden önce bana göre en kulağa batan bir iki eksikliğini hızla gidermeye çalıştım. Bir saat kadar kurcalayıp Norvax'a gönderdim.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.