Plazma sayı 6, sayfa 9

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 9

Uçan Halılar Parketmiş ve bir sonraki uçuşu bekliyor

Şekil 2.

“Vigo parti boyunca bizimle hiç ilgilenmedi” dermişim. Değil tabii, sağ olsun fırsat buldukça bizimleydi, zaten parti hepimizindi. Gece yarısını biraz geçerken kendisi masamıza teşrif etti ve kırmızı noktalı “Vigo ile sıcak saatler” programına başladı. Görmeyeli fantezi dünyası zirve yapmış. En son “ben o ikisini” diye başlayıp burgulu bir şeyleri eli ile tarif ederken civardaki herkesi derin bir endişe kapladı. Tedirginlik hat safhada idi. :) Şaka bir yana süper muhabbeti var adamın. Sabaha karşı saatlerde “ben birazdan geliyorum, şurayı tutun, uyuyacağım burada” dedi ve gitti. Ama gidiş o gidiş. Kendisinden sabah 8'e kadar haber almadık ki o da ayrı bir vesile ile oldu. Onu ileriki satırlarda anlatacağım.

Tüm bunlar olurken arka fonda Özkan'la beraber, aldığım ROM'ları yazdık. O kadar ROM için o kadar çok vakit ayırdı ki... Sorunlu olanları birkaç kez yazdığımızı da hesap edersek belki 40 yazma işlemi falan yaptık. Birkaç tanesindeki sorun silme işlemine rağmen giderilemediği veya biz Özkan'ın solaryum lambasını katlettiğimiz için başarılı olamadı ama ümidimizi kesmedik. Sağ olsun var olsun Willem ve Özkan.

Benim daha önceden yüz yüze tanışma fırsatım bulduğum İlker Görkem de parti mekanındaydı. Akşam ortadan kayboldu ama partiden memnun kalmış olmalı ki Pazar günü tekrar geldi. Bu da partinin gerçekten kaçırılmaması gereken bir aktivite olduğuna dair bir diğer işaret. Tüm bu gece muhabbetleri boyunca Zen de bizlerle beraberdi. Forum dışında da tanışma fırsatı bulmamız gerçekten iyi oldu. O da sabaha karşı Tolga ile beraber mekandan ayrıldı.

Parti boyunca yakalayabildiğim seminerler gayet güzeldi. Gameboy ile müzik konusu ise gerçekten çok hoş olmuştu. Tabii biraz geç kaldığım için kaçırdığım bir sürü şey de var ama yakaladıklarımızdan keyif almayı öğreneli zaten çok uzun zaman oluyor.

Enteresan cihazları da tanıma fırsatım oldu. Çok ilgimi çekmese de Minimig, tam aksine çok hoşuma giden modlanmış siyah Amiga ve emulatorün emülatörü mantığı ile çalışan SNES floppy emulator. Tabii hepsi Özkan'a ait.

CPC'de demolar bir yandan dönerken biri geldi cihazın başına oturdu ve BASIC'de bir şeyler tıngırdatmaya başladı. Bir yandan da bana CPC'nin şu komutu tam olarak nasıl falan filan gibisinden bir şeyler soruyordu. Sabaha karşı bir baktım adam BASIC'de scroller yazmış. Bunu yapan kişi Blackturk'dü. Azmini takdir ediyorum.

Deniz ile de sohbet etme şansı bulduk. Klasik olarak röportajlardan ve akademik hayattan bahsettik. Gece boyunca Vigo ve Turbo'yu kolladığı ve sonra röportaj yapıp uyduğu için sohbetimiz yarım kaldı. Olsun, sonraki partiye inşallah.

Parti boyunca birtakım hediyeler de alındı ve verildi. Bu işten en karlı çıkan sanırım Arda, ben ve Kemal olduk. LW3D sağ olsun belki 1 sene önce konuştuğumuz ekipmanları bile hatırlamış ve partiye getirmişti. Bense sadece 1 gün önce söylediği TSCC dizisinden başka hiçbir şey getiremedim. Halbuki torbasını bile hazırlamıştım o kadar. Neyse, ofisine gideriz artık müsait bir günde. Daha ondan alacaklarım da var zaten. Ama önce şu elimdekileri yola koymam lazım.

Gece yarısı havalı saçları ile bir genç girdi mekana. Herkesle selamlaştı ve güleryüzünden hemen tanıdım. Bakkada imiş. Heyecanından bir şey kaybetmemiş ama biraz yorgun gibiydi. İlerleyen saatlerde de sürekli uyurken gördüm zaten.

Uyku durumuna gelince; LW3D, ben, Tolga ve Zen sabaha kadar uyumadık. Arda cila üzeri Redbull yaptığı için bir ara kod yazdı bir ara sızdı. En son RND fonksiyonunda bir sorun var falan filan diye dolanıyordu. Son anda bitap düştü ve oyunu release etmekten vazgeçti. Denizi de uyurken gördüm. Özkan zaten 2 posta uyudu. Hem de horul horul. Ben ise bir ara 15 dakika kadar sandalyelerin üzerinde gözümü kapattım ama uyudum dersem de yalan olur uyumadım dersem de.

Gece enteresan bir muhabbet de Levent Pekcan ile döndü. Tam biz CGTR'den ve Amiga'nın insan beynine olan radyoaktif etkisinden bahsediyorduk ki LP de yılların tecrübesi ve hatta bizden de dertli biri olarak konuya dahil oldu. Tabii onun dertleri user'ların ötesinde AH ve FG olayına kadar gitmiş. Kısacası sohbet "Admin misin derdin var, sapık mı lazım, söyle ne tür olsun" minvalinde döndüyse de arada eski dergilerden ve yayıncılık tecrübesinden tut da Niso ve Volkan'a kadar güzellikleri de andık.

Hydrogen bir ara elinde, eski metal kalem kutularından yapılmış gibi duran bir floppy ile geldi. Kendisini bunun işe yaramaz bir cihaz olduğuna ikna edip yolladık ama floppy'i bize bıraktı. Sabah hala masada sürünüyordu alet.

Sabaha doğru millet PC Engine adlı hilkat garibesi konsolda Galaga oynuyordu. Tabii alet yılların yorgunluğuna dayanamadı ve sesini kaybetti. Olur böyle vakalar Türk retrocusunu yakalar... Geçmiş olsun LW3D! Keşke 1084 bozulmuş olsaydı.

CGTR tayfası olarak 4 kişilik bir ekiple sabah 8'de Operation Flea Market: Rescue All Retros yapmaya karar verdik ve yağmura aldırmaksızın yola koyulduk. Araç çıkış kapısı kapalı olduğu için ön kapıdan dolanmak üzere yukarı çıktığımızda bir de görelim? Bize “birazdan geliyorum burayı tutun, uyuyacağım burada” diyen anlı şanlı Vigo üst kat girişinde kurulmuş mis gibi koltuğa horul horul uyuyor. Yastığı bile vardı adamın. 1 saatlik bir operasyondan sonra parti mekanına geri döndüğümüzde kendisi hala horuldamakta idi. Güzel yer bulmuş. Tebrik ederiz kendisini...

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.