Plazma sayı 6, sayfa 19

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 19

Aslında bugün yazıyı revize ederken sürekli masamda duran +3'ümün Türkiye'de ne kadar ender görülen bir makine olduğunu düşünüp duruyorum ve seviniyorum. Abartmadan söylemeliyim ki, hiçbir retrocu kolay kolay +3'ünü hediye edemez.

Bu olaylar gerçekleşirken bir taraftan grup arkadaşlarım Impetigo ve Beast gelmişler, kurulmaya başlamışlardı. Impetigo, "Ya bu ne sessizlik, biraz ses olmalı burda" deyip kolonlardaki sesi yükseltince aniden "Ya işte eksik buymuş, Breakpoint'te müzik hiç eksik olmazdı" dedim ona. Elbette içinde bulunduğumuz mekan çok küçüktü ve biraz sonra uyarı geldi biz de müziği bir süre kapamaya karar verdik.

Bu arada iyice açlıktan kudurmuş ve ona buna "hadi gidelim yiyelim" diyordum, ensemdeki Deniz Can Çelik'in "hadi biz gidelim yiyelim, böyle olmayacak" baskısı gittikçe artıyor, artık doğru karar veremiyordum. Zaten mekanda iki gruplu gibiydim, bir scene aktivitelerimi oluşturan Crescent ekibi (ki Alco'nun bu konuda bir tespiti var, Türkiye'de iki aktif grup var, bir Crescent, iki Glance diyor, Bronx'un uykuda olduğunu söylüyor. Kısmen de haklı. Impetigo ve Wisdom sürekli üretimde olan arkadaşlarımız) ve scene dışı & 8bit hobi aktivitelerime maruz bıraktığım CGTR ekibi. Her iki grupla da vakit geçirmek istediğimden ve bu iki hareket bir araya gelemediğinden dolayı her iki tarafla da tam ilişki kurmayı başaramadım. Neyse, sonunda bir mucize oldu ve Lw3d, Alco, Deniz, Beast, Impetigo aynı anda harekete geçtiler ve tam çıkarken Skate Lw3d ile Alco'nun önünü kesti, bir görev verdi, onlar dönmek zorunda kaldılar. Bu arada Deniz haklı olarak dellenip, "ben gidiyorum artık" diyerek çıktı. Bir süre sonra biz de Crescent ekibi olarak yola koyulduk. Ne yiyelim, nerede yiyelim, o vejetaryen (Impetigo), bu şekeri yüksek (Wisdom), öbürü doymam (Beast) derken bir baktık ki Orga'lar toplanmış bizi solluyorlar ve "hadi Wanderland'e" diyerek bizi çağırıyorlardı. 10 kişilik bir yemek grubuna katılarak güzel bir ziyafet çektik. Bu sırada Skate, şu anda tekrar kuramayacağım bir cümle kurdu, "Eyvah, abi saat 7'de seminer başlayacaktı" gibi bir şey, ki saat 7'yi 5 geçiyordu. Sonra hep beraber yemeye devam ettik.

Orga'ların programa bağlılıkları konusundaki relaks durumlarını mutluluk içinde fotoğrafladık.

Şekil 1.

Güzel fotoğraflar çekip, geyikler yapıldıktan sonra, Skate panikle, "ben çıkayım yahu" deyip Hydrogen ile birlikte yıldırım gibi çıktılar mekandan. Biz de yemek sonrası biralarımızı alıp mekana döndük. Bu kadar kalabalık ekibin hiçbir ödeme/hesap sorunu yaşamadan restorandan çıkması gözlerimi yaşarttı doğrusu. Demek ki oluyormuş.

Karınlar doyunca herkes aksiyona geçmişti. Bu sırada Alco ve Lw3D, forumun elektronik dehası Tolga'yı alıp kaçmışlardı. Sonra öğrendiğime göre Amstrad ve Spectrum'cuların kullandığı DSK sistemini floppy emülatörüne uyarlamaları için ikna etmeye çalışmışlar. Düşününce, mükemmel olurdu bu işte.

Bir ara Nightlord'un selamı ve webcam'i ortalarda dolanmaya başladı, bir ara görüşmek için Endo'nun yanına gittim, "şimdi koptu abi" dedi kaçırdım, başka bir anda yine aradım, bulamadım. Ama o beni unutmamış neyse ki bir scener yanıma yaklaşıp "Ref sensin değil mi?" dedi, "Nightlord seni istiyor!". Bu cümle parti sonrasında küçük bir geyik konusu oldu. Lw3d görüşmeye giderken yakasını paçasını düzeltip, "nasıl, iyi miyim? Kravat düzgün mü?" gibi sorular sordu.

Nightlord gerçekten de değişik bir adam, ben sadece 5-10 dakikalığına webcam bağlantısı kurdu sanıyordum, meğer bütün gece oradaymış. Hatta ben, partinin son dakikalarında, "bir şey yapmalı, elim boş çıkmamalıyım" falan diye dövünüp "İlk Partim Rehberi"ni fotoğraflarken arka planda fotoğrafa giren bir laptop'un ekranında Nightlord'un webcam görüntüsü çıkmış.

Bilgem yüce görüntüsünü pekiştirebilmek için alt açıya yerleştirdiği kamerası ve tanrı tarafından aydınlatıldığını zikreden tepe ışığıyla, webcam başında ziyaretleri kabul ediyordu.

Şekil 2.

Gece yarısı olmuştu ki, Impetigo bana "Sürpriz yarışma konusu neymiş?" diye sorunca hemen Skate'e koştum, "Labirent!" dedi, "İçinde labirent geçen bir oyun". Biraz düşündüm ve hemen koda başladım. Sabah 10'da deadline vardı, önümde uzun bir 9 saat vardı nede olsa. C# ve XNA kurdum, başladım yazmaya. 2 saat sonra elimde ortada anlamsızca gezinen arabalar olmuştu ki kahve molası geldi çattı. Kahve makinesinin başında ise nihayet Turbo ile baş başa kalmıştım! Geçen partide bana, "Bak bu partide varsın ya, sonra gelmezsin sen" diye bir iğnelemede bulunmuştu, scene'in kapısından bir görünüp kaybolanlar olduğunu bilerek. Ben de ona ceza olarak grafik çizdirdim. Labirent oyunum için laptopumun başına oturup yaklaşık 1 saat boyunca küçük arabalar çizdi. Bu süreyi bende ROM yazmak, PC Engine oynamak, Minimig kurcalamak, CPC'ye 10 PRINT "CPC Sucks"; : GOTO 10 programı yazmak suretiyle bir bug keşfetmekle geçirdim. Şöyle, CPC satır sonunda metni alt satıra taşıyamıyordu, bu sebepten satır başında hiç "ucks" kelimesi yoktu. Cık cık..

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.