Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 14
Raporu: Kemal 'Joker' Akyürek
NS08'in yapılmamasının ardından, acaba bu sene 7DX partisi olacak mı düşüncesi, yazın sonlarında 7D8'in yapılacağının açıklanmasıyla yerini sevince bırakmıştı. NS07 katılabildiğim tek scene partisi olmasından ve daha önce 7DX partilerine katılamamış olmamdan dolayı parti tarihini sabırsızlıkla beklemeye başlamıştım. Bu sefer her ne olursa olsun bu partiye gidecek ve Nightlord'un ilk partim rehberinde anlattıklarını uygulayacaktım. Sadece beklemek yerine bir şeyler de yapmam gerekiyordu, partiye elim boş gitmek istemiyordum. Bir sorun vardı, ben daha code olayında çok yeniydim sadece 1 tane intro yapabilmiş (sağ olsun Nightlord'un büyük yardımlarıyla) o da zaten logo ve scroll'dan ibaretti. Partiye katılacakların hepsi çok çok iyi tanıdığımız ustalardı, kendi kendime oğlum şimdi rezil olacaksın desem de; sadece scroll ve logo bile olsa partiye elim boş gitmeye gönlüm hiç razı değildi, o halde ikinci intromu partide çıkaracaktım.
Nasıl bir intro diye düşünürken kendi kendime zaten çok şey mi biliyorsun ki bir de düşünüyorsun ne yapayım diye söylenip ikinci introda logo olarak duvarın arkasından kendini izleyenlere utangaç bir şekilde bakan ve yavaş yavaş ortaya çıkmaya çalışan birini (yani kendimi) :) çizmeye karar verdim, iyi de ben kağıda Cin Ali bile çizerken zorlanırım, evet itiraf ediyorum logoyu çizmek tam 1 haftamı aldı :) (tabii iş yoğunluğu ve akşam eve geç gelince yorgunluktan halimin olmaması bu süreyi uzatmıştı), evet logo bitmişti ama intro ismi ne olacaktı, tabii ki ikinci introm olmasından dolayı Second. Buraya kadar güzel de sadece 1 scroll ve logo gözüme biraz az gelince; yaw şu scroll'u acaba nasıl soldan sağa kaydırırım diye düşünmeye başladım epey bir deneme sonunda cevabı bulmuştum. Scroll da okey eee geriye ne kaldı bir de sprite yapıp swing yaptık mı, oldu bu iş. Peki nasıl bir sprite olacak, evet cevap basitti Dream. Çünkü yıllardır hep nasıl yapıyorlar bunları deyip merak ederken Hades'in tutorial'ları ile karşılaşınca Hades'in deyimiyle code yazma hastalığına yakalanmış, Nightlord'un tutorial'ları ile bu hastalık ilerlemeye başlamıştı :). Skate de bu hastalığı körükleyince ortaya benim gibi 35 yaşında code öğrenmeye çalışan hastalar çıktı ve yıllardır yapmak istediğim bir hayalimi gerçekleştirme fırsatım vardı önümde. O yüzden de sprite'da dream yazmaya karar verdim. Önce Sprite Pad ile harfleri oluşturup daha sonra code'a ekledim. Sprite işi tamam da swing esnasında sprite sağ kenara gelince diğer taraftan çıkıyor bunu nasıl engelleyeceğiz. Şunu söylemek istiyorum sprite konusunda TR-demoscene'de yazılı olan tutorial'lar çok işimi gördü adeta hepsini satır satır ezberledim, sorun $D010'dan kaynaklanıyor, sağ olsun Skate forumda detaylı bir şekilde anlatınca iş çözülmüştü.
İntro şekillenmeye başlamıştı ki benim işler bir anda yoğunlaşınca her şeyi yarım yamalak bırakmak zorunda kalmıştım. Olsun nasılsa partiye daha 2 aydan fazla zaman var yaparım nasılsa deyip, bırakınca bir baktım tarih 19 Aralık Cuma olmuş, neyse biraz da partide kasar introyu bitiririm artık.
Cuma gecesi partiye götüreceklerimi bir liste yaptım, ardından Timur (Aegis/Ascraeus) ile konuşup 4. Levent'te buluşmaya karar verdik.
Soldan sağa: Joker, Aegis
Şekil 1.
Cuma gecesi belki de benim için en uzun gecelerden oldu bitmek bilmedi, bir an önce sabah olsa da partiye gitsem diye sabırsızlanıyordum. Sonunda beklenen büyük gün gelmişti, 20 Aralık Cumartesi sabahı 07'de kalkıp listedekileri bir çırpıda hazırladım, eksik bir şey kalmasın diye 2 kez kontrol edip, evden fırladım, annem oğlum kahvaltı etmedin daha nereye dese de heyecandan kahvaltı aklıma bile gelmemişti. Bir önceki gün hava güzel olunca Cumartesi günü de hava güzeldir diye beklerken yağmurla karşılaşınca, gideceğim yer ile oturduğum yer çok kısa mesafe olmasına rağmen kucağımda monitör hemen bir taksiye atladım daha monitörü kucağımdan indirmeden 4. Levent'e gelmiştim bile. Taksiden inip Aegis/Ascraeus'u cepten aradım fakat o da ne cep telefonu kapalı ve yağmurun tam altında kucağımda sevgili 1084 ile kalmıştım, hemen yakındaki simitçiye kendimi zor attım, monitörü ve çantamı kenara koyup Aegis'ı tekrar aradım fakat telefonuna ulaşılamıyor. 4. Levent metro çıkışı diye sözleşmiştik fakat 4. Levent'te 4 farklı yerden metro çıkışı var ve hangi çıkışta buluşacağımızı konuşmamıştık :), hava yağmurlu ve telefona ulaşılamıyor süper bir başlangıç oldu diye düşünüp tekrar aradım fakat sonuç aynı telefona ulaşılamıyor. Artık yapacak bir şey yok hazır simitçideyim bari kahvaltı edip Aegis'ın beni aramasını beklemekten başka çarem yok deyip masaya oturdum.
Aradan yaklaşık 20 dakika geçmişti ve hala bir haber yoktu, saat 10 gibi son bir kez daha arayıp gitmeye karar verdim; ve oleyy telefon çalıyordu, Aegis telefonu açar açmaz neredesin kaç saattir muhabbetinden sonra acı gerçek :) ortaya çıkmıştı, yağmur yağdığı için metronun içinde beklemiş dışarı çıkmamıştı :) , tabii metroda telefon çekmediği için de ben telefona ulaşamıyordum en sonunda dışarı çıkıp bakmaya karar verince telefona ulaşabilmiştim. Hemen hızlı bir şekilde kahvaltı yapıp dışarı attık kendimizi, bir taksiye binip o sihirli kelimeyi söyledik: “Boğaziçi Üniversitesi”. Bu kelimeyi söylemek bile heyecanlandırmıştı bizi çünkü aylardır beklediğimiz an gelmişti ve biz oraya doğru yola çıkmıştık. Aegis daha önce birçok kez bu partilere katılmasına rağmen benden daha çok heyecanlıydı, yerinde duramıyordu, sürekli oğlum daha gelmedik mi? Çok var mı? Kaç dakika sürer diyerek hem taksicinin hem de benim gülme krizine girmemize neden olmuştu. (tabii ortamın sıcaklığını bildiği için haklıymış meğer). Artık Hisarüstü'ne gelmiştik ve Kuzey Kampüsü'ne giriş yapıp kapıdaki görevliye partiye geldiğimizi söylediğimizde görevlinin şaşkın bir şekilde bize bakmasından bilmediğini anlamamız çok sürmemişti. Taksiyle içeride 3-4 tur atıp birçok kişiye partinin yerini sormamıza rağmen sonuç aynıydı, hiç kimse bilmiyordu, kucağımızda monitör, bir yandan yağmurdan korumaya çalışıyor bir yandan da Aegis sağa sola koşturarak parti mekanını bulmaya çalışıyorduk, hatta bir ara Aegis bana dönüp “olm parti iptal oldu da bizim mi haberimiz yok” derken, parti banner'ını görünce biraz rahatladık, hemen merdivenlerden aşağı inip inşaatın içerisinden geçerek ( hatta yolda inşaatta ne işiniz var diye soran olursa topumuz kaçtı abi onu alacaktık geyiğini yaptık :) ) sonunda parti mekanına ulaştık, işte o an gözlerimiz sevinçle parlamıştı. Hemen içeri daldık. Soldaki sınıfın içerisine meraklı bir şekilde baktığımızda içeridekilerin de meraklı gözlerle bize baktığını görünce orası olmadığını anladık ve sağ taraftaki diğer sınıfa yöneldik, içeride Skate'i görünce derin bir ohhh çekip içeri girdik, içeride Skate ile birlikte iki kişi daha vardı, Skate masaların üzerine koymak için dikkatli bir şekilde straforları kesiyordu, yardım teklifimize siz sadece keyfinize bakın diyerek, sanki partinin mükemmel bir organizasyonla geçeceği sinyalini en baştan vermişti.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 15
Hemen monitörü ve C64'ü kurma faslına geçip bir çırpıda kurduk ve yaşasın SID diyerek SID'leri peş peşe çalmaya başladık. Peşimizden Hydrogen kapıda belirmişti, biz eşyalarımızı yerleştirelim derken arkamıza döndüğümüzde içerisi dolmuştu bile. Ama ne coşku ne heyecan, herkes ilk defa katılıyormuş gibi heyecanla birbirine sarılıyor hal hatır soruyordu. Tabi bu coşku büyük üstat Vigo'nun kapıda görülmesiyle doruğa çıktı. Ben yaw iki aydır introya dokunmadım biraz bakayım desem de içerideki ortamın sıcaklığı ve Nightlord'un ilk partim rehberinde anlattıklarının aklıma gelmesiyle introya daha sonra bakarım diyerek, tanışma faslına girmiştim. Kapıda sigara esnasında Gnostic ile tanıştık, kendisini bir TV programında görmüş ve forumdan tanıyordum, Vigo ve Gnostic ile kapıda biraz sohbet ettik fakat yağmur ve soğuk artık orada durmamıza engeldi, tam içeri girelim derken arkadan birisinin şen şakrak bir şekilde “yaw şu banner'ı daha gizli bir yere koyamadınız mı” demesiyle geriye döndük; tabii ki bu kadar şen ve güler yüzlü insan Arda'ydı, bu arada Arda için birkaç şey söylemek bir insan bu kadar mı çabuk kaynaşabilir kadar mı pozitif ve enerjik olur, inanılmaz bir sempatisi var. :)
Şekil 2.
İçeriye girdiğimizde ortam iyice şenlenmişti. Aegis ile sohbet ederken yanımıza bir anda gelen bir arkadaş abi sen Joker değil misin deyince bir anda şaşırmıştım, kendini tanıtınca forumdan Seiko olduğunu anlamış ve sanki kırk yıldır tanışıyormuş gibi sohbet etmiştik. Seiko da bizimle beraber takılınca üç kişi olmuştuk masada. Biraz demo izleyelim derken organizasyon parti programını açıkladı, akşam sürpriz bir yarışma vardı, Seiko bana dönüp ben gece kalmayacağım yarın sabah tekrar gelirim yarışma neymiş merak ettim dese de ortamın sıcaklığından 10 dakika sonra fikrini değiştirip gece kalmaya karar vermişti. Aegis'le bir ara bayram neşesi olsun diye yaptığım bayramtro'yu :) izlerken; abi dur bakayım şuna diyerek yanımıza Norvax geldi ve kendisiyle tanışma fırsatı yakaladık, son derece neşeli ve sevecen izlerken gülmekten gözlerinden yaş geldi, ekranda halay çeken sprite'lar. Hadi kahve içelim diyerek dışarı çıkıp kahve sigara molası verip içeri girdik, bir anda karşımda Lw3d'yi görünce hemen yanına gittim, ayaküstü sohbet ederken yanındaki arkadaşı göstererek tanıştırayım dese de ben daha önce forumdan ve ortak bir arkadaşımız sayesinde tanıdığım fikirlerine ve bilgisine değer verdiğim, en az Arda kadar sempatik ve alçakgönüllü bir insan olan Alcofribas'ı tanımıştım zaten. Kendisiyle hemen sohbete dalıp gittik, daha sonra yaw arabada eşyalar var onları indireyim dediğinde dur abi yardım edeyim deyip birlikte monitör falan beklerken meğer Alcofribas bütün marketi yanında getirmiş, o ne öyle cipsler, colalar, sandwich'ler poşetler dolusu, sağ olsun herkesi düşünmüş. İçeri taşıyıp masanın arkasına yerleştirdik. Sonra Lw3d gel bak sana ne getirdim diyerek başka bir masaya götürdü, masa bizim masanın hemen yanındaydı ve Arda'nın oturduğu masanın üzerinde duran Spectrum +2 128K'yı göstererek bunu sana getirdim diyerek şaşkın bakışlarım altında bana uzattığında yaşadığım çocukça sevinci anlatmam mümkün değil. Kendisine ne kadar teşekkür etsem azdır. Saat 17'ye geliyordu ve benim intro hala yarım bir şekilde bekliyordu. Tam dur şunu bitireyim artık dediğimde Aegis'i C64'te intro izlerken görünce dayanamayıp intro izlemeye başladım. Bilmediğim birkaç efekti de sordum kendisine, sağ olsun büyük bir sabırla detaylı bir şekilde anlattı, Aramızda kalsın partide logoswing olayını da öğrenmiş oldum Aegis'ten. Artık acıkma sinyalleri geliyordu hadi yemeğe gidelim diyerek Seiko ve Aegis'le Hisarüstü'ne doğru yola çıktık, yemek dönüşü gece için markete girip ne kadar abur cubur varsa :) alıp geri geldik. İçeri girdiğimizde seminer çoktan başlamıştı. Dikkatli bir şekilde oyun yapımıyla ilgili seminerleri dinleyip epey bir bilgi edindik. Hepsi birbirinden değerli ustalar bizlere tecrübelerini aktardılar. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Ozkano ve Lw3d yanlarında bugüne kadar hiç görmediğim o kadar çok cihaz getirmişlerdi ki hangisine bakacağımı şaşırdım, Özkano Amiga'da floppy emulator'ü tanıttı, emeği geçenlerin eline sağlık. Tam yaw biraz Lw3d ve Alcofribas'la sohbet edeyim diye yanlarına gitsem aaa bak şu da gelmiş diyerek ayrılıyordum, artık bir sonraki partiye inşallah.