Plazma sayı 4, sayfa 9

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 9

Şekil 2.

Biraz muhabbetten sonra üst kata çıkıp adımıza ayrılmış bilgisayarların başına geçtik. Ortamda sahiden de 100mbit'lik bağlantı hızı vardı. Evde 256k ile indirmek için dakikalarca beklediğim dosyalar göz açıp kapayıncaya kadar iniyordu, bu çok güzel bir his... Biraz zaman geçtikten sonra yarışacak ürünlerimizin olduğu CD'yi CD-ROM sürücüye bağlamayı denedik ama bilgisayarların CD-ROM sürücüleri makineye bağlı değildi (??!) Biz de CD'yi Vigo'ya verdik ve o da dosyalarımızı kendi makinesinden bizim makinemize aktardı.

Ed: İşte Nightshift partilerinin arkasındaki itici güç: Vigo ve Hyper

Şekil 3.

Muhabbet, bilgisayar, iş-güç derken birisi mekana Wii getirdi!! Aşağı katta Skate ve Ragnor adeta hipnoz edilmiş bir biçimde Wii'de karşılıklı tenis oynuyorlardı. Ben de aşağıya inip Wii'yi kullanma fırsatı yakaladım. Doğrusu Wii gerçekten çok eğlenceli bir araç, keşke fiyatı da kendisi kadar güzel olsa... Wii oynamayı bıraktıktan sonra yukarıya çıkıp işlerime devam ettim.

3 Mart Cumartesi

Gecenin ilerleyen dakikalarında insanlar yavaş yavaş uyumaya başladılar. Başı boş Wii'yi gören Mgzzy hazır fırsatımız varken Wii oynamayı önerdi. Ben de uykulu bir şekilde elimdeki Wiimote'u sağa sola sallamaya başladım ve sürekli yenildim :) Wii'yi kapattıktan sonra saat 4 civarı masalarımızın dibine çöktük ve uyuduk.

Sabah saat 6:30-7:00 civarı kollarım uyuşmuş bir şekilde uyandım. Mgzzy'i uyandırmaya çalıştım, uyanmadı. Ben de tuvalete kısa süreli bir yolculuk yaptım. Bu kısımdan sonrasını pek hatırlamıyorum, uykuluydum. Bir süre sonra insanlar yavaş yavaş uyanmaya başladılar, anons yapıldı ve herkes dışarıya çıkıp kaydını yaptırıp tekrar parti mekanına döndü. Kahvaltı ikramı vardı; açma, poğaça vs. karnımı doyurdum, bir süre sonra Hydrogen'in 3ds Max ve 3D ile ilgili semineri başladı. 3D'den, modellemeden anlamayan biri olduğumdan pek fazla ilgimi çekmedi, ama oldukça güzel geçti. Saat 15:00 civarı 8 renk piksel grafik yarışması vardı. Tabii ki büyük üstad Turbo kazandı. Ardından merakla beklediğim iki seminerden ilki, VST tarafından sunulan “Windows'u unut, Linux kur” semineri vardı. Seminerde anlatılanlar benim zaten bildiğim şeylerdi, bence çok da faydalı bir seminer değildi.

Ed: İşte Türk Demoscene'in en yakışıklı ve endamlı grubu Glance :) Bir üyeleri katılamadı partiye maalesef

Şekil 4.

Ed: Türkiye'nin en iyi aktif PC demo coder'ı Anesthetic/Resident seminerini verirken

Şekil 5.

Akşam 18:00 civarında merakla beklediğim ikinci seminer, Anesthetic tarafından sunulan “ilk intro'm” semineri vardı. Anes bizler için canlı olarak bir intro kodladı. Seminer benim için çok öğretici oldu, eve gittiğimde PixelToaster ile bir şeyler kodlamaya başlamıştım :) Sonraları Commodore ile ilgili bir seminer olmuştu, üst katta işlerim olduğu için bu seminere katılamadım. Vigo'nun semineri ise insanların yorgunluğu ve saatin geç olması nedeniyle iptal edildi. Gecenin ilerleyen dakikalarında ise Stumn 201 konseri vardı. Çok güzel bir konser veriyorlardı, ortamdaki müthiş sese rağmen deliler gibi uykum geliyordu. Belki uykum geçer diye Endo'nun oyun yazmasına yardım eden ve Beelzebub'ın yanına uğradım. Bu iki arkadaşım Endo'ya sürekli güzel fikirler veriyorlardı, ben de uykulu bir şekilde Endo'nun oyun yazışını izliyordum. Logo çizimi için Turbo geldi ve ilk kez Turbo'yu bir iş başındayken izleme fırsatı yakaladım. Hiç tereddüt etmeden “smooth” bir şekilde logo çizişini görünce hayranlıklar içinde kaldım. Ortamdaki müthiş ses ve Turbo'ya rağmen uykuma dayanamadım ve masamın başına geçtim, klavyeyi ileriye ittim ve uyuklamaya başladım. Uyandıktan sonra öğrendim, yanlışlıkla klavyenin üzerine başımı yaslayarak uyumuşum ve bilgisayarın sürekli biplemesine neden olmuşum :)

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.