Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 60
Bu oyunun aslında çok fazla anısı olmamasına rağmen bize öğrettiği güzide bir hareket vardır ki o da orta parmağı kaldırmaktır :). Punk saçlı en sevdiğimiz sürücüyle her araba geçtiğimizde orta parmağı kaldırıp eli bilekten sallama rutini bu disket bozulana kadar devam etmiş ve Commodore bir kez daha genel kültürümüze katkıda bulunmuştur.
Şimdi düşünüyorum da bir nefeste aklıma üç beş oyun geldi ve hepsiyle ilgili az çok bir şeyler hatırlıyorum. Çoğuyla da bir hatıram var. Şimdi PS2 oynayan, PS3 siparişi veren günümüz çocukları acaba benim yaşıma geldiklerinde herhangi bir oyunu hatırlıyor olacaklar mı? Ya da o oyunlarla aralarında benim C64 oyunlarımla olduğu gibi bir bağ kalmış olacak mı?
Hiç sanmıyorum, ne yazık ki hiç sanmıyorum...
Bakkada
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 61
1) Sana göre "Scene öldü." denmesinin arkasındaki sebep nedir? Senin için gerçekten ölü mü?
Tamamen dürüst olmak gerekirse, Scene'in ne zaman ölebileceğini ya da ölmüş olarak nitelendirilebilmek için ne duruma ulaşması gerektiğini bilmiyorum. Şu an itibariyle ölmüş olabilir, ya da seneler önce ölmüştür ve biz hiç fark etmemişizdir... Ne olursa olsun, yine de hiçbir fark yok. Canlı ya da ölü olup olmaması beni pek de ilgilendirmiyor, bence Demoscene'in eğlencesi anlık olmalı, "Carpe Diem" şeklinde olmalı. Partilere git, ürünler kodla... Bir hobi / tutku uğraşı, çok fazla düşünmemek gerek, olduğu gibi ham haliyle eğlenmek yapılması gereken tek şey.
Scene belli bir düzen ya da sıralamanın olmadığı bir topluluk olduğu için, Scene'in ölü olup olmadığını belirleyebilecek kadar üst düzey kimse de yok - bunun yerine insanlar "fikirlere" sahip olabilirler, bu fikirler doğrultusunda Scene'in canlı olup olmadığını kendilerince kendileri için belirleyebilirler, fakat bu görüşler hiçbir şekilde büyük tabloyu etkilemez. Eğer birileri Scene'i ölü olarak görüyorsa, bence hava gayet hoş, sonuçta herkesin böyle deme hakkı var, böyle hissediyorlarsa bu gayet normal, hiç kimse sonsuza kadar Scene'i sevmek için zorlanmıyor, fakat bu karşıt fikirli insanları etkilememeli. Sadece bir düşünce, başka hiçbir şey değil.
2) Macar Scene'i için sahne arkasında oldukça büyük bir güçsün. Macarlara Scene ruhunu getirmek için neler yaptın?
Ben bu ülkede Scene adına zerre kadar ufak bir şey yapan biri kadar "büyük" bir gücüm, onlardan hiçbir farkım yok - Coşkuluyum, istekliyim ve çok kolay gaza geliyorum, ve yaptıklarım sadece bunların sonucu, kendimi kesinlikle büyük bir güç olarak betimlemezdim. Ben işimi yapıyorum, doğru hissettiğim şeyi, ve tüm yaptığım hemen hemen bu, bence Scene için benle aynı derece tutku ve aşk hislerini paylaşan herkes aynı derecede iş yapıyor ve aynı eforu sarf ediyor, ve hatta daha fazla.
Eğer Macaristan adına yaptığım ve gurur duyduğum bir şey göstermem gerekirse, sanırım bağlantı oluşturmak diyebilirim; bence insanları diğer insanlarla tanıştırarak ve partiler düzenleyerek, Scenerlar için oldukça güçlü sosyal bir çember oluşturduğuma inanıyorum, her içinde bulunduğunda seni adeta kucaklayan bir çember - biliyorsun, içinde bulunduğun her an eğlendiğin bir ortam. Bir de, Macar Scenerları yabancılarla tanıştırmak ve yabancıları Macarlarla - her Scene kendi küçük kavuğuna sahip, ve ben son bir kaç yıldır sürekli olarak bu kavukları ziyaret edip Macar Scene'ini diğer Scenelere tanıtmaya uğraşıyorum; Conspiracy, tabii ki, bunu yapmamda çok ama çok yardımcı oluyor, çünkü insanlar tam olarak söylediğimiz her şeyi dinlemeye başladılar.
3) Türk Scene'i hakkında ne düşünüyorsun? Sence burada yaptıklarımız yabancı birinin gözünden yeterli mi?
Dışarıdan birinin bakış açısından, Türk Scene'i bir kaç yıl önce yokuş yukarı yavaş bir yolculuğa başlamış gibi gözüküyor. Her geçen yıl parti ve release edilen ürün sayısı artış göstermekte, git gide Türk Scenerlar çeşitli yabancı partilerde daha çok gözükmekte - şekillenmekte olan bir varlık gibi, umuyorum ki ileride kendini tamamen gösterecek ve gerçekten ihtişamlı, büyüleyici bir şekle kavuşacak.