Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 50
Yarışmaları
izleyen X'2006 kalabalığı
Müzik yarışmasında 4.lük almasına rağmen Drax'ın "Spunk" benim favorimdi. Beni parti mekanı üzerinde iskemlemden kaldırıp süzülerek şööyle bir tur attırdıktan sonra yeniden iskemleme oturttu. Hele şu müziğin ikinci yarısı yok mu.... Off be :)
Grafik yarışmasında ise çok fazla iyi grafik vardı. Ben sıralamada bir iki farklılık olması gerektiğini düşünsem de genel olarak grafik yarışması sonuçlarının sıralaması benim zevkimle tuttu.
Gelelim demolara. Bu konuda da çok olumsuz değilim ama X'2006'dan beklenenin altında sayıda ve kalitede demolar katılmıştı bu seferki yarışmaya. Tabii aslında "ulan hayvan herif, madem böyle düşünüyordun niye sen de katılmadın demo yarışmasına" olayı var bir de. Bu konuda boynum kıldan ince.
Demolardan tek "çarpıcı" olanı bence birinci olan "Horizon+Instinct+Focus+Triad" işbirliği olan "The Wild Bunch" demosuydu. Gerçekten yatay side-border twister gibi çarpıcı efektleri vardı. Ama o bile bence bu yarışmada 2. ya da 3. olmalıydı. Yani ondan iyi 1 ya da 2 demo daha katılsaydı o zaman X'2006 demo yarışması benim için "unutulmaz" olacaktı. 2. olan demo Der Gümmel/Extend gerçekten güzel bir demoydu ama bence 3. olan Let's Scroll It!/C64.com ile yer değiştirmeliydi. HCL'in C64.com için hazırladığı demo bence çok old school ve güzel VIC efektleri dolu hoş bir demoydu. Gelelim 4.ye yani Romeo/Fairlight'a. Bu demo konusunda bir hayli kararsızım aslında. Adamların demosu "scene şiirselliği" denen konseptte gördüğüm en iyi demoydu. Tepeden düşen ve diğer küplerle çarpışan küp gibi görsel efektler de içeriyordu. Ama sanırım herkes benimle aynı izlenime kapılmış olacak ki "fazla animasyon" olan bu demo yeterince sevilmedi ya da en azından oy alamadı. 5. olan "Tense Years/Onslaught" demosunda da çok güzel side-border efektleri bulunuyordu ve özellikle son partı çok güzeldi. Tam 64k kaplayan bir IFLI grafiği dikey olarak kaydırmışlar. Özel bir sıkıştırma tekniği gerektirdiği kesin. Teknik yönden benden iyi puan aldı.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 51
Lafı çok uzatmadan partinin yarışmalar haricindeki en büyük bombasına gelmek istiyorum. Jeroen Tel. İnanmayacaksınız ama sizin benim gibi bir insanmış :) Bunca yıl boyunca o kadar efsaneleşmiş ki adam benim gözümde, karşımda görünce gerçekten heyecanlandım. Sanki Pink Floyd gibi efsanevi bir grubun konserindeymişim hissine kapıldım. Gece yarısı bize mükemmel bir konser verdi ve biz de saniye saniye kameraya çektik Hydrogen'in kamerasıyla. Hatta seyircilerin birçoğu (bir ara ben de aralarına karıştım) Jeroen Tel'in müzikleriyle coştu ve dans etti. Tabii ki hoplaya zıplaya :)
Hayal gibi... Endo, Skate, JEROEN TEL, Hydrogen. Yeah!!!:)
Her şey bununla bitse yine iyi. Konserden sonra yanına gidip kulağına "abi süpersin, fanınım, yalarım" tipinden şeyler söyledim :) Tam olarak neler zırvaladığımı hatırlamıyorum ancak "senin Children Songs'una bile hastayım" dediğimi hatırlıyorum. Elimi sıktı ve alçak gönüllü bir şekilde yanıt verdi. Türkiye'den geldiğimi öğrenince bu iyice hoşuna gitti. Biraz sonra bir baktık Jeroen Tel, Hydrogen, Endo ve ben hep beraber koyu bir muhabbete dalmışız. Bol bol fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmedik tabii ki. Konuşmada Türkiye, Türkler, Türk müzikleri, din ve bunun gibi onlarca konu geçti. Meğer Jeroen Tel'in çalıştığı bir firmada patronu Türkmüş. Her neyse, muhabbet döndü dolaştı Jeroen Tel'in scene'e bakışına geldi. Ben Jeroen Tel'i ağırlıklı olarak oyun piyasasına müzik yapmış biri olarak tanıdığım için O'nun kendini ne derece scener hissettiğini hep merak etmiştim. Jeroen Tel ise Hydrogen'in müziklerini de bildiğini ve hemen her şeyi takip ettiğini söyleyince bir hayli şaşırdım. Daha sonra bitirici lafı etti. "-This is my scene man!". Scene'i nasıl takip etmem, bu benim scene'im v.s. bu tür bir sürü laf etti ve benim tahmin etmediğim kadar scene'e bağlı bir insan çıktı. Ben ise hep "scenede de yer alan" biri olarak görmüştüm O'nu bu güne kadar. Meğer O "oyun dünyasında da yer alan birisi" imiş. Ayrıca O'nunla muhabbet etseniz ne derece samimi konuştuğunu görürdünüz. Kesinlikle hayatımda en zevk aldığım dakikalardan birisini yaşattı bana. Bugüne kadar tanışma şansı yakaladığım Anathema, Destruction gibi birkaç rock grubu haricinde kimseyle bu kadar güzel müzik muhabbeti koyduğumu hatırlamıyorum.