Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 117
Maalesef Türkiye'de, scene ile ilgili topluluk içerisinde her şey çok çabuk olağan hale geliyor.
Belli insanlar scene'in devamlılığını sağlamak için bazı temel olayları gerçekleştirmeye çalışıyor. Fakat çok kısa bir süre sonra, yapılan şeyler sanki yüz yıldır devam ediyormuş gibi bir alışılmışlık tavrı çıkıyor ortaya. Mesela belediyenin çöpleri toplaması gerçekleştiği sürece önemi tam olarak anlaşılmaz, üç gün çöpler toplanmadığı zaman isyan edilir. Aynı olayın Türkiye'de gerçekleşmesi de çok muhtemel. Bir şeyler yapılmaya çalışılıyor ve yapılıyor, ancak kimseden ses seda çıkmıyor. Tepkiler çok az sayıda ve yetersiz.
Misal, Plazma'nın birinci sayısı büyük bir ilgi ve beklenti sonucunda yayınlandı. Daha 2'nci sayıda olay heyecanını kaybetti ve normal hale geldi her şey. Kimse, yazı yazmak veya sadece motive edici yorumlar yapmak için gönüllü değil. Tr-scener forumuna baktığımızda, Plazma için yazı yazmakla ilgili konu başlığında sadece bir veya iki cevap var. Ama Kristal kola-mentos, Jackie Chan gibi konulara yazı yazmak için vakit ayarlanabiliyor. Geyik bölümü forumun büyük bir kısmını işgal ediyor.
Televizyonda 13 bölüm boyunca Computer scene programı yayınlandı. Scene'in %90'ı yorum bile yapmadı programla ilgili. Çoğu kimse bir bölümünü bile izlemedi. Scenerlardan bile yeterli ilgi görmeyen bu program yayından kaldırıldı doğal olarak. İlginç olan, bu program sanki çok normal bir şeydi. Zaten her sene bir scene programı yayınlanmaya başlar televizyonlarda, ilgi görmezse kaldırılır bunda ne var!
7dx ve Nightshift partileri... Gerçekleşmesi her sene inanılmaz emeklerle ve fedakarlıklarla mümkün olan aktiviteler. Bugün bu partiler olmazsa, Türkiye'de scene diye bir şeyin varlığından söz etmek mümkün olmayacak. Bu partiler bile sıradanlaştı. Etkileri en fazla 2 hafta sürüyor.
Dergiler vb. çeşitli yayınlarda (PC World scene köşesi gibi) çıkan yazılar neredeyse hiç önem arz etmiyor. Bu işleri yapanlara, birkaç kelime ile bile olsun destek verilmiyor. Zaten neden destek verilsin, bu ülkede her magazinin içerisinde onlarca scene bölümü var. Biri kapanırsa diğerini okuruz.
Partilerde yayınlanan ürünlere belli bir grup scener dışında, çoğu kimse bir yorum bile yapmıyor. Nasıl olsa yarıştılar, derece aldılar. İşte o esnada alkışladık. O insanın o ürünü hazırlaması, haftalarını almış olabilir. Ama bizim iki dakikamız yok valla. Başımızı kaşıyacak zamanımız olsa yazacağız bir şeyler.
Scene'in en temel motivasyon unsuru yorum yapmaktır, tepki vermektir. Bu konuda yeterli duyarlılığa sahip değiliz. Ve scene'in devamlılığı, motive edici yorumlarla gerçekleşir. Scene'de parti düzenlemek, TV programı, disk dergisi, magazin köşesi gibi yükümlülüklerin altına girmek, inanın hiç zevkli bir şey değil. Onları üretmek için harcanan maddi-manevi efor, tüketmekle karşılaştırıldığında çok fazla. Bu işleri yapan kişilerin tek dayanağı sizlerin yorumları ve mümkünse iş gücüne katılarak verdiğiniz desteklerdir.
Bunu bilmeyenler ve idrak edemeyenler için ise ben, The Demon, bu ay işkencelerime maruz kalacak kitleyi seçiyorum. Hahah.
Önce hafif işkencelerden başlayalım. Bu ay kafeslerimi, Nightshift'06 stuff'larına hiç yorum yapmayan kitleyle doldurdum. Ekmek ve suya talim edecekler. Banyo, duş olanağı yok. Ve sürekli hapishanenin altında kaynayan, dünyanın kalbinden fışkıran lavlar ile terleyecekler. Asla deodorant kullanmayacaklar. Yıllarca giyilip hiç yıkanmamış çoraplar hücrede yerini alacak. Kokudan bayılanlar itina ile ayıltılacaklar.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 116
Bundan dolayı, özellikle "oyun mu geliştirsem demo mu?" diyorsanız, kendinize şunu sormalısınız. Bir oyun projesindeki zorlukları anlıyor muyum? Bu zorlukları aşabilmek için gereken devamlılığı gösterebilecek miyim? Daha önce bu büyüklüğe yakın işler yaptım mı? Eğer bu sorulara cevabınız evet ise hiç durmayın oyun projelerine girin, şirketler kurun. Ülkemiz, şu an Hollywood'un beş katı büyüklüğe gelmiş olan oyun sektörüne, kıyısından köşesinden girmeye başlasın sayenizde.
Fakat bu sorulardan bir veya birkaçına cevabınız hayır ise, o zaman demoscene'de tecrübe kazanmak sizin için çok daha faydalı olabilir. Çözdüğünüz problemlerin matematiksel zorlukları daha az olmamakla beraber, uğraşmanız gereken yazılım mühendislik problemlerinde hayli azalma olacaktır. Bu da sizin için ekip çalışması ve temel yazılım bilgisi konularına daha iyi bir odaklanma imkanı sağlar.
Eğer hard diskinizde veya eski CD'lerinizde bir sürü başlanıp yarım kalmış 3D motorlar, oyun kütüphaneleri, deneme kodları vs. varsa ve siz şu an yeni FPS projenize başlamaya hazırlanıyorsanız, bir daha düşünün. Yapacağınız ve bitireceğiniz üç adet demo, böyle başlayıp da bitirmeyeceğiniz on tane yarım kalmış oyundan fazla şey öğretecektir size. Üç dört demo projesi bitirdikten sonra, bir oyun projesine bakışınız çok daha olgun bir hale gelecek ve oradaki problemleri öngörü ve çözme kabiliyetiniz artacaktır.
Hem yaptığınız demoların (iyi olmaları halinde) yurt içi ve dışından iyi tepkiler aldığını görmek ve zaman içinde uluslararası platformda takip edilen ve yeni demoları beklenen birisi olmak da size çok büyük keyif verebilir.
Nightlord