Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 10
"Hangi bahar? İlkbahar mı sonbahar mı?" geyiklerini bir kenara bırakacak olursak, her sene olduğu gibi 2005'te de Mart gibi yeni demolar ortaya çıkmaya başladı. Seneyi kış haricinde 3 mevsime böldüm ve bu ayın review köşesini ilkbaharda çıkan demolara ayırdım. İlkbahardaki en önemli etkinlik tabii ki Breakpoint'ti. Geçen sene Winnerdemo'yu birinci yapan Breakpoint oylayıcısının fikirlerini göz ardı ederek review edilecek dört demo seçtim.
Breakpoint dışarısından Fair Play to the Queen gibi görülmesi gereken bir demo çıktı. Bunun dışında listeye Nesnausk'un yeni demosu da eklendi.
Biraz da review edilenlerin dışındaki demolardan bahsedelim. Breakpoint'ten Matt Current'ın Rapid Eye Movement'ı da hatırlanası bir demoydu. The Gathering'de de Portal Process'in Meet the Bios isimli demosu kayda değerdi. Fakat Portal Process bu senenin en güzel demoları listesine daha sonra çıkardıkları demolarla imza attılar.
Neyse bu kadar özet yeter. Bir dahaki aya 2005 yaz demolarını işleyeceğiz. Şimdi sizi bahar demolarıyla baş başa bırakıyorum.
STS-03: BUTTERFLY THOUGHTS - Traction (Breakpoint 2005 Onikincisi)
Güzel müzik, sallama olmayan efektler, fraktallar, tüneller, senkronizasyon oyunları ve bol bol part... Benim için bunlar bir demoyu güzel yapmaya yeter de artar bile. Butterfly Thoughts'da da hepsi var.
Demonun partları ortak bir konu üzerinde değil ama müziğin yarattığı atmosfer ve ona uyumlu efektler demoda tutarlılığı büyük ölçüde sağlıyor. Gfxler biraz "ben nerdeyim" diye soruyor ama kod oldukça tatmin edici. Traction'a özgü ilginç vektör oyunları ve çizgi efektleri demoyu izlenir kılan önemli unsurlar.
Demo, labirent yüzeyli küp ve plazma yordamıyla gfx gösterme gibi ilginç fikirler de içeriyor. Fraktal ise güzel kodlanmasına rağmen biraz daha süslenebilirdi. Demonun geri kalanı ise bilindik ama kesinlikle vasat olmayan efektlerle dolu.
Sonuçta elimizde, bir hafta sonu sabahı elimizde kahve fincanıyla sonuna kadar kopmadan izleyebileceğimiz bir demo var. Traction zaten tekrar tekrar izlemek istediğim demolar yapan bir grup, Butterfly Thoughts da bu duruma bir istisna değil.
(Not: 6)
STS-03: AEON FLUX - Synesthetics (Breakpoint 2005 Sekizincisi)
2005'te ortaya çıkan gruplar arasında en büyük çıkışı yapanı şüphesiz Synesthetics oldu. İsmine rağmen Aeon Flux grubun ilk demosu, en azından bizimle paylaştıkları ilk demoları.
Demo belli bir hikaye üzerine kurulu değil. Zaten demo boyunca izlediğimiz görüntüler fazla değişmiyor. Ama bu durum ne demoyu sıkıcı kılıyor, ne de harika olmasını engelliyor. Başlangıçta etrafta uçuşan 2d boblar yerini bir süre sonra benzerleri bir kübe bırakıyor ve uzun bir süre bu kübün şekilden şekle girmesini izliyoruz. Demonun sonunda ise ilginç bir uzay gemisiyle bu ortamdan ayrılıyoruz. Dediğim gibi hikaye olarak fazla şey sunmuyor.
Demodaki 2d bob ve 3d objelere bir çeşit çizgi film havası verilmiş. İkisinin çizim teknikleri çok farklı olmasına rağmen güzel bir tutarlılık yakalanmış. Aslında dizayn bakımından tek numarası da bu denebilir. Ama Aeon Flux'ın asıl dikkat çeken elemanı tabii ki müziği. Başlarda reggae tadı yakalayan melodiler birden hızlanıp oldukça gaz bir trance parça oluşturuyor ve demonun çekiciliğini sonuna kadar üst seviyede tutuyor.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 11
Çok çeşitlilik içermese de hoş görüntüler ve gaz bir müzik eşliğinde izleyeni sıkmadan kendisini sonuna kadar götürüyor. Kod açısından da çok etkileyici olmamasına rağmen estetiğiyle öne çıkan bir demo Aeon Flux. Son olarak da buraya yazıyorum, Synesthetics'in adını da ileride bol bol duyacağız.
(Not: 7)
AETHER - Mfx (Breakpoint 2005 İkincisi) Geçen sene X-Mix gibi olağanüstü bir demoyla Breakpoint'e katılan Mfx, bu sene de bekleneni yaptı ve harika bir demo çıkardı. Aether, yüzeyinde bir takım demo stili nesnelerin yaşadığı Platonik bir gezegende başlıyor. Ama demonun etkileyici kısmı bu nesneler değil, nesnelerin çiziminde ya da yardımcı öğelerde kullanılan particle'lar. Basit 2D bloblarla ne kadar güzel görüntüler oluşabileceğine tanık oluyoruz. Zaten demonun ismi (dilimizde esir) de uzayda maddenin olmadığı yerleri kaplayan element anlamında. "Bu güzel efektler hava olmaz su olmaz, olsa olsa esirdir." mantığıyla verilmiş kanımca.
İlk kısmın sonunda gezegenden ayrılıyor ve uzay boşluğunda, yani esirin kollarında yol alıyoruz. Ve demonun sonunda tekrar gezegene dönüyor ve bahsettiğim nesnelerden birinin dansını izliyoruz. Nesne diyorum çünkü elleri, ayakları, kafaları olan ama bu organlarının tamamı eş yapıda, ucubik bir yaratık bu. Dans ederken zıplayıp elleri üzerinde, sonra kafası üzerinde hareket etmeye başlıyor. Bir süre sonra hangisi kafa, hangisi ayaktı unutuyorsunuz. Mfx daha sonra, sadece bu dans eden ucubenin olduğu "The Ballet Dancer" isminde yeni bir demo çıkardı. Yalnız orada, Aether'deki kar tanelerinin yerine kan damlaları kullanılmış. Daha mı güzel olmuş, izleyip siz karar verin.
Demoda görülen 2d çizimler, Visualice'in karakalem çalışmaları. Çizimler güzel ama görüntüdeki öğelerin çokluğu sebebiyle ikinci planda kalmışlar. Yine de onlar olmadan demonun çok daha zayıf gözükeceği açık.
Little Bitchard ve Mel Funktion'ın Aether için hazırladıkları müzik, Protozoa'daki çalışmalarını çok fazla andırıyor. Ama yine de Aether'deki ortamın havasını yakalamayı başarmışlar. Şarkının ortalarındaki cızırtılı dızzurt efektleri olmasa daha güzel olabilirmiş tabii. Ne olursa olsun demo, uzunluğuna rağmen sıkıcı olmamasını müziğe borçlu.
Dediğim gibi Aether'in en göze çarpan özelliği içerdiği çok güzel particle efektleri. Particle'lar demoyu kolayca şekilsizleştirebilir. Bu yüzden vektör ağırlıklı çizimler kullanılır. Ama Aether, particle'ların başarılı kullanıldıklarında neler yapabileceklerini kanıtlıyor. Son söz olarak, yine ilginç Breakpoint oylayıcısı yüzünden bu sene de birinci olamayan Mfx'in Aether'inin, 2005'in en hatırlanır demolarından biri olduğunu söyleyelim.
(Not: 8)
195/95 - Plastic (Breakpoint 2005 Birincisi)
Plastic deyince aklıma iki şey geliyor. Birincisi, en son grafik teknolojilerinin kullanıldığı ve bu yüzden ya hiç çalıştıramadığım ya da keşke çalıştırmaz olaydım dediğim demolar; ikincisi ise, gerçekten şahane modellere sahip, enfes müziklerle bezeli ve imkansız görüntü kalitesinde demolar. Geçen sene "Your Fingers so Gently on My Skin" ismi altında bunları harfiyen yapan bir demo çıkaran Plastic, bu sene de onu aratmayacak bir kardeşiyle karşımıza çıktı.