MegAmiga sayı 6, sayfa 24

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 24

Bu kapılardaki tipleri almayın sakın...

Yok ki, Resim het

Kavgacı yerin

İ kullanı gider bir bölüm. Eh anlatacak bir şey bir tip seçeceğiniz iyi

Tehlikeli dehlizlere girmenin tam zamanı...

Yağmur yağıyordu... Torham Zed çalıların arkasında bir şey olduğunu fark etti. Otlara yöneldi.

Bu şey hareket ediyordu. Ama çok garipti. Bu ne bir hayvan, ne de bir dervişti. Düpedüz büyülü bir şeydi. Elindeki bıçağı savurdu. O şey birden yok olup, tepedeki Skullkeep şatosuna doğru yükseldi.

Skullkeep'e yüzyıllardır giren olmamıştı. İlginç bir kilidi vardı ve bu kilit dört anahtarla açılıyordu. Kimse bu anahtarların nerede olduğunu bilmiyordu. Torham sadece Keys Of Destiny (Kader Anahtarları) ve Keys Of Doom (Kıyamet Anahtarları) isimlerini biliyordu. Torham Zed, amcası Mylius'un emriyle Ra'elan'da gözcülük yapıyordu. Rüzgar Mevsimi başladığı için halk kentten ayrılmış, bu zamanlarda yaşadıkları Lylian Plains'deki sıcak evlerine taşınmışlardı. Kentte sadece askerler ve dükkan sahipleri kalmıştı. Burada görevde olan askerler yiyor, içiyor ve aralarında kumar oynuyorlardı. Torham Zed şehre döndü. Amcası onunla bir şey konuşmak istiyordu. Onunla kontak kurduğu koruluk bölgeye gitti. Konuştukları çok ilginçti. Skullkeep şatosunda “biri” Zo-Link isimli aleti durdurmuş ve kötülüğüyle tüm evreni etkisi altına almaya karar vermişti. Torham Zed inanmadı. Amcası Mylius yaşlı bir bunaktı. Hem tek kanıtı bunları rüyasında görmesiydi. Yine de sordu: "Bu birisi kim?”. Bağlantı koptu. Ve amcası bir daha ona ulaşamadı. Torham kafasında sorularla yürüyordu. Kimdi bu birisi? Doğru olabilir miydi? Birden durdu. Bir sütun. Üstünde ay ve güneş işaretleri var. Düşündü. Sütuna dokundu. Birden garip yaratıklar etrafını sardı. Torham korktu. Bıçağını çıkardı. Bağırarak saldırdı. Yine aynı şey olmuştu. Yaratıklar toz haline dönüşüp Skullkeep'e gitmişlerdi. Mylius doğru mu söylüyordu? Korktu. Korkusunu bastırmak için var gücüyle sütuna vurdu. Birden bir ses "Seni dedi. Şaşırdı. Kafasını kaldırdı. Karanlıkta bir kadın vardı. Konuşmaya başladılar. Kadın Mylius ne söylediyse aynen söyledi. Demek doğruydu. Ve Torham yine sordu: "Birisi kim?”. Kadın şatoyu gösterdi. "Şatoya gir ve Zo Link'i tekrar çalıştır. Ama bunu yalnız yapamazsın. Yanına adam al." . Ve itti... Torham hala kimle karşı karşıya Olduğunu bilmiyordu. Bilinçsizce "Hall Of The Champions"a yöneldi. Oradaki savaşçılar ya onunla alay ederlerse. Bunu derlerse... Yapacak bir şey yoktu. Bu özelliklere sahip üç yürekli şampiyona tüm olanları (biraz abartarak) anlatacak ve onları da yanına alacaktı. 'Lord Of

The Rings”i okuyorum. Hay hay iyi de ilginç geliyor. Kitabı geri verirken, sevdiğimi söylüyorum. Aldığım cevap “RPG oynuyor musun?” oluyor. O sıralar Space | oy susuyorum. Dungeon Master yor

Mutlu oluyorum. Oynuyorum Zevkli, Sistem aynı, Zaten Dur devamı. Onu da oynuyorum. Sonra “Eye Of The Beholder" falan çıkıyor. Herkes bu tip oyun oynamaya başlıyor. Black Crypt, Crystal Dragon, derken işin boku çıkıyor. Taa ki

Chaos Strikes Back” çıkıyor

Master'ın

DANCİN bir öpüyim, Len amma da özlettirdin kendini Demek sonunda çıktın! Evet, çıktı. Mart ayında bir bilgisayar dergisinde Dungeon Master-2'nin çıkacağını okuyunca dibim düşmüştü. Sonra heyecanım yatıştı. Bir türlü çıkmadı. Hoşuma gitmedi. Sonra. Önünde bir paket. Ve burdayız. Mutluyum. İlk şoku atlattıktan sonra oyundan söz Oyunu bozulmamış olan ve 9MB hay ye mevcut harddiskinize install ettikten sonra ikonuna basıyorsunuz ve oyun çıkıyor Menüden New Game'i seçip oyuna başlıyor. Resume'u Save”inize devam ediyor. O de WB'e dönüyorsunuz. Güzel, Şimdi yardımcı olur ümidiyle meslekleri ve özellikleri açıklayacağım.

ter her işini kavgayla halleden güçlü kuvvetli bir karakterdir. Bir kodu mu oturtur. Ninja küçük çıplak elle

Savaşabilir. Ranged denen ok, taş, bıçak gibi şeyleri atmada ustadır. Düşmana saldırılar girer ve kurnazca düşünüp savaşır. Priest korunma büyüleri vs. yapmada ustadır. Wizard düşmana gönderen saldırı iksir

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.