MegAmiga sayı 6, sayfa 20

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 20

bakalım hangi değerli madenler var: İlk olarak dergi batmadı, sürünerek de olsa devam Yeniden çıkmadık. çünkü hiç batmadık. Böyle şeyler söylediğini görmiyim bir daha. Bu arada FRP köşesine destek verin, herif orda mektup bekliyor cevaplamak için. Ne yani hiç kalmadı mı bu memleket de Adventre-ERP oynayan? Seninde o köşeyi çok seveceğini tahmin ediyorum Haluk. Dergiyi sürekli alıp yapıcı eleştiriler yaparak tabi ki bize yardımcı olabilirsin ama her keştiri yapıcı olmak zorunda değil. Eleştirinin Tozu iyi ayarlanırsa amacına ulaşması tahmin edilenden daha fazla olur. Bu iyi veya kötü farketmez; ama hakaret iftira ve yalanla, bu durum çıkmaz bir sokağın soğuk duvarlarına çalışan kurbanın son çırpınışlarına benzer (way bet). Onun için Haluk, istediğin eştirileri yapmakta özgürsün. “Ben dergide Zebani Zone'u hiç sevmiyorum” diyebilirsin. buna alınmam ama sırf sevmediğin bir şey için diğerlerini de kurban edemessin. Bu arada dergiye destek vermek istiyorsan Erayla beraber almak yerine tek tek alabilirsiniz değil mi? veya bu dergiyi bitmeden önce alıp bir kenara koyar ondan sonra 3-4 ay hiç bitmeyecek olan 'Megadeth' kitabını alabilirsin. Tabi bu senin tercihin ama destek olmak için öneri istiyorsan al sana yukarda 2 basit öneri, Bu arada Hidden Treasures'ı ben de dinledim. Hoş, güzel ama © müzikleri oturup birkaç kez dinlersin Sonra tozlu bir Tafta ömrünü doldurmasını engelleyemessin. “Ama aynı şey (ısrarla) “Rust in Peace" için -çerli değil. Iron Maiden'nın son Factor albümünü dinledim. Yeni Solist Blaze Bailey'e birisi "aynı bruce gibi söyle" demiş heralde. da öyle yapmaya çalışmış hepsi o kadar. Ben İron Maiden'ı sadece istikrarlı bir çizgide ilerlediği için takdir ediyorum; müzikal olarak hala bana 15 sene önceki aynı soundu. sundukları için değil. Trash ve Death dinlediğim doğru ve bununla övünüyorum. Hiç dinlemediğin bir müzik türü hakkında 'öğk, böğak' gibi kusmuk sesler çıkartarak yorumda bulunamassın (sen değil haluk). Bu türleri, müzikteki çok seslilik, enstrümantal oyum, melodiklik, armoni ve hep istediğim Sınırlı bir gürültüyü çok güzel bir çoşkuyla birleştirdikleri için seviyorum. Başkasının sevmesini de beklemiyorum. Diğerleri ne dünlerse dinlesinler ama benim dinlediğim Müziğe de 'öğakkk, böğak" gibi aşağılık sakat sesler çıkararak saygısızlık etmesinler, Sana önereceğim grupların başında Görefest geliyor. Sonra Paradise Lost, Sepultura, Death, Carcass ve tabii ki Cannibal Corps var. Ancak bunları dinlemeden önce tüm önyargılarından kurtulman gerekiyor veya yukarda benim bu müzik için sıraladığım sebepleri hissetmen; yoksa sonuç senin açından başarısız olur. Evet Haluk son olarak, o söylediğin şahıs'la hiçbir. şekilde görüşmüyorum, görüşmek istemiyorum. Bundan 6 ay önce sırma bir ok saplayarak beni türlü saçma sebeplerle yüzüstü bırakan o şahıs hakkındaki tutumum şimdi de, S0 sene sonra da değişmeyecek. Yani senin anlayacağın 'dergiye güzel bir addition” olayı sadece senin masum hayallerinde kalacak, üzgünüm. Evet Haluk sana hoşcakal diyorum ve bekliyorum.

TAVSİYECİ ADAM Şimdi sırada BURSA'den yazan bir okurumuz var HALİL İBRAHİM TAŞOVA, Sevgili Halil, mektubunda yazdığın bir dolu övgü ve tavsiyelerin için çok çok teşekkürler. Bur tavsiyelerin hepsini gerçekleştirmek için biraz daha zamana ve tecrübeye ihtiyacımız var.

Dergiyi eğlenceli bulmana özellikle sevindim. Çünkü bu dergiyi çıkarmaktaki amacımızın Önemli bir kısmını “eğlenerek öğrenmek” oluşturuyordu. Bunu başarabiliyorsak ne mutlu bize, Muhabbetlerin içine karışmam tamamen kişisel bir durum, Çok konuşan bir dip olup her alanda ufak da olsa bir fikir ileri sürmek isterim. Böyle köle yazarlar olunca Muhabbete ister istemez katılıyorum. Ben oldukça eğleniyorum ya sen? Yazmış oldı bazı tavsiyeler için birşeyler söylemem gerekiyor Halil: mesela CD32 hakkında. Şimdi bu ülkede kaç tane CD32 sahibi insan var bir tahmin et? bence yok. Öyleyse oyun tanıtımlarında CD32 oyun açıklayamayacağımız gibi. sonlarına da CD32 diye bir bölüm açamayız değil mi? Bu durumda CD32 oyunlarıyla ilgili bir bölüm şimdilik (yanlış anlamayın şimdilik) gereksiz. Derginin geç çıkışında o kadar karmaşık bir yol izleniyor ki ne siz sorun ne de ben anlatayım; çünkü bu yazıdan takriben 10 gün sonra o karmaşık çıldırtıcı sürece bir kere daha ürecem. Şimdi bunları anlatarak ruhumu daraltmak istemiyorum. Yollamak iste grafikleri kağıtta da çizip yollasan olur Sakıncası yok. Bu arada Bölümlere gönderilen mektupların sorularını da basarsak yer kaybından ölürüz. Dediğin gibi 150 sayfa.

Zaman rahatlıkla olur. Poster istiyorsan bu derginin daha çok satması ve daha çok reklam alması için öneri veya proje geliştirerek bize yardımcı ol. O zaman Posterle beraber disket bile verebiliriz. Evet Halil sana da bol bol mektup yaz diyerek uğurluyorum. Bu arada Bursada ki futbol izleyicileri neden takımı 8-1 galipken hala futbolcularını yuhalarlar? Bunun Cevabını mutlaka istiyorum, hem de sosyolojik Ve psikolojik boyutlarıyla beraber.

TRAFİK ADAMI Bu ayki son mektup İstanbul'dan. Bu okurumuzun ismi sadece baş harflerinden oluşmakta: Y.Z.K. Ya YZK, niye ismini yazmadın abi mektuba. Böyle çok garip oluyor ama ne yapalım idare edeceğiz artık. Anladığım kadarıyla teknolojiyle sidik yarışına girmişsin. Bu güzel bir durum. Böylelikle ne yaptığını bilen yeni nesil gelişmesinde önemli adımlar atılabilir ama alt yapı yok abi (klasik). Neyse, eğer iyi grafik çiziyorsan yaptıklarını bizim Beyin Kanseri hıyar yavşak Turboya bir yolla bakalım ne olacak? Bana gönderdiğin resimlere baktım (tamam, yukarıdaki cümle saçma oldu, artık Turboya yollamana gerek yok çünkü bendekilerin bir kopyasını ona veririm. Bazen çok güzel saçmalarım ve bu yanımı da çok seviyorum. İtirazı olan?). Güzel, oturup uğraşıldığı belli oluyor. Ancak müzikler için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim: yani nasıl desem, nasıl anlatsam? Şey, sadece ben beğenmedim. Yani neden beğenmediğimi de tahmin et artık. Teknik olarak aksaklık veya programı kullanamama meselesi değil. Bana yakın türde değil de ondan. Ama zannediyorum siz severek yapmışsınızdır. En azından bu "bir şeyler yapma” çabanızı sonsuza kadar takdir ediyorum. Hiçbir şey yapmayıp sağa sola ahkam kesen yavşaklar gibi değilsiniz (bu laf başkalarına gidiyor siz sakın alınmayın). Bu arada beni görmek istemen tamamen senin şansına veya İstanbul'daki bir takım serseri gibi dolaşan olasılıklara kalıyor. Ancak en güçlü ihtimal ay başlarında dergiyi dağıtırken bulunmam; yani görme ihtimalinin en az olduğu an ay başları. Şimdi sorularının cevapları: 1- A1200 Hardware olarak 8 kanal destek vermiyor. Ama software olarak Octamed işini görebilir: yalnız hayal kırıklığına uğrayacaksın belirteyim. Senin sorununun tek çözümü bir 4 kanallı oyunun A1200'de çıkması tabii ki mümkün ama daha önce şu anda PC'lerin durumuna erişilmesi gerekiyor. Yani Amiga'nın yaygın, ucuz ve bolca software desteği olan bir makina durumuna gelmesi gerekiyor. İşte o zaman, ah o zaman. 3- A1200'de 16 kanal destek veren benim bildiğim 2 kart var: Aura ve Akai SO1.

DI olarak kullanabilirsin. Tabii 12 beni ida eder diyorsan Technosound Türbe İ!'yi ederim hemde çok ucuz 40 Pound. Evet YZ.K sana şimdilik hoşcakal diyorum ve mektuplarının devamını bekliyorum.

* Zebani Zone daha burada sona eriyor. Bu üç sayfa boyunca yapılan muhabbete katılmak istiyorsanız ne yapacağınızı biliyorsunuz. Ben yaşadığım Sürece her zaman buradayım. Zebuni Zone'da herkesin sorunlarına, derlerine dayanacak kadar güç vardır. En umulmadık zamanda derdinize bir çare bulabileceğiniz. yalnız kaldığınız zamanda da dertlerinizi paylaşıp muhabbet edebileceğiniz yerlerden birisidir Zebani Zone. Şunu unutmayın. artan çaresizliğinize çare aramak zorundasınız. Yoksa ipinizi keserler. HOŞCAKALIN.

Adres: Zebani Zone, PK 177 BAKIRKÖY-İSTANBUL

Orhan pardon ORBAY YDAN, mektubunu aldım. Biliyorum hiç merak etme. Sana bu gidişle “Altın Zarf” ödülü vereceğim. Bu arada dergiye vereceğin sonsuz desteğe teşekkür ediyorum. Adının Orhan olarak algılanma sebebini araştırıyorum. (turboyu döverek) Merak etme ve kendine iyi bak. Sevgili LEVENT TAŞDEMİR, ilk satırları öfke kusan mektubunu aldım. Geç çıkma konusu yukarılarda bir yerlerde işlendi. Bu arada sorduğun “okuyucuya profilden bakma” sorusu çok ilginç. Unutma ki ben de bir zamanlar okuyucuydum (hala öyleyim) ve bir dergi okuyucusunun nasıl bir karakterde mektup yaz (okuyucuya profilden bakma konusunu tekrar hatırlat. Daha çok

konteyeceklerim var, hoş bir soru aynen. çok.

* Sayın EROL ZORLU, şu anda abonelik kurmayı düşünüyoruz ancak bir takım sorunlar var onları aşmamız gerekiyor.

Amos ile ilgili şahsa bu arada istediğin dergi araya ulaşır. Sevgili AYKUT, sayılar adresine gönderildi. Hatta eline bile geçmiş olması lazım. IDE bir Harddisk'i takamazdın. Bu konuda bize biraz bekleyin. Ayrıca bir harddisk 100-150 dolar.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.