FANTASY ROLE PLAYING

Selam insanlık! Bu aydan itibaren bu sayfalarda sizlerle ADVENTURE/FRP muhabbeti yapacağım. Öncelikle bu köşe, Zebani bey amcamızın sonunda belirttiği gibi değil. O FRP köşesi demiş, ama işin Adventure'ı da var. Ayrıca genel içerik olarak kutu FRP'lerden söz etmemeye çalışacağım. (Bu sayı hariç). Aranızda bulunan 1453. seviye karakterler, bir eksiğimi veya yanlışımı görünce aşağılamak yerine bana yardımcı olurlarsa iyi olur. Bu köşenin FRP bölümünü beraberce yazarız. Şimdi bana "Madem bilmiyon, ne yazıyon?" demeyiveriniz, zira hatasız kul olunmaz. "Koçum ne?" diyen yoktur herhalde. Bu nedenle Adventure'ın ne olduğu gibi saçma sapan şeyler yazmayacağım. İlk sayıda yazacak konu bulamadığımdan, en azından çok gibi görünen, ama ortak özellikleri olan FRP ve türlerini karşılaştıracağım. Adventure'da "genelde" bir karakter vardır. (İki üç karakterli Adventure'lar da yine Lucas Film tarafından çıkartılırdı). Bu karakter, belli bir senaryo üzerinde salak ordan oraya gider, belirli eşyaları alır, kullanır, kullanmadıklarını da kırpıp kırpıp yıldız yapar; kısacası, Adventure oyununun programcısının düşündüğü şekilde düşünmek ve onun belirlediği eylemleri yaparak sonuca ulaşmak esastır. Zaten bu, genelde makul olan eylemdir. FRP'lere gelince...

nelde” en

Şimdiye kadar bir çok ölümlü dergide, ölümlü FRP yazarları, yazılarında FRP'lerle ilgili açıklamalara, aslında çok oyunlardır. versiyonları pek onların havasını vermez” cümlelere yer vermişlerdi. Neyse, ben şimdi FRP'lerle açıklamalar yapayım. FRP'ler aslında çok ayrıntılı oyunlardır. Bilgisayardaki versiyonları pek onların havasını vermez. Peki ama koçum, normal bir FRP ne ola ki? FRP kutu oyundur. Temel olarak mutlu Amerikan ailelerinin yemek sonrası oynadıkları Monopoly tipi oyunlarla kesişirler. Fakat FRP'lerde (kurallara uyulduğu sürece) hiçbir eylem sınırlaması

FANTASY ROLE PLAYING "Başka Dünyaya Açılan Kapı"

yoktur. Kurallar bir kitapta (kik ipçık değil) yazılıdır. Dungeon Master adı verilen geniş gönüllü bir zat, konuyu oyun oynanmadan önce iyice öğrenir, ya da kendisi bir senaryo yazar. Sonra kaç kişi olacaksa, hepsi birer karakteri temsil eder. Bu karakterler, oyunun sisteminde yer alan bir ırkı ve özelliğini seçer. Bu ırklar ve özellikler, bulunulan ortama göre değişir. FRP'lerin geçtiği gerçekte yoktur. Fakat o kadar ayrıntılıdır ki yazarların buralarda yaşamış olduğu düşünülür. Buralar çeşitli tanrılar tarafından (Tracy Hickman, M. Weis gibi) yaratılır. Bu ortamda yaşayan ırklar da bağlı oldukları tanrıya göre özellikler alabilirler. Çeşitli ekstra özellikler (Ruin okuma, ata binme, amuda kalkma, intihar eğilimli olma) Dungeon Master tarafından zar atılarak belirlenir. Bir sürü zar vardır ki bu zarlar, 4'lük, 6'lık ve üstü olur. 6'lık zar da bayağı kullanılır. Bu zarlar, karakterler bir olayla karşılaştığı zaman karşıdaki kişi ya da eşyanın ona vereceği cevabı belirler. Örneğin, karakter bir tuzakla karşılaşır, bozmak ister. Bu durumda Master zar atar. Karakterin sinsiIık, hırsızlık gibi konularda büyük deneyimi varsa zarın onun aleyhinde işlemesi deneyimiyle ters orantılıdır. Gelelim FRP'lerin neden ayrıntılı olduğuna... Örneğin bir karakter, partinin savaştığı adama işemek istedi. Sonuç, Master'ın o anki ruh haline ve zarlara bakar. Düşman yiyince kör olabilir. Ya da elektriksel bir alanla korunuyor olabilir ve karakter çarpılıp enerji kaybedebilir. Sonuçta oyunu yöneten bir insan olduğundan hiçbir sınırlama yoktur denebilir. Bir adventure'da "adama işe" derseniz, "I don't understand" mesajı geçer. Bu durumda FRP-ADVENTURE farkı son derece fazla. Bu arada sizin de kutu FRP oynayabilmeniz için asosyal olmayıp arkadaşlara sahip olmanız ön koşuldur. Fakat şu anda ve sonraki anlarda, kutu FRP'lerle işimiz olmayacak, çünkü bu bir bilgisayar dergisi. (O zaman bu kadar yazıyı niye yazdım?) Öyleyse ben de FRP'lerin bilgisayar versiyonlarıyla ilgili üç beş laf edeyim. FRP'ler, bilgisayarlarda, az önce söz ettiğim ağız sulandırıcı özelliklere sahip değil. Belirli bir senaryo var. Siz bu senaryoya ister uyun, ister uymayın, yine de programcının istediği yola bir yerden girersiniz. Bilgisayardaki FRP'lerin bilmece çözmekle ayrıntıları Adventure türünden çok daha azdır. Örneğin bir anahtar buldunuz. Adventure'da bir kapı gördüğünüzde hiç bir mesaj geçmez. Fakat alelade bir FRP'de (daha çok SSI FRP'lerinde) anahtarın uyduğu kapıyı bulunca "Anahtar kapıya mı?" gibi bir mesaj yazılır. Siz de içeri girersiniz. Fakat o kapıyı açmak için anahtar zorunlu değildir. İster kırarsınız, ister büyüyle açarsınız. Bu da size kalmış. Bu yönle FRP daha üstün görünse de, yine daha geniş bir komut sahası var (adventure'a hiç girmiyorum). Fakat FRP'lerin bir özelliği var ki bu onları adventure'lardan kat kat üstün yapıyor. Karakterlerin gelişmesi, tecrübe kazanıp ekstra özellikler kazanması göz ardı edilemeyecek bir güzellik. Ayrıca karakterleri sizin yaratmanız, birden fazla özellikler yükleyip parti oluşturmanız da cabası... Hele bir de asosyalseniz keyfinize diyecek yok. Karşılaştırma (her ne kadar son derece gereksiz olsa da) bitti. Aslında daha çok FRP katliamı gibi oldu ama, bir yazıya ne kadar şeyler sığdırabilirdim.

"Sır oyunda yazamazdım. Mektup, en güzel (bir yazı". Bu arada PC'nin ile birlikte, Amiga'da Adventure ve FRP hayatı azaldı. Önce Sierra, sonra da Lucas Arts oyun yapmamaya başladı. Arada bazı iyi oyunlar var ama SSI tarzı FRP artık çıkmıyor.

The Beholder'a benzeyen oyunlardan.

Buna karşın Eye Of The Beholder piyasada bayağı var. Bu arada bir şey aklıma geldi. Az önce tipi oyun yok demiştim ama, çıkan Lale Savaşçıları'nı oynadım. Bazı yönlerden SSI'dan üstün, bazı yönlerden daha kötü. Ama Türkiye'de şimdiye dek çıkan en iyi oyun olduğunu almadıysanız alın. Bir ay falan zevkle oynarsınız. Bu arada Lucas Arts'dan ayrılan ve Adventure Soft'u kurup Simon The Sorcerer'i çıkartan grup, bu oyunun ikincisini piyasaya sürmek üzere. Haberiniz ola. Interplay firması (STAR TREK 25th, Eye Of The Beholder'ın babası, Ultima'nın kardeşi) 2.'sini çıkarıyor. Bu çok ilginç. Çünkü Dungeon Master'ın devamı Chaos Back'di. Neden adını Master 2 koymuşlar anlamadım. Oyunun ECS versiyonunun çıkışı iptal edilmiş, sadece AGA olacakmış. Ben şu sıralar Tower Of Souls oynamaya çalışıyorum. Son zamanlarda yaptıkları oyunlarla yeni bir olma yolundaki Black Legend çıkarmış. Grafik, müzik, oyun sistemi son derece iyi. Oyun gerçekten kaliteli ve ben oyunda bir büyü yapamıyorum. Daha doğrusu büyü yapamıyorum. Manual yok. Maddi olarak üçüncü, resmi olarak ikinci sayıda Zebani bunun hakkında bir yazı yazmıştı. O da bu konuda bir kaç laf etmişti. Her ne kadar o, "Ne olursa olsun, bir alın" dediyse de, benim sözümü dinleyin, boş yere bu oyuna para vermeyin. Kazara elime manual geçerse, size haber salarım. O zaman alırsınız. Elimden geldiğince oyunu (en azından büyüyü) açıklarım. Ama kendinize güveniyor, ve "o kolay" diyorsanız, iyi şanslar. Elinize bunun manual'i geçerse bana da yollarsınız, di mi? Eğer bana güvenip manual'ı ele geçirmemi bekleyecekseniz, yine iyi şanslar, bol sabırlar. İki yıl önce aldığım Perihelion'un büyü tablosu geçen hafta elime geçti, haberiniz ola. Tavsiyemi tekrarlıyorum: zevk almak, spell-table, journal entry ve bu gibi (başka yok zaten) yan birimlerin varlığına bağlıdır. Eğer kabak gibi, oyunu alıp "Bu ne ya?" derseniz, kötü olur. Kızarım. Biraz da Dream Web'den sonra elime geçen bir adventure "Dead Of Brain"den bahsedeyim (Aslında Bloodnet de var, ama zaten açıklanmıştı). Oyun İtalyan oyunu. Konu Poirot romanlarındakilere benzer. Bir grup insan tatil için Diana'nın evinde kalıyor. Kadının eski kocası, kocasının kızı falan. Kadın bir film artisti. Artist arkadaşları da var. Bir cinayete kurban gidiyor. Biz de her boka maydanoz bir kişilik olarak, cinayeti çözmeye çalışıyoruz. Simon The Sorcerer gelene kadar kendinizi tatmin edebilirsiniz. Mühteşem ve ses... yok. Hatta müzikler var. Grafikler o kadar kötü değil. Zaten fazla ekran da yok. Bir ev, bir kaç oda, bir sürü insan, konuşmalar falan. Oyun iyi kötü "oyunu den napayım" diyorsanız STS 2'yi bekleyin. Sabrınız yoksa gidin PC alın. STS-2 PC'de çıktı. (Sıkıvosa PC alın) Sanırım ilk yazı pek doyurucu olmadı. Daha önce de belirttiğim gibi, siz bana sorun söyleyeyim, Journal Entry, kod, eski-yeni zar, SSI oyunları, diğer FRP'ler (ama özellikle oyunları!) ve aklınıza her konuda (her konuda değil tabii) tüm sorulara açığım. Dergide cevap vereceğim. Ama Journal entry, manual gibi abartı şeyler isterseniz (bende varsa) bunları posta yoluyla (Posta, fotokopi ya da disket parası sizin hesabınıza olacak şekilde) yollayabilirim. Bu durumda size adres vermek zorundayım, Topel cad. Yanarsu sok. Saltan Sit D-BLOK NO:54/1 80639 UÇAKSAVAR/İSTANBUL Sorularda makul olun, sadece PC'de çıkan adventure'larla ilgili sorular sorup sinirimi bozmayın. Terli terli su içmeyin, yemek yerken ağzınızı kapayın. Piyazınıza daima bol sirke koyun. Futbol oyunlarından ve kabak çekirdeğinden uzak durun. Asla asla demeyin, yeşil zeytinle kuru pasta yemeyin (hö?). Şimdi gidin.

(How Will I Laugh Tomorrow, When I Can't Even Smile Today)

SUİCYCO EMILİO