WARRIOR KINGS

WARRIOR'a temkinli yaklaşmak için yeterli sebep var elimizde. Adı (klişelik

Tamam belki önyargı kötü şey ama, bu oyuna ilk bakışta | akıyor), yapımcı firma (Black Cactus diye firma mı olur?), 3D real time strateji olması (bu türde başarılı bir oyun görmedim henüz) ve Braveheart oyununu andırması. Ama dediğim gibi önyargı kötü şey, Nitekim oyunu yakından inceleyince en azından yeni fikirlerle karşılaşıyoruz. Warrior Kings, ortaçağda geçiyor. Amaç, her birinde aşağı yukarı 20 amacınız olan 9 ayrı haritada savaşarak babamızın zamanında kaybettiği toprakları geri almak (kumar yedi bitirdi adamı). Oyunda; Imperial, Pagan ve Technological olmak üzere üç büyük “faction" var. İşin ilginç tarafı, oyun başlarken bunlardan birini seçmiyorsunuz, oyun sırasında yaptığınız seçimlere, ürettiğiniz birim ve binalara göre bu üç güçten birine kayıyorsunuz (düşündüm de bir daha hakikaten enteresanmış). Savaş konusunda gerçekçiliğe önem verilmiş. Haritaların büyük olması yüzünden, askerler sefere çıkarken yanlarına erzak almak zorunda. Bu erzaklar biter veya erzak yolları kesilirse askerler heba olabiliyor. Son zamanlarda moda olan tanrı muhabbeti de oyunda var, saldırıya uğrayan şehirde insanlara dua etmelerini söyleyerek tanrılardan yardım alabiliyorsunuz. Geleneksel savaş yöntemleri ve diplomatik çözümler de oyunda mevcut, hatta azalan kaynakları müttefiklerinizle paylaşabiliyorsunuz. Oyun önümüzdeki aylarda çıkacak, biz de o zaman ön yargılarımıza güvenip güvenmememiz