THE F.A PREMIER LEAGUE MANAGER 2002

yüzyıllar boyunca hep bir şeyleri yönettiler. Krallıkları, şirketleri, devletleri yani aslında insanları yönettiler. Yönetimlerin en zorunu da yaptılar, kendilerini yönettiler. Bizler yönetme olgusunun en zorunu biliyoruz. Kendimizi nasıl yöneticeğimizi. Ama ya bir devlet ya da bir takım nasıl yönetilir? Bunu bilmiyoruz. Bunları da oyunlar sayesinse az da olsa eğlenceli bir şekilde yaşıyoruz. Ama bizim aldığımız kararların acımasızlığı bilgisayarın power tuşuna bastığımız an yok oluyor. Ya gerçek yöneticilerin aldığı kararlar, onların kararlarının sonuçları bir anda yok oluyor mu? Bu sorunun cevabı ne yazikki hayır. Oyunların belkide en güzel yönü bu, yaptığımız hiç bir hareketin sorumluluğunu taşımıyoruz. Save ve load seçenekleri aldığımız hatalı kararların kötü sonuçlarını ortadan kaldırıyor. Peki bu hayatta böyle mi? Yani yaptığımız bir hatanın değişmesi için zamanı geri alıp hatamızı ortadan kaldırabiliyor Muyuz? Ne yazikki hayır. Çünkü bunun adı yaşam. Yaşamın save'i olmaz. Tabi bunu hepimiz biliyoruz. Ama oyunlarda olması bölümleri geçmemiz için bir zorunluluk öyle değil mi? O zaman bunun eğlencesi nerde. Save'i olan her oyunu bitirebileceğimizi bilmek ve bunu yaptığmızda bunları bile bile oyundan keyif almak, bitirdim demek niye? Bunun cevabını bilmiyorum. Bunun bencesi yok kafamda. Sadece başardığım için mutluyum, buna giden yolun ne olduğu önemli değil. Hırslarımızı sanal dünyada kurduğumuz takımın şampiyonluğu için harcarken, birileri bizim oynadığımız takımı şampiyon yapıyor. Aslında en kötüsü ne biliyor musunuz? Bütün bunların farkında olupta hala yerinden kalkmayıp kurduğum rüya takımın başarısı için çabalamak. Peki neden yerimden kalkıp mücadele etmiyorum ya da etmiyoruz. Bununda sebebi çok açık: mevcut hırslarımızın karşılığını az bir çabayla sanal dünyada öylesine alıyoruz ki, bilgisayarı kapattığımızda masadan muzaffer bir komutan olarak kalktıktan sonra mücadele etmek için gerek duyduğmuz hırsın onda birini içimizde hissetmiyoruz. Çünkü sanal düşmanlarımızı yok etmek adına tüm hırsımızı harcamış oluyoruz. Neyse sanırım harekete geçmediğimiz sürece bunların farkında olmak, bunları konuşup insanlığı kurtarmak züğürt tesellisinden başka bişey değil, Artık oyun tanıtımına geçsek iyi olucak sanırım. Oyun 2002 sezonuna ait ilk managerlik oyunu. EA sports ardı arkası kesilmeyen serilerine devam ediyor. Bundan önceki sezonun oyunu olan Football Manager 2001'e göre çok büyük değişiklikler içermiyor. Fakat The Manager havası taşıması ve oynanabilirliğinin kolaylığıyla göz dolduruyor. Menülerin Manager 2001'e göre elden geçmesi güzel olmuş. First team, reserves, youth, ordes, formation gibi sürekli el altında olması gereken menülerin elimizin altına indirilmesi oynanabilirliği biraz daha yükseltmiş. Menü seçeneğinin karmakarışıklığının sadeleştirilmesi çok iyi olmuş. Bana kalırsa oyunun tek eksiği çok fazla daraltılmış olması. Yani 8 ülke ligi ile sınırlardırılması oynayan kişiyi biraz sıkıyor. Dilerseniz (aslında bunun sizinle pek bir alakası yok) Oyunun oynanışını ve menülerini tanımaya başlayalım. Oynayan kişi kendine bir takım seçtikten

Özgür AKPINAR sonra Start Game ile oyuna girer kikiki ... Gelen maillere cevap verdikten sonra ana ekranda 9 menü görüyoruz. First Team: İlk onaltıyı incelediğimiz menü. Reserves: Kadroya giremeyen oyuncularımızı izlediğimiz menü. 1st&res: Tüm kadroyu gördüğümüz menü. Youth: Henüz yaşı gelmemiş tüyü bitmemiş gelişmekte olan genç oyunculara ulaştığımız menü. İlerde anlatıcam bence genç oyuncular çok önemli. Orders: Burada serbest vuruşları, kornerleri, penaltıları kullanan kişileri belirliyoruz. Bunun yanısıra takımın agresiflik durumunu da değiştirebiliyoruz.Ama bu çok dikkat edilmesi gereken konulardan bir tanesi. Sebebini de şöyle açıklayayım, agresiv oynadığımızda kart görme olasılığımız artarken aynı oranda top kapma oranımızda artıyor. Bu yüzden aralarındaki dengeyi çok iyi belirlemelisiniz. Ayrıca bu menüden topla ve topsuz alanda uygulayacağımız genel oyun taktiklerini verebiliyoruz. Hatta her oyuncuya ayrı ayrı neler yapması gerektiğini söyleyebiliyoruz. Statistics: Tüm oyuncularımızın istatistiklerini inceleyebiliyoruz. Bu menü şu yüzden çok önemli; bütün takımı görüp ideal 11'i kurmamızda inanılmaz yardımcı oluyor. Ayrıca hangi futbolculara idmanlarda ne yaptıracağımıza da burdan karar verebiliriz. Formation: Takımın sahaya

- "Size söylüyorum Ronaldo çok ünlü olacak.

Keşfettim onu!” -Al

Demirel

- "Birisi şuna Premier Manager'in 1996 versiyonunu artık oynamamasını söyler mi acaba?" -MEG

3 OYUNLAR

MN, mi acaba?” iğ yayılma taktiğini belirliyoruz. Bize sunulmuş taktiklerin yanısıra kendi ide yaratıp kullanabiliyoruz. Benim oynadığım taktik 4-4-2 idi, Sebebi İngiliz ekolü olan bu sistemde stoper mevkine birini kaydırdığın an defans güvenli sağlıyor oluşun. Ayrıca forveti ikili kurmaktansa arka arkaya olmalarını tercih ediyordum. Training: Takıma idman yaptırdığımız menü. Bu menü biraz değişmiş. Eskiden yüklenmek istediğimiz oyuncunun yanındaki boost seçeneğine basarak oyuncuya random bir şekilde yüklenirdik. Şimdi oyuncunun hangi becerilerinin artmasını istiyorsak onları seçerek ya yardımcımızın ü yada bizim kontrolümüzde seçtiğimiz skill'leri yükseltebiliyoruz. Burda öncelikle yapılması gereken, oyunun bu bölümünü iyice kavrayana kadar çalıştırma görevini yardımcımızın ellerine bırakmak. Çünkü bilinçsizce yapılan ağır idmanlar sonunda iyi oyuncularımızı uzun süreli sakatlayabiliyoruz (nerden mi biliyorum?). Sauad: İlk onaltıyı ve kadro dışı oyuncularımızı karşılıklı izleyebildiğimiz tabloya ulaşmamızı sağlıyor.Aynıca bu menüde oyuncuları karşılaştırarak ideal 11 kurabiliriz. Çünkü şunu unutmamalıyızki kadroya giremeyen her oyuncu kötü değildir. Belkide sistemimiz oyuncuya hitap etmiyordur. Bu menülerin dışında sağ üst köşede yer alan menu, sguad, e-mail ve next ikonlarının tanıtımına gelince...

A- Menü: 4 bölümden oluşuyor. 1-Transfers: Kendi içinde 3'e ayrılmış. a-Transfer List: Satışa sunulmuş oyuncuları incelediğimiz yer işte burası. Futbolcuları yaş, skill, mekii ve fiyat olarak sıralayabiliyoruz. Burda satışa sunulmuş oyuncuları ister direk satın alabiliyoruz istersek kiralıyoruz. Buradan kendi ülkenizde top koşturan, avrupada oynayan ya da tüm dünyada satiş listesine konulmuş oyunculara ulaşabilirsiniz. Bunu ik sol alt tarafta yer alan kutucuktan domestic based ve diğerlerini seçi sağlayabilirsiniz. Oyuncu alımı konusunda yapmanız gereken istedi oyuncunun ismine sağ tuşla basıp buy player demek. Sonraki gelişmeleri gelen mesajlarla takip edebilirsiniz. Satın almak istemiyorsanız aynı yerden kiralayabilirsiniz. Hemen sol tarafta yer alan hotlist transfer teklifi göndermiş olduğunuz oyuncuları otomatik olarak listeye alır. Kısaca tarif edecek olursak sizin peşinde olduğunuz futbolcuları ayrı bir listede toplar. b-Scouts: Burası bir arama birimi. Eğer istediğiniz futbolcuyu satış listesinden bulamadıysanız mevki, yaş, para ve skill aralığı koyarak burdan aratabilirsiniz. Fakat bulunan futbolcuların genelde sözleşmeleri bitmemiş oluyor. Bu durumda da fiyat 2 katına çıkıyor. Ama arama yaparken sözleşmesi bitmiş futbolcular diyerek de aratabilirsiniz. Bununda şöyle bir dezavantajı varki çok kaliteli futbolculara ulaşamıyorsunuz. c-Player/club Search: Aslında burasıda bir arama motoru. Tek farkı sizin bildiğiniz bir futbolcuyu ya da takımı bulmanıza yardımcı oluyor.

2-Analysis: Burasıda 7 bölümden oluşuyor. a-League Tables: Kısaca puan cetveli. İşin güzeli sadece sizin liginizin puan cetvelinden oluşmuyor. Oyunun desteklediği tüm liglerin puan

BURMLE .. " 6-2 cetveline ulaşabiliyorsunuz. b-Cup Tables: Bilgi dağarcığımızı kupa maçlarının hangi tarihte oynanacağına dair bilgilerle derinleştiriyoruz. e-Calendar: Takvimle maçların ay içindeki dağılımını görebiliyoruz. Kırmızı çerçeveye alınmış gün, içinde bulunduğumuz günü temsil ediyor. Top işareti olan günler maçı, kupa işareti olan günler ise kupa maçını temsil ediyor. Sezon başlamadan önce boş olan günlerin üstünde sağ tuşa basarak seçenekte çıkan takımlardan biriyle hazırlık maçı oynayabiliyoruz. Ama her boş güne maç alamıyoruz en fazla 3 hazırlık maçı yapabilirsiniz. Tavsiyem zor maçlar alıp takımı zorlamayın. Sakatlıklar olabiliyor. İyi bir oyuncunuzun 6 hafta sahalardan uzak olması emin olun sizi oldukça zorluyor. Bu da yeni transferleri doğuruyor, kulüp başkanı fazla para harcamanızı güler yüzle karşılıyor desem yalan olur. Kendinizi bir anda kapı dışında bulabilirsiniz. Nerden biliyorsun imalı gülüşlerini esefle kınıyorum. .eague Fixtures: Oynadığımız ligin fikstürü ve yine diğer bütün fikstürlerine burdan ulaşabiliyoruz. e-Charts: Evet takımın finansal durumunu, bilet satışlarını, takımın gidişatını ve bizim performansımızı grafiksel olarak inceleyebildiğimiz yer. #-Ratings: Bu menüden de gol krallıkları, kart durumları, manager ve kulüb hakkındaki bilgileri sayısal olarak edinebilirsiniz. g-Trophy Cupboard: Yapılmış kupa maçlarının sonuçlarını burdan öğrenebilirsiniz.

3-Admin: 8 bölümden oluşuyor. Bence en önemli menülerden biri hatta en önemlisi çünkü finansal dengeyi kurmak ve takımı kara geçirmek için yapılan hemen hemen tüm atılımlar burdan yönetiliyor. a-Overview: Kulübün finansal durumunu detaylı bir şekilde incelediğimiz ve sanırım yatırımların zamanı geldi diyip onu bunu almaya karar verdiğimiz yeri temsil ediyor. b-Support Staff: Yine önemli bir bölüm yardımcılarımızın becerisini gördüğümüz ve kargayla yola çıkanın burnu boktan ayrılmazmış diyip yeni yardımcılar ve çalıştırıcılar aldığımız yerde burası. c-Stadium: Sahip olduğumuz stadın kapasitesini ve durumunu görüp incelediğimiz yer, menü, bölge, sayfa, kutu ayyyyy valla ne diyeceğimi bilemiyorum. Neyse uzatmadan devam ediyorum, burdan aynı zamanda stadımızı geliştirebiliyoruz. Şöyleki o ekranda stadı gördüğümüz yerden gelişirmek istediğimiz bölümü seçip yukarıda çıkacak yada çıkmış olan listeden kesemize ve isteğimize Uygun bir tanesini seçip yapımına başlıyoruz. Yeni yaptıracağımız bölümün ne kadar tutacağı ve hangi sürede tamamlanacağını yine aynı ekrandan görüp inceleyebiliyoruz. d-Development: Burdan kulüp için yatırım yapıyoruz ama sadece finansal açıdan değil aynı zamanda futbolcularımızın gelişiminin hızlanması ve sakatlıklarının daha hızlı iyleşmesi için yapılan yatırımlarıda içeriyor. Hemen başlıyorum hangi binaların ne işe yaradığını anlatmaya. Sports Shop: Takım ürünlerinin satılması için yapılan bina. Şapka, forma, bayrak ve bir sürü şeyi satıp ne yapıyoruz? Takıma para kazandırıyoruz. Hotel: Mükemmel bir konaklama yeri, yemekleri harika, odalar konforlu, fiyatlar ucuz, çalışanlar saygılı ve sevgili yapılan bu işletmedende para kazanıyoruz. Zaten adı işletme olan biryerden para kazanmasak biraz ayıp kaçardı. Medical Center: Futbolcularımızdan biri hain bir tekmeye kurbanmı gitti bilmem kaç haftada sahalardan uzakmı kaldı. Burda ne yapıyoruz hemen yapıyoruz bir medical center futbolcumuzun iyileşme süresini kısaltıyoruz. Tabi en kaliteli doktorları getirtip baktırıyoruz futbolcularımıza ilgileniyoruz onlarla hatta seviyoruz onları. Onlarda çiçekler gibi yeniden açıyorlar tozunu atıyorlar sahaların. School of Excellence: Genç oyuncuların gelişimlerini hızlandırdığı gibi aynı zamanda tüm oyuncularımızın str. ve benzeri skilllerinin artışını hızlandırıyor. Tabi çocuklar okuyorlar kitaplardan anatomiyi, kulübün gelir ve giderini neye nekadar harcadığımızı, yardımcılarımıza ne kadar ödediğimizi görüp, karımızı ve zararımızı inceleyebiliyoruz. Ama genelde başkan bizden önce inceleyip bu bilgilerin bir benzerini kovuldunuz mesajıyla birlikte göndermekten çekinmiyor. g-Tickets: Bilet fiyatlarının değerini belirlediğimiz bölüm. Bilet fiyatlarını size verilen tavsiyenin biraz üstünde satmanın ben bir zararını görmedim karından başka. Tabi bilet fiyatlarınıda abarttığımızda çok hoş olmuyor. Burdan tek yaptığımız bilet fiyatlarını değiştirmek değil aynı zamanda misafir takımın taraftarlarına hangi tiribünü vereceğimizi seçiyoruz. Hazır bilet fiyatlarından bahsederken önemli bir noktayıda anlatayım. Oyuna başladıktan sonraki turn size gelen mailler arasında kombine bilet satışları ile ilgili bir mail gelecek. İşte o mail çok önemli çünkü kombine satışlardan çok güzel para kazanılıyor. Bir oyuncu transfer edebilecek kadar para kaldırıyorsunuz. Maili açıp taçtane satacağılzı ve kaçtan satacağınızı yazıp gönderin. Bir turn sonra nekadar sattığınız ve nekadar kazandığınıza dair mail gelecek. e-Contracts: Takımdaki oyuncuların kontratlarını inceleyebildiğimiz yer. Burasıda önemli ve hassas bir bölge çünkü ligin devamında çok kaliteli bir futbolcu senle olan sözleşmem bitti ben Milan'a gidiyorum bye bye dediğinde apışıp kalıyosunuz. Hee unutmadan bu durumunda çaresi var. Hemen load edip oyuncumuzla anlaşarak durumu kurtarıyoruz. 4-Game Settings: Burası herkezin aşina olduğu bir alan. Değiştirebildiklerimiz turn zamanını 3,7,14 gün olmak üzere seçebiliyorsunuz. Benim size tavsiyem gelişmeleri sıcağı sıcağına takip etmek için 3 gün aralığı çok iyi. ve 3d ayarlarla ilgili seçenekler, kendi konfigirasyonunuza göre belirliyorsunuz. B- Sguad: Açıkcası tekrar buraya neden koyduklarını tam olarak anlamış değilim. Birtane var zaten buna ne gerek var çözemedim. Üstünde çok düşünmeden geçelim deyip geçiyoruz. C- E-mail: Kanımca oyunda en çok kullanacağınız bölüme geldik. Tüm işlerinizi mail gönderip almakla halledebiliyorsunuz transfer pazarlıklarını, alım satım işlerini hatta kulüb başkanıyla olan görüşmeleri bile maille yapıyorsunuz. Çok dikkatli olmak gerekiyor çünkü bir anda kendi futbolcunuzu yabancı bir oyuncuyu alıyorum diye satabiliyorsunuz. Bu yüzden dialoglara dikkat etmelisiniz. Aslında email adına size anlata bileceğim çok fazla bişey yok. Zaten kullanımı çok kolay, gelen tekliflere veya sizin gönderdiğiniz teklifleri olduğu gibi bırakabilir yada fiyatlarda oynama yapabilirsiniz. D- Next: Turn attırmak için kullanıyorsunuz. Maç zamanı geldiğinde next yerine match yazıyor. Son ayarları yaptıktan sonra maça çıkmak için match e basıp baça başlıyorsunuz. Size burda bazı seçenekler sunuyor. Maçı 3d izleyebilir, sadece önemli anları seyreebilir, maçın tamamını istatistliksel olarak izleyebiliyoruz. Yada maçı hiçbir şekilde izlemeden hızlı olarak geçebiliyoruz. Hazır buraya gelmişken kurtlarımı biraz dökeyim, 3d olarak izlenebiliyor olması oyuna inanılmaz bir hava katıyor bence. Fakat geçen senenin grafikleriyle bu senede karşılaşınca insan çok büyük hayalkırıklığına uğruyor. Zaten oyunda hiçbir şeyi değiştirmemişsiniz bari grafiklerini değiştirin. Aslen bir managerlik oyununda yüksek grafik kalitesi aramak ne kadar saçmadır. Ama yapıcak bişey yok oyunun içindeki darlığı en azından iyi grafiklerle unuttura bilirlerdi.

Şimdi öneriler: Bence maçları mutlaka izleyin hem havaya girmenizi kolaylaştırıyor. Hemde anında müdahele etme şansınız olduğundan maçı derinden etkiliyor. Oyunu daha zevkli kılmak istiyorsanız 3. ligden bir takım alarak oyuna sınırsızlığımıza cevap verecek bir oyunun gelmesini beklemek. Ama ne yazik ki gelmeyecek. Ve arkadaşlarımızla her bir araya geldiğimizde hiçbir zaman gerçek olmayacak bir hayalin sohbetini yapacağız. İşte bunları düşünüyorum son zamanlarda. Bu kadar derindeyken bunları bilmek ve hala giderek derinlere inmek...

Futbol. Genç-yaşlı, kadın-erkek, çoluk-çocuk herkesin sevdiği ve beğenerek izlediği bir spor... Dert, tasa ne olursa olsun futbol maçı başladı mı hepsi unutulur. Özellikle derby maçlarda bu heyecan günler sürer. durum böyle olunca herkes “futbol ustası"'(?) olur: onu orda oynatmayacaktı! —© gol kaçar mı yaaaa! — Revivo olsa nasıl vururdu şimdi varya! — Adamlara bak tek kale maç yapıyorlar, abi takımı kaçak oynattı.. Bu laflar hiç birimizin yabancı olmadığı laflar. Ama kazın ayağı öyle değil... Bir takım kurmak, kimin nerde oynayacağına karar vermek, yeteneğine göre adam seçmek göründüğü kadar kolay değil. Hele birde bu oyunu bir kız oynamaya çalışıyorsa orda biraz tıkanıyorsun işte, mesela: Bildiğimiz kadarıyla(!) adam seçtik... — Bunun sağ back'te oynaması lazım — Bu hızlı birine benziyor bunu forvet oynatalım — Bunun ismi güzelmiş penaltı atar galiba... — Tamam bu da orta sahada birşeyler yapar herhalde.... diye onbir adam seçiyorsun. Sonra başlayın. Böylece 4 sezon sonunda inanılmaz hakim olduğunuz ve tamamen sizin elinizde büyümüş bir takımla 1. lige merhaba diyebilirsiniz. Bu şekilde oynadığınızda gerçekten acayip havaya giriyorsunuz. Başka bir konu ise kulüp başkanı sizden sadece takımın başarısını beklemiyor. Aynı zamanda finansal başarınında sizin tarafınızdan gelmesini bekliyor. Kulüb zararda olmasada eğer bir kaç aydir yerinizde sekiyorsanız kapı dışarı ediliyorsunuz. Bu yüzden kulübün büyümesine yönelik adımları dikkatle atmanız gerekiyor. Oyuncuların isimlerinin sağ taraflarında yazan “non-eu” avrupa vatandaşı olmayan oyuncuları temsil ediyor. Bu oyuncuların sayısına oldukça dikkat edin çünkü İngiltere liginde oynuyorsanız 3 yabancıdan başkasını oynatamıyorsunuz. Demem o ki onlarca yabancı oyuncu alıp sonra onları bir tarafta oturtmayın. Genç oyuncular meselesine gelince. Bence çok çok önemliler. Sebeplerini sıralayayım eminim sizde hak vericeksiniz. Bir kere beş kuruş para harcanmıyor onlar için. İkincisi çok hızlı gelişiyorlar, yaşlarınında genç olduğu düşünülürse 3 amaçlı kullanılabilirler. İlki satar paranıza para katar daha iyi bir oyuncu alırsınız. İkincisi takımda yetiştirip iyi bir oyuncu olmasını beklersiniz. Üçüncüsü ise kiralık olarak verip hem para kazanır hemde oyuncu geri geldiğinde oyun tecrübesi kazanmış daha iyi bir topcu olarak takıma katarsınız. Seçim sizin hangisini daha mantıklı bulursanız onu uygulayın. Ya da kendinize yeni yollar bulun. Çok önemli başka bir nokta ise oyuncunun gerçek mevkiinde oynamasıdır. Oyuncuların sol taraflarında hangi mevkiide oynadıkları yazıyor. Eğer bir oyuncuyu oynadığı yerin dışında bir yerde oynatırsanız skill puanı Nerdeyse yarı yarıya düşüyor. Bu da o oyuncudan verim alamadığımız anlamına geliyor. Bu yüzden trasferleri oyun bölgelerine göre yapın. Transfer konusunda başka bir ip ucu ise genelde maçlarda sakatlarımalar görünüyor. Bu yüzden yedekte mutlaka her mevkiinin adamından bulunmalı. Sizlere bu oyun hakkında verebileceğim genel bilgi bu kadar. Oyuna en baştan genel bir bakacak olursak yeni oyun gelmeyen şu günlerde alınıp oynanabilir. Ve kalabalık bir şekilde oynandığında da eminim kolay oynanırlığı nedeniyle çok keyifli olacaktır. Oyunla ilgili yazacaklarım bitti ama sizlerle paylaşmak istediğim bazı şeyler var. Aslında bunlar oyun camiasında olan hepimizin farkettiği şeyler. Hayatımızın belirli dönemini oyun oynamaya ve oyunlara verdik. Ve biz bunu sadece dış dünyadaki darlıktan kurtulmak için yaptık. İçine girdiğimiz sanal hayat ise ilk önceleri sonsuz gözüktü gözlerimize. Ama şimdi şimdi farkediyorum ki asıl kapana, sıkılmış olduğumuz gerçek hayatın yerine sanal bir dünyayı koyduğumuz gün girdik. Artık yaptığımız tek şey beklemek, bizim her türlü zevkimize ve antrenman falan yaptırmak lazım tabi! (işte buralarda hiç zevk almıyorsun) oyunun en güzel yani takımın maça çıkması. Bakalım neler yapmışız? Sonra seçtiğin adamları değerlendirmeye başlıyorsun. Tüh ya keşke böyle yapmasaydım, şunu şuraya köysaydım falan dediğin yerler olmuyor değil. Ama şunu söylemek gerekirse futbolcular iyi... dersen onu yapıyorlar -tabi demesini bilmek gerekiyor :))- Bu oyunu oynamak için dünyadaki futbolcuları tanımak, kimin nerde nasıl oynadığı hakkında bilgi sahibi olmak lazım. Alt yapıda oynayan gençlerden diğer takımlarda oynayan futbolculara kadar transfer edebileceklerinin listesini görüyorsun ama kadro biraz dar gibi... Futbola gönül verenler, sadece izlemekle kalmayıp takımını baştan sona götürmek isteyenler için tercih edilebilecek bir oyun. Bu oyunu oynadıktan sonra düşündüm ve karar verdim! Sadece “izlemek” gerçekten çok daha keyifli...

s in the game. It'

Direct X 8.0