SHEEP DOG 'N WOLF

GameShow birbirinden üstün yazarlarla dolu. Tamam ben akşama yazarım bunu zaten, o tarihe kadar yirmi kere bitiririm abi oyunu, süper açıkladım için ferah olsun. Hayretle izliyorum uzaktan. Aralarında bir tek ben 'giriş özürlü' olarak önemli bir kitleyi temsil ediyorum. Yine çene zenginliği bakımından birincilik bende. Ama yazıya nasıl gireceğimi düşünmeye harcadığım zaman, yazının geri kalanı için kasarken tükettiğim zamanın beş on katı. Olsun diyorum, tek derdi koyun kaçırmak olan bir tilkiden bahsedeceğim ne kadar uzun sürebilir ki. Ardımda “yazarsın yürü be, edebi girişine kurban olayım, güveniyoruz yaşşa be" şeklinde haykıran bir ordu bırakarak yüklendiğim misyonun bilincinde, ürkütücü zekama dayanıyorum. Güneşi sabitledim, birkaç saatim var başlıyorum.. Teoride hepimiz genciz, az buçuk çizgi filmden anlıyoruz. E oyunumuz 'under license by Warner Bros.' olduğundan bahsetmeden de geçemiyorum. Öncelikle Looney Tunes geliyor akıllara; sonrasında Batman, Superman, Scooby-Doo, The Wizard of Oz ve en yeni üyesi Harry Potter. Şimdi bu kendilerini ikon yaratmaya adamış yaratıcı beyinleri 1983'te kurulmuş Test Drive, Unreal, Oddworld ve Alone in the Dark gibi ödüllü ödülsüz yüzlerce oyun piyasaya sürerek köşeyi dönmüş, peşi sıra Fransa'yı satın almış deli dolu firma Infogrames ile birleştirin. Ortaya çıkan her ne olursa olsun başarısız olacağı fikrine pek bir ihtimal verilmiyor bu yüzden. Ve adamlar kuzu çalmaya dair teknik ayrıntılara eğilen bir oyun yaratıyor, o kadar rahatlar yani. Adı Sheep Dog and Wolf. Gavur buna Sheep, Dog 'n Wolf oh yea der. Haklıdır. Oyun, biraz da olsa çizgi film tozu yutmuş olanların anında hatırlayacağı hani şu vahşi batının en hızlı en ele avuca sığmayan mavi kuşu Road Runner'ın (meep meep) peşinde kendini parçalayan -halk arasında Ralph Wolf olarak da bilinen- Coyote'nin koyun kuzuya olan düşkünlüğünden kaynaklanan sinematiği. Hayatta tek endişesi, gözlerini görmek bir türlü nasip olmayan yapılı çoban köpeği Sam'i aşıp sürüsünü mideye indirmek. Bir tilki kadar olamadık yani.. Oyunun adını kaplayan karakterlerimizi incelemek gerekirse... Coyote, o bildiğiniz aç kurnaz ama bir o kadar bahtsız bir tilki. Gösteri yaşamına 1953'te “Don't Give Up The Sheep” ile yine bu tarz bir konu ve ekiple adım atmış. O zamandan beri de o yaka benim şu kıta senin dolaşıp ömür eskitiyor. Onun bu çaresizliğini gören Daffy 'Warner Bros. benim sayemde buralara geldi' Duck adlı çok konuşan, siyah ama bir o kadar kendini seven ördek Coyote'ciğimizin yardımına koşuyor. Hatta o kadar ki bana anlatacak bir şey bırakmıyor ama sanırım bu yeterli (yetiştirmişler ne var?) Oyun sırasında Coyote'nin başının tepesindeki küçük baloncuklarda yer alan bu kullanışlı aletlerden toplamda otuz tane olduğunu da öğrenmiş bulunmaktayım. Sıradaki sima, gözünü sevdiğim bir köpek. Kuzuları dere tepe tanımadan otlatma görevini üstlenmiş sert adam Sam, sürüsüne sarkıntılık edenlerin gözyaşına bakmamasıyla ünlüdür. Ayrıca otomatiğe bağladığı kafası döner durur, nerde bir hareket olsa kıllanmaya programlanmıştır. Tilkicik Sam'in yakınına geldiğinde bu yüzden sağ üst köşede bir karenin içinde etrafı dikizleyen Sam belirir. Eğer fonda hoş bir yeşil varsa sorun değil, henüz Sam'in kapsama alanında değilsiniz. Renk turuncuya döndüğünde bilin ki kuçu her an hırlayabilir, dikkatli olup yavaş yavaş hareket edin. Özellikle köpek size doğru bakmıyorken ilerlemeye özen gösterin, arkasından dolaşın, hatta sizi parmak ucunda yürüten tuşu asla serbest bırakmayın vs. Rengimiz kırmızıya çaldığında olabildiğince hızlı koşarak olay yerini terk edin veya köpek maması oluşunuzu seyredin. Yeri gelmişken bahsedeyim: oyunda en çok sevdiğim özellik auto save sıklığı oldu. Örneğin yakalandım şimdi ben, oyun beni taa bölümün başına değil de köpeğe av olmadan önceki sahneye oturtuveriyor. Coyote'nin health, zaman

SHEEP DOG 'N WOLF

bahane zincirini tek başına oluşturamıyor. Her neyse, Daffy özellikle ilk bölümlerde öncelikle karmakarışık olan kontrolleri öğretmekle hükümlü. Efendim nasıl zıplar bu hayvan, ne yer ne içer hep onun sayesinde öğrendim ben. Yoksa kontroller gerçekten öğrenmesi uzun zaman alsın diye hazırlanmış. İsteyen kafasına göre değiştirebilir tabii diyip konuyu tekrar melül melül bakan beceriksiz şahsiyetimize çekmek istiyorum. Kendisi Road Runner'ın eline su dökemese de hızla koşabilir, parmak ucunda dikkat çekmeden yürüyüp süzülebilir, koca koca taşları yerlerinden oynatabilir, kısaca tüm o bastıramadığı vahşi güdülerinin altında bir kahraman yatmaktadır. Bu kahraman bir de inventory'ye sahiptir ki pes dedirtir; çünkü kullandığı araç gereçlerin çoğu ACME laboratuvarlarında üretilmiş tescilli damgalı eserlerdir. Sihirli flüt, roket, koyun parfümü, mıknatıs, elastik bantlar, robot ve salatalık şimdilik aklıma gelenler. Evet salatalığı da laboratuvarda

Koyun

yakalamak bu kadar zor olmamalı kısıtlaması ya da sayılı canı falan da olmadığından insanın durduk yere oynayası geliyor. Hele üçüncü, olmazsa olmaz topluluğu oluşturan koyunlardan birini el üstünde taşıyan Coyote'nin inanılmaz sevimli hali görüldüğünde! Ah böyle etine dolgun koyunlar löp löp ederken koşma yeteneğini yitiriveren zavallı tilkinin meeleyen yün yumağını nazikçe yere bırakışını bir görebilseniz. Onu geçtim hadi, şunu hayal edin. Coyote ince mi ince bir dağ eteğinde kuzucuğuna sarılmış yandan yandan sürünmektedir. Derken dengesini kaybedip kayıverir, el kol ayağıyla daha bir sıkı yapışır hayvancağıza, kuzu meaa der, düşerler.. Koyunlar ise asla karaktersiz et yığınları olarak görülmemeli (bak bak) bence. Oyunun, koyunlara kazandırmaya çalıştığı birkaç özellik var mesela. 'Aptal olabilirler ama bir düğme gördüklerinde de basmadan duramazlar” yazılı bir tabela okudum az önce. Sonra baktım gerçekten hayvan, kuzu aklıyla gitti yapıştı düğmeye. Kokular süründüm, sebzelerden bırak o düğmeyi yazdım dağa taşa ama işe yaramadı. İlla ayağına götüreceksin kardeşim, kuzu bu. Neyse yeşilliğe salıverdim aklı başına geldi. Siz siz olun öyle çalılığa saklanmayı, saatlerce boyunuz kadar taşların ardında kalmayı beceremiyorsanız koyunların dayanamadığını öğrendiğiniz bir objeyi direkt çıkarın, elinizin altında bulunsun. Durduk yerde meleyerek peşinize takılıyorlar, arkanızdan zıplayarak bir sürü psikolojisi geliyor ki aman aman.. Çizgi film atmosferini ve mizahını her yönüyle desteklemeyi becerebilmiş Sheep Dog and Wolf, havasını on altı farklı zorlukta bölüme yaymış. (Bonustan ek level çıkabilir, benden söylemesi.) Koyunu kaçırdıktan sonra haritanızdan da görebileceğiniz beyaz bir çembere onu bırakmak ve siz de sağ salim içine girmek zorundasınız. Koyunu yakalamak için çalılıkların arkasına saklanan, abartıp koyun kılığına giren Coyote, bir de koyunu çembere çekme zahmetine katlanacak. Yerlere hıyar serpiştirecek veya tahteravalliden kuzu uçuracak. Kısacası çizgi filminde rastlayabileceğiniz her türlü girişimde bulunacaksınız. Bazı yerlerinde platform oyunlarını aşıp böylelikle adventure'a yaklaşan SDW ('combine' edebilme opsiyonu burada da varmış, ne hoş) çoğu zaman saç baş yolduracak kadar zorlaşıyor. Küfür, ruhun yelpazesidir arkadaşlar.

1- Havada AN Oyun

içerisinde kimi yerlerde açık mavi bir posta asılı kalan kutusu göreceksiniz. Üzerinde 'Order' yazan bu kahraman o kutuya kalıbınızı bahsettiğim araç s jereçlerden birine ulaşar sınız. Etrafında bir durumu farkedinceye ) beliriverirse okumanızı tavsiye ederim, kadar asılı kalmaya (> ipucu falan olabilir. Aslında haritadan da devam eder yardım bilgilerine ulaşabilir veya herhangi (Kahramanımız aşağıya bir inventory üyesi hakkında gerekeni bakmasa Barun yök ema öğrenebilirsiniz. Oyuna renk katsın diye de gizli saklı yerlere bonuslar baktığı anda gt2 işe karışır). dağıtmışlar. Keşfettiğiniz takdirde 2- Hareket halindeki bir kahraman puan kazanıyorsunuz ki sonra bu yoluna birdenbire katı bir madde puanları item'a çevirip kadar hareketine devam çeşitli Warner Bros. eder (Çizgi film karakterlerinin 3 eçlerini görebiliyorsunuz. momentumu mutlaktır), Devam ettikçe yeni planlar 8- Kalı bir maddenin içinden geçen bir — yapmak zorunda olduğunuz kahraman arkasında vücudunun kesit kg gibi yardımını esirgemeyen ölçülerine uygun bir delik bırakır. ko, Dafiyiyi ds iyice dinlemelisiniz. Bazen önemli ve zor taktikleri Sam üzerinde denemeden onunla çalışıp olgunlaşmak gerektiği kanaatindeyim. Bu yüzden 'do you want to practise' dediğinde kabul edin, çizgi film tadında kümesi içinde her yerde görünebilmeleri olsa da ne kadar kafa patlatan puzzlelara sahip 6- Tünel girişine benzeyecek şekilde olduğunu tahmin bile boyanmış katı duvarlardan bazı edemezsiniz. Çocuk oyunu kahramanlar geçebilirken değil yani. Bir de Bugs Bunny Lost in Time vardı geçemez (Bugs Bunny'nin hinliğidir bu. Ne şimdi geldi aklıma. Beynim fırlamadır 0). dönmüştü tavşanı 7- Birşeyin peşinde olan tüm çizgi zaptedeyim derken, hepsi kahramanlar ne kadar fizik, kimya ve bunların. durmak lazım ya neyse şimdi.. matematikte olsalarda Grafikler, herhangi bir yaptıkları planları bozacak bir televizyon kanalındaki çocuk şanssızlık her zaman mevcuttur programlarını kontrol ettiğiniz (çizerin pisliği de denir buna). izlenimini verecek kadar renkli ve 7- Bütün dinamitler hainlik yapan böcekli. Şelaleler, köprüler, geçitler kahramanların başında patlar, falan derken süper animasyonlu Dinamit'den ne kadar uzak ve Mars'a kadar çıkacak. Değişim olurlarsa olsunlar. sadece mekanla sınırlı kalsa iyi. Sam 8- Siyvester Tweety'i asla dışında düşman türevleri üreyecek; ama asla yiyemez. köpekbalıkları, boğalar ve gittikçe daha 9- Tom da öyle... sivrileşen köşeli uçurumları tehlikelerin arasında sayabiliriz. Son paragraftan beri çok düşündüm ve eleştirebileceğimin sadece saçma kamera açıları olduğunu keşfettim. 360 derece görüşü sağlayabilmesi için karakterin etrafında fıldır fıldır dönen bir kamera butonu eklemişler ki böylece farklı açılardan işimize bakalım. Ama kamerayı otomatik hale getirmemişler, hep dürtmek istiyor. Yani Sam beni ilk kez yakaladığında ben tilkime neler yaptığını göremedim mesela. Önümde 2,80 bir çam vardı bugli dalları arasından hiçbir şey seçilemiyordu. |Hala merak ediyorum acaba o sırada ağacın arkasında neler oluyordu, bu bir çeşit önlem miydi yoksa suikast mi? Bilemiyorum..| Ya da bir köşeden dönünce devam edilmesi gereken yolu değil de karşıki duvarı gösteren bu yöntem, biraz acer kalmış. Oysa 3D Warner Bros. hayvancıkları olabildi güzel hazırlanmış. Daffy'nin dışında tanıdık kekeme domuzcuk ve Road Runner ile karşılaşabildim henüz ama aldığım duyumlara göre başkaları da varmış. Evet, çok heyecanlı. Seslendirmeler de pek eğlenceli bu arada. Ördeğin peltek peltek konuşurken tükürmesi ya da domuzcuğun kekelemekten söyleyemediği bir kelimenin yerine başka birini getirip karizmayı toparlaması (salatalık yerine yeşil tüylü sebze dediğini biliyorum) cuk oturmuş. Coyote sessiz sakin bir tip olduğundan el kol hareketleriyle diyaloğa giriyor gerçi, idare ediyoruz. Coyote'nin en parlak hareketi ise zıplamayı unuttuğu veya köşesinden kaydığı uçurumların tepesinde aşağı düşmeden bir süre önce havada seyredip ayaklarıyla çevresini şöyle bir yokladıktan sonra tartışmalı pozisyonlara girmeden ortamı terk etmesidir. Tom, Jerry fareyi ele geçiremedikçe benim gibi uyuzlanıyorsanız bu kaybetmeye konsantre olmuş tilkiyi kesin bağrınıza basacaksınız. Son olarak müziklere değinmek isteyeceğim ama sanıyorum ki Warner Bros. diyince hepinizin aklına gelen müzik ve efektler vardır. İşte onlardan farkı yok melodilerin veya Coyote bir ağaca tosladığında kafasında Uçuşan kuş ötüşmelerinin. Öyle veya böyle girdin yazıya İrem Hanım, hadi bitir şimdi kolaysa. Online di mi zebani? Ne diyor? Beşiktaş'ın lağım haritasını download etmiş, bir işler çeviriyor kesin, insanları günün 64 saati online olduğuna inandırıp göz boyuyormuş. Neyse. GameShow yaşını başını almış kocaman çocuklarla dolu. Tamam yolla sen yazıyı her şeyi anlatacam, böyle bitirmeyeceksin herhalde, İrem yıkıl karşımdan yıkıl...

Strateji

Windows Pentium II 300 64 Mb Ram 3D Hızlandırıcı