Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 64
- For an | ra -
For an
Tekrar selam kitle. Bakıyorum da bizimkiler benden habersiz eski oyun CD'si vermişler. Çok güzel düşünmüşler ama bir uzman olarak benim fikrimi alsalarmış keşke. Burada bu işlerden ben anlarım. Fakat askerdeyken benimle sınırlı irtibat kurdukları için bu mümkün olmadı. Askerlik tam hız devam ediyor arkadaşlar. İlk zamanlardaki sıkı kontrol bir süre azalmıştı ama şimdi tekrar
Amerika'nın bombalanması üzerine başladı. Dışarıdan bir şey iletmek daha zor artık. Dergiyi bile zor zoruna aldım. Pis barbar Zebani köşemi koruyormuş gördüğüm kadarıyla. Aferin Zebani adam ol böyle yoksa alırım seni de askere. Burada hayat kurallar içinde geçiyor arkadaşlar. Geçen ay söylediğim Internet kullanımı rahatlığında hala bir değişme yok. Ancak belirli zamanlarda izin
Tabi rütbemi daha sağlama aldığımda bunlar sorun olmayacak. Şimdi tayin edileceğimi merak ediyorum. “Ney
Kuraların çekilmesine daha var gerçi.
Arkadaşlar sizi de askerlik meselelerim ile bunaltmayayım. Kısa bir anı gördüm. Bu köşeyi ben gelene kadar -eğer Gameshow'a bir şey olmazsa- Action Screen
Tüm
zamanların en hızlı, en uçuk yaşatacağım. Neyse ki barbar Zebani pislik yapmıyor. Ne dersem onu yapıyor. Bir şey oldu buna galiba. Ya da
Kanalı; Şimdilik hoşçakalın kitle. Ve eskilerin kıymetini bilin,
HER serkanuybasOhoimai! cem
Ba0 teche SerKH UYBAŞ hi
tuşa basın > » F1 Vroom- Kitlemi memnun etmenin yolunu benden iyi kimse bilemez. —Abandonware içerikli CD hazırlandığını duyduğum zaman hemen telefona sarıldım. (O sırada aniden çalınca çok korktum. Ama kullanmayın bunu.) Konu hakkında gerekli bilgileri aldıktan sonra hemen bir liste yaptım ve neler koymaları gerektiğini buyurdum. (Askeriyede böyle. Emir komuta zinciri.) Eğer söz konusu olan yarış oyunlarıysa, F1 Vroom olmalı derim ben. Domark tarafından ilk önce Amiga platformunda çıkarılan oyun daha sonra da PC için yapıldı. En önemli özelliği hız duygusunu hissettirmekteki başarısıydı. Özellikle virajlardaki hızlı dönüşler ve viraj çıkışlarında gaza bastığınızda motordan yükselen ses insanı tam anlamıyla gaza getiriyordu. Döneminin Formula 1 serisinde yer alan bütün pistlerin bire bir yer aldığı oyun, gerçekçilikten çok arcade özellikleri ön planda olan bir yarış oyunu. Beş kademeli zorluk seviyelerinin en üstünde oynarsanız, bir sezonu bitirmek (başarıyla bitirmek) oldukça zamanınızı alacak ve keyifli saatler geçirmenizi sağlayacaktır. Ekranı ikiye bölerek multiplayer oynama mantığı, pek çok oyunda kullanıldı. Ancak nedense bu şekilde oynamaktan zevk aldığım oyunların sayısı çok değil. Vroom, azınlıkta kalan kısımda yer alıyor kanımca. Ekranının temiz olması, simülasyondan çok arcade özellikleri fazla olduğundan cockpit görüntüsünün küçük olması (Hatta sanki arkadan gösteriyormuşçasına küçük. Gerçi buralarda bir yerlerde resmi olması lazım. Polat, koydun mu gönderdiğim resmi?.. Çok değerli saniyelerimi harcadım o resmi çalarken.) başlıca sebepleri bence. Toparlamak gerekirse; Vroom çok eğlenceli bir yarış oyunu. Özellikle multiplayer modda oynamak zevkli. Bakın komutanım beni hep yeniyor mesela... “Tabi efendim, sağa çektim sizi bekliyorum." http://www.ftpita.com/dic/abandon/files/sim/vroom.zip
Aslında bu ay hedefim, daha yakın tarihli oyunlar üzerine yoğunlaşmaktı. Malum geçen ay oldukça gerilere gitmiştik. Ama böyle gezintiler hoş oluyor değil mi? CD şerefine Vroom oyunundan başlamam beni biraz bu amacımdan saptırmış gibi görünse de hala geç değil diyerek birkaç yıl sonraya gidiyoruz. Sid Meier'i bilmeyen yoktur. Şimdiye kadar gelmiş geçmiş en iyi programcılardan biri (komutanımdan iyi olmasın). Civilization'ı daha önce tanıtmıştım. Milattan önce 4000 yılından başlayarak geleceğe kadar uzanıyor ve medeniyetin gelişimini konu alıyordu. Colonization, Amerika kıtasına Avrupalıların ayak basmasıyla başlıyor. Bütün kıtaya hakim olup aynı zamanda da bağımsızlığınızı ilan etmek durumundasınız. Gelişiminizde özellikle ticaret büyük önem kazanıyor. Ticarette başarılı olabilmek için bol hammaddenin bulunduğu yerleri ele geçirmeli ve her şeyden önemlisi bu hammaddeyi işlemeyi öğrenmelisiniz. Her şey birbirine o kadar bağlı ki hayran olmamak elde değil. Savaşma mantığının çok benzediği Colonization, belki Civilization kadar popüler olamadı ve gelişimin, yeni bir şeyler keşfetmenin heyecanını yaşatamıyor ama birbirine son derece güzel bağlanmış, üretme, işleme, satma modeli ve diplomasinin önemi o kadar başarılı işlenmiş ki saatlerce başından kalkmadan oynayabilirsiniz. Kısacası, Sid Meier yapmış.
http://www.bhlegend.com/ (Windows Version)
lmpressions yaratıcı fikirleri ile dikkat çeken ve başarılı strateji oyunlarına imza atan bir firma. (Caesar, High Seas Trader...) Bir güzel yanları da, eski oyunlarını free olarak dağatıyor olmaları. (Gerçi Detroit'in yaratıcısı İmp. olmasına rağmen yayıncısı Sierra. Neyse bu da başka bir konu.) Detroit, çok yaratıcı bir düşüncenin ürünü. Ford -T modelinden başlayarak, günümüze uzanan bir zaman dilimi boyunca; Araba tasarlamak, üretmek ve haliyle satmak durumundasınız. Sizinle birlikte Otomobil sektörünün bir numarası olmayı hedefleyen 3 şirket daha var ve amansız bir yarış içindesiniz. Özellikle yeni bir model dizayn etmek, üretim esnasında o modelin reklamlarını yapmak, her kıtadaki distribütörlerinize (kurabildiyseniz tabi) dağıtmak ve satış sonuçlarını beklemek heyecan verici. Bir de model tutarsa deymeyin keyfime :) Ücretlendirme politikası önemli. Yanınızda çalıştırfığınız kişilere verdiğiniz ücret ve kalifiye elemanlarınızı sınıflandırmanız oyunun gelişimi üzerinde etkili oluyor. Eğer araştırma geliştirme yatırımı yaparsanız, çok daha hızlı bir şekilde teknoloji yaratabiliyorsunuz ya da üretim ağırlıklı olursanız daha hızlı üretiyorsunuz. Oyunda yapay zeka sorunları, ufak ufak buglar yok değil hatta zaman zaman saçma olduğunu düşündüğünüz durumlar olabilir, rakiplerinizde daha emniyet kemeri yokken sizin hava yastıklı, abs fren sistemli modelinizin satmaması gibi ancak bu sorunlar fikrin orjinalliğini gölgelemiyor. Arabalardan hoşlanan herkes bir göz atmalı bence. Eğer iflas ederseniz sizin büronuzda gösteren bir demo başlıyor. Sonu sürpriz. (Polat ne dersin?.. Denesene. Camia huzur bulsun, kitlem rahatlasın.) http://www.bhlegend.com/ php/download.php3? İd-73&mirror-0 Not : Aşağıda verdiğim linkten oyun online ve web tabanlı olarak oynanıyor. İlginç bir çalışma. Ama niye ki? http://www.zone.ee/detroit/ www.gsmnet.com/somurge/
Vroom
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 65
Mail:
hakkında ne kadar bilgisi olduğu konusunda şüphelerim var. Aslında Eylül'ün ilk 2 haftasını İstanbul'da geçirene, Gameshow ofisinde eski günlerin kokusunu koklayana, derginin tüysüzleri ile sakallıları arasında basket oynayana kadar Sömürge'nin de bu konuda çok da fazla bilgisi olmadığını gördüğüm için bu konuyu açıyorum. İstanbul'da Gameshow kurmayları ile (gizli kurmay Can Alper'in de adını deşifre etmeden geçemeyeceğim) geçirdiğim sürede başka noktalar da dikkatimi çekmedi değil: Örneğin, Gameshow'un okuyucu kitlesinin büyük bölümünün benim Timur'la bu işlerden elimizi ayağımızı çektiğimizden beri (ayağımızı İstanbul/Türkiye'den de çektik ya, neyse) tamamen değiştiği. Yani benimle Timur'un ismini şahsen bilenler belki de bir elin parmaklarını bile geçmiyordur artık. Başka bir deyişle Gameshow gibi bir oyun dergisinde Sömürge gibi alakasız bir sayfanın varlığının anlamını bilmeyenlerin yüzdesi gittikçe artmış. Bu iki noktanın kesiştiği yerden bambaşka bir çizgi çekmek istiyorum: Timur'la Gameshow'un fotokopi halinin satışlarının yüzleri aşmadığı dönemlerde (sürekli bu dönemlere gönderme yapmamıza kızmayın ve hatta bunu anlayın çünkü biz Gameshow'un en eski, en çocuk halindeyken “bizdik”) Gameshow'un her şeyini okuyucuya yazalım” politikasına sıkı sıkıya bağlıydık. Gameshow'un bu yaklaşımı hala benimsediğini ve koruduğunu Editör yazılarından görebiliyorum. Ama yine de emin değilim: Kaçınız derginin komutanlarının her ay binlerce doları kar olarak kasalarına attıklarını, yukarıda sözü geçen basket maçı için Gameshow'un Abdi Salonunu kiraladığını... Ama yine de emin değilim: Bir iki ay sonra dergi kapansa kaçınız şaşıracak, kaçınız ellerinden geleni yaptılar diyecek. Sömürge olarak San Francisco'dan biz şu soruyu sorduk kendimize: Derginin kurmayları tatil için yanımıza gelmediklerine göre, Gameshow'un ekonomik durumu eskisinden hiç mi hiç değişmemiş: Yani tam bir bıçak sırtı (İstanbul'da anladım ki bıçak Emin'in cebini kesmiş bile ya neyse). Peki neden hala Gameshow devam ediyor. Gameshow'u zevkli yapan, insanı manevi tatmine boğan o yaratıcılığını binlerce insanla paylaşabilme ortamı sağlayan yan! olduğunu tabii ki kabul ediyoruz ama bu kadar süre, bu kadar ekonomik zorluk, neden neden neden? Emin'in anlattıklarından anladığım özetle şunlar oldu: Şubat'taki ekonomik kriz her küçük şirketi olduğu gibi Gameshow'u da tam kalbinden vurdu. Yani hem yatırımları hem de ümitleri bir anda yok oldu. O günden bu güne sırtında taşıdığı borçların döviz kuru ile kaça katlandığını düşünmezsek, Gameshow en önemli özelliği olan “kendi yağı ile kavrulma" başarısını (başarı tam
Okuyucularının Gameshow'un durumu ve gidişatı sömürge brought to you by acclaimed writer bigBEN and academy award winner Mert Topçu GAR aaa web adresimiz: <HTTP:/WWW.GSMNET.COM/SOMURGE>
Girerse Polat'a...
..Hiç biri değilse bile Gameshow'un duygusu paylaşın.
emin değilim) gösterince Emin ister istemez yine bir şeyler yapma, bir ümit doğurma motivasyonu içine girdi. Ve fuar mevsiminde geçen ayın Gameshow'u CD ile birlikte satışa sunuldu. Bu ay neler olacak saat farkı yüzünden olsa gerek Sömürge olarak bunu önümüzdeki ay öğreneceğiz. Yine eskilere, bizim Timur'la kurmay olduğumuz dönemlere gidersek, Gameshow'un içinde bulunduğu durumu anlatan yazılarımızın kapanışını dergimizi okuyun okutun olurdu. Çünkü ve tabii ki Gameshow'un en önemli kaynağı okuyucuları. Maddi ve manevi. Fakat ister inanın ister inanmayın okuyucuların maddi kaynağı ne kadar önemli de olsa derginin refaha ermesi için gereken maddi kaynağı reklamlardan geçiyor. Okuyucu olarak sayfa sayısının yüzde ellisinin reklamların kapladığı bir dergiyi sevmeyeceğinize eminim ama tekrar etmekte fayda var ki reklamlar özellikle Türkiye dergi sektöründe bir derginin ayakta kalmasının rahat rahat nefes almasının en önemli kaynakları (yanlışsam Emin düzeltir). Bunları okuyucuya yazmanın ne anlamı var! Belki de hiç bir anlamı yok. Belki aranızdan biri Saatchi & Saatchi'nin sahibinin oğludur o, onu arıyor bu yazı: Belki de Sömürge olarak her şeyi bilin istiyoruz. Gameshow'u alın, okuyun, okutun, gülün, oyun oynayın ve eğer biraz daha fazla bir şeyler yapmak, bilmek ve hayatı biraz daha fazla tatmak istiyorsanız derginin gerçeklerini de bilin istiyoruz. Belki de bizim düşünemediğimizi düşüneceksiniz, belki bizim göremediğimizi göstereceksiniz, belki de bizim sahip olmadığımız araçlara, bizim açmak istediğimiz kapıların anahtarlarına sahipsiniz. Hiç biri değilse bile Gameshow'un duygusu paylaşın. Sadece bizimle değil herkesle paylaşın, özellikle Saatchi & Saatchi'nin sahibi olan amcanızla! Bir de bize yazın: Not: Yukarıda bahsi geçen karşılaşmayı gençler 31-29 kazandıklarına sevinmesinler, evde dayımlar beklemiyor olsaydı attırır mıydım ben o son sayıyı!
Jasin.
NEDEN İNGİLİZCE VE USA TEMASI ? Sömürge'nin içeriği GameShow kurucularından Mert Topçu ve bigBEN tarafından sağlanmaktadır. Bu iki genç halen Amerika'nın San Francisco şehrinde yaşamakta ve Silicon Valley'de çalışmaktadırlar. Şu anki yaşamlarının bir getirisi olarak, bu tarzdan başka bir tarz onlara zaten uzak gelmektedir. İki kültürün arasında kalmış bu iki insan, bu çelişkiyi her gün yaşadıkları için bunun yazılarına yansımaması saçma olurdu zaten (sonunda yazılarımızın türkçe karakter kullanmadan yazılmasının sorun olmayacağı konusunda GameShow yönetimini ikna da ettik. Bunun dışında MEG ve Polat'ın başka isteklerimize de boyun eğmesi Sömürge'nin yönetime yaptığı kaçınılmaz baskının bir sonucu olarak görüyoruz. Bundan sonra daha farklı bir Sömürge ile karşınızda olacağız.)