Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 45
© zaman alın bu oyunu, görün bilmemneyi. Tamam, siniri bırakırsam, alınabilir bir oyun diyorum, eğer zor strateji oyunlarından, milyon milyar birimden ve çok büyük savaşlardan hoşlanıyorsanız kesin alın hatta. Oyunun ortasında “Deutschland Über Alles” söylerken bile bulabilirsiniz kendinizi (Şahin'ime selamlar). Bu arada yakında Civ3 çıkacak (ayrıntılı bilgi preview sayfalarında var zaten). Civ3'ün çıkmasıyla beraber çok sayıda insan da bitecek herhalde, Biliyorum konumuz SSF ama, Civ3 tek kelimeyle inanılmaz olacak. Aklımıza gelen ve gelebilecek her şeyi yapmış adamlar. Civ3 çıkana kadar bekleyin bence, Sid Amcam oyun dünyasını yine değiştirecek gibi. Aman ya, hayat zor abiler ablalar, Kasıyor her şey, sonuçta bir MEG olacak bu işler?” diyebiliyorum ancak yine. Sevgiler, saygılar, vesaire, vesaire.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 44
1- 100 yıl savaşları kaç yıl sürmüştür? a- Soruya bak tabii ki 100 yıl b- Bu işin içinde bit yeniği var 116 yıl abicim 116 (Bu gerçekten doğrudur).
2- Peki 30 yıl savaşları kaç yıl sürmüştür? a- Ben de kıllandım şimdi b- 36 yıl diyerek şansımı denemek istiyorum c- 30 yıl abicim 30 yıl (doğru)
3- Ruslar Ekim devrimini hangi ay kutlarlar? a- Hmmm! Bu soruya Ekim dersem namerdim b- Ekimdir abi olur mu öyle şey Kasım abicim Kasım (Bu cevap da gerçekten doğrudur)
4- İstanbul'un Fethinde hangi şehir fethedilmiştir? a- İstanbul di mi? b- Eh Artık, yani ayıp c- Konstantinapolis abicim Konstantinapolis.
5- Dünyada kaç adet dünya savaşı olmuştur? a- Bana bak sen bizle dalga mı geçiyorsun? b- 2 diyerek şansımı zorluyorum c- 2 abicim 2
6- Savaşta 1000 atlılar gibi şendik ne demektir? a- Atın şeni olmaz b- Tek bildiğim şen Şener Şen c- Benim de Demet Şener abicim
7- Savaşmayın da sevişin mi? a- Tüh Allah cezanı versin b- Soruyu anlamadım ki c- İkisi de abicim ikisi de
8- Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi ne demektir? a- Bilmiyorum sus artık b- Biliyorum ama söylemem c- Yanlış sordun abicim yanlış üstünde çıkan çizgiler ise sağlık ve cephane çizgileri Şimdi piyadeleri nasıl kullanabileceğinize gelelim. Rifleman ve benzeri uzun menzilli birimleri (Sniper vs.) harcamamaya çalışın, Her ülke farklı tür piyadelerde daha güçlü. Almanların SMG'leri güçlüyken, Rusların Rifleman'leri iyi mesela (sayı olarak da üstünler çok). Uzun menzilli birimler, çok fazla çaba harcamadan üstünüze gelen piyadeleri dağıtabiliyorlar. Özellikle Sniper birimini iyi kullanmak çok önemli sonuçlar verebilir. Hangi tür piyade olursa olsun, Artillery (topları), Mortar (havan topu), Heavy Machine Gun (Makineli) ve AA'leri (Anti-Aircraft, yani, ee, neydi ya, ya hani uçaklara ateş edebilen toplar var ya, onlar) kontrol etmek için piyadeye ihtiyacınız var. Örneğin bir topu bir adamla kontrol ederseniz, bu topçu arkadaş hedefleri bombalamaya başlayacaktır. Yanına bir asker daha verdiğinizde ise ateş etme hızı oldukça artıyor, çünkü diğer asker cephane yüklüyor, cephane bittiği zaman yakında varsa alıyor filan. Ayrıca bu tip aletleri hareket ettirebiliyorsunuz, ama bunun için askere ihtiyacınız var. Askerler topu yönetmeye başladıktan sonra Move komutu verirseniz götürüyorlar topu çeke çeke. Ama bu olay çok yavaş, eğer etrafta asker taşıyabilme özelliğine sahip kamyonlarınız varsa onlarla topları taşıyabilirsiniz, bu daha hızlı. Topların özelliklerini sonra anlatacağım.
Standart bir SMG askeri ana saldırı gücünüzü oluşturacak çoğu görevde. Ama bunları yalnız bırakmayın, çünkü gerçek savaşta olduğu gibi çok çabuk ölen varlıklar bunlar. HMG'ler (Heavy Machine Gunner) bazen işe yarıyorlar ama çok değil. Anti-Tank birimleri sağlam noktalarda çok önemliler. Bunları iyi korumanız gerekiyor. Yüksekte veya korunaklı bir yerde dursunlar. Almanların komandoları SMG'lerden biraz daha iyiler, ama onlarda da SMG var. Officer'lar çevrelerindeki askerlerin daha çok tecrübe almış gibi savaşmalarını sağlıyorlar, fakat askerlerin yanlarından ayrılınca bu gaz da bitiyor (moral veriyorlar yani). Çoğu asker düşman araçlarının ya da evlerin yakınındaysa el bombası atabiliyor. Herneyse, eğer korunan bir mevziye kafaüstü dalmak zorunda değilseniz (çoğu zaman saçma olur zaten bu), yavaş yavaş, önce uzun menzilli askerleri kullanarak ve diğerlerini bunları korumaya vererek ilerleyin. Düşmanın toplarını ve makineli tüfeklerini ele geçirebilirsiniz, bunun için o topları kontrol eden askerleri öldürmeniz gerek. Bunu da en iyi Sniper'lar yapıyor. Ele geçireceğiniz araçlar inanılmaz önemli, unutmayın. Savunma yaparken, sadece askeriniz varsa işiniz biraz zor. Ama 4-5 top, iyi yerleştiği zaman, üstlerine ne kadar asker gelirse gelsin hepsini yok edebiliyor. Yine de bazı Uzun menzilli birimler uzaktan topçularınızı hemen vuracaklardır (aynı bizim yaptığımız gibi). Bunu engellemek içinse uzun menzilli zırhlı araçlar (ya da tanklar, ama toplardan daha önde durmak koşuluyla) kullanmanız gerekiyor. dışındaki standart birimleri tanımlayalım. Öncelikle ana işlevi keşif olan jipler/hafif araçlar var. Bunların bazıları asker taşıyabildikleri gibi, hepsinin ateş edebilme özelliği var (ay ne güzel). O yüzden bu aletlerle (özellikle jiplerle), olabildiğince hızlı bir şekilde düşman hatlarından geçmek, hem onlara zarar vermek hem de ortada ne var ne yok görmek açısından iyi bir olay. Fakat bunlarla zorda kalmadıkça direkt düşmana saldırmayın. Bu tip araçların dışında Hafif Zırhlı tankımsı aletler var, bunlar da genelde destek amacıyla kullanılan, az biraz hızlı aletler. Bunları da zorda kalmadıkça düşmanın üstüne salmayın. Ağır zırhlı tanklar ise, zaten araç olarak ana gücünüzü oluşturacak. Bunları salın düşmanın üstüne gitsin, ama yanına piyade desteği vermeyi unutmayın. Daha önce de dediğim gibi kamyonlar her türlü topu taşıyabiliyorlar. Kamyonları ortalıkta fazla dolaştırmayın doğal olarak. Ateş altındaki bir kamyonda askerleriniz varsa onları hemen çıkarın ve uzaklaştırın. Mühendis Araçları ise (Tamir/Tedarik) çok ama çok önemli. Her türlü durumda araçlarınıza ve askerlerinize devamlı cephane takviyesi yapıp onları tamir edecek bu araçlar. Ama düşman bunlara ulaşabilirse hiç affetmiyor unutmayın. Araçları tamir etmek ekstra önemli, çünkü zarar görmüş araç sonuçta tecrübe sahibi bir araç olacaktır. Hızlı ve ağır olan tankları düşman arazisine sokup dolaştırabilmek gibi bir bug var oyunda. Bir türlü vuramıyorlar sizi. Oyundaki araç kullanımı taktiklerinizi belirleyecek şey olacak. Tanklar çok çeşitli olduğu için sabit bir taktik veremiyorum, ancak oynayarak öğrenebilirsiniz değerlerini. Roket fırlatıcıları süper bir de, aklıma geldi. Bana kalırsa Campaign oynamadan önce Single Scenario oynayın basit bir tane (Entrenched mesela). Oyun daha kolay öğreniliyor o zaman. Ortalıkta duran kutular cephane kutuları. Bunları kamyonlarla alıp topların yanına koyarsanız, onlar kendilerini otomatik olarak tedarik edecektir. Ama bu konuda biraz saçmalamış oyun yapımcıları, ya da ben beceremedim o kutuları adam gibi kullanmayı. Kutuları kamyonlarla toplayıp topların yakınına koyabilmek zor bir iş. Yine de biraz uzakta olsa bile topların cephaneleri tamamen bittiği zaman (standart Artillery 20 atış yapabiliyor mesela cephanesi bitmeden) adamlar gidip alıyorlar cephaneyi. Aklıma gelmişken, mayınlar var önemli, bunlar sadece araçları etkiliyorlar. Bazı askerler mayınları görebiliyor, ama neye göre belirlemişler bunu anlamadım pek. Araçların geleceğini tahmin ettiğiniz yerlere mayın döşeme şansınız varsa bu şansı sakın harcamayın. Çok ama çok etkili olabiliyor bu. Taktik vereyim şöyle okkalı diyorum ama, oyunda çok ciddi taktik uygulama şansınız yok ne yazık ki. Hatta bazen oyun Red Alert'tan bile daha az taktik içerir hale geliyor (yok laf sokmadım). Yine de birkaç standart nokta var. Mesela kafaüstü dalmayın. Yavaş yavaş ilerleyin, uzun menzilli araçları kullanın. Sonra saldırı yapmak daha zordur, farklı yönlerden aynı anda saldırırsanız düşmanın savunmasını bölmüş olursunuz. Kilit bir noktaya saldırı yapacaksanız olabildiğince çok birim kullanın. Gerçek bir savaştaki gibi Task Force göndermeniz durumunda, o Task Force'u elinize alıp geri dönüyorsunuz bu oyunda (kimse kalmıyor canlı yani). Gerçekten dalarsanız oyuna, eminim ki iyi taktikler uygulama şansı bulacaksınız. Ama kendi hesabıma ben o kadar uğraşmadım bu oyunla, pek niyetim de yok uğraşmaya. Zaten oyun çoğu zaman biraz dangır dungur gidiyor. Şöyle büyük bir saldırı yapınca özellikle, kim nereyi vurdu ne oldu göremeden iki taraftan biri patlıyor. Görülen o ki saldırı yapmak çok zor, özellikle evler ya da toplar varsa savunan tarafta, bittiniz siz. O yüzden campaign'lerde az bölüm var. Zaten bir bölümü bitirmek net 6-7 saat alıyor (Save-Load olayını saymıyorum bakın). Şöyle bir kaç önemli noktaya değineyim: © Sıkıştığınızda Pause'a basın, sakin olun, her şey kontrol altında. © Mayın diyorum, o kadar. © Herhangi bir yerde araçlarınız havan topu ateşiyle karşılaşırsa geri çekilin, oradan geçmeniz imkansıza yakın. © Karşısını göremediğiniz köprülerden geçmeyin. Hatta görebilseniz bile geçmeyin hemen. Jipiniz varsa hızlıca karşı tarafa bakın derim. Karşıda kimseyi göremeyip geçmeye kalktığınızda, nerede olduğunu görmediğiniz bir mortar tarafından dağıtılabilirsiniz. Bunun yerine Engineer birimlerinin kurabildiği Pontoon Bridge'lerden kurup başka yerlerden geçin karşıya. © Askerlerinizi yere yatırıp keşife gönderin. Keşif yapmadan saldırmayın ve saldırıyı bütün gücünüzle yapın. © Binalar gerçekten çok önemli. Binalarda düşman askeri varsa zaten mahvediyor sizi. Siz de binalara girin askerlerinizle. Yüksek yeri elinde tutan çok oyunu kazanır gibi basit bir kural var. Aman derim. © Sniper'ları Officer'larla beraber kullanın. Officer'ların görüş alanı çok geniş olduğu için, Sniper'ın da normal görüş alanından çok ötesini görmesini sağlayabiliyor. Oyunda şöyle ilginç bir durum var ki, bir birim başka bir birimi görebiliyorsa (nerede olduğu önemli değil) menzili yeten her araç ona ateş edebiliyor, binaların arkasında bile olsalar. Saçma. © “Take your time' derler ya, ondan yapın işte. Başka türlü çok zor bu oyun. 4 Sonuçta oyun kötü bir oyun değil. İyi bile denilebilir, ama Close Combat serisi ve Combat Mission dururken bir kenarda, alıp oynamayı ne kadar istersiniz bilemem. Yine de oyundaki birimlerin çeşitliliği ve büyük savaşlardaki birimlerin sayısı (1000'i rahat geçiyor, abartmıyorum) oyunu görülmeye değer kılıyor. İlginç bir nokta da tarih açısından gerçekçi bir oyun değil SSF. Yani 1940'ta yapılmış tankla 45'teki tank beraber savaşıyor (Panzer 1 ve Panter mesela). Bu baya rahatsız etti beni. SS serisi ileride iyi bir yerlere gelme potansiyeline sahip, ama şu anda o iyi yerden biraz uzaktalar. SSF'in bir çok iyi yönü var evet, ama öldürecek boş zamanınız yoksa almayın. Çünkü çoğu zaman elinize geçen harcanmış saatler ve bozulmuş sinirler oluyor (Ulan bu oyunu neden bu kadar zor yaptınız be? Ne gerek var? Ha?). Gidin Close Combat alın bence. Diyorsanız ki savaş oyunu istiyorum ben,