Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 31
Demin oyuna başlayıp direk modellemelere falan bakış atmıştık ya, onu şimdilik boşverin. Tekrar oyunu yükledik ve çalıştırdık. Güzel sayabilmeyi çok istediğim bir demo geldi (bu arada oyunun genelindeki demolar da bu kalitede, iyi değiller, vasatlar) ve o tanıdık Spiderman theme müziği başladı. Bu müzik aslen 60'lı yıllarda yapılmış Spiderman çizgi filmi için bestelenmiş (yanılmıyorsam biz de zevkle Star'da izlemiştik bu çizgi filmi) ancak bayağı tutulduğundan hala Spiderman'le ilgili çoğu yerde kullanılmakta. Hele şu dosya paylaşım programlarından biriyle yaptığım bir kaç turda gördüm ki eski yeni bir sürü grup bu şarkıyı cover'lamış. Bunların arasında They Might Be Giants, The Ramones, Timbaland, Tenacious D gibi hep duyulmuş sanatçılar da var. Sizin de çekmenizi tavsiye ederim. Tabi bir de, yine önceleri Star'da, şimdilerde de Fox Tv'de gördüğümüz 3D görüntülerle bezeli çizgi filmin müziği var. Onu da Cartoon Network diye arattığınızda kolaylıkla bulabilirsiniz. Hatta bulmalısınız zira çok güzel teknolojik bir çalışma. Konu yine oyundan nereye geldi. Toparlıyorum. Menüye geldik, deminki müziğin enstrümantal versiyonu çalıyor. Hemen üstte bir Continue tuşu görüyorsunuz ve bu size hemen bir “konsol” çağrışımı yapıyor. Şimdilik bir şey demiyor ve devam ediyoruz. Yine bu menülerde ilerlerken bir Cheats kısmının bulunması da bu yönde bir kanıt daha. Şimdilik bu konsolar kuşkularımızı bir yana bırakıp oyuna başlıyoruz. Arada save etme ihtiyacı duyuyoruz ve bakıyoruz ki öyle bir durum yok. Oyun ancak belirli “waypoint"lerde saklamamıza izin veriyor. Bir bölüm bitiriyoruz ve o zaman lütfedip soruyor saklamak isteyip istemediğimizi. Bu da deminki konsolar kuşkularımıza ekleniyor tabi. Bu istediğimiz zaman save edememe olayı hakkaten çok sinir bozucu. Sonuçta her zaman geniş oyun oynama zamanı bulamayabiliriz ve bu yüzden daha önce geçtiğimiz yerleri abuk sabuk tekrar oynamak da şu kısa ömrümüzde öfke nöbetlerine sokabilir biz stresli gamer'ları. Ayrıca load etmeye çalıştığınızda da ayrı bir olayla tavandan sessizce ilerleyip bir düşmanın arkasına o farkına varmadan inivermesi insana Örümcek Adam tadını çok güzel yaşatıyor. Kontrollerde atak olarak ise yumruk, tekme ve bunların arka arkaya basılması, bunun yanında adamın yanına yaklaşıp bastığınızda ise düşmanın fırlatılması var. Bunların yanında ise ağ fırlatabiliyor veya ağ topları yaparak düşmana atabiliyoruz. Bunlar düşmanın gücüne göre ya onları yavaşlatıyor (ki genelde bu oluyor) ya da yok ediyor. Süper kahramanlığımız sayesinde oyunda olan bir başka atak olayı ise, objelerin çoğunu kaldırıp fırlatabilmemiz. O kadar da olsun artık. Swing tuşuna havadayken basılı tuttuğumuzda binalar arasında gökyüzünde ağımızla salınıyoruz. Ağın nereye yapıştığı mechul ama. Havada bir yerde sadece. Binalar arasında deyince, oyunun atmosferi hakkında bir şeylere değinmek istiyorum. Malesef bu da pek iyi yapılamamış. Grafikler çok düz, detaysız ve bir şehrin (özellikle New York'un) sahip olduğu kalabalıklık hissiyatı yok. Binalar arasında garip sis gibi bir şey yükseliyor ve sanki siz acayip, terkedilmiş bir şehirde dolaşıyormuş gibi düşüncelere kapılıyorsunuz ister istemez. Atmosfer için iyi yapılmış bir şey ise, Spidey'nin çizgi romanlarından alışık olduğumuz o kendi kendine konuşmalarının kısıtlı da olsa oyuna aktarılmış olması. Örümcek'in karşılaştığı dostların (mesela Daredevil, Black Cat, Human Torch -Fantastik Dörtlü'den hatırlarsınız-) ve düşmanların (mesela Scorpion, Venom, Rhino) konuşmaları da başarılı seçilmiş. En azından onlar bir şekilde havaya sokuyorlar sizi. Yazının sonuna geldik ve şu ana kadar oyun hakkında hiç de iyi şeyler söylemediğimin farkındayım. Yapabileceğim bir şey de yok açıkçası. Ben de isterdim en çok sevdiğim çizgi roman
Eğer bir gün sizi örümcek ısırırsa...
1- Sakın ama sakın düz duvara tırmanmaya kalkmayın. Yok ısrarcıysanız en azından ilk önce bir ağaca tırmanın bari. 2- Bileklerinizi ağ çıkacak diye boş yere kontol etmeyin. Orda göreceğiniz tek şey hemen bir doktora gitmek için az vaktinizin kaldığını gösteren saat olacaktır. 3- İsterseniz bir radyasyon testi yaptırabilirsiniz (nerde yapılıyorsa artık, hiç bilmiyoruz). 4- Örümcek dayanıklılığı kazandığınızı düşünüp sakın olaki 1 tonluk birşeyi kaldırmayı denemeyin (fıtık olursunuz).
5- Örümcek hızı kanadığınızı düşünüyorsanız caddede bir otobüsle yarışabilirsiniz (Tavsiyeye bak). 6- Örümcek hassassiyeti kazandığınızı ya da potansiyel bir tehlikeyi zamanı gelmeden önce hissedeceğinizi düşünüyorsanız bizce fazla vaktiniz kalmadı zehir yayılıyor. Biliyoruz biz o örümceği pis sokar. 7- Aşırı bir şekilde canınız sinek yemek istiyorsa bunun örümcek adam olmakla alakası yok :). 8- Hala doktora gitmiyorsunuz di mi? Örümcek kafalılık yapmayın... 9- Örümcek adamın ağındaki ipliklerden örülen kumaşın kurşun geçirmediğine sakın inanmayın.
10- Hiç boşuna uğraşmayın, örümcek adam olamayacaksınız.
karşılaşıyorsunuz. Daha doğrusu karşılaşamıyorsunuz çünkü baya bir süre Load tuşu arıyorsunuz. Daha sonra Options menüsünün iki basamak altında görüyorsunuz. Sakladığınız yeri seçip Load'a basıyorsunuz ve tekrar ana menüye dönüp demin bahsettiğim Continue'ya basarak ancak Load işleminizi tamamlamış oluyorsunuz. Çok zahmetli... Oyunu oynadıkça göze çarpan şey, Örümcek Adam'ı (yazının başından beri ilk defa kullandım farkındayım) kontrol etmenin inanılmaz zor olması. Kesinlikle bir gamepad lazım. Oyun esnasında bunu düşündüm, son kuşkumu da bulmuştum. Hemen save edemeyip çıktım ve internette bu oyun hakkında bir şeyler daha aradım. Ve gördüm ki doğruymuş. Bu oyun aslında bir PlayStation oyunuymuş sayın efendiler. Dreamcast'e vesaireye de aktarılmış, son olarak PC'ye sıra gelmiş ama pek özendikleri söylenemez malesef. Spiderman'in hareketleri, en azından kendi etrafını incelerkenki hareketleri ne yazık ki pek akıcı, pek gameplay'e yatkın değil. Legacy of Kain: Soul Reaver'i hatırlayanlar vardır kesin, aynı ondaki gibi kontroller ve free look pek de iyi çalışmıyor. Üstte dediğim gibi cidden bir gamepad olmazsa bu oyunu oynamak kısa sürede işkence haline gelebilir. Ayrıca bu işkenceyi işkence yapan bir diğer etken ise, kameranın bayağı bir şaşkın olması. Tavanda ya da bina köşelerinde ilerlerken kamera öyle bir yere hareket ediyor ki, feleğinizi şaşırıyorsunuz. Bunun için hiç patch falan çıkarmışlar mı diye sağa sola bakındım ama göremedim. Bunun dışında, Spiderman'imizi spider yapan binalara vesairelere istediği gibi yapışabilmesi süper yapılmış. Direk yapışıyorsunuz, hızlı bir şekilde de ilerleyebiliyorsunuz. Gerçekten de kahramanının oyunu hakkında süper şeyler söyleyebilmeyi ama adamlar yapamamışlar işte. Tek iyi şey yeniden aranje ettikleri ana müzik ve duvara güzel yapışabilmesi, Atmosfer çok zayıf kalmış çok. Daha iyi bir Spiderman oyununda görüşebilmek üzere, diyerek bitiriyorum.
Activision
Action
Windows 95/98
Pentium li 266 64 Mb Ram 200 Mb Hdd
3D Hızlandırıcı Polat yazıyı www superkantar.com'a atıyorum. $en oraya gidip alabilirsin ama üye olman lazım be abi. Aylık 29 dolar, iyi di mi abi?
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 30
“Yes, Uncle Ben is dead, and in a sense it was realiy | who killed him. Because | didn't realize in time, that with great power there must also always be great responsibility. But | know it now, and for as long as | live, Spiderman will never shirk his duty again. Robbers, killers, beware. Spiderman is here.”
akikaten iki aydır bir ingilizce açılışlı yazılar gidiyor farkındayım, Ama gerçekten gerekli olduğu için yapıyorum onu bilin. Ben her zaman merak etmiştim bu Spiderman'in mottosu olmuş, “büyük güçle beraber büyük sorumluluk da gelir” lafının tam ve orjinal metnini. Bulduğumda da çok sevinmiştim. İşte bu sevinci sizlerle paylaşmak istedim diyebiliriz bu ikinci ingilizce girişte. Neyse, siz nasılsınız? Altın çağın altın oyunlarını (di mi?) cd'nizden yükleyip neş'e içerisinde oynadınız mı? İnanmazsınız belki ama ben oynayamadım çünkü hala bin bir türlü dertten dolayı elime cd geçmedi, geçemedi. Gelecek aya kısmet olur umarım diyorum. Onun dışında pek ilginç bir şey yok sanırım. Bir aydır ortalarda yoktuk Ali'yle beraber. Çılgın konserlerde koşturduk Türkiye'nin her yerinde, eninde sonunda döndük tekrar İstanbul'a. Çok sık şekilde devrik cümleler kuruyorum farkındayım ama şu anda bir şey yapamıyorum bu duruma. Devam ediyorum. Bu konser koşuşturması yüzünden Bilişim'de siz okurlarımızla buluşamadık (bak ya) ama bunu Ekim başındaki CompEX fuarında telafi etmeyi umuyoruz (Ali adına da
SPIDERMAN
Nasıl rahat konuşuyorum bu kadar bakar mısınız). Sahi, yine Ekim ayında “çoğu üniversitede olduğu gibi bizim İstanbul Üniversitesi'nde de örgün öğrenim hayatımız bir daha başlıyor. Çok hevesli olduğumu söyleyemem ama en azından bir değişiklik olacak işte. Başta Spiderman konseptine power, responsibility falan diyerek süper giriş yaptık ama sonradan konuyu nasıl saçma sapan dağıttım ben de inanamadım. Biz bu konser işlerinden (konserlerin gizemini hala inatla sürdürüyorum evet) döner dönmez Polat ve MEG babalar çabuk bir operasyonla bize birer yazı assign ediverdiler. Ben de kendimi Spiderman oynarken buldum. Yani, doğrusunu isterseniz hiç de oyle oyun başında kendimden geçmiş bir şekilde bulmadım kendimi. Bin tane abuk sabuk kurulum formaliteleri vardı. Oyunu oynamaya başlayana kadar her anı sonuna kadar yaşadım yani. Yok öyle kendimi başında buldum falan. Son zamanlarda adetim olduğu üzere bahis konusu oyunun açıklamasına hemen geçmeden önce genel olay hakkında hafif bilgi vermeye çalışıyorum. Gerçi geçen ayki dergiyi iyi okuyanlar bu ön bilgilenmeden sonuna kadar faydalanmış olmalılar. Şöyle ki, hem bu oyunun daha geçen ay İrem baba tarafından taptaze bir preview'u yapıldı, hem de yılların Serkan Uybaş'ı tarafından da Abandonware köşesinde yılların platform Spiderman oyunu tanıtıldı. Bayağı güzel bir hazırlık oldu yani bu oyun için. Yalnız Spiderman'le ilgili hazırlıksız yakalandığımız önemli başka bir olay vuku buldu Eylülayının 11'inde. Dünya Ticaret Merkezi ikiz kulelerine artık ezberlediğiniz şekilde uçaklar çarptı Bunun Spiderman'i ilgilendiren kısmı ise bayağı büyük. Fragmanları sinemalardan ve internetteki official sitelerden çekilmeden önce yakalama şansı bulanların hatırlayacağı üzere soygun yapan bir helikopter kaçmaya çalışırken iki bina arasına gerilmiş bir ağa takılıyorlardı. Ve evet, bu ağın gerildiği iki bina World Trade Center'ın ikiz kuleleriydi. Ve hepimiz biliyoruz ki artık bu binalar var olmuyorlar. Bu görüntülerin Amerikan halkı üzerinde yapacağı etkinin olumlu olacağını doğal olarak pek tahmin etmeyen yetkililer hemen fragmani her yerden çektiler ve o sahnenin de filmden çıkartılmasına başladılar sanırım. Bir başka dedikodu da filmle ilgili her şeyin durdurulduğu yönünde ancak bu haberin ne kadar doğru olduğu hakkında bayağı kuşkum var. Siz bir şey duyarsanız bana söylersiniz. Ancak şu an kesin ki, filmin official sitesi http://spiderman. sonypictures.com/) açılacak” modunda. Bakalım nasıl olacak bu işler.
Can KANTARCI
Yayımcı firma Activision. Yapımcı firma ise LT! Gray Matter adında bu oyun dışında pek bir olayı olmayan bir firma. Bu ikilinin ortaklığından ortaya nasıl bir şey çıkmış derseniz? Eh be abi diyorum. Olmuş ama bir yere kadar olmuş. Oyunun türü 3D Action bir kere. Spidey'i arkadan görüyoruz yani çoğunlukla. Yapımcı firma bahsini hemen kapatmak istemiyorum yalnız. Modellemeyle bir bağlantı kurmak istiyorum. Oyunu yükleyip oynamaya başladığımda ilk baktığım şey Spiderman'i nasıl modelledikleriydi. Biraz fazla ayrıntısız olsa da fena değildi. Daha sonra aklıma gelen ise Tony Hawk's Pro Skater'ındaki gizli Spiderman skin'i oldu. O bundan kat kat iyiydi ve çok daha etkileyiciydi. Biraz araştırma yaptıktan sonra öğrendim ki bu Spiderman oyununun asıl yapımcıları, Tony Hawk'ı yapan Neversoft'muş. Sonradan bir el değiştirme olmuş sanırım. Skin'in acaipliğini de bu şekilde açıklıyoruz kendimize. Geçen ay Max Payne'in başarısını anlatırken bahsettiğim ana öğelerden biri de çizgi roman tarzıydı hatırlarsınız. Ne yazık ki, bu Spiderman oyununun kendisi bir çizgi romandan uyarlama olmasına rağmen bu çizgi roman tarzını yansıtmakta Remedy'ye göre çok daha başarısız olmuşlar. Tamam, bölüm geçişlerinde olayın çizgi roman sayısı gibi verilmeye çalışılması, kapaklar yapılması güzel olmuş ancak bu tek başına yetmiyor.