Gameshow sayı 65, sayfa 20

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 20

COMMAND

OM MANDOS düşünmeye ek fırsatınız olmayan, belki de “küçük” olduğunuz için düşünemediğiniz bazı şeyleri yaşınız elverdiği zaman düşünmeye başlarsınız. Düşündükçe de olgunluğunuzun bir getirisi olarak bazı anılar anlam kazanır. “Ben” diye başlayan cümlelerinizi olgun yaşantınızın bazı noktalarıyla ilişkilendirirsiniz. “Demek ki bu yüzdenmiş” dersiniz. Yani en azından ben öyle yaparım/yapıyorum. Bu benim için ilerlemesi oldukça kolay bir süreç. Çorap söküğü gibi geliyor arkası, su gibi akıp gidiyor. Ama bu akıcılığın içinde beni şoke eden bazı şeyler var ki akıcılığı ciddi anlamda azaltıyor. Bir kısmı tahmin edebileceğiniz gibi özeldir ama bir tanesi var ki bunu sizinle de paylaşmak istiyorum. Bahsedeceğim şey, çoğunluk erkek çocuklar gibi benim de küçükken şiddete yönelik oyuncaklarla vakit geçirmiş olmam ve bu konuda yaşıma uymayan bir titizliğe ve seçiciliğe sahip olmam. Bahsi geçen oyun araçları tabancalar, kılıçlar, tüfekler, tanklar, savaş uçakları vs. Ve gene bahsi geçen titizlik ve seçicilik konusu da pembe, kırmızı, sarı gibi parlak renklere sahip, orijinalleriyle kontrast oluşturan oyuncaklardan bilfiil uzak duruşum. Bunu nereye bağlayacaksın derseniz, şimdiye kadar savaşlarla, silahlarla ve bunun gibi şeylerle harcadığım vakti hesap edip bunun getirisi olarak da karakterimin aldığı halden bahsedebilirim. Yani

INİ

TALBUNİ evrenOkamernet.com öyle bir hal aldı ki sormayın gitsin. Gözümün önünden destroyerler ve denizaltılar geçiyor her daim. Bu da yetmiyormuş gibi elimde olmadan ara sıra savaş naraları atıyorum yolda yürürken. Bilgisayarın başında saatlerce hatta günlerce real time, turn based, ortaya karışık salata savaş oyunları oynuyorum. Bununla da yetinmiyorum arada sırada bulduğum kolorduların kapısında sabahlara kadar iç geçiriyorum. Her eve döndüğümde bilgisayar oyunlarına da lanet etmekten çekinmiyorum bir de, bazıları çok sıradan oluyor, bazılarının grafikleri kötü oluyor, bazıları da inanılmaz abartılı oluyor diye. Fakat yakın geçmişte başıma bir olay geldi ve tüm halüsinasyonlardan ve bilimum terapi gerektiren huyumdan kurtuldum. Yolda yürürken bir bilgisayarcının vitrininde adeta güneş gibi parıldayan bir kutu gördüm. Üzerinde Commandos 2 - Men Of Courage yazılıydı. Nedir dedim sordum, öğrendim, aldım oynadım ve tüm dertlerimden bir anda kurtuldum. Aranızda durumu benim gibi hatta ve hatta daha vahim olanlara yüzde yüz tavsiye ederim Commandos 2 adlı sanal ortam savaş simülesi şaheserini. Evet bunca geyikten sonra adapte olabileceğinizi umarak yazıyla ilgili ilk adımları atıyorum gördüğünüz/göreceğiniz gibi. Commandos 2 bir Pyro Studios ve Eidos ortak yapım oyunu. Tıpkı Commandos 1'de olduğu gibi. Takım bazlı strateji oyunu olan Commandos'u hatırlayanlarınız vardır. Adı sanı önceden duyulmamış Pyro firması Commandos ile bomba gibi düşmüştü oyun piyasasına. Ve ilk göze çarpan şey benzerlerinden uzak ara bir grafik farkının oluşuydu. Gel zaman git zaman grafik teknolojileri konusunda oyun dünyasında inanılmaz ilerlemeler kaydedildi. 3D oyunlar yapıldı aynı bazda. Kâh tuttu, kâh tutmadı. O zamanlarda tekrar Pyro programcıları kıpırdamaya başladılar. Bu kıpırdanmanın etkisiyle diğer firmalardakiler de taklitler yaptı kısa zamanlar içinde. Tabii ki bu taklitler tutmadı. Kıpırdanmanın sebebini herkes iyi biliyordu. Pyro Commandos 2'den bahsedince daha da netlik kazandı. Yapım aşamasındaydı oyun. Screenshot'ları nete yayılmaya başladı. Movie'ler download edildi. Derken beklendiği gibi Commandos 2 az buçuk rötarla oyun dünyasına girdi. Ve tahmin edildiği gibi girdi. Ben oldukça eminim ki bu oyun şimdiye kadar pek az benzerine şahit olduğumuz ilerleme kaydedecek. Yazımın ilerleyen aşamalarında bundan bahsedeceğim tabii ki. Ama önce buyurun size şu bağıran çağıran adama kadar eşlik edeyim. Binbaşı Bleda'nın rehberliği eşliğinde karargahı gezeceğiz ve komandoları az biraz tanımaya çalışacağız ya hani (Ne yani hatırlamıyor musunuz buraya gelme sebebimizi?).

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.