Gameshow sayı 51, sayfa 99

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 99

SANALOĞLAN... SENİ BÜTÜN METAL AKSAMLARIN PAS TUTUNCAYA KADAR SULAMAK

ZEBANİ...... SEN DE MÜMKÜNSE HEMEN BİNLERCE KÜÇÜK PARÇAYA için bunu yapmalıydım. Agresifliğimin nedenini sayfamda bulabilirsiniz. Evet bir Zebani-Sanaloğlan ortak çalışması sayfamı mahvetti. Nasıl vücut yabancı bir maddeyi iltihapla atmaya çalışırsa ben de bu Sanaloğlan denen mekanizmayı sayfamdan atmak istiyorum. Ama Zebani'nin onu yapıştırdığı yerden söküp atmak oldukça zor. Lütfen benim için sayfamdaki Sanaloğlan'ın olduğu bölümü kesip atar mısınız? Hatta o kestiğiniz bölümü yakın ki mikrop filan kapmayın.

Lütfen agresif girişimi bağışlayın ama rahatlamak

İyi ki bir geçen hafta Sanaloğlan'ın yokluğundan faydalanıp iki sayfaya şöyle rahat rahat yayıldım. Hemen burnumdan getirdiler. Aslında mutfak robotu bile olamayacak kadar yeteneksiz Sanaloğlan denen bir robot nasıl bir cadının hayatını böyle karabasana çevirebilir

Imayı

NALOGLAN

O anlamıyorum. Zaten normal koşullarda bir robot ve bir cadı biraraya nasıl gelir onu hiç anlamıyorum. Ama işin içine Zebani girince oluyor işte. Başka kimse yokmuş gibi verdi o hurda

çotoloz yığınını yanımdaki sayfaya, kurtul kurtulabilirsen. Üstelik artık sayfamın içlerine kadar sızmayı başardı. Ama ben mücadeleyi bırakacak değilim. Bu gibi durumlar için sakladığım özel büyülerim var elbet. Tabii ki bunların ne olduğunu burada anlatıp olayı aleyhime çevirecek değilim. (Değil mi Zebani?)

Peki şimdi

aman diyeyim sataşmayın!

Neyse olayı kesilmesi gereken yerde kesip geçen ayki verdiğim kelimeleri bir hatırlayalım diyorum.

“Çerçeve, bilye, bebek, mendil, kalem, telefon, yoğurt, anahtar, bardak, kulak, güneş, böcek, para, saat, kitap.”

taşmayın iyim sa

Bazen bir cadı olarak size fazla mı işkence ediyorum, diye düşünüyorum. Bu kadar birbiriyle alakasız kelimeleri kullanarak ortaya anlamlı bir şeyler çıkarmanızı istemek Zebani ile Sanaloğlan'ın bana yaptıklarından beter bir şey. Neyse her şeye rağmen cengaver okuyucularım var. İşte bir tanesi daha:

man d

KABUS Yorgun bir biçimde eve geldi. Yatağına uzandı. Anahtarı fırlatıverdi, bir eliyle telefona uzandı, kulağına dayadı. Numaraları çevirmeye başladı. O an gözlerini kırptı. Gözlerini tekrar açtığında her şey çok büyük gözükmeye başlamıştı... Oldukça büyük... Sonra acele ile soluna baktı telefonun ahizesine doğru birkaç katıydı. Ne yapacağını bilmeden yatağın diğer köşesine koşturmaya başladı. Buradan bir an önce çıkıp herkese haber vermeliydi. Hemen yanında bulunan kendinden kat kat büyük mendilin köşelerinden tutup aşağıya süzüldü. O sırada yatağın köşesinde bulunan bebek üzerine düşmeye başladı ne yapacağını bilmeden yere daha inmeden atlayıverdi. Atlamasıyla birlikte yatağın üzerindeki vücuttan bir hırıltı çıktı. Bileği burkulmuştu. Hemen kendini ileri atarak bebeğin altında kalmaktan kurtuldu. Ortalığı günlerdir temizlemediğinden yerde her şey vardı. Gömlekleri, cüzdanından düşen bir miktar para, pantolonları ve kırık bir çerçeve. Hatta yere dökülmüş yoğurt... O anda karşısına kocaman bir böcek çıktı. Ona doğru yaklaşıyordu. Yerdeki kalemi bir mızrak gibi fırlattı ama nafile, vuramadı. Sonra bilyeyi böceğe yuvarladı. Böcek bir sıçrayışta onun üzerine çıktı. Omzu incinmişti. Sonra yataktaki adamdan bir hırıltı daha geldi. Bardakta kırılan güneş ışıkları tam üzerlerine vuruyordu, böcek rahatsız olup kaçmaya başladı. Kitabın arasından geçerken kahramanımız onu orada sıkıştırıverdi, saatin zili çalmaya başlamış üzerine düşüyordu ki zorda olsa kaçmayı başardı. Kapı çalınmaya başladı arkadaşı neden telefonda konuşmadığını merak etmişti. Topallaya topallaya kapıya doğru koşmaya başladı. O anda kapı hızlıca açılıp kahramanımızı paramparça etti. Yatakta yatan adamdan büyük bir nara duyuldu, sonra ağzından çıkan kanlar yatağı kırmızıya boyadı. Arkadaşı

Sanaloğlan Rauf Geçen ay Cannes plajlarında çıplak kadınları dikizledikten sonra Türkiye'ye döndü (bu arada reklam yarışmasında 3. oldu, tebrik ediyoruz). Fakat başarılı bir operasyonla Polat'a görünmeden sıvışmayı başardı ve askere gitti. Önümüzdeki ay gelecek. Askere gittiğini duyan Polat'ın tepkisini merak edenler için: şu anda CD'leri Rauf gelir gelmez kafasına fırlatmak için antrenman yapıyor.

gördüğü manzara karşısında şok olmuştu. Otopside adamın neden ve nasıl öldüğü asla belirlenemedi. CAN M. UYANIK

Bu arada hikayelerini yayınlayamadığım diğer arkadaşlara şunu söylemek istiyorum. Siz de en az Can kadar cengaversiniz. Hikayeleriniz çok güzel. Ama bütün güzellikleri bir sayfaya sığdırmak çok zor. (Nasıl duygusal bir cümle kurdum ben böyle? Sanırım yakında öleceğim!)

Yani demek istiyorum ki (bir öğretmen edasıyla tabii), Yazmak yazmak yazmak! Olay bu! Siz hikaye yazmaya ben için garip kelimeler vermeye devam edeyim.

Pis bir cadı

*Sanaloğlan, Zebani, Kan, Dehşet, Acı, İntikam, dakika sizi hikaye konusunda çok mu yönlendirmiş Pekala aşağıdaki kelimeleri kullanın o zaman:

“Plaj, Düğüm, Cellat, Portakal, Hayalet, Ressam, Yılan, Tost makinesi, Balkon, Orkestra, İtfaiye, Saksı, Julia Roberts, Peynir, Derviş.”

Kolay gelsin diyor ve kaçıyorum.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.