Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 90
başiyor. yine ay yine mektup yağdı overdose'a yani mail! Bu durumda sanırım Mail sistemi mektup yollamak için en iyi ve en kısa yol. O halde sizden ricam artık mektupları mail olarak yollamanız olacak. Şimdi buyrun:
iste en can aliri soRU, cEvAR, MAvra, HikaYe...Herşey
Selam Polatl! (aslında hey falan gibi bişey derdim ama diyince dalga geçiyorsun ) Napıyosun? Ben iyiyim..Çok iyiyim..Coğratya'dan geçtim, Aaa! Bu arada abazalar nerde bakem (bak ağzım fena alıştı. Hayranlar diycektim). Onlara selam söyle ve bi zahmet beni tanımayan yeni gameshow okuyucularına da tanıtırsın artık... Ondan sonra... Şimdilik bu kadar. Klasik olayı bozmadan şıklara geçelim bari: Zeb: Bakın bakın kimler gelmiş: Abaza dedektörü Ayça. Tanımayanlar için kısa açıklama: Bu Ayça denen Cosmo kızı Overdose'un ilk bayan okuru olmasının yanı sıra aynı zamanda diğer Overdose'culara “Abaza” damgasını basan İlk terbiyesizdir. Nerelerdesin sen kızım? Senin yüzünden abaza dediğin eski okuyucularımız bıraktı gitti bizi! Demek senmişsin zorluk çekmemizin sebebi. Seni abaza, ay terbiyesiz, ay cosmo kizı 1)Hiç soru yok nasıl olsa ama bi tane sorayım bari.. Sen ne üzerinden bağlanıyosun nete? (tam cümleyi anlatamadım..anlarsın sen). Memnun musun? Zeb: Hayır değilim (anlarsın sen, ehe!). Yakında Kablo döşeteceğim kendime |bilgisayara!). Ne anlamsız oldu bu! 2)Gameshow'da yazar olmak nasıl birşey? Övünüyor musunuz kendinizle? Zeb: Arabaya koşan Atlar gibi, ehe, Ben kendi adıma cevaplayayım: Övünüyorum hemde çok. Gameshow gibi kült olmuş bir derginin yazarı olmakdan mutluyum. Acılarıma, sevinçlerime, tanıdığım insanlarla olan ilişkilerime ve kendimi geliştirip ifade etmeme verdiğim isimdir Gameshov. Diğerlerini bilemiyorum ama içimizden birkaç kişinin aptal kişisel çıkarlarını ön plana çıkarıp kafa ağrıttığı ve bunun karşılığını alamadığı için gittiğini çok iyi biliyorum. Tamam sakinim. Ayça burda mısın? 3)Bak soru geldi aklıma... ICO'yu, history ve contact list'i kaybetmeden nasıl yüklerim? Zeb: Hmmm! Bilmiyorum. Zaten İcg'yu sadece yazarlarla her an ileteşimde olmak için kullanıyorum (çok ilginçtir ki, hatırlatmadıkça yazmıyorlar. Ne var
O G overDose mektup mektup mektup mektup mektup mektup mektup mektup
Hüseyin, ne var Serkan? Evet Nesime? yanlış mı? Yıkılın). Cosmo kızı Ayçaya bu konuda yardımcı olmak isteyen abaza, ay aman... bir arkadaş var mı acaba? 4)Gameshow peynir ekmek gibi falan mı satılıyor? Niye yok hiç bir yerde? Zeb: Ne? Peynir ekmek gibi mi? Niye dalga eçiyorsun Ayça? Salayım mı şimdi üzerine büyük Abazayı |kim acaba? eheh!). Walla dediğine bir inansam sana söylerdim cevabı ama! Neden yok Meg? Sen bilirsin fatarım topu büyük patrona), 5)Birşey diycem: Ya ben Ayça değilsem?...Ya Ayça falan diye biri yoksa? Zeb: Ya ben Polat değilsem? Öyle biri yoksa? Sen varlığını sosyal yaşamda bir şekilde ispat etmedikçe ben ne yapabilirim? Yolladığın mail'den Ayça olup olup olmadığını anlamak için çok çaba sarfetmem. İnternet çağında, özellikle bilgisayarlı iletişimde kimlikler silikleşiyor; hatta özgürleşiyor. İnsanlar kollektif bir bilinçle kendilerinden başka herşeye dönüşüyorlar Online olduklarında. Sahte kimlikler 1 ve O'lardan oluşup hatlardan rahatça akıp giderken herhangi birisini kandırmak basitleşiyor. Bu amlamsız kandırmacanın içinde eğer sen Ayça değilsen ve beni kandırmaya çalışıyorsan bu senin ayıbın
6)Daggerfali'un yenisi çıkacak mı? Zeb: Evet çıkıyor. Eski güzel oyunun çıkması gerekiyordu zaten. Ayrıntıları Preview sayfalarında okumuşundur. E okuduysan ne diye bana (geçen aydan devam :)). 7)Hadi bi tane tavsiye veriver. P-166'da çalışabilcek güzel adventure geliyor mu aklına? Zeb: Olmaz. Sen yokken çok değişti buralar ama tavsiye konusu değişmedi |Sanitarium. Ehe rezilim tamam, gelmeyin üstüme!) Bak aceleye geldi, geyik olmadı. Ama olsun eski mektuplarımı okuyup dalga geçme şansına sahipsiniz hala, hehe. Ah eski günler! muhabbetine girmek lazım aslında ama zaman yok... Onun için Ayça gider, mektup bitti! AYÇA Zeb: Pekala Ayça. Git bakalım, git ki bende senin ne Kadar abaza olduğunu anlatayım Overdose'culara. Ama gitmeden önce... Boşver seni pek buralarda görmüyoruz zaten, O kadar şeyi yazdırma şimdi bana...
Merhaba Zebani, Bu sana İlk mailim (rtf olayıyla). Çünkü geçen ay normal bir mall atmıştım.Her neyse!. Ben GS'yle nisan ayında tanıştım. Evet biraz geç oldu, ama bilgisayarımı da zaten geçen ağustos ayında almıştım. Derginin haziran ayında çıkmayacağını öğrendiğimde çok üzüldüm. Fakat bu benim dergiyi aldığım süre içerisinde ilk kapanma tehlikesi olduğunu düşünüce biraz rahatladım. Tecrübeli arkadaşlar buna alışmışlardır sanırım (ehe). Benim kopya ve orijinal oyunlar hakkında diyeceğim bazı şeyler var. Öncelikle orijinal oyunlara kültür bakanlığı destek verirse biz ne yapalım?. Ama kopya oyunlara karşı ciddi yaptırımlar uygulanırsa ve orijinal oyunların fiyatları düşerse ben baya bi destek geleceğini zannediyorum. Birkaç tane de sorum olacak: Zeb: Yeni Arkadaşa merhaba diyelim Overdose korosu (nota kaçırmadan) Demek sana da ilk üzüntüyü tattırdık ha? Diğerlerinin halini bir düşün (bizi hiç düşünme artık, duygu borularımızdan hüzün akıyor). Tecrübeli arkadaşlara bir danış sana bu konuda anlatacakları çok şey vardır. Ne ilginç bir dergi bu Gameshow bak şimdi kafama dank etti. Gidiyorum ben, hoşçakalın :)). Orijinal oyun konusunda Türkiye'nin kronik bir hastalığı var. Korsanların yelkenlerini dijital denizlere açmaları ve çoğu limanı alt üst etmeleri zaten yeni değil. Tıpkı kanser hücresi gibi, sürekli çoğalıyorlar. Kültür bakanımızda (kimse artık, umurumda değil!) dahiyane bir buluşla eşi benzeri yok. İnanılmaz!) kanserli hücreyi yok etmektense üstünü yasal ve yaldızlı bir etiketle kapatmayı uygun görmüş. Eğer o etikete biraz yakından bakarsan üstünde “bu konuda yaptırım uygulamaktan aciziz ve çaresisiz” yazar... Bende cevapları yazarım: 1-Red Alert 2 için çıkış tarihi şu sıralar demişsiniz. Bu doğru mu? Zeb: Şu sıralar pek doğru değil. Orda bir yanlışlık yapmışız. Kusura bakmayın. Doğrusu 3 yıl sonra olacaktı, ehe! Yok 3 yıl sonra değil ama Sonbahar 2000'de gelmesi bekleniyor. Westwood sözünde durursa. Zaten firma İsmine de Blizzard yazılmış, rezilliğe bak. Matbaacı oynamıştır üzerinde kesin. Meg kedilerini tekmelediğinden beri gizli bir yıkım faliyetindeler. 2-Martian Gothic oyunu P2-350, 64MB Ram, 8MB ekran kartında çalışır mı? Zeb: Çalışmaktan öte; sen yükle ve arkana oyun kendi kendine oynar ve bitirir. 3-Bana şu anda piyasadaki en iyi frp'lerden bir demet yapabilir misin? Zeb: Hmmm! Şimdi sen yenisin ve Tavsiye lanetini bilmiyorsun. Önce bu laneti sana da bulaştırayım ve İlk olman sebebiyle cevap vereyim. Ama bir dahaki sefere mail atarsan ve bu soruyu sorarsan (bende basarsam, ehel) alacağın cevap şudur: “Hadi ikile :)", En iyisi bence Planescape Torment. Daha sonra Might&Magic 8, Final Fantasy Vili ve yeni çıkan İcewind Dale.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 91
inmal emeyın. kml. Delkı de gerçek bçözum hiç lahan emdaniz yerde keşfedilmeyi bekliy
HAZLE MISKIZA
Bunları okuduktan ve oyunları aldıktan sonra unutuyorsun.
4-Dergiyi yeni almaya başladığım için gerçek okuyucu tartışmalarına biraz fransız kaldım. Galiba eskiden cd veriyormuşsunuz. Ama şimdi vermiyorsunuz. Bunun için de tiraj kaybetmişsiniz (yeterince anlamış mıyım?). Ama gerçek okuyucu dergi bir kağıt parçasından olsa bile dergisini takip etmesi gerekir (biraz abarttım galiba). Zeb: Biz hep tiraj kaybettik. “Hadi okuyucularımıza bir kıyak yapalım ve CD verelim” dedik tiraj kaybettik, “eskiyi uygulayamayacağız çünkü biz değiştik” deyip yenilik kattık, ondan da kaybettik, İnsanlara geçmişi veremediğimiz için (ve vermenin müthiş zorluğunu bildiğimiz için) yine kaybettik. Bir amatör ruh yanılgısı yüzünden kaybettik, “sayfalar niye böyle, niye şöyle, o köşe niye var, kaldırın” yüzünden kaybettik. Onlara Mac'i, Serkanı, Muhammed'i yada topluca eskiyi veremediğimiz için kaybettik. Elimizde olanı vermekten başka seçeneğimizin olmadığını anlatırken kaybettik, Tek tek nabza göre şerbet veremediğimiz için kaybettik. Birgün Gameshow ölürse mezar taşında şunlar yazacak: “Geçmişin külleri arasında kaybolup gittiler". Ben yazıma son verirken rtf olayını uygulamayanlara bol şans demekten başka şansım kalmıyor. Görkem Akar/İstanbul Zeb:Ehehe... Güzel espri yapmışsın. Duydunuz kaşarlı Overdose'cular. Yeni arkadaşımız Görkem bam teline bastı :)... Bu konuda söylenecek pek fazla birşey yok, evet son mesajı bile veremiyorum bunun yüzünden.
Selam Polat. Nasıl başlasam bilemiyorum. Ama düşündüklerimi yazma ihtiyacı hissettim birden. Konu ise belli: GameShow, diğer dergiler ve tiraj sorunu... Aslında ilk başta bende çok kızmıştım. Hani şu ilk kapanma lafının geçtiği, derginin kocaman bir cilt halinde çıktığı ve satış rakamlarının düştüğünü söylediğiniz şubat aylarında. Hatta mavraboard'a mesaj attım kızgınlığımı belirtmek için, Niçin alırlar diğer dergileri? Neden GameShow gibi bir dergi varken diğerlerine ihtiyaç duyarlar vs... diye. Ama işin birde diğer boyutu var... Bunu diğer dergilere şöyle bir göz atınca anladım. Ve onları alanları Hain'miş gibi nitelemenin, “İyi'den anlamıyorlar” demenin ne kadar yanlış olduğunu da. Sizce bu kadar kişi ne için GameShow'u bırakmış olabilir? Cevap aslında basit: “Aradığını bulamamak” Birçok tanıdığım vardı. GameShow'u sadece çıkan yeni oyunlara bakmak için alıp, şöyle bir göz gezdirip bir kenara bırakan, Bunu o sırada çıkan tek oyun dergisi GS olduğu için yapıyorlardı. Sonra diğer dergiler çıkmaya başladı. Artık o arkadaşlarım sadece tek bir dergi ile sınırlı değillerdi. Ve hepsi zamanla başka bir dergi okumaya başladılar. Bense GS okumaya devam ettim. Sebebi ise sadece tek kelime ile açıklanabilir: Tarz... Zeb: Hain kelimesini sana açıklayayım Iyaz kızım!): Gameshow okuyucusuyla bütünleşmiş, arada kalın bağları olan, o bağlar kesilse eum hiç tahmin etmediğiniz bile kopması çok zor olan içten ve samimi bir dergidir. Gameshow tarihi boyunca okuyucularına içten davranmış ve hiçbir derginin başaramadığını yani “İnsani” olmayı başarmıştır. Her insan gibi kendi bünyesinde üzüntüsünü, sevincini, çoşkusunu, çelişkilerini, hatalarını, başarılarını ve hayal kırıklıklarını yansıtmıştır. Yeri geldiğinde ise bir insan gibi dost olmuş, yeni arkadaşlar kazanmış ve bazılarını kaybetmiştir. Elinde olmadan birgün hoşçakal dediğinde bir hainlik yapmış ama bu hainliği affettirmek için geri dönüp özür dilemesini de bilmiştir. İşte bu kadar. Çok fazla insanca davrandığımız için “hain” dememiz bu yüzden. İnsanca bir tepki. Dostlarından beklentileri olanlar hayal kırıklığına uğradıkları zaman buna benzer tepkiler doğar. Birgün bizde onlardan bir “özür” alacağız umarım. Eğer aradaki bağlantıyı sonsuzcasına koparmamışlarsa... Sizi suçlayamayız. Çünkü gerek ekonomik sebeplerden olsun gerek başka şeylerden GameShow'un TARZ'ı bu ve öyle kalacak. Piyasada birçok oyun dergisi ve hepsinin de farklı bir TARZ'ı var ve artık insanların seçme hakları var. Tarz'ını beğenmezlerse almayabilirler. Bu nedenle ben GS'nin okuyucu sayısının düşmesini bir “İlerleme” olarak görüyorum. Böylelikle kalan okuyucular tamamen GS tarzını benimsemiş kişiler olacaktır. Ve bu kişiler gerekirse GS'nin elinden tutmayı bilecek ve her konuda yardımını overDose 0 7 esirgemiyecektir. Ben şahsen şöyle bir söz — Zeb: Walla benden habersiz siteye “Overdose"