Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 31
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 30
düşmanları öldürerek Özgürlük Anıtı'na ulaşmaya çalışıyoruz. Kurtarmamız gereken ajan Özgürlük Anıtı'nın en üst katında bulunuyor. Onu kurtardıktan sonra yine bu adada bulunan UNATCO Headquarters'a gidiyoruz ve rapor veriyoruz. Burada oyunda ilerleyen safhalarda kullanacağımız birçok item'ın tam olarak neye yaradığını da öğrendikten sonra north dock'a gidiyoruz ve orada dock görevlisi ile konuşuyoruz. Yakalamamız gereken geminin kalktığını öğrendikten sonra tekrar south dock'a gidiyor ve bota atlayıp ikinci bölüme geçiyoruz. İkinci bölümdeki görevimiz ise Battery Metro'sundaki hostesleri kurtarıp Castle Clinton'a götürmek ve yine Castle Clinton'da Ambrosia'nın çalınan barrel'ını bulmak. Yine bir dock'da başlıyoruz ve sağa doğru ilerlerken bir polis, terörist çatışmasına rastlıyoruz. Polislere yardım ediyor ve tüm teröristleri temizliyoruz. Bu arada öldürdüğünüz teröristlerin birinin üzerinden ilk bölümlerde size çok yardımcı olabilecek bir shotgun çıkıyor, onu mutlaka bulun, alın, kullanın. Çatışmadan çıkıyoruz ve polis barikatlarını aşıp yine teröristlerle tek başımıza Rambo gibi savaşıyoruz (insanlar hala ne zevk alır böyle oyunlardan?). Etraftaki bütün teröristleri temizledikten sonra ortadaki binanın alt katına iniyor ve ilk görevimizi tamamlamakta kullanacağımız eşyayı alıyoruz. Buradan çıkıyor ve Battery metrosuna gidiyoruz. Yine ufak bir çatışmanın ardından rehineleri metroya bindiriyor ve birlikte Clinton Castle'a gidiyoruz. Oyun boyunca aldığımız görevler genelde bu tarzda (onu öldür, bunu öldür, şunu bul, buraya getir, aferin). Görevleri tamamladığımızda ya da önemli bir hareket yaptığımızda (gizli bir yeri keşfetmek gibi) skill point kazanıyor ve bunları istediğimiz gibi dağıtıyoruz. Böylece oyun biraz da olsa RPG havasını yakalıyor.
Karizmatik karakter yaratıyoruz.. Ders 1
ve, Ne olursa olsun, tuvalete çıkılmamalıdır. Alanma
Oyunun genelinde dikkate almanız gereken bazı şeyler var. Düşmanlarınızı kafalarından vurmaya çalışın. Tek vuruşta öldürmek gerçekten fark ediyor çünkü mermileriniz çok hızlı tükeniyor. Çok az koşmayı kullanın. Genelde sessiz ve yavaş yürüyün. Adım sesinizi duyan düşman hiç ummadığınız bir yerden gelebiliyor. Eğilerek yürüyün ve düşmanlarınızın uzaktan sizi görememesini sağlayın, onlara yaklaşabildiğiniz kadar yaklaşıp isabetli vuruşlar yapın. Hatta iyice yaklaşıp arkasından bıçaklamanız en iyisi (sessiz ve profesyonelce). Çok büyük çatışmalar olmadıkça öldürdüğünüz teröristlerin cesetlerini görülmeyecek yerlere taşıyın. Etraftaki her türlü aleti kullanın. Kutuları üst üste koyarak zıplayamayacağınız yerlere zıplayın (bu iş için çok uzaklardan kutu taşımanız bile gerekebiliyor). Rastlayacağınız TNT kutularını da düşmanlarınızı öldürmek için kullanabilirsiniz. Attığınızda patlıyorlar, ancak çok yakınınıza düşerse siz de zarar alıyorsunuz. Water Refreshment'lardaki bütün suyu için, bulduğunuz çikolataları mutlaka yiyin. Sizi biraz da olsa iyileştiriyorlar. Gazoz ve şarapları da için ama fazla şarap içmeyin ekran kararıyor ve saçmalıyorsunuz (Biz eskiden Redneck Rampage'da içip içip sarhoş olurduk. Ah eski günler!). Biocell bulursanız mutlaka alın. Bu da ne ki? Demeyin, el fenerinizi ve başka elektrikle çalışan aletlerinizi şarj etmeye yarıyor. Her türlü su birikintisine girin ve yüzen kutuları da kırın, bunlardan genelde biocell ve ammo çıkıyor. Suyun dibindeki şeyleri de almayı unutmayın. Yani anlayacağınız haritada gidilmedik yer bırakmayın, her şeyi kırın, dökün, araştırın. Konuşabileceğiniz herkesle konuşun. İlerleyen bölümlerde bir odanız ve bilgisayarınız oluyor. Buradan size gelen e-mail'lara bakabiliyorsunuz. Mutlaka arada bir kontrol edin faydalı şeyler çıkıyor. Etrafta bulduğunuz datacell'leri okuyun ve bir yere not alın. Bunlar diğer ajanların login ve password'leri. Böylece arkadaşlarımızın e-mail'larına da bakabiliyoruz. Oyun genel hatlarıyla böyle bir şey. Kurgu olarak şu an piyasadaki birçok oyuna benziyor ve oynanış da pek farklı değil. Ancak grafiklerinin ve müziklerinin gerçekten güzel olması (Unreal'ın müziklerini sevmiş miydiniz?) oyunun artıları. Zamanınız bolsa ve bu tür oyunları seviyorsanız (System Shock, Thief serisi) sakın kaçırmayın. Bu arada oyunda bana çok yardımcı olan Serdar Gezgin'e teşekkür ediyorum. Dediler ve yazılarını bitirdiler. Yapacak bir şey kalmamıştı. Beşiktaş'ın sokaklarındaki uğultuya karışıp gelecek aya kadar gözden kayboldular. Tıpkı diğerleri gibi..
vermeden oyunu seri katil olursunuz.
çıkarmayın"