Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 88
Ay yine mektup yağdı Overdose'a yani mail! Bu durumda sanırım mail sistemi mektup yollamak için en iyi ve en kısa yol. O halde sizden ricam artık mektupları mail olarak yollamanız olacak. Şimdi buyrun:
İşte en can
SORU, CEVAP, MAvra, HikaYe... Herşey
SELAMÜNALEYKÜM ZEBANİ
Nasılsın, iyisindir inşallah. Aslında çok uzun süredir sana mail atmayı istiyordum ama tembelliğim nedeniyle bu güne kadar kaldı. Ben GS'yi üç yıldan fazla zamandır alıyorum, bunda ne anormallik var diyeceksin ama hakikaten bir anormallik var çünkü ben tam 2,5 yıl boyunca bilgisayarım olmadığı halde GS aldım (üstelik çevremdekilerin: “Olm sen salak mısın bilgisayarın yok bilgisayar dergisi alıyorsun” vs. tepkilerine rağmen.) Eğer bir insan bilgisayarlarla ilgisi olmadığı hâlde bir bilgisayar dergisini takip ediyorsa o dergide bir anormallik var demektir. Nitekim sizde de hakikaten anormallik var. Sizin anormalliğiniz, yani diğerlerinde olmayan şey; içtenlik, samimiyet, dostluk, hırçınlık, mavra gibi şeylerden oluşan bir karışım ve ben bu karışımı çok seviyorum. Artık bir bilgisayar sahibiyim ve tabii ki sorularım var. Gerçi bazıları bilgisayarla ilgili değil ama burası OVERDOSE: Pol: Bir kaç insan hiçbir karşılığını almadan, gündüz yakıcı sıcakta, gece ise karanlıkta yalnız başına köpekler gibi çalışıp bir dergi çıkarıyorsa (“Olm siz salak mısınız? Bırakın artık şunu” tepkilerine o kişilerde gerçekten bir anormallik var demektir. Asla ödenemeyecek maddi ve manevi bedeller sonucunda ruhlarının parça parça olduğunu bildikleri halde... Ama hala espri yapıyorlar, içtenler, sıcaklar ve seksiler... Ay pardon. Neyse, burası Overdose'du di mi? Her sorunun bir cevabı vardır burda, kendimizinkiler hariç. (Hüzünlü başladık bu ay, bakalım gerisi ne olacak!): no:1: Ben 2-3 yıl öncesinin oyunlarını arıyorum (GS'de görüp de
O 4 oVerDose
UFF oynayamadığım oyunlar). Ama hiçbir yerde yoklar. Böyle oyunları satan bir yer yok mudur bu memlekette yaw? Pol: O oyunları bulmanın şimdilik 2 yolu var bildiğim, isteyenler düşünüp daha fazlasını bulabilir tabii): Birincisi, bazı bilgisayar satıcıları (kısaca Tüccar diyeceğim onlara) eski oyunları CD'lerde arşivliyorlar ve “eskidir, o zaman değerlidir ve arz-talep kanunlarına göre de pahalıdır” mantığıyla o oyunları satıp ceplerde derin bir krater oluşturabiliyorlar. İkincisi ise İnternet'teki oyun satışı yapan firmalardan almak (bunlara da kısaca Profesyonel ama hissettirmeden geçiren Tüccar diyeceğim. Ehe, amma da kısa oldu). www.beyond.com ya da amazon.com'da istediğin oyunu ısmarlayabilirsin. Hem kutulu, orijinal mis gibi... Kimse de kredi kartının numarasını çalamaz şimdi bu konuyu.) no:2: Amiga'nın hortlama şansı var mı? Sence yeniden bir Amiga fırtınası yaşanabilir mi? Bu soruyu sorma nedenim Amiga lafını duyan eski kullanıcıların gözlerinin dolması. İnsan merak ediyor walla... Pol: Böyle bir ihtimal, evrende herhangi iki yıldız arasındaki uzaklık/1. Yani tamam bunun kadar olmasa da (demin ne fena abarttım öyle!), bir hayli zor. Şöyle düşünelim: Piyasadaki her şey ve herkes artık PC, Macintosh için üretiyor, çalışıyor. Know-how ile para'nın çoğu bunlara yatırılmış. Amiga (üzücü ama) kendini PC teknolojisine göre revizyon ederse ve tabii ki tepeden tırnağa ucuz olursa hortlayabilir. Bakın koskoca Silicon Graphics bile “Silicon PC" adı altında makineler çıkarıyor (İntel Chip'li). Hem de bilinen en muhteşem mimariye sahip olan Silicon Graphics yapıyor bunu, Amiga'yı o eski ve o anki teknolojinin ilerisinde bir makine olarak seveceğim ben. 512 KB'de işletim sistemi yapabildiği ve buna rağmen sorunsuz çalıştığı için... İzin verirsen biraz ağlamam lazım... no:3: MEG'in STAR TREK düşmanlığı nereden kaynaklanıyor? Yoksa çocukluğundan kalma STAR TREK'le ilgili kötü bir anısı mı var? Pol: Star Wars gibi dandik bir fantaziyi sevip de (İlk film hariç, hele şu phantom menace aptallığı asla birinci film filan değil), Star Trek gibi amacının evrendeki zeki uygarlıkları aramak ve iletişim kurmak olan bir diziye “tu kaka" demesini ben bile anlayamıyorum. Diğerinin arkasında Lucas olduğu için belki de... Belki de Lucas ile bizim MEG birbirine aşıktır. (Olmadı olmadı tamam). No:4: Hani tren maceranı yazacaktın (zebani trende he ehuhe hel). Ne oldu? Niye vazgeçtin? Hadi yaz hemen bekliyorum. Pol: Tren Macerası mı? Ne Treni ayol? Ben bilmi... Tamam şöyle: Trende uyandım, bir gece önceki açlığım korkunç boyutlardaydı. Restorana indim ve kahvaltımı istedim, üstü kapalı bir tepsi geldi. Şaşırdım ve açtım: içinden alnına kürşad ismi kazınmış kesik bir kafa çıktı. Yedim onu... (bu sürükleyici hikayenin devamı önümüzdeki ay :))| no:5: Marty Friedman gitti (ühühühühühü) ne olacak şimdi? (ulumak istiyorum izninizle aaaauuuuuuuuu) Pol: Walla ilk duyduğumda ben de ulumuştum; hatta kişnemiştim daha kötü acaba?). Marty abinin yerine ise Savatage'dan ismini bilmediğim bir gitarist gelmiş pek sevmem!)... Umarım iyidir. no:6: Bush dinler misin? Süper bir grup walla tavsiye ediyorum. Pol: Bildiğim tek Bush, George Bush derdi Rauf burda olsaydı (kınamak serbest!). Hayır dinlemedim, ama tavsiyene uymaya çalışacağım bedava bulursam :))) no:7: Megadeth'in; New world order, demon bell, these boots diye single'ları ve Hidden Treasures diye filmler için yaptıkları şarkıların yer aldığı bir albüm varmış. Bunlar sende var mı? Bende niye yok? Varsa nereden bulduğunu söyle de bizde alalım. Pol: Evet var, bende de var ve satıyorum: ne kadar olduğunu söyleyeyim mi? İstersen söylemeyeyim ehe... Benim de müzik Tüccarı olduğumu unutma :)). Bu albümleri Akmar pasajında bulabilirsin, İnternetten alışveriş yapıyorsan (yapmamak için hiçbir sebep yok. Korkmak ve endişelenmek içinde... bakın şimdi olay şöyle: Siteye girdikten sonra...). Aradığın her şey www.frontstage.com'da var. Orda yoksa Netshow'un yeni sayısında var (Reklam yapmak lazım). Alıyor musunuz Netshow? Cidden çok çok
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 89
İhmal etmeyin. Kumbi, belki de gerçek çözüm hiç tahmin etmediğiniz yerde keşfedilmeyi bekliyor!
HAZIR MISINIZA güzel bir dergi. İnternet üzerine daha iyisini bulursanız suratıma tükürün tazyikli (çok mu iddialı oldu ne?). Walla ilk mailim böyle ucubik bir şey oldu (mutant gibin). Doğru dürüst maillerde yeniden görüşmek dileğiyle eyvallah diyorum. Kürşad (ya da GURSHAD) Albayrak Pol: Olabilir. Burası Overdose! Her tip mail burada doğal karşılanır. Ama seninkisi de gerçekten mutant gibi olmuş (ne demekse artık!). Şimdi bak madem mail attın bundan sonra atacağın mailler için sana bir dost tavsiyesi vereyim: “Ne aradığını bilmeyen insan, ne bulduğunu da bilemez, o yüzden Overdose'a mail atarken imla kurallarına, Wordpad'de Türkçe karakterlerle yazılmasına, .rtf formatında kaydedilmiş olmasına ve bu şekilde dosyayı attach edip göndermeye dikkat etmelidir” Böyle tavsiyeyi her yerde bulamazsın :))
Selam Zebani;
Bu sana ilk mailim. Şu girmenin zamanının geldiğini düşündüm kendi kendime... almıştım. Şu disket verdiği sayı... Yıl 1995, aylardan aralık, günlerden cuma, renklerden de maviydi... 10. sayınızı (kdv dahil 60.000 TL idi o zaman) bilgisayarcıda gördüm. İçinde Need For Speed, Cyberia, Mortal Kombat 3 gibi oyunların tanıtımı vardı. Bilgisayarcıya bu dergiden 1 tane istediğimi söyledim ama bana 1 tane kaldığını ve onun da satılık olmadığını söylemişti. Bende oradan çıkarken çaktırmadan dergiyi yürüttüm. Evet sizinle ilk böyle tanıştım. İlk aldığım sayıyı beleşe getirmiştim, ondan sonra bugüne kadar düzenli olarak derginizi aldım. Kapanmalarda çok üzüldüm, tekrar açılmalarda çok sevindim...vs. İnşallah beni bir daha üzmezsiniz... Pol: Ah ah! Sana bizim hala nasıl üzgün olduğumuzu 3 kişi dergiden) anlatabilmeyi bir becersem! Şu satırları yazarken bile düşüncelerimdeki karamsarlığa gem vurmakta zorlanıyorum. Biz kimseyi üzmüyoruz, ama bazıları nedense (5000 kişi oldular) bizi üzmekten beter yaptılar. Sağ kolumuzdu onlar, çok yakınımız gibiydiler ve o kolumuz koptu şimdi. Bir kaç Gameshow dostu (sizler) kaldınız bizimle... Diğer dostlarımız, anlaşılmadık bir şekilde düşman oldular (içimizde bile oldu bir tane!). Evet, sana bir anlatabilsem nasıl üzgün olduğumu, hayal kırıklığımı... 1- İlk olarak logo'ya değinmek istiyorum... Bence çok güzel. Eskisini o kadar beğenmiyordum. Ortaokul öğrencisinin derste sıraya karaladığı yazı gibiydi... Şimdiki gerçekten harika. Kim yaptıysa eline sağlık.. Pol: Oh be! Sonunda beni anlayan çıktı... Neydi o eski logo'nun hali? Tamam belli bir alışkanlık yapmıştı ve belki de göz bir şekilde alışmıştı ama bir dergi logosu olamayacak kadar da estetikten yoksundu. Bu çok güzel! Bakıp bakıp estetik duygularınıza orgazm yaşatabilirsiniz (tüh ayıl, afedersiniz)... Nerde kaldık? Ay iyice batırdım... Diğer cevap! 2- POSTER VERİN... Evet öyle iğrenç bir oyunun öyle iğrenç bir posterini verin ki, durmadan poster verin diye sızlananların sesi kesilsin... Pol: Artık kimse “Poster verin” demiyor... Diyenlerin çoğu Poster verenlerden almaya gittiler, geri de dönmediler. 3- CD VERİN... Evet öyle lanet virüslü bir cd verin ki CD verin diye sızlananların sesi kesilsin.. Pol: Artık kimse “CD verin" demiyor... Diyenlerin çoğu zamanında emek harcayıp sadece “Eskiden hep CD verin derdi okuyucularımız, hadi onlara bir kıyak yapalım" düşüncesiyle verdiğimiz CD'yi suratımıza fırlatıp, diğer CD verenleri almaya gittiler, geri dönmediler, sanmıyorum ki dönsünler...