Gameshow sayı 50, sayfa 51

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 51

MADNESS 2

kazalar yapacaksınız. Hele bir yükseklikten aşağıya düzgün şekilde inmeyi öğrenmek sanırım en zor kısım. Freestyle Stunt'lar harbiden süper derecede zevkli. Zaten MM 1'den de bildiğiniz rakibe geçirmeler ve düşmesini zevkten delirerek izlemeler yine var. Yalnız deminden beri “böyle uçuyorsunuz, şöyle koyuyorsunuz" tarzından önermelerde bulunuyorum sizlere ama bunlar hemen olmuyor ya. Üzülerek de olsa tekrar hatırlatmak zorundayım: “Practice”. Yine gavurların “learning curve” dedikleri (Gökay?) oyunu kapma süresi MM 2'de bayağı bir uzun. Uyarıldınız. Kesinlikle oyunun en çekici bölümleri Supercross ve Nationals. Özellikle 17 Supercross pisti aynen Eurosport'taki gibi arkadaşım yahu. Böyle şey görmedim ben (Emrecan sus). Yalnız bu pistlerin bu kadar gerçekçi olmasının da çok mani bir sebebi varmış: Tamamı ünlü profesyonel motokros sürücüsü Stephane “Ron Ron” Roncada tarafından dizayn edilmiş. Vaov. Yine başka bir ilginç not ise, MM 1'in Microsoft Gaming Zone'da binlerce insan tarafından oynanmış (ve hala da oynanıyor) olması. Bu yüzden MM 2 de hemen tavrını koyacak sanırım. Gerçi Türk oyuncuların bu konuda pek heyecanlı olacağını zannetmiyorum ya, neyse. Yazının sonlarına doğru gelince, oyunun bir kaç eksiğine de değinmek gerek. Başta sesler. Her şeyi bu kadar güzel olan bir oyunun seslerine bu kadar az önem verilmiş olması benim beyin hücrelerimde değişik şaşkınlıklara neden oldu. Özellikle motor sesi beni pek bi irrite etti. Garip yani. Ayrıca kameranın birinci şahıs görünüşü son derece kullanışsız. Çünkü ön tekerlek veya oradaki aksamlar için herhangi bir grafik yok. Anlamsız. Genelde eksikler bu şekilde. “Nasıl bir makineyle oynamak lazım?” bir oyun sayfasının bu bölümüne çok güzel hakkıyla öğrenmek için

(oha). Pistlerde deli gibi dolaşırken aşmış şiddetlerde gidecek bir soru. Öncelikle, 64 tane güzel RAM'iniz olması şart ötesi şart. Ekran kartınızın da hemen ortalamanın üstüne çıkması lazım. Bendeki Asus TNT 16MB RAM'de 1024*768 32Bit'te yüzde 100 akıcı olmadı. Ona göre. Ayrıca, oyunda göze çarpan öyle ahım şahım bug falan da yok.

Kapatırken tekrarlamak istediğim bir kaç şey daha var: Motocross Madness 2 üzerinde yazdığı gibi tam bir simülasyon değil. Simülasyon kabul etseniz bile, piyasadaki en iyi simülasyon değil. Ama “kesinlikle” piyasadaki en eğlenceli oyunlardan biri olduğu kesin. Çok iyi dozda aksiyon var, yarış zevki var, inanılmaz manzaralar var ve tabii ki hepsinden önemlisi çok iyi bir Motorsiklet Kullanım Zevki (M.K.Z.) var. Şöyle hallice bir bilgisayarınız varsa, genelde arcade yanı ağır basan bir yarış oyunu arıyorsanız, Madness lafına benim gibi manyaklık raddesinde kıl olmuyorsanız, Motocross Madness 2 kesinlikle, en ufak kuşku duymadan alınır. Artık gitmem lazım benim. Çok canım sıkkın aslında çaktırmamaya çalışıyorum ama. Şimdi hemen “ay yazar bunalım kusuyo hede hodo" tavrına girmeyin. Güzel güzel yazımı yazdım, oyunumu anlattım. Biraz da böyle şeyler söylemem lazım. İçimde kalır yoksa. Flying Heroes bundan önce mi mı acaba ya. Dergi çıkana kadarki zamanımı bunu izleyerek geçireceğim sanırım (evet, malım). Saygılar, sevgiler.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.