DOGS OF WAR

Yıl 2061... Dünya, Primus VI üzerinde kolonileşip yaşamaya başladıklarında

Çİ (nasıl bir yaratıcılık, inanılmaz ilginç bir konu!!) bir şeyin farkında değillerdi. Açgözlülük... Bir nevi yaşam kaynağı olan SL18'in hunharca ve haince tüketilip, insanlık geleceğinin istismar edilmesiyle ortaya çıkacak olan savaşa doğru gittiklerini hiç düşünmemişlerdi. Bunu değiştirmeleri için ise artık zaten çok geçti. Bazı çatışmalar ve ufak çaplı savaşların sonunda, Primus VI üzerinde kolonileşip, SL18 madenini tüketmeye başladıktan sadece 40 yıl geçmişti ki, kolonistlerin tıpkı dünya üzerinde yaptığı gibi bu kaynak da askeri gelişim için kullanılmış ve hızlı bir şekilde tüketilmiştir... Uzay derinliklerinde SL18'in daha fazla olduğunu bilen uzmanlar, araştırmalarını bu yönde yürütmeye başlamış ve olumlu sonuçlar almak için bunları yerinde araştırmak üzere bir askeri birlik oluşturulmasını... Bundan sonrasını da sizin tahmin etmeniz çok fazla zor olmaz sanırım. Oyunun konusu hemen hemen yukarıdaki küçük hikayeyi kapsıyor. Eğer sırf bu hikayeye bakarsanız oyun gayet güzel gözüküyor. Her ne kadar böyle gözükse bile yazının ilerleyen kısımlarında her şeyin pek o kadar toz pembe olmadığını göreceksiniz. Öncelikle oyunun başındaki demodan başlayalım. Bu konusu, insanların yukarıda bahsettiğim SL18 madenlerinde geçiyor. Burada madenlerden kaynaklar toplanırken dev kertenkeleler saldırıyor. Sağda solda teknoloji üstü silahlar ateş ediyor. İnanılmaz gelişmiş askerler var, turret'lar bile çok daha farklı. Bu kadar şey her yere ateş ediyor. Peki bunlar kime ya da neye ateş ediyor? Sadece biraz hızlı koşabilen ve ısırmaktan başka hiçbir silahı olmayan iğrenç, çirkin yaratıklara. Demo bir kere mantıksızlık ürünü. Tamam 80'li yılların dandik bilim kurgu filmlerinde bu tür görüntüler prim yapabilirdi ama 2000 yılının ortalarında bunlara sadece cüzdan cebinin hizasıyla gülünüyor...

GENEL BAKIŞ... Oyuna gelelim. Demo hakkında söylediğim her şeyi unutun. O izlediğiniz şeyin de oyunla ilgisi olduğunu düşünmeyin... Kabataslak olarak oyunun özelliklerine bakarsak eğer, oyunun tek kişilik 20 bölümü bulunmakta. Yani yapmanız gereken 20 görev. 2 ayrı taraf ile bu bölümleri geçiyorsunuz. Ancak bunların dışında oynayabileceğiniz bir ırk daha var. Fakat bu ırkla oynamak için ilk önce War Monkey ya da campaign'lerinden birini tamamlamanız gerekiyor. Her bölüme başladığınızda ana baraka

DOGS om — ezmeli F yı o Serkan KUTLUBAY | skutlubay©Okamernet.com

10 km'den fazla savaş alanı ekranında, o bölümde kullanabileceğiniz askerleri ve ağır savaş araçlarının listesini görebilirsiniz. Bu ekranda ünitelerle ilgili olan şeylerin en önemlilerinden biri ünitelerin en fazla ne kadar eşya taşıyabildiğini gösteren bölüm. Öneminin nedeni bir ünite ne kadar hafif olursa o kadar hızlı hareket eder ve bu da oyun içinde kuracağınız strateji üzerinde doğrudan etkilidir. Hızlı bir saldırı ile düşmanı yenmeyi düşündüğünüz bölüme üstleri azına kadar cephane dolu askerlerle başlarsanız, ekran karşısında gördüklerinize oldukça gülebilirsiniz. Deneyimlerim bana şunu gösterdi ki oyunun mantığını anlamak için tutorial oynamak gayet yararlı. Oyuna en hızlı şekilde alışmanın en kolay yolu sanırım bu. Oyunun kamera açıları biraz farklı olduğundan dolayı alışmak biraz zaman alabilir. Bazı bölümlerde gerçekten bu açılar rahatsız edici olabiliyor. Zoom kullansanız bile çok fazla bir etkisi olmuyor. Bir de daha ileriki bölümlerde, hareketlilik başlayana kadar geçen sürede tansiyonu oldukça

düşürüyor. Yazının ilerleyen taktikler kısmında anlatacağım yerleşimle ilgili bölümde buna dahil.

ÜNİTE KONTROL SİSTEMİ: Oyunun zaten karışık olan kamera sistemine bir de karışık olan kontrol sistemi eklenince belki de sizin için içinden çıkılmaz hale geldi. Aslında gelmedi. Bu karmaşık kontrol sistemini biraz kavradığınızda nasıl da kullanışlı bir hale geliyor inanamazsınız. Şimdi bir öğretmen gibi anlatalım. Bir kere okuyun anlayacaksınız. Hadi başlayalım... Sol tuş bir üniteyi aktif hale getirdiğine göre sağ tuş emir vermenize yarar. Bütün üniteleri mouse'un sol tuşuna basılı tutarak seçebilme şansınız var. Eğer bir asker taşıyan aracınız varsa bunlara tek tek doldurma yapmak zorunda değilsiniz. Bunu yapmak için asker taşıyan araçlarınız dahil hepsini seçin, sonra da aynı işi sağ tuşla yapın. Bakın hepsi bindi gerçekçi savaş ve taktikler içine. Böylece gerçekten uzun sürecek bir işi çok kısa bir sürede yapmış olduk. Alt sol köşede kesinlikle kullanmanız gereken bir ufak harita var. Bu haritada ünitelerinizin o an nerede olduğunu görebilirsiniz. Aynı zamanda harita üzerinden klikleyerek o üniteyi aktif hale getirebilirsiniz. Oyunun iki farklı kontrol kısmı var. Biri emirleri toplu olarak verdiğiniz ekran. Yani burada tek tek ünite seçip tek tek emir verebilirsiniz. Bir de bir üniteyi seçip sadece

onu yönettiğiniz kısım var ki oyunun en eğlenceli kısmı burası. Bu kısmı daha sonra anlatacağım. Bütün üniteleri seçip emir verebildiğiniz kısımda, shift tuşunu kullanarak

istediğiniz birkaç kişiyi seçebilirsiniz. Demek ki seçme modunu kullanırken shift tuşunun görevi buymuş. Tıpkı Windows kullanırken kullandığınız Ctrl tuşu gibi. Şimdi de adam seçili olmadığını varsayalım. Normalde yön tuşlarını haritanın diğer kısımlarını görmek için kullanırız. Ancak olduğunuz yerde farklı yönlerden etrafa bakmak için shift ve alt, üst tuşlarını kullanıyoruz. Aynı durumda yüksekliği ele alırsak bu sefer sağ sol tuşlarını kullanacaksınız. Bu özelliği kullanmanız size verilen görüş açınızı kullanmanız açısından çok önemli. Düşmanın yerini asıl ekranda ne kadar iyi

bilirseniz o kadar kolay hedefe kitleyebilirsiniz. Böyle bir savaş durumunda aynı anda ufak haritaya da göz atmayı ihmal etmeyin. Gelelim tek tek ünite yönetmeye. Oyunun en can alıcı kısmı bu. Bir üniteyi seçip ardından Enter'a bastığınızda sadece o üniteyi oynatabilirsiniz. Oyundaki diğer askerler ve araçlar kendi kafalarına göre o sırada çatışmaya katılıyorlar. Tek asker yönetirken uzağı görmeye dikkat edin. Sniper olan askerlerinizle oldukça uzaktan ateş edebildiğiniz için, etrafa iyi bakın. Gerekirse küçük haritadaki zoom'u kullanın. Tekrar birliklere emir verilen ekrana dönmek için yine Enter'a basmanız gerekiyor. Askerlerinizin kullandığı silahlar biraz güçlü oldukları için dolum süresi de bununla orantılı olarak uzuyor. Bu süre içerisinde hareketli olmanız kömür olmamanız anlamına geliyor.

F WAR

TAKTİKLER - İŞİNİZE YARAYACAK UFAK İPUÇLARI... Daha ilk bölümden başlayarak geliştirmeniz gereken bir savaş taktiğiniz olmalı. Oyunun zorluk derecesi zaten yüksek. Bunun için ilk bölümlerde bu zorluğa alışmanız oyundan soğumanızı engeller...

iyi oyun, iyi gezer-yok Biz savaşma | 1- Düşmanımla asla yüz yüze gelmem! (arkasından kafasına geçiririm) 2- Düşene bir tekme de ben atarım (düşman veya değil. Düşmesin bana ne!) 3- Savaşta babamı bile tanımam (zaten hiç tanımadım, ühü ühü!) 4- Erkekliğin 9/10'u kaçmaktır lafı tarihi yalandır. Eee, pardon abiler... ehe! 5- At, avrat, silah ve yoyo (yeni silahımız!) 6- Düşmanını tanı lafı saçmalıktır, doğrusu düşmanını yok et... 7- Ölülerle savaşmam (bu olmadı sanki!) 8- Bir nasihat bin musibetten daha iyidir (anlamını pek bilmesem de kulağa hoş geliyor)

top atışıyla döverken arkadan dolaşmış olan piyadelerle birlikte patates etmeniz gerçekten çok kolay ve aynı zamanda çok eğlenceli. Temel kural hatasız strateji kurmak ve bu stratejiyi belirlediğiniz süre içerisinde yapmak. Hız çok önemli. Hızlı olamadığınız için hala ünite kaybediyorsanız, hala ilk bölümü geçemediniz demektir. Az önce iki askerinizi sniper yapın ve biri doldururken birini kullanın demiştim. İşte bu sizin hızınızla alakalı. Klavyeyi seri bir şekilde kullanmak ayrı bir avantaj. Göreve başlarken aldığınız asker sayısı da stratejiniz üzerinde büyük bir etken. Hızlı bir şekilde bitirmeniz gereken bir görevde çok hantal bir ordunuz varsa işiniz bitmiş demektir. Bu aslında biraz da size bağlı. Görev başında ne yapmanız gerektiğini bilmelisiniz. Bunu bilmezseniz nasıl asker alacağınızı da bilemezsiniz. Mayın döşemek için kullandığınız helikopterin işi bittikten sonra ve artık iş sıcak çatışmaya döndükten sonra helikopteri çatışmadan uzak bir yere

Herkesin bildiği ve klasik bir real time oynamıyorsunuz. Aynı zamanda içinde bolca action olan bir oyunu oynuyorsunuz. Bu ikisinin dengesini iyi kurmalısınız. Diğer real time strategy'ler gibi ordu biriktirip İkinci Dünya Savaşı'na gidermiş gibi düşmanın üzerine gidemiyorsunuz. Gidemediğiniz gibi diğer oyunların aksine alan stratejisi yapmanız gerekiyor. Nedir alan stratejisi? Oyuna başladığınız yerde birlikleriniz belirli bir bölgede toplanmış olarak gözüküyor. Siz bunları geniş arazi üzerinde kendiniz belirlediğiniz noktalara yerleştirin. Bu alanların çok açık olmamasına dikkat edin. Buna dikkat ederken de hedef vurabileceğiniz bir yerler bulmaya çalışın. Unutmayın ne kadar uzaktan zarar vermeye başlarsanız o kadar yakınınıza gelmeden, gelen taburun büyük bir kısmını halletmiş olursunuz. Bu durumda yükseklere ağır silahlarınızı yerleştirmekte fayda var. Asker taşıdığınız araçları çatışmadan uzak tutmaya çalışın. Tamam bu araçlar belki bir süre askerleri koruyor ama çatışmanın ortasına sokarsanız eğer oradan çıkamadan araca ve askerlerinize elveda dersiniz. Savaşın olduğu alanın kenarından geçin zaten o sırada bilgisayar da sizin ağır silahlarınızla ilgileniyor olacak. Top, tank gibi araçlar oyunu kazanmanızda büyük önem taşır. Bilgisayar genelde bu araçlar üzerinde saldırıya başlar. Oyunu gidişatına bırakırsanız bilgisayar kazanır. Bu yüzden ağır silahlarınız bilgisayara ateş ederken, bilgisayarın ağır silahlarının dikkatini çekecek ufak saldırılar düzenleyin. İki askerinizi sniper olarak kullanın. Onları savaşın uzak bölgelerine yerleştirin ve karşı tarafın piyadelerini bunları kullanarak temizleyin. Hepsi topluluk halinde ilerledikleri için hedef bulmanız zor olmayacaktır. Peki neden bir tane değil de iki tane? Nedeni şu; ayrı tepelere yerleşmiş iki askerin biri ateş ettiği zaman arada silahının dolma süresi içinde diğer askerin kontrolüne geçip onunla vurabilirsiniz. Böylece çok daha hızlı bir şekilde piyadeleri temizleyebilirsiniz. Mayın döşemeyen helikopteri çok hızlı bir şekilde ve elinizden geldiğince boşa mayın gitmeyecek şekilde kullanın. Ağır silahlarınızın yerleşimini sağladıktan sonra hemen düşmanı karşılayacağınız kısımlara mayın döşemeye başlayın. Bilgisayar toplarınızın atış alanına girdiğinde hala çok güçlüyse (güçlü olduğuna inanıyorsanız) hiç uğraşmadan baştan başlayın. Çünkü oyunun (bölümün) en önemli silahlarından birini yanlış kullanmışsınız demektir. Mayınlarda tökezleyen düşmanı götürün. Çatışma ortasına mayın boşaltması belki etkili olabilir ama bir iki darbede konserve kutusuna dönmesi büyük bir dezavantaj. Zaten iyi mayın döşediyseniz bunu yapmanıza da gerek yok demektir. Brief ekranını geçmeyin. Çünkü size nerede savaşacağınızı gösteriyor ve harita üstünde önceden bilginiz oluyor. İşte bu noktada ilk olarak neler yapmanız gerektiğine karar vermelisiniz. Kalanı oyun içinde anlık fikirlerinize ve oyunun gidişatına göre değişecek. Bir asker seçip, o asker de çakılı kalmayın. Çok hızlı bir şekilde yönetebildiğiniz kadar asker yönetin ve çatışma anında bulundukları yerlere dikkat edin. Ağır silahların arasına girdilerse pek çoğuna elveda diyebilirsiniz. Uzaklara yerleştirdiğiniz iki sniper dışında, diğer askerlerinizi savaşa direkt müdahale edecek şekilde dursunlar. Düşman ateş etmeye başladığı sırada askerleriniz hala birbirlerine bakıyorlarsa çok geç kalmışsınız ve büyük zaman kaybetmişsiniz demektir. Bununla doğru olarak bir sürü ünite de kaybetmiş olabilirsiniz. Türü ve oynanış tarzıyla herkese hitap etmese bile, bu tür oyunları oynamayı seven ya da alışan arkadaşlar için gerçekten güzel bir oyun. Grafikler ve sesler açısından da oldukça yeterli. Emin değilim ama iyi bir 3D kart ile oynanırsa zevkini daha çok alabilirsiniz. Zaten hala 3D kartı olmayan bir Çatoloz kaldı bir de Sanal Oğlan... Gelecek ay görüşmek üzere...

Action

Geniş, detaylı yapısıyla ve hem action hem de strateji elementlerini kullanabilmesiyle oldukça ilginç bir oyun olmuş Dogs Of War (güzel diyeceğimi zannettiniz di mi?). Bir bakmakta fayda var

66 32 Mb Ram/ 650 Mb HD/ 95-98/ 3D Accelerator

96 80