Gameshow sayı 49, sayfa 70

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 70

THE EXPERT

"Az laf, çok oyun. Bundan sonra böyle"

şekilde misyonunu tamamlamıştır. Bundan sonra ne Frederick Barbarossa'nın savaşkanlığı ne de SS şövalyelerinin cesaret dolu azmi onları ihtişam dolu eski günlere döndüremez. 30 Nisan 1945 fevkalade güçlü bir ırkın en sağlam kolunun tükeniş günüdür... Zaman, Yahudinin her tür silahi kullanarak savaştığı barbar Almanın da her şeyini pazarlayarak ticaret yaptığı zamandır ve bu bedbaht “fetret devri” uzun süre devam edecek gibi görünmektedir... Panzer General 2 ilkini kıyısından köşesinden dahi görmediğim general serisinin sıraya dayalı stratejilerinden biri. Fazla lafa ne lüzum var; Close Combat'ın yanında kocaman bir sıfır ama turn stratejiler ve masaüstü oyunların mantığı adına başarılı sayılır. Herkez beni İkinci Dünya Savaşı manyağı sanır ve bu harble ilgili her tür oyunu oynadığımı düşünür. Oysa ne Cihan Harbinin ne de Panzer in ikincisine özel bir sempatim yoktur. Bu da böyle biline. BRAVEHEART - (Eidos (1 CD): İngilizler... Ahhh İngilizler. Hiç öğrenemeyecekler. O kibirli kafalarını ne kadar kırarsan kir hiç akıllanmayacaklar, hiç vazgeçmeyecekler. Aslında takdir ederim, Gerçekten... Küçük adalarından çıkıp dünyanın üçte birini sömürge yapan bu diplomasi ustası, kuralcı ve inatçı halka her zaman gıptayla bakmışımdır. Onlardaki sarsılmaz irk birliğinin yarısı bizde olsaydı oluşturageldiğimiz kudretli imparatorluklar böyle kısa vadeli olmaz, elem verici şekillerde yıkılıp gitmezlerdi, Britanya Krallığı başından geçen onca hadiseye rağmen hala dünyanın “üzerinde güneş batmayan ülkesidir". Buna olan kıskanç hayranlığımı inkar edemem ama... Ama konu "kavga" olduğunda bu lafta centilmenlerin Türklerin karşısındaki zavallılığı tartışılmaz. İngilizler Caesar'dan, Napoleon'dan, Führer'den çekmedi Türkler'den çektiği kadar. En son iki futbol teröristi öldürüldü biliyorsunuz. Boşverin siz; çoğunlukla eski ayak takımından oluşan yabancı hayranı basınımızın martavallarını. Bırakın onlar bizi batıya sevimli gösterme çabalarını sürdürsünler... Milletlerin, geçmişin süzgecinden geçen ve tarihin adalet tartısında ölçülen milli ateşleri vardır. Bu ateşle oynayanın uzuvlarının yanıp kavrulması kaçınılmazdır, sonra zırlamak fayda etmez. Anglo-Saxon'lar bizi eski Müstemlekeleri olan Hintliler, zenciler yahut Araplarla aynı kefeye koydukları müddetçe başları daha çok ağrıyacak. Aynı ortaçağdan bugüne değin Keltlerin karşısında ağrıdığı gibi... Keltler Avrupa'nın en eski ve en köklü kavmidir. Batı uygarlığında kendime yakın gördüğüm “doğru ve güzel” olan pek az kavram vardır ve bunlar Kelt ırkının yaratımlandır. Tarih boyunca İngiliz'in boyunduruk altına almaya çalıştığı ama başaramadığı çok sağlam adamlar bunlar. Üstün niteliklerle bezenmiş, cesur, atılımcı, inançlı ve feragat hissi güçlü milletler çıkarmışlardır içlerinden. Asla karşı karşıya gelmediğimiz İrlandalılar ve İskoçlar örneğin. Özellikle İrlanda'ya ve İrlandalılara karşı ilginç bir muhabbet beslemişimdir daima. Dış etkilere kapalı coğrafyasıyla ve sahibiyet duygusu gelişmiş insanlarıyla İrlanda beyaz ırklar arasında en az kan karışımı yaşanan ülkedir. Geçenlerde okuduğum bir gazete haberinde * 80 oranında safiyetten, daha doğrusu Kelt ırkının fizik karakteristiğindeki geçmişe olan benzerlikten bahsediliyordu ki bu benim tezlerime de uygundur... İnşallah güzel İrlanda'yı görme şansını yakalarım bir gün. Ama şimdilik Braveheart filminin oyunuyla idare edelim bakalım. İskoçların destansı kahramanı William Wallace' ın İngiliz hegamonyasına başkaldırısını işleyen film zamanında büyük ilgi görmüştü. Ben bile sevmiştim ki tarihi hakikatlerin anlatıldığı filmlerde araya aşk, meşk unsurları karıştırılmasından hoşlanmam (Titanic misali), Ama Mel Gibson'ın başarılı oyunculuğu, görkemli savaş sahneleri falan iyiydi gerçekten. Oyunu ise çevremdeki bir sürü beyinsizin ve okuduğum bir dolu oyun mecmuasının aşağılaması doğrultusunda hafiften etki altında kalarak oynadım. Ve yapılan eleştirilerin son derece haksız olduğu sonucuna vardım. Bence Braveheart kötü bir film uyarlaması ancak iyi bir strateji oyunu. Atmosferi etkileyici (Yine Defender Of The Crown'ı hatırlattı bana). Üç boyutlu muharebeler var ve animasyonlar sönük olmasına rağmen savaş hissini veriyor. Müzikler oyunun havasını destekler biçimde ve olması gerektiği ölçülerde mevcut. Ve siz... aynı İrlandalılar gibi kendinizi dış unsurların pisliğinden arındırıp Braveheart'ın uzun soluklu ortamına dalın bence. Güvenin bana, sağlam prodüksiyon bu. CODENAME EAGLE - | Take 2 (1 CD)J: Tarihin ahlakı yoktur... Her konuda aranabilecek etik anlayış tarih söz konusu olduğunda anlamını yitirir. Dolayısıyla bu işin ilmini yaptığını iddia eden “tarihçi” bozuntularına fazla ehemmiyet vermeyin. O anı, o kişiyle, orada yaşamadıkça hiç kimse “mutlak gerçek budur" diyemez. Asla ulaşılamayacak belge, bilgi ve kişilerin oluşturduğu boşluk, müspet bilimle ilgilenenler tarafından, çoğu kezde maksatlı olmak kaydıyla “tarihsel yalanlar” uydurularak doldurulmuştur. Gerçekte tarih, bir bilim olmaktan çok ötedir ve kapsadığı alanın büyüklüğü açısından bakıldığında da -ilim dahil- tüm oluşumları kucakladığı görülür. Çünkü her şeyin ve herkezin bir evveliyatı vardır ve geçmişin o üstü özenle örtülen hakikatlerini aydınlatmak olaya kurumsal zihniyetle yaklaşmayan bir anlayışın esnekliğine sahip olmayı gerektirir. Politika üstü, felsefe ötesi, ideolojik yaklaşımlardan arınmış bakış açısı en sağlıklı olanıdır. Burada bahis konusu ettiğim “şöyle olsaydı böyle olurdu” türü çocuksu yaklaşımlar değil (Codename Eagle'da olduğu gibi). Gerçi bunu bende sık sık yaparım (bakınız Yukarıdaki Panzer General yazısı) çünkü bu insana değişik bir deşarj hissi verir. Bahsettiğim olay resmi tarihin yüzeysel ve taraflı yaklaşımlarından uzak hassas incelemelerde bulunmak.

tarihten marjinal bir kesit sunuyor. Bana göre "Almanlar olmasaydı Dünya Savaşı Rusların mı eseri olurdu” ancak bir film ya da oyun senaryosu olabilecek lüzumsuz bir yaklaşımdır (Red Alert'de de vardı bu safsata). Ama harbin nasıl ve niye çıktığını, neden mahalli bir çatışma olabilecekken mütteffiklerin saldırgan tutumuyla bir cihan çarpışmasına dönüştüğünü ve bundan kimlerin çıkarları olduğunu açıklayabilirim. Tabii bu yüksek (1) ilim-irfan çevrelerinde kabul görmez. Onlar “kazanan tarafın" gönüllü-gönülsüz, dili bir karış salyalarını akıta akıta havlayan itleridir çünkü. Genç dimağları iftiraları, yalan ve düzenleriyle uyutmaktadırlar. Onlar her şeyi herkezden daha çok, daha doğru bilen “aydın” tabakasıdır. Kendi yarattıkları karanlığın içindeki insancıklara damla damla verdikleri sahte aydınlığı bir lütuf olarak görürler. Onlar ne şerefsizdir. bilemezsiniz... Codename Eagle'in olayı herhangi bir FPS' den farklı biraz. Her bölüm birbirinden değişik aksiyonlar içeriyor. Bir bölümde tabana kuvvet koştururken başka bir bölümde çift kanatlı uçağınızla “dogfight” zevki yaşıyorsunuz. Yaya bölümlerde kimi zaman Hidden And Dangerous'da olduğu gibi taktik düşünmeniz gerekiyor... Grafikler 32 bit desteği olan bir karta sahip değilseniz iyi sayılmaz ancak patlama zartlama efektleri filan güzel. Ses ve müzikler üzerinde ise öyle çok fazla uğraşılmamış belliki. Yine de Codename Eagle alternatif bir tarih döneminde geçen senaryosuyla sizleri uzun süre etkisi altına alabilir. Özellikle ara movie'leri beğendim, hikaye yapacağız diye kasmış adamlar. Bu kısmıyla şahsımın takdirlerini topladı efenim. Oyunlar; Geçenlerde makinemi upgrade ettim. Değişiklikleri sevmeyen biri olarak her türden gelişimi sonundan izlemek gibi bir huyum vardır. Bu yüzden yaptığım mecburi teknolojik atılım (hö!) size komik gelebilir. Fakat The Expert'de adı geçen tüm oyunlar aşağıdaki sistemde denenmiş, birçoğu bitirilmiş oyunlardır. Bunun üstündeki ve altındaki aletlerde çalışıp çalışmamaları konusunda sorumluluk kabul edilemez. Her hakkı mahfuzdur. (ne alaka); Intel Pentium 166 MMX işlemci, 64 MB Edo Ram, 14“ Vestel renkli monitör, 4 MB S3 Virge ekran kartı, 8 MB Diamond Monster ll 3DFX hızlandırıcı kart, Creative Sound Blaster 16 ses kartı, 512 KB SVX main board, 8X Hitachi CDRom, 1.44 MB Floppy disk drive, Mini tower, Türkçe O klavye, cam ekran filtresi, mouse, 2 adet speaker, mouse pad, İngilizce Windows 95 OSR2, 3.2 GB Ouantum Firebali harddisk. Pandora Directive, Zork Nemesis, Chronicles Of Sword, Dame Was Loaded, Elk Moon Murder, The X Files, Monty Python Meaning Of life, Soul Hunt, Gothos, Spy Craft, Treasure Hunter, Vampire Diaries, Fox Hunt, Homicide, Sacred Grounds, Night Trap, Martian Memorandum, Riana Rouge, Wing Commander 3, Flash Traffic, Buried In Time, Deadiy Tide, Dagger Of Amon Ra, Police Ouest 1-3-4, Blue Force, Prisoner Ot İce, Riddle Of Master Lu, Man Enough, Dust, Out Of This World, Alone In Dark 1-2-3, Orion Conspiracy, İndiana Jones Fate Of Atlantis, Gabriel Knight Sins Of Father, Dark Eye, Normality, Neverhood, Space Guest 1-5, Cueen The Eye, Amazon, Ouest For Glory 1-3-4, Dark Forces, Lost Eden, Versailles 1685, Callahan Crosstime Saloon, Maddog 2, The Scroli, Voyeur, Guantum Gate, Panic In Park, Drowned Gods, Cyber Judas, Jonny Mnemonic, Simon Sorcerer 1-2, Febble Files, The KGB Files, Secret Mission, Torin Passage, Inca 1-2, Thunderscape, Day Of Tentacle, Sam And Max, Blood Net, Hand Of Fate, Legend Of Kyrandia, Supreme Warrior, Reah, Shivers, Return To Zork, Crusaders No Regret, Deadline, Settlers 2, Discworld, Little Big Adventure, Tie Fighter, Red Big Adventure, Third Millenium, Crystal Skull, Rex Nebular, Critical Path, Loom, Paparazzi, Lost İn Time, Return Of Phantom, SPOR, Dark Seed, Blown Away, Gin, Conguest Of Longbow, Larry 6, Connections, King Cuest 7, Rocketleer, Time Ouesi, İn The 1St Degree, Heart Of China, Rise Of Dragon, Beamish, Indiana Jones Last Crusade, Rise Rule Ancient Empire, Batman Forever, Skull Cracker, Dracula Unleashed, Romance Of Three Kingdoms 4, Journeyman Project, Virtua Cop, Judge Dredd, MTV Club Dead, Beavis Butthead Virtual Stupidy, Touche, Zorro, Three Skulls Of Toltecs, Beneath A Steel Sky, Ringworld, Close Combat 1, Return To Ringworld, Sherlock Holmes 1, Sand Warrior, Conguer AD 1082 falan filan.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.