Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 35
DRYAD: Kahramanların başındaki en ilginç bela. Sanki onlarla dalga geçer gibi. İdi bir ormanda görülür! Yakın, kurban edin.
MEDUSA: Yılan kadın ve yılan ölüm. Her yerde varlar. İmkansız ama koruyun bu.
Ölümleri ile lanetli yaratıktan.
MINATOUR: Kendilerini sadece beş etmeye adamış bu uzak durun. Genellikle yıkılmış kalelerin gölgelerinde bulunuyorlar.
Son zamanların en en eğlenceli RTS'si SİSTEM:
DRAGON: Kanatlı ölümün diğer adı. Nefesi ile savaşçılarınızı duman ediyor. Bu sapık hayvanlara karşı en etkili silah iğrenç anda
HARPY: Hastalık taşıyan kötü ve lanetli kadın. Üstelik kuşgillerden. Bataklık ve harabeleri çok seviyor. Explore Flag ile keşfedin ve yok edin, beklet sonrada dandik bir oyun üret (Tiberian Sun). Sevmiyorum Tiberian Sun'ı. Bakın sinirden isminin baş harflerini bile küçük yazıyorum. 6- Bu yazarların sorunu bu işte. Yazma aşkı denen bir şeyin farkında değiller. Bir kaçı hariç... 7- Sosyal hayat zeka ister, buna sosyal zeka denir. Sürekli bir şeyleri şikayet eden ve en ufak bir plan program yapmadan bir şeylere bahane bulan ya da yakınan insanın sosyal zekasının bir gram gelişmediğine inanıyorum. Bu 5 saniyede bilmem ne problemini çözmekten daha önemli tabii (ne anladınız burdan?) 8- Ben şunu merak ediyorum: Kendine yazar sıfatı takan her kişinin ayda cüzi bir miktarda yazı yazmasında ne gibi
“bir zorluk olduğu, ilerimizde en çok destek beklediklerimizle neden yazarların ortak yanı yazısı ve fazlalıklarını tamamen
)Overdose'a mail at katfa olsun (burda bari yapma be adam) | 10- Overdose... ceee, neyse... İyi Majesty, ama single player olarak değil de multiplayer oynarsanız hayatınızın rengi değişecek (tamam o kadar değil!). Microprose iyi iş çıkarmış her zaman ki gibi. Hani bu firma Tetris yapsa oynarım öyle söyleyeyim (amma da övdük be!). Şimdilik gidiyorum. Bir daha ki oyun yazısında görüşmek üzere diyeceğimi sanıyorsanız aldanıyorsunuz, Yoksa aldanan ben miyim? En son böyle bir şey söylemiştim ve şimdi yazmak zorunda kaldım. Her ne kadar hıyar bir yazarımızın sorumsuzluğu yüzünden olsa da, O zaman şöyle düzelteyim: Bir daha ki Gameshow'da yazarlardan herhangi birisinin saçma sapan işleri çıkar ve elindeki yazısını yazmazsa işte o zaman ben alır o yazıyı yazarım. Başımda o yazardan 10 bin kat daha fazla işim olmasına rağmen... Hoşçakalın ve Overdose'a uğramayı ihmal etmeyin... Orda daha çok işimiz var.
RATMAN: Kocaman yürüyen ve silah kullanan fare. Genellikle işçilerinize ve binalarınıza sık sık saldırıyor. Acilen yok edilmeli
ROCK GOLEM: Kötü büyücüler tarafından yaratılmış taş ölüm. Öldürülmesi oldukça zor. Enerjisini binalardan alıyor. Neyse ki bir kağnı kadar yavaş
TROLL: Öldürülmesi zor olan bir yaratık daha. En büyük özelliği zarar aldığında kendini yenilemesi. Büyü kullanılması lazım. Savaşçılarla zor ölüyor.
WEREWOLF: Lanetlenmiş hayvansal ölüm. Onu bu lanetten kurtarmanın tek yolu var: Yok etmek ve lanetli ruhunu huzura kavuşturmak.
RUSTSPITTER: Tüküren ölüm. Yere oturup asit tükürüyor. Oldukça tehlikeli. Özellikle tükürdüğü asit savaşçıların zırhlarını parçalıyor.
Real Time Strateji
P200 32 MB RAM/ 300 MB HD/ Win 95-98
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 34
T için de geçerli. Oyundaki efektif tek kontrol “Flag” kontrolü. Bu size oldukça avantaj sağlayan bir kontrol, şöyle ki: Araştırmak istediğiniz ya da saldırmak istediğiniz bir yere Kale'den “rewards” seçeneği ile explore veya attack flag koyabiliyorsunuz. Bu flagları koyarken de belli bir altın yatırıyorsunuz tabii. Yani para burda da esas mesele. Ne kadar çok altın koyarsanız ordunuz o kadar çabuk harekete geçecektir. Özellikle görevlerde bunu mutlak kullanmalısınız. Ranger'lar yok etmek istediğiniz bir yeri keşfettiğinde size zaten mesaj geliyor. Sizde haritanın o bölgesine gidip “attack flag” diyorsunuz ve altın miktarını belirliyorsunuz. Birkaç dakika sonra güçleriniz oraya kuduz köpekler gibi saldırıyor. Explore Flag'ı ise belli bir yeri keşfetmek için kullanıyorsunuz.
bu ne kadar önemli olduğunu göreceksiniz.
e bel Yargı Bekçileri ve memurları (kısaca böyle diycem) bunları gelip acımadan alıyor. İsterseniz bazı binaların vergi vermemesini sağlayabilirsiniz ama hiç tavsiye etmiyorum. Devleti kandırmak yok, yüzsüzlük hiç yok (mesaj da yok!). Köyünüz geliştiğinde evler meydana çıkıyor (siz kurmuyorsunuz). Ve bunlarda ekonominin birer döngüsü oluyor. Market Place neredeyse ekonominin kalbi niteliğinde. Trading Post kurduğunuzda caravan'lar marketplace'e altın taşıyorlar. Bu ikisini mutlaka kurmalısınız. Zaten bir süre sonra ekonomi kendi kendine işliyor. Ranger'ların bulduğu altın sandıkları da oldukça işe yarıyor zaten. Oyunda bazı önemli yapılar var kurmanız gereken. Aslında açıklamayıp sizin tecrübe etmenizi isterim ama dayanamıycam, bunları açıklamak istiyorum. Ne var ya? Olamaz mı? Hür irademle istiyorum işte: The Blacksmith: Kısacası silah ve zırh geliştirmek için. Dwarf'lara ve askerlere oldukça faydalı bu bina. Yapmanız kanun gereği. Trading Post: Bu bina Marketplace olduğu zaman işe yarıyor. Buradan bir caravan (atlı araba işte!) çıkıyor ve marketplace ile ticaret yapıyor. Oldukça yararlı bir bina, fakir bir krallık, krallık değildir. Yapın.
The MarketPlace: Bu bina mutlaka kurulması gerekenlerden. Hem Trading Post binası ile ticaret halinde (yani altın geliyor) hem de kahramanlarınıza healing potion, protection ring gibi yararlı aletler sağlıyor. Bu binayı yapmazsanız çok çekeceğiniz var. Savaşçılarınızın da dinlenmeye ihtiyacı var, duyun biraz ve yapın şunu. The Library: Özellikle Wizard'ların işine yarayan son derece önemli bir bina. Bu binadan büyü research ediyorsunuz (altınla). Eğer yeterli paranız varsa yapmanızı tavsiye ederim. Bundan sonra büyü gücünüz artıyor ve büyücülerinizin tamamı ölüm makinasına dönüşüyor. Single Player'ı unutun, Multiplayer'da büyücülerin önemini anlayacaksınız. Para biriktirin, har vurup harman savurmayın. Binalardan bahsetmişken bir şey söylemeyi unutuyordum az kalsın. O da binalarınızın Level atlaması ve research yapabilmesi. Her kurduğunuz binanın belli bir Level'ı var. Ve bu level binaya ait tüm research'leri yaptığınızda yükseliyor (bir mouse kliklemesiyle:). Mesela Marketplace'e tıkladığınızda “research” butonu göreceksiniz. Burdan bütün research'leri yaptığınızda binanın level'ını yükseltebilirsiniz. Bu durumda yine ekstra research'ler yapabilirsiniz. Kurduğunuz her binanın research'lerini yapmaya ve level'larını yükseltmeye bakın. Tabi bu 1 yapıp yapmadığınıza karar ek. Çünkü binaları yapmayı kaldırmayacaktır. Bir research'ler, level yükseltmeler ve üretilen büyücüler, elfler vs. vs. eklersek strateji kurmanız gerektiği ortaya çıkıyor (kendi kendime ben bişey yapmadım). Ve büyüler. Ah bu büyüler. Ben ne paralar harcadım bu büyüler için. Elime ne geçti? Kuru bir zafer. Neyse anılarım depreşti birden. Büyüler felaket önemli (nasıl yaa?). Bunları kullanırken ve tabii research ederken dikkatli davranmanızı öneririm. Bazı büyüleri kullanmak için gerçekten yani fiziksel olarak.. yok bu olmadı, neyse kısaca zengin olmanız gerekiyor. Çünkü bu büyüleri research ederken (the library) yeterince para gidiyor. Kullanırken de gitmesi çok sinir bozucu. Dikkatsiz davranıpta “Aaa şu büyü ne kadar güzel görünüyor, dur şu atkafanın üzerinde bi deniyim” derseniz (benim dediğimi nerden çıkardınız:) ocağınıza incir ağacı dikmiş olursunuz. Büyüleri research ettiğinizde ekranın altında görebilirsiniz. Bu büyüleri yerine göre Wizard'lar düşmanlarının üzerinde isterseniz (evet bi kontrol noktası da burası ama çok pahalı) büyünün ikonuna tıklayın, sonra da atkafanın, ay pardon yani düşmanın üzerine tıklayın ve efekti görün. Genelde ucuz büyüler pek etkili olmuyor. Ama pahalıları işe yarıyor. Zengin olduğunuz zaman kralısınız. Biliyorsunuz di mi? Eh sonlara geldik. Bi kaç şey söyleyip kendimi huzurlarınızdan def edeyim diyorum: 1- Dwarf üretmeye bakın. Bunlar acayip mekanik şeyler yapıyorlar. 2- Bu yazıyı yazması gereken kişiyi elime bir geçirsem at kafa yapacağım kendisini. Hala inanamıyorum böyle bi kazık yediğime... 3- Microprose iyi firma demiş miydim daha önce? Unuttum da. 4- Büyü işine önem verin, büyücü olun, büyücü yaratın. Büyülerle ilgili tüm research'leri yapmaya bakın. Altın sıkıntısı çekiyorsanız mutlaka Trading Post kurun, tabii MarketPlace'i unutmayın. 5- Oyunda anladığınız üzere direk kontrol yok. Siz üretiyorsunuz, onlar gerekeni yapıyorlar. Çok güzel geldi bana bu. Ne öyle asker üret tut ve saldırt. İşçilerle rush yap (age of kings) ya da 3 sene tabii ki büyü.