Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 26
"Seni dünyaya yolluyorum Bob...
Dünya kötü durumda, Benim için ufak bir temizlik yapacaksın. Yolun açık olsun!"
Serkan KUTLUBAY skutlubay@kamernet.com Geçen ayki Ancient Conquest faciasından sonra, bu ay için pek de bir şey ummuyordum açıkçası. Nasılsa oyun dünyası iyice düşmüş ve hep aynı konular tekrarlanırken, bir ay
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 27
içinde sadece 1 veya 2 güzel oyun gelirken, bu oyunlardan birini yazabilme ihtimalimin fazla olmadığını düşünüyordum. Messiah ise bütün düşüncelerimin altüst olmasına sebep oldu. Anladığınız üzere bu ay süper bir oyunla karşınızdayım. Nedir Messiah? Ya da Ne değildir? Nasıl oynanır? Gibi sorulara cevap arayalım. Oyun 2 CD'den oluşuyor. Bunun yanında 2. CD sadece soundtrack'lerden oluşuyor. Yani oyunun 2 CD olması için ekstra bir uzunluk beklemeyin ama oyun zaten yeterince uzun. Bunun dışında internette okuduğuma göre, bazı bilgisayarlarda kilitlenmelere yol açıyormuş. Benim bilgisayarımda ise hiçbir sorun çıkarmadı. Uzun zamandır bütün boş vakitlerimde, saatlerce oynuyorum, şu ana kadar herhangi bir takılma görmedim. Oyunun çok güzel olmasına rağmen, inanılmaz bazı bug'lar olduğunu söylemek zorundayım. Mesela yönettiğiniz karakterin yakınına gelince bütün her yeri kesik kesik çizgiler içinde kalıyor. Aslında biraz sinir bozucu bir durum ama oyunun verdiği zevkten hiçbir şey almıyor. Oyuna en basit anlamdan bakıldığında third person platform. Yani klasik bir Tomb Raider gibi, ya da Indiana Jones The Infernal Machine gibi.
Ama bir farklılık var oyunda. Oyunu uzun süre oynamaya iten... Yine de düşünmemeye çalışın böyle şeyleri. Altında farklılıkları aramadan oynamaya çalışın. Zaten aranarak bulunacak bir şey değil. Oyunun kendisi bunu size oynadıkça verecektir. Oyunun konusuna da şöyle bir göz atarsak, Şeytan kendisini kanun olarak görmeye başlar ve Tanrı, Şeytanın peşine Bob adında bir Melek takar. Haliyle bu Melek biz oluyoruz. Peki ne yapınca oyunu bitiriyoruz? Tabii ki son bölüme kadar gelip Şeytanı yenince. (Aklıma geldi bu arada, Amiga oynayanlar bilirler, eskiden Amiga oyunlarında bölüm sonu canavarı muhabbeti vardı. Şimdi yok dimi artık?) Bunun için Şeytanın hüküm sürdüğü şehre gönderiliyorsunuz. Öyle bit kadar halinizde Melek olup olmamanız pek ifade etmiyor. Direk kafanızın ortasına mermiyi yiyorsunuz. Oyunda görebildiğiniz her canlıyı yönetebilirsiniz. Hatta bir fareyi bile. Oyunun ilerleyen bölümlerinde fareyi yöneterek, onun yuvasından içeri girip gizli yerlerden bile geçeceksiniz. Toplam yönetebileceğiniz karakter sayısı ise 40. Bunlardan bazıları; Askerler, teknisyenler, doktorlar, fareler, polisler, din adamları. Aslında oyunun büyüsü burada. Siz Bob adında küçük bir Meleksiniz. Herhangi bir silahınız ya da zırhınız yok. Sadece hoplayıp, zıplayabiliyorsunuz ve yürüyebiliyorsunuz. Bir de kısa mesafede uçabilme yeteneğiniz var. Bunlarla ellerinde ağır silahlar olan düşmana karşı hiçbir şey yapamazsınız, ama sizin bir kozunuz daha var. Yaşayan herhangi bir yaratığın içine girip onu yönetebilecek özel bir gücünüz. İşte oyunun orijinalliği burada başlıyor bence. Oyunu tam olarak daha farklı yapan şey ise, bu düşünceyi, oyuna iyi entegre edebilmek. Shiny, bunu başarmış bence. Siz birinin içine girdiğiniz ve onu yönetmeye başladığınız zaman, Bob'un gücü otomatik olarak düzeliyor. (Bob'un gücü demek içine girdiğiniz insanın gücü demek değil. İkisi tamamen farklı şeyler. İçine girdiğiniz insan öldüğü zaman, siz içinden otomatik olarak çıkıyorsunuz. Haliyle başka bir kurban bulmanız gerekiyor.) Bir canlının içinden çıkmak için
Backspace tuşuna basıyoruz. Tekrar içine girmek için ise, yönetmek istediğimiz karakterin üzerine doğru... Oyunun her bölümü ayrı bir titizlikle hazırlanmış. Toplam 12 bölüm bulunmakta. Yani 12 harika bölüm. Açıkça söyleyebilirim ki, her kim bu oyuna kötü diyorsa, asla ona inanmayın. Kim olursa olsun... Ancak bu türden nefret eden