BÖYLE BİTİYORDU BİR AŞK
Retro bilgisayarGecenin karanlığı, insanlara fazlasıyla bir hüzün veriyordu. Üstüne bir de yağmur yağınca, çamurdan kalbe dönüşüyordu sevgileri. Ağlamaklı bir havaydı yani aşk denilen azrail. Ya da azraildi sanırım yağmurlu havadaki çamurun, sıçrayıp biri adam biri kadın, iki sevgiliye bulaşan hastalıkları... Aşk diye bir şey yoktu ya da olanlar, idealist felsefecilerin atılan dost kazıklarından ibaretti. Dost kazıkları, ve sevgiler, ve hüzünler. İşte budur bu üçlemin insana kaybettirdikleri. Kazandırdığıysa aşka inanmayışın temel yargısını, çamurdan kalbe katıp betonlaştırması. Hepsi bu. Selam Zebani, Bu yukarıdaki yazıyı, senin aşkla ilgili verdiğin bir cevaptan yola çıkarak yazdım. Bilmiyorum beğenecek misin? Bir de hikaye olayı var. Beğenirsen yollayacağım onu da artık :)) Sorular : Zeb: Aşkla ilgili olan hislerime sıcak bir dokunuş yapan bu küçük yazı için teşekkür... ay ne diyorum ben ya? Ehe. Walla sağ ol ama bana yararı yok. Kalbim çok kırıldı. Artık onun yerine buzdan bir kalp atıyor bende; sevginin dokunamayacağı, aşkın aldatamayacağı... Ya ne oluyor bana beee? Hemen cevaplara geçmesem aşka inandığımı itiraf edece... aaaaa! Cevaplar:)))