The Expert
Retro bilgisayarURBAN RUNNER - (4) : Al işte Fransızlar yine karşıma çıktılar. Elimde olsa dünya yüzündeki tüm Latinleri siler geçerdim. Başta Franklar elbette. Gerçi onlar orijin olarak Latin değiller, Fransız üst kimliğini oluşturduğu söylenen (yok öyle bir hikaye, Fransızlar melez bir topluluktur) Franklar Cermen kökenlidirler. Ancak doğal olarak bu onlar adına bir artı değer oluşturmaz aksine Türklük mefhumu için ekstra düşmanlık demektir bu. Bakın; Fransız tarihi bütünüyle bir kalleşlik ve vahşet örneğidir, bunu herifler sefil geçmişleri boyunca başta Avrupa olmak üzere dünyanın dört bir tarafına cerahatlerini akıtıp durdular. Yürekli ve bilekli birileri çıkıp gerçekte ödlek olan bu “horoza” haddini bildirene kadar da bu böyle devam edecek görünüyor. Üzüldüğüm olay, bizim gibi geri bırakılmış toplumlara Fransa gibi biçimsiz modellerin uygarlık beşiği gibi yutturulmaya çalışılması. Oysa ki “yumuşak” Fransızlar bizlere ilham değil, olsa olsa sizce küreselleşecek, bence ise barbarlığın doruğuna çıkılacak olan geleceğin dünyasında “av” olabilirler. Tabii o zamana kadar içinde barındırdığı Afrikalı ve Asyalı mülteciler Avrupalı kanı taşıyan son numuneyi de ortadan kaldırmazsa... Bu askıntılar arasına Türkleri katamayız. Çünkü atalarımız diğer kavimlerin göçüne sebebiyet verecek şekilde, bir avuç öncüyle, Avrupa kıtasını çiğneyip kendine yeni “yaşam alanları” ararken tarihler bundan çok çok öncesini işaret ediyordu. Bu neyi ifade eder? Bu, Avrupa'nın bugünkü şeklinin oluşmasındaki eski ve köklü Türk varlığının göstergesidir. Avrupa'daki mevcudiyetimiz “bilek hakkı” denilen hadisedir... Tarih sürekli bir eğri çizer. Şartlar açısından en başa dönüldüğünde tekrar sıramız gelecek emin olun... Ama bak şimdi enterasandır... Bu lanet Akdenizliler bilgisayar oyunları konusunda iyidirler. Efemine taraflarının ağır basmasından olsa gerek Amerikan menşeli oyunlarla kıyaslandığında daha ince temalı, dokunaklı sahneleri olan, senaryo ağırlıklı yapıtlar çıkıyor bunlardan. İçlerinden erotizm, romantizm türü zımbırtıları da eksik etmiyorlar. Urban'da öyle. Pek çokları için epey tanıdık
THE EXPERT
Ertunç BURAK eburak@kamernet.com havası var oyunun. Bulabilirseniz alın, bakın.
Mech Koca koca robotlar, hiç gerçekçi değil
Ubik Ölümsüz bir klasik Doom benzerleri oyunlar
Gobliins gibi oyunların yapımcısı. Aşk, macera, komedi iç içe Runner'da... Özetle yaptığımız iş; gerçek görüntüler akıp giderken doğru yere doğru zamanda tıklamak. Yalnız bunu A Fork In The Tale'deki gibi sanmayın. UR öğeleri oldukça yüklü bir interactive movie. Arada hayli uğraştırıcı problemlerle boğuşuyoruz. Örneğin hiç unutmam; binanın birinde ikamet eden güvenlik görevlisi amcayı atlatabilmek için birkaç beyinsel parende atmıştım zamanında... Ama oyuncuların rol zavallılığı görülmeye değer. Güneylilere has abartılı el, kol hareketleri ve mimiklerle rol kesen doksan dokuzuncu kademe aktör ve aktrislerle çekilmiş filmler, üzerine bir de zaman zaman senkronu kaçan İngilizce dublajı yiyince ortaya bir dolu Fransız şaklabanlığı çıkıyor. Konu ise bütünüyle Hollywood özentisi aksiyon tıkışıklığından ibaret... Ama yine de Urban'ı tuttum. Dedim ya; bu
SUPER SPY - (Geo Interactive (1 CD)) : Geo Interactive... Ne biçim isim lan bu. Şimdi bunlar top mu oluyorlar yani (geo yer yuvarlak)? Bak şimdi yanlış anlarım... Onların ne olduğunu bilemem ama Super Spy için ne diyeceğimi biliyorum. Boşuna kasmışsınız be koçlar... Spy, bundan bir on sene önce falan iyi adventure sayılabilirdi. Tabii olağanüstü kolay ve kısa olmasını saymazsak. Hayır, çoluk çocuk takımı için yapılmış diyeceğim; değil... Çünkü oyunda çok yoğun olmasa da kanlı sahneler mevcut. Bizler düşünülerek tasarlanmış desem; o hiç değil... Yeterince şiddet, seks, küfür yok!!! Eee, ne var o zaman? Olan bir şey yok. Oyun iki arada bir derede kalmış (nassıı yani?) zavallı bir casus macerası. Nakil esnasında çalınan ve kötü adamların elinde korkunç bir silah haline dönüşebilecek kimyasal maddeyi geri almaya uğraşıyoruz. Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatının her türlü teknik imkanını kullanarak tabii. Düşünsenize bunların arasında bir ışınlanarak gidiyoruz. Koskoca(!) Super Spy'da oluyor süper madara tabii ki. Hayal gücünüze sı... selam olsun programcı beyler. Böyle yaratıcı fikirleri kıçınızın hangi bölgesinden fırlatıyorsunuz bilemem ama artık sıktınız o kesin. Çok da iyi sayılmayacak çizgi filmleri, kötü seslendirmeleri, hepsinden daha da rezil mevzusuyla Super Spy piyasada bolca bulunan ve kocaman bir hiç olarak adlandırılacak adventure'lardan. Spy'ı birkaç saatte bitirdim ve ancak birkaç dakikasından zevk aldım... Grafikler 256 renk, genel görüntüsü bütünüyle Hopkins FBI'ı andırıyor. Hatta o kadar ki; şu an hatırladığım bir sahnenin Super Spy'a mı yoksa Hopkins'e mi ait olduğunu bile çıkaramadım. En ilginç olan da yanılmıyorsam bunun bir serinin ilk oyunu olduğu, CD'nin üstünde Super Spy 1 yazıyor çünkü. Ve eğer onlar da birincisi gibi olursa benden uzak dursunlar. Sende ismini, hatta mümkünse cismini de değiştir Geo Interactive, yuvarlaklardan doğru dürüst işler çıkmaz bu alemde. Almiim aklınızı fikrinizi sonra... THE CURSE OF MONKEY ISLAND - (Lucas Arts (2 CD)) : Ne söylenebilir ki? Daha piyasaya çıkmadan bir “hit” olacağı kesindi. Çıktı ve oldu... çoğu kimse için... 90'lı yılların başı adventure oyunları açısından en parlak zamanlardır kanaatimce. Lucasfilm Games, Sierra gibi pek çok firma en baba eserlerini bu dönemde yayınladılar. O günlerde Gameshow'un duayeni olan merhum 64'ler dergisi hükümranlığının son günlerini sürdürüyordu alemde. Şahsımın da kısa bir dönem yazarlık denemesinde bulunduğu bu dergi vasıtasıyla öğrenmiştim “Maymun Adasının Sırrı" isimli bir oyunun geleceğini. O şartlarda en azından Türkiye'de internet minternet yaygın değildi tabii. Bilgisayar dergileri bizlerin gözü kulağıydı o günlerde. The Secret Of Monkey Island'ı tam iki sene ağzımın suları akarak bekledim. Bir gün geldi ama Almancaydı. Sonra İngilizcesi geldi ancak onun da şifreleri kırılmamıştı. Böylece hayatımın ilk orijinal oyununu almak durumunda kalmıştım fakat değmişti... Ömrüm boyunca oynadığım en iyi ikinci adventure'dır Monkey Island (birincisi Indiana Jones And The Fate Of Atlantis, CD versiyonu tarafımdan aranmaya devam ediliyor... Umutla ve inatla). Ardından yıllar yılları kovaladı. Monkey'in pek de beğenmediğim LeChuck's Revenge adlı devamı Amiga'da oynadığım son adventure'lardandı. Uzun yüklemeler ve sık disket değiştirmeler bazı şeylerin bittiğinin habercisiydi sanki. PC alıp Maymun Adası 3'ün geleceğini öğrendiğim an ikincisinin damağımda bıraktığı bu acı tat yüzünden olsa enfes, seslerde öyle. Üstelik diğer real time'lar gibi üretim tabanlı bir mantığa dayanmadığından benim açımdan çok daha zevkli bir hale geliyor. Benim gibi Close Combat manyakları Age Of Empires'lara, Red Alert'lere salak oyunlar gözüyle bakarlar (çok saygıdeğer sayın Mehmet Emin Gür Close için turn-base demiş geçen ayki Megafon'da, kusura bakmayın ne de olsa o da Allah'ın bir AOE'ci kulu). Bina yap, adam üret, çağ atla türü saçmalıkları kendisine sunulan her sözde yeniliği sorgusuz sualsiz kabul eden yeni nesil şaklabanlara yakıştırırlar. Kainat yaratıldığından beri yapılmış en iyi oyun olan ve benim günler geceler boyu oynayıp harbi “expert” olduğum Close Combat serisinin ismini dahi duymamış bu zevat için söylenecek ne olabilir ki? Gerçek stratejiye burun kıvıran böyle adamlardan bizim Kamer'de bol miktarda mevcut. Her gün bunların Age Of Kings muhabbetlerine katlanmak zorunda kalmak çok acı. Hayır bir gün sağlı sollu girişecem hepsine o olacak... Haydaa, lan o'lum ben Mech Commander'dan bahsediyordum konu nasıl da dağılıverdi Mech'i, Desperate Measures adlı gold edition'ını olmak kaydıyla alın. Elbette bolca hafızaya sahipseniz, yoksa safi eziyetten başka bişi değil.
Journeyman 3 kısa olması biraz dandik
geçen ayki MEGafon'da, kusura bakmayın ne de olsa o da Allah'ın bir AOE'ci kulu
Mi TANK PLA, 2
#0 görevler iyi dizayn edilmiş gerek hiçbir heyecan duymadım. Aynı şu aralar dördüncüsünün haberini aldığımda olduğu gibi. Sanırım ilkinin yerini hiçbiri tutamayacak. Hele üçüncüsü asla... Tamam be, kafa ütülemeyin oyun teknik açıdan mükemmele yakın, kabul ediyorum ama... bilmiyorum. Klasik adventure özgünlüğünden taviz vermemeliydi bence. Çizgi filmimsi olay hoşuma gitmiyor Eskiden olsa Curse Of Monkey Island'ı yalayıp yutar hatta oturup sağa sola dersini verirdim. Oysa daha oyunun yarısına gelmeden şu güvertedeki kılıç sahnesinde sıkıldım ve bıraktım. Espriler çok yavan, bildik tekrarlar içeriyor. Lucas aynı olayı Grim Fandango'da da yapmıştı. Sanırım bu tarz oyunlarda fazla sululuk atmosferi bayıyor. Söyleyecek bundan başka lafım yok bu konuda... MECH COMMANDER - (Micro Prose (1 : Hemen belirteyim benim gördüğüm oyunun “gold edition” versiyonu. Sanki ilk gelenin inanılmaz derecede kazık görevleri yetmezmiş gibi bir de 13 yeni mission eklemişler. Tabii 13 devasa görevi artı oyunun kendisini tek CD'ye sığdırmak için video görüntülerindeki kaliteyi düşürmüşler biraz. Olsun, zati filmler dandik briefing'lerden ibaretti. Gıcık olduğum taraf; oyunun sistem gereksiniminin de artmış olması. 32 Mb'da eşek gibi kasıyor. Ulan böyle mekanik zımbırtılarla yapılan ve geleceğin uyduruk savaşlarını konu alan oyunlara zaten gıcık olurum. Bir de benim makinemde zortlayınca bütünüyle şansını yitiriyor. Real time strateji hikayesine olan mesafemde sizlerce malumdur... Yine de Mech Commander iyi. Misyon dizaynı oldukça başarılı. Senaryo bağlantılı ilerleyen görevler boyunca aksiyonun temposu hiç düşmüyor. İzometrik grafikler
Neredeyse ismini hak edecek
TEX MURPHY - OVERSEER
Agatha Christie stili cinayet masalları değil
UBİK - (Cryo (3 CD)) : Bilim kurgu üstadı olduğu iddia edilen Philip K.Dick'in (bu K'nın ne olduğunu bilmiyorum, sorsam hemen öğretirler ama hiç umurumda olmadığından bunu da yapmıyorum) romanından uyarlanmış oyunlar içinde tanıttığım ikinci eser Ubik. İlki Blade Runner'dı. Güzel olan şu; bana göre son derece basit mevzular içeren her iki eserinde bilgisayara olan uyarlamaları tecrübeli kişilerin elinde oldukça baba bir kurgu ve anlatımla adeta baştan yaratılmışlar. Kolay iş değildir bu. Kitap dahilinde tasvir, tarif ve benzetmeler kullanılıp kelimeler yoluyla anlatılan öyküyü görüntü ve ses ortamında canlandırmak çoğu kez başarısızlıkları beraberinde getirir (Rama'nın oyunu buna iyi örnektir). Çünkü okuyucu bir yerden sonra olayların kendi hayal gücüne bırakılmasını bekler. Beyaz perde içinde böyledir bu, pek çok romanın film uyarlaması insanlarda düş kırıklığı yaratmıştır. Allah'tan ne Blade Runner'in ne de Ubik'in romanlarını okudum. Yalnız Blade'in filmini
KOSELER 6 7
THE EXPERT
seyretmiş ve hiç beğenmemiştim, dolayısıyla oyunun başına da beklentisiz şekilde oturdum. Kısa olması hariç her şeyiyle bayılmıştım. Ubik'i ise bütün çekici görünüşüne rağmen eksik buldum. Çevremde bu türe ilgi duyan hemen herkes de aynı düşüncedeydi. Oyunun oynanabilirliği berbat. Üstüne basa basa söylüyorum; berbat, Üç boyutlu grafiklerle aktarılan çatışmalardaki kontrol zorluğu, en mühim anda zırt pırt değişen salak kamera açıları mükemmel olabilecek bir oyunu perişan etmiş. Yani Cryo'nun üstün anlatımı sayesinde harika şekilde aktarılan çok çok ilginç bir öykü var. Fakat senaryoyu takip etmemizi sağlayacak oynanış unsuru çok zayıf. Bu yüzden kısa zamanda sıkılmanız ve oyunu bir köşeye fırlatmanız kaçınılmaz gibi gözüküyor. Yine de enteresan hikayesinin yüzü suyu hürmetine yalnız kolleksiyonculara özel olmak üzere kesin alınmalı. Hele benim gibi Cryo'nun her oyununu istisnasız deneyenler hiç düşünmesinler. THE BEAST WITHIN - (Sierra (6 CD)) : Bak bu dehşet işte... Bu bir oyunsa eğer son zamanlarda önümüze kusulan rezaletlere ne isim vermek gerekiyor acaba. Bütün bu 3D zırvalamalar ve gerçek zamanlı strateji gibi pisliklerden arındığımızda Gabriel Knight 2 : The Beast Within'in pırıl pırıl görüntüsüyle karşılaşıyoruz. Bence GK2 bilgisayar oyunlarının artık bir sanat olarak kabul görmesi gerektiğini bağıra çağıra ilan ediyor insan evlatlarına... Gabriel'in ilk macerası da zamanında olay yaratmıştı bilirsiniz. Ödül falan almıştı hatta. Ben her gelişmeyi geriden takip eden bir şahıs olarak Gabriel Knight : Sins Of Father'ı hiç göremedim (artık biliyorsunuz, CD'sini arıyorum). Efsaneye direk ikincisinden başladım... Voodoo büyücülerini defeden Gabriel, bu macerasını kitaplaştırmak üzere soy ağacının uzandığı Almanya'ya gider. Fakat burada da rahat bulamaz. Çünkü geçmişi çok eskilere dayanan doğaüstü vakalar onu bulur. Kurtadamlar!!! Hemen suratınızı buruşturmayın. Bende böyle mevzulara uyuz kaparım. Ama Sierra üstad işin içinde olunca durum değişiyor. Oyunun (ya da filmin) işlenişi muhteşem. Gerçek oyuncuların kusursuz şekilde rol kestiği altı CD boyunca süren enfes filmlerden mi bahsetsem yoksa dahice hazırlanmış ve konuyla birebir örtüşen, asla puzzle'laşmayan bulmacalardan mı? Yoksa Alman tarihi üzerine yapılmış sıkı bir araştırma neticesinde yaratılan senaryonun işlenişindeki o ustalıktan mı başlasam anlatmaya? Bu Sierra klasiğinin o kadar çok artısı varki hangi birini mevzubahis edeceğimi bilemiyorum. Tek söyleyebileceğim oyunun mükemmel anlatımı sayesinde mevcut öykünün iliklerinize kadar işlediği. Gerçek bir başyapıt, Unutulmayacak bir abide GK 2... Keşke Gabriel Knight 3'ü de böyle yapsaydı Sierra baba. Bu kadar iyi bir tarzın devamını 3D şekle sokmak çok kötü fikirdi Sierra, bunu kabul et. Güzelim seriyi sonunda teknolojiye kurban edip bıraktın. Bu bana yapılacak ihanet değildi doğrusu. Teknoloji aşığı yeni kuşak oyunculara yaranmak adına beni ve pek çok harbi adventure müptelasını sattın, alacağın olsun. Git! OUTLAWS - (Lucas Arts (2 CD)) : Sen de kaybol Lucas Arts... Outlaws için değil son peydahladığın hıyarlık için... Force Commander mı ne koymuşsun ismini, işte onun için. Üzerine konuşmaya bile değmez, sen al da o Force'ını... Küçük bir çocukken bana ne olacağım hakkında sorular sorulduğunda buna en fazla inanarak verdiğim cevap “kovboy”du. Tabii olarak bunda tek kanallı TRT'nin tatil günleri yayınladığı western filmlerinin ve oradan buradan edindiğim çizgi romanların etkisi büyüktü. Kovboy şapkası, oyuncak tabanca, şerif yıldızı başta olmak üzere her tür aksesuarı bulmuştum. Bütün bunların anlamsızlığının farkına varamıyordum elbet Bunların topu topu iki asırlık uyduruk Amerikan geçmişinin vücuda getirdiği ve kültür boşluğu yaşayan ülkelere ihraç ettiği saçma sapan masallar olduğunu idrak edemiyordum. Böylelikle kanundışı ve ahlaksız adamların toplanıp kurdukları bu “şeytan imparatorluğu” asla sağlam temellere oturtamayacağı köklerini böylesine sahte efsanelere dayandırarak yüceltir. Oysa ortada elle tutulur bir Amerikan tarihi bile yoktur. Ortada sürekli pazarlanıp duran abartı bir Amerikan pisliği vardır ve bu lokma lokma bizim gırtlağımızdan içeri iteklenir. Soytarı ruhlu İtalyanlarda aynı bizim gibi ağzına tükürülenlerden. Spagetti western o coğrafyadan çıkmıştı bilirsiniz. Eğreti duran bir ihtişamın müsebibi olan kadim Roma medeniyetinin kibirli azametinden zerre kadar nasibini almamış sözde haleflerden ancak böyle bayağılıklar çıkar işte. İyi-Kötü-Çirkin ve Bir Avuç Dolar İçin gibi filmler bu “sığır çobanlarının" öykülerinin anlatıldığı nispeten başarılı spagetti western'lerdi. Outlaws'da o filmlerden esinlenmiş bir FPS... Arazi meselesi yüzünden karısı öldürülüp, kızı kaçırılan Clint Eastwood benzeri bir “inekoğlan” intikam almak üzere yıllar önce terk ettiği silahlarını kuşanıp işe koyulur. Kaka çocukları birer birer deşerekten en bi
"Az laf, çok oyun. Bundan sonra böyle"
kötü olana ulaştığında onun yıllar önce babasını da öldüren adam olduğunu görür ve sürpriz finalle oyun biter Çok fazla klişe değil mi? Evet öyle ama Lucas yapınca et bayağı mevzu bile bir eser haline gelebiliyor (Force Commander hakkında yazdıklarımı fazla ciddiye almayın| sağlam sisteme sahip olanlar için FC cennet olabilir. Nocturne içinde aynı haltı yemiştim, sonra oyunu iyi bir makinede görüp dumur oldum). Ara demolar, CD Müzikler, oynanabilirlik on üzerinden on. Bazı bölümlerin zekice dizaynı yanında her şeyiyle eğlencenin ön plana çıkarıldığını görüyorsunuz. Ayrıca böyle vahşi batıyla alakalı oyunların azlığı göz önünde bulundurulursa Outlaws'ı nimet statüsüne de yerleştirebilirsiniz. Bir FPS olarak hiç kıymeti olmasa da storyline'ın sıcaklığı sizi farklı diyarlara ve zamanlara götürüyor. Kolleksiyonumun en nadide parçalarından, umarım ikincisi de yapılır. Oyunlar; Tekrar etmek istiyorum; Expert satırlarından süzülen oyunların tamamı benim birkaç yüz CD'lik arşivime dahildirler. Ancak bu oyunların hiçbiri ne kopyalanmak ne de satılmak suretiyle paylaşıma açık değillerdir. Gerçek bir kolleksiyoner oyunları arar bulur ve bunun da apayrı bir zevk olduğunu bilir. Bu açıdan bana sürekli olarak ticari yaklaşımlarda bulunan insanlara kıl kaptığımı belirtmek isterim. Şunun karşılığı bunu veririm, bu oyunu kopyala şu kadar para vereyim türü şeylerden bahsediyorum. Aşağıdaki oyunları adam gibi getirirseniz adam gibi ücretini öder satın alırım. Bu olayın başka bir boyutu yok. Pandora Directive, Zork Nemesis, Chronicles Of Sword, Elk Moon Murder, Sacred Grounds, Martian Memorandum, The X Files, Monty Python Meaning Of Life, Riana Rouge, Wing Commander 3, Fox Hunt, Treasure Hunter, Soul Hunt, Gothos, Flash Traffic, Buried In Time, Homicide, Deadly Tide, Lost Eden, Dagger Of Amon Ra, Police Quest 1-3-4, Blue Force, Prisoner Of Ice, Riddle Of Master Lu, Man Enough, Dust, Out Of This World, Alone In Dark 3, Orion Conspiracy, Dame Was Loaded, Spy Craft, Vampire Diaries, Jones Fate Of Atlantis, Gabriel Knight 1, Dark Eye, Normality, Neverhood, Space Quest 1-4-5, The Eye, Amazon, Quest For Glory 1-3-4, Dark Forces, Versailles 1685, Callahan Crosstime Saloon, Maddog 2, The Scroll, Ecstatica 1, Voyeur 1, Quantum Gate 1, Panic In Park, Drowned Gods, Jonny Mnemonic, Simon The Sorcerer 1- 2, Feeble Files, The KGB Files, Secret Mission, Torin Passage, Inca 1-2, Thunderscape, Entomorph, Day of Tentacle, Sam And Max, Blood Net, Hand Of Fate, Legend Of Kyrandia, Supreme Warrior, Reah, Shivers 1, Return To Zork, Deadline, Discworld 1, Little Big Adventure, Tie Fighter, Red Big Adventure, Third Millenium, Crystal Skull, Rex Nebular, Critical Path, Loom, Cybermage, Paparazzi, Lost In Time, Return Of Phantom, SPOR, Dark Seed 1, Night Trap, Robot City, Cyber Judas, Blown Away, Gin, Conquest Of Longbow, Connections, King Quest 7, Larry 1-5-6, Rocketeer, Time Quest, In The First Degree, Heart Of China, Rise Of Dragon, Willy Beamish, Indiana Jones Last Crusade, Rise Rule Ancient Empire, Batman Forever, Skull Cracker, Dracula Unleashed, Quarantine, Romance Of Three Kingdoms 4, Journeyman Project, Virtua Cop, Judge Dredd, Crusader No Regret, MTV Club Dead, Touche, Zorro, Three Skulls Of Toltecs, Ringworld, Close Combat 1, Sherlock Holmes 1, Sand Warrior, Return To Ringworld, Microcosm, Star Trek Borg, Igor, Star Trek Deep Space Nine, Prince Of Persia 2, Ravage DCX, Lands Of Lore 1, Lords Of Midnight, The Madness Of Roland, Ring, Sacred Mirror Of Kofun, Shadows of Shadow Caster, Wetlands, Witchaven 2, Zeddas, Mode, anna 130
Ferrari - 360 Modena
Ayaklarını yerden keser, araba..
6 / ede / 1ggf7 132
302 Cigp-More
- BUP TH
206 Bin ft Sire dergileri yazar
Ronaldo "Topa vurur, futbolcu.."
INTERNET GAMESHOW MUDER FRPEMAGIC
Internet - benim memleket "Sıradan bir internet kitabı"
"benim memleket"
INTERS
James Hetfield şarkıcı..."
Gitar çalıp şarkı söyler
MUDER hile hurda bilmezler giremez