Gameshow sayı 48, sayfa 44

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 44

RIswan 19401. vıllann hemen bas! 1 “a a' Pasifik Isınacak!

için çok teşekkür ederim. Çünkü insanın böyle iğrenç maymunsu bir oyunun tanıtımını okuması için iki nedeni olabilir. Ya benim hatırım için okuyordur, ya da aklından zoru vardır. Üzgünüm ama Rising Sun'ı yeryüzünde sıkılmadan oynayacak insan tanımıyorum. Ama aynı oyunu acımasızca “AL YAZ!” diye verecek bir editör tanıyorum. Heh heh heh. Neyse, eğlenceli bir yazı olur umarım. Arada size oyundan da bahsederim sizlere bu yazıyı okuma nezaketini gösterdiğiniz

Deminden beri “Acaba oyunun hangi kötü özelliğini anlatarak başlasam” diye düşünüyorum fakat o kadar çok alternatifim var ki hangisini seçeceğime bir türlü karar veremedim. En iyisi herhangi birinden başlayalım, nasıl olsa kötüdür. Oyunumuz kendinden beklenecek iğrençlikte ve uzunlukta bir demo ile başlıyor. Demodan da anlayabileceğimiz gibi (sabredip izlediyseniz tabii) Rising Sun 2. Dünya Savaşı konulu Turn Based bir strateji oyunu. Aslında demoyu izleyerek Rising Sun'ın Turn Based bir strateji oyunu olduğunu anlayamıyorsunuz, bunu ben uydurdum. Aslına bakarsanız demodan hiçbir şey anlayamıyorsunuz. Aslında demo bile yok onu da ben uydurdum dermişim heh heh. Ama ne yazık ki var evet. Neyse demo üzerinde daha fazla durup onu medyatik yapmak istemiyorum. Demoyu geçtikten sonra karşımıza her strateji oyununda bulunan klasik bir menü çıkıyor. Bizde klasik olarak direkt Campaign diyerek görevlere başlama umuduyla klikliyoruz. Şimdi taraflardan birini seçmemiz gerekiyor. Genellikle seçebildiğiniz iki ülke var. Bunlar İngilizler veya Japonlar. Bazı görevlerde Amerika'yı da seçebiliyoruz. Taraf seçiminden sonra yine aynı yerden kendimize bir karakter resmi seçiyoruz. Bunların oyuna bir etkisi olmadığından en yakışıklısını seçin. Tabii yakışıklı bir resim bulabilirseniz. Yalnız bu son anlattıklarım yani resim seçme falan Campaign oyununda yer almıyor. Onları Play Scenario dediğinizde ayarlıyorsunuz. Neyse ismimizi ve hangi birliği yöneteceğimizi de belirledikten sonra görev ile ilgili detayları okuyup oyuna başlayın.

Oyuna başladığınızda iğrenç yeryüzü şekillerine benzetilmeye çalışılmış bir harita göreceksiniz. Bu harita peteklere ayrılmış ve birliklerinizi (şu pixel yığınlarından bahsediyorum) bu peteklere taşıyorsunuz. Bu görünümüyle Rising Sun biraz Panzer General'a benziyor diyebiliriz. Gerçi bu söz oyuna biraz hakaret gibi oldu ya neyse. Bu arada dikkatimi çeken bir şey var o da bu oyun ekranını oyunun yapımcıları 3D MAP olarak nitelendiriyor. Tüm help dosyalarında falan bu ekrana 3D diyorlar. İyi ki sistem gereksinimlerine de 3D Accelerator Required yazmamışlar. Ne diyeyim, Zeboş yesin sizi inşallah heh heh heh. Ne diyordum? Ha tamamı, ekranı. Ekranın altındaki barda oyunda kullanacağınız pek çok ikon var. Bu ikonların bazıları, daha doğrusu en çok kullanılanları aslında canımın tanıtmak istedikleri şunlar;

Move/Fire Mode: Seçtiğiniz üniti yürütme ile ateş ettirme modları arasında geçişler yapmaya yarar. Load/Unload: Seçtiğiniz ünit eğer bir taşıma aracıysa içindeki askerleri bırakmaya veya içine asker almaya yarar. Toggle Digging-In: Ünite belirlediğiniz yeri kazmasını emredersiniz, Çabuk kaz!

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.